logo

DR.NURİYE DEVELİOĞLU

Develi’de“KadınınYeri” adıyla 5.10.2020 tarihinde bu sütunda bir yazı yazmıştım. İnanır mısınız, yazarken çok zorlamıştım. Çünkü Develi kadını çok vefakardır. Reklamı sevmez. Bir güzelliğe imza atar, arkasına bakmaz! Daha yakın bir zamana kadar gündüz evinin kapıları örtülmesi ayıptı. Yapılan yardımlar, iyilikler unutulur giderdi. Rahmetli anacığımın alasının altından saklaya saklaya birilerine bir şeyler götürdüğünü çok iyi hatırlıyorum.
Lütfen anlatacaklarımı, annemin bir reklamı olarak değerlendirmeyiniz. Sadece güzel bir davranış örneği olarak görünüz.
Aradan kaç yıl geçti bilemiyorum. Bir muhterem köy terzisi ağabeyimizle bir düğünle karşılaştık. Ben kendisini iyi tanırım ama o bizi çok yıllar sonra tanıyamadı. Beni tanıttılar. –
Ağabey bir ağlamaya başladı ,ben de ağlamaya başladım. Şüphesiz o niye ağlamaya başlamıştı bilemiyorum ama o kadar coşkun ağlıyordu ki ben de onun içli ağıdını görünce dayanamamıştım, ben de ağlamaya başlamıştım. İkimiz de sakinleşince, dedi ki: Kadir yavrum, o senin annen var ya Develide ki akrabamız fakirdi. Köyden aç gelirdik. Bir bakardık, annen bize mutlaka bizim için yemek getirirdi. Çünkü komşusunun çok fakir ve karnımızın aç olduğunu biliyordu!
Sokağımızın yarısı Ermeni komşularımızdı. Çocukları ile normal ilişkilerimiz devam ederdi.
Böyle davrananlar sadece ailemiz değil, bütün sokağımız bölüşmenin önemini bilirdi. Bugün hayal gibi gözüken bu bölüşme ve dayanışma güzelliği aşağı yukarı sokağımızın çoğunda gözüken normal davranış biçimleriydi.” Develi, Aşağı Everek’ten Hatıralar “ isimli eserimizde biz de bu güzellikleri kısmen anlatmış ve yakın ilgi görmüştü!
1952 veya 1954 yılları arasında Çin zulmünden kaçarak Türkiye’ye gelip, Develi’ye yerleşen bir kısım Uygur Türk’ü vardı. Çok perişan bir haldeydiler. Bugünkü İstiklal caddesi kenarında bol miktarda akasya ağacı vardı. Bunlar zamanın belediye başkanı Ebubekir Develioğlu tarafından Kafilerin çok odalı evlerine yerleştirildi. Kesilen bu ağaçlar caddenin hem asvaltlanmasında hem de bu soydaşlarımızın ısınmasında kullandırıldı. Çok perişan bir vaziyette olan bu soydaşlarımız için bir dernek kurulmuş ve elden geldiğince iaşe, yakacak yardımı yapılmıştı. Zira özellikle göçmen çocukları çöplüklerde yiyecek bulmaya çalışırlardı.
Zaman zaman annelerimiz bu insanların dar zamanda olduklarını bilir ve sofralarında ağırlamışlardı. Develi ilk defa hayvan kürkünden yapılan papakları,yelekleri bu soydaşlarımızdan satın alıp giymişler daha sonra da Fenese’de bunlara ev yapılmış, fakat kısa süre içerisinde hepsi İstanbul’a gitmişlerdi.
1920 tarihi Develi tarihi için kara bir gündür. Bu yılda Fransızlar Adana merkezli olmak üzere Kozan, Feke, Saimbeyli, Doğanbeyli bölgelerini işgal etmişler ve ırzı, namusu ve hayatı için bir çoğu Develi’ye göçmüşlerdi. Yine Develi Beledi’ye başkanı Kanberli Osman Özdemir, Osman Coşkun gibi fedakâr insanların gayretiyle bu çileli insanlar Develilerin evlerine misafir edilmişler ve ağırlanmıştı!
Şüphesiz böyle yorucu işlerde fedakarlık kadınlarımızın başına kalmıştır. Bu fedakar kadınlarımız kimlerdir, nasıl çalışmışlardır maalesef hiçbir bilgi gelmemektedir.
İşte böyle fedakarlıklar ve hizmet aşkının örnek insanları hakkında bilgimiz yok ama sağlık konusunda yine Develinin fedakar doktorlarından dört kişiyi iyi biliyoruz. Bunlar: Dr. Hamid Bey, Bnb. Dr. Osman, Dr.Ulviye Develioğlular, Dr. Enver Bilici hemen akla gelen insanlarımızdandır.
Bunlar içerisinde Dr.Ulviye Develioğlu üzerinde durmak bir vefa borcumuzdur.
Ulviye Hanım, Develioğlulardan Mehmet – Kadın Develioğlu’nun kızları olarak Develi’de 1922 yılında doğar. Dr. Ö.Lütfü ve Av.Halit Develioğlu adlı iki kardeşi vardır.
İlk ve orta tahsilini Develi’de yaptı. Liseyi Kayseri Lisesi’nde okudu.1947 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun olmuştur.
Doğup büyüdüğü toprakla ödeşme uğruna beş Develi’de doktor olarak beş yıl hizmet vermiştir.
İhtisasını İstanbul’da yaptı. İstanbul Adalarda uzun zaman doktorluk yaptıktan sonra Almanya’ya giderek 2 yıl da burada çocuk hastahanelerinde çalıştı.
Fransızca, İngilizce, Almanca bilen Ulviye Hanım, ayrıca edebiyatla da meşgul olmuştur.”(1978) Selçuklu’da Düğün, İstanbul” adlı adına 1288 yılında YukarıUlu Camii yaptırılan Siva Sitti Hatun’un evlenişini konu alan küçük bir roman yazmıştır.
Bu çalışması yanında Türk Dili adına ciddi değerlendirmelerde bulunmuş ve değişik dergilerde değerlendirmelerde bulunmuştur.
Bekar olan Ulviye Hanım 26.03.1979 yılında, İstanbul’da vefat etmiştir.

Çağdaş Develi Gazetesi, 29 Ocak 2021, Sayfa 2

Share
4.102 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

3+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bir Portre Tevfik Yüksel Suyolcu ve Ailesi

    22 Ekim 2021 Köşe Yazarları

    1934 yılında Develi'de doğdu. Babası Öğretmen Hasan Suyolcu, annesi Mısırlılardan Şerife Suyolcu'dur. İlk ve orta öğrenimini Develi'de tamamladı. Kayseri Lisesi'nden mezun olduktan sonra 1957 yılında askere gitmeden önce Develi Dumlupınar İlkokulu'nda iki yıl öğretmen vekilliği yaptı. Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nde yükseköğrenimini tamamladı. Petrol Ofisi Genel Müdürlüğü'nde çalışma hayatına atıldı. Aynı kurumda uzun yıllar Satış Organizasyon Şube Müdürlüğü ve Daire Başkanlığı yaptı. 1964 yılında Mısırlılar ailesinin kızı F...
  • DÜNYA KEKEMELİK GÜNÜ

    22 Ekim 2021 Köşe Yazarları

    Kekemelik, en genel anlamıyla konuşmanın akıcılığında, ritminde, vurgularında, tizliğinde ve ses birimlerinin çıkarılmasında ortaya çıkan bir bozukluktur. Kekemelik insanın içyapısını, özgüvenini, hayata bakışını, kendisