logo

Duayen Manifaturacı Muharrem Özkul Amca

Duayen Manifaturacı Muharrem Özkul Amca: 1928 yılında Develi’de dünyaya geldi. Ailesi askere geç gitsin diye iki yaş küçük yazdırmış. Babası Selamlardan Ömer Özkul’dur. Muharrem Amca’nın babası ikinci evliliğini yapıyor ve annesi evden ayrılıyor. Daha sonra Muharrem Amca büyük babası Yusuf’un yanında kız kardeşi ile birlikte yaşantılarına devam ediyorlar.
Muharrem Amca’nın eğitim hayatı başlıyor. Bolu Orman Mühendisliği’ni kazanıyor ama babası beraber çalışacağız diyor ve göndermiyor. Askerlik çağı gelince Bitlis’te üç yıl askerlik görevini ifa ediyor. Askerlik sonrası Yukarı Develi’den Emin Develioğlu merhumun oğlu Ali Develioğlu’nun altı evladından (Emin, Osman, Ayşe, Nezihe, İsmet, Nimet), altı kardeşin üçüncüsü olan Ayşe Develioğlu ile evleniyor. Bir müddet sonra baba evinden ayrılarak, bin bir güçlükle Uzunçarşı Melekgirmez Çarşısı girişindeki şimdiki oturduğu dükkânı alıyor. O günden beri o dükkânda Manifaturacılık mesleğini sürdürüyor, manifaturacılık mesleğinin son temsilcisi.
1954 yılında meşhur Arif Ustanın yaptığı evi Başkâtip Recep Beyden dört bin liraya satın alıyor. Evlendikten sonra anneannesi Zeliha Hanımı da yanına alıyor. Muharrem Amca’nın babası Ömer Özkul’un ikinci eşi öğretmen merhum Hasan Suyolcu’nun kız kardeşi Şerife Hanım’dır. Ondan da merhum Muammer, merhum Nafiz ve Tevfik, birde kız kardeşleri Sabire Hanım doğuyor. Rahmetli Dr. Nafiz Özkul ( göz doktoru) ile Muharrem Amca aynı zamanda bacanaklardı.
Muharrem Amca’nın annesi Zeliha Demirezen: Çarşı Camii altında Demirciler Sokağı’nda demircilik yapan Merhum Ahmet Demirezen’in kız kardeşidir. Birde öz kız kardeşi Muazzez Hala var oda Necmi Künyeli’nin ağabeyi hava astsubayı Ahmet Künyeli ile evliydi. Muharrem Amca’nın eşi Ayşe Develioğlu 27.09.1995 tarihinde vefat ediyor
Duayen Manifaturacı Muharrem Amca
Develi’de manifatura dükkânını sabah saat 09.00 civarında açan ve akşam saat 19.00 sıralarında kapatan 95 yaşındaki Muharrem Özkul Amca küçük dükkânında hem 75 yıldır mesleğini sürdürmeye hem de zamana direnmeye çalışıyor. (Nüfusa göre 92 ama 95 yaşında)
Muharrem Özkul Amca : “Millet o zamanlarda fukaraydı. Kadının şalvarındaki ipini çeksen 40 tane yaması vardı. Millet o zamanlarda cihan harbinden yeni çıkmıştı. O yıllarda hazır giyim yoktu. Sökülür diye, vatandaşlar hep kumaş alır terziye yaptırırlardı. Şimdi her şey hazıra konfeksiyona bindi şimdi manifatura işinin yüzüne pek bakan yok. Terzilerden yılın ahisi seçilen 66 yıldır mesleğini yapan Mahir Solak dışında usta terzi kalmadı. Melekgirmez Sokağında ısmarlama ayakkabı yapan Ermeni ustaların göç ve vefat etmesi dolayısıyla tek tek yok oldu, kalfa çırak yetişmedi. Şimdi fabrikasyon ayakkabı mağazaları çoğaldı. Ayakkabı tamircisi tek tük var. Develi’de Melekgirmez Çarşısında çoğunlukla Ermeniler bulunurdu. Ermeniler sanatkârdı. Terzilik, ayakkabıcılık ve demircilik yaparlardı. Terzileri ustaydı, pantolon ve ceket yaparlardı. Zaman geçtikçe okulları kapandı, oğlumuz büyüdü kız bulamıyoruz, kızımızı evlendirecek oğlan bulamıyoruz diyerek evlerini, barklarını, bahçelerini satarak İstanbul’a, Amerika ve diğer ülkelere göç ettiler diye eski günlerini anlattı.
60 yıllık manifaturacı Özkul Amca esnaflara şu tavsiyelerde bulundu: “Fakir fukarayı kandırmasınlar, neyse kazancını alsınlar, kanaatkâr olsunlar piyasa şu anda pandemiden dolayı hareketli değil ”
Muharrem Amca manifaturacılık mesleğini, büyük konfeksiyon mağazalarına rağmen sürdürüyor. Allahtan Muharrem Amca’ya sağlıklı uzun bir ömür diliyorum.
Arkadaşım Feridun Efendi
Feridun Özkul kardeşim Develi Lisesi’nden (1970-1972) dönem arkadaşımRahmetli Remzi Kattaş’ın, Zafer Dedemen’in ve bizlerin çok sevdiğimiz vefalı bir dostumuz. Rahmetli Remzi kardeşim ona Feridun Efendi derdi. Birbirinden ayrılmaz ikiliydiler. Develi’ye gidince babanın yaşadığı önemli olaylar varsa not alır mısın diye rica ettim. Âşık Seyrani’nin kafatası ile babasının yaşadığı ilk kez sizlerle paylaşacağım bir olayı anlatarak çok özel fotoğraflar gönderdi.
Âşık Seyrani’nin Kafatası Olayı
Babam o yıllarda daha çok kitre ( kitre: geven- püs- bir çeşit zamk) ticareti yapardı. Develi ve Niğde’nin köylerinden toplar ilaç ve kumaş fabrikalarına satardı. Yine bir gün kitre için Niğde’nin bir köyüne gider, kitresini alır. Dönerken Niğde’de bir adam yolunu keser. Babama: – Sen Develili misin diye sorar? Babamda: – Evet Develiliyim, der. Adam babama sihirbaz olduğunu köy ve kasabalarda çadır kurup gösteri yaptığını söyler. Konuşmasına şöyle devam eder. Bir gün Develi’de çadır kurup göster yapmaya gitmiştim çocuklara:- Bana bir kafatası bulun getirin, dedim. Çocuklar bir kafatası bularak çadıra bana getirdiler, aldım gösterilerde kullanmak için çadıra koydum. Fakat o günden beri bana uyku haram oldu, her gece rüyama giriyor.- Ben Seyrani’nin kafatasıyım beni yerine koy. Diyor. Adam: – Bana şu adresini ver de yarın yanına geleyim, der. Babam adresin, verir.
Ertesi gün sihirbaz yanında bir arkadaşı ellerinde bir çanta içinde Seyrani’nin kafatası ile birlikte Develi’ye babamın dükkânına gelirler. Şimdiki lisenin yeri o zaman mezarlıkmış. Seyrani’nin lisenin güneydoğusundaki köşedeki mezarını açarak yerine kafatasını yerine koyarlar. Sihirbaz ve yanındaki adam ile Niğde’ye geri dönerler.
Seyrani’nin kafatası ile anlatılan bir başka olayı lisede ağabeylerden dinlemiştim. Lise binası yapıldıktan sonra mezarlık Trem mezarlığına işçiler tarafından özen gösterilmeden taşınmış, yeri belirlenip bir mezar taşı dahi dikilmemiş olması, o zamanlar Everekli Aşık Seyrani’ye verilen önemi gösteriyor. Lisenin laboratuvarında biyoloji derslerinde öğrencilere gösterilmesi deneylerde kullanılması maalesef çok elim bir olaydır. Seyrani bunu asla hak etmiyor. Vefatından sonra değeri anlaşılmış, belediyemizin önderliğinde düzenlenen şenliklerle anılarak ona karşı bir vefa örneği gösterilmiştir. Ruhu şad olsun.

Çağdaş Develi Gazetesi, 22 Ocak 2021, Sayfa 7

Share
4.450 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

10+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DEVELİ’DE KADIN HAPİSHANESİ

    04 Mart 2021 Köşe Yazarları

    Develi 1870 yılında Kayseri’ye bağlı bir kaza olmuştur. İlk kaza merkezi bugün, hala yaygın adıyla anılan “Eski Saray” denilen Venk bölgesinde Hüseyin Sağlam‘ın dere kenarındaki evinin bulunduğu alandır. Osmanlı salnamelerinden de öğrendiğimize göre burada iki katlı Kaymakamlık binası çevresinde Müritler Çeşmesi ve Müritler Mescidi, Seyrânî Hamamı, İnkılap İlkokulu. PTT vb. idarî yerler yapılmıştır. Daha sonra bu bina İstiklal İlkokulu’na taşınmıştı. Değerli bir İslam tarihçimiz M.Asım Köksal bu okul’da “sınıf çavuşluğu / sınıf başkanı” olarak ...
  • DÜNYA DİLBİLGİSİ GÜNÜ

    04 Mart 2021 Köşe Yazarları

    Dil, insanı insan yapan değerlerin başında gelmektedir. Dilbilgisi bize dilimizin ses, şekil, cümle yapısı kurallarını öğretmekte olup, imla kuralları da dilimizi yanlışsız yazmamızı sağlamaktadır. Dil, insanların fikir alışverişinde bulunma, birbirleriyle iletişim kurma aracıdır. Her dilin kendine özgü ses dizgesi, söz varlığı ve dil bilgisi kuralları vardır. Dilin bu yönleri, dil biliminin ilgili dallarında incelenmektedir. Bireyin kendi ana dilinin imkân ve zenginliklerini bilmesinin yanı sıra dil becerilerini geliştirmesi için de dil bilg...
  • Develi Tarihi Demirciler Çarşısı

    04 Mart 2021 Köşe Yazarları

    Çok değil bundan 50 yıl önce Develi birinci sınıf bir çarsıya sahipti, bu çarşı Demirciler Çarşısı diye anılırdı. Develi’nin kırk köyünden başka; Yahyalı, Yeşilhisar, Feke, Göksun, Tomarza halkı ve bu kasabaların 180 köyü alışverişini buradan yapardı. Kayseri’ye pek nadir gidilirdi. Yoğurt Pazarı olarak anılan küçük bir çarşı daha vardı, burada manifaturacı, berber, terzi, bakkal gibi birkaç küçük esnaf bulunurdu. Diğer mahallelerde sadece bakkal dükkânları ve mahalle fırınları vardı. Ana büyük çarşı Fenese’deydi. Demirci ustaları...
  • M.Taki Cebeci’den Erciyes ve Özal Şiiri

    26 Şubat 2021 Köşe Yazarları

    Erciyes'in gölgesine sığmayan ecdadın torunlarına armağan, heybetli, esen yeli sert Erciyes üzerine yüzlerce şiirler yazılmıştır. İşte o güzel şiirlerden biride Amcam Emekli Öğretmen M.Taki Cebeci'den armağan. ERCİYES: Müstakbel Develi Vilayetinin Soyadı. NUH'un tufanına boyun eğmemiş Toprağına yadel eli değmemiş Tırmanıp tepene çıkmak isterken Yolda taş kesilmiş gelin ERCİYES. Yazın, kışın eksik olmaz dumanı, Dört mevsim başında beyaz yemeni, TEKİR yaylasında kışın harmanı MART' ta geçit vermez yolun ERCİYES. Halı dokur Hisarcık...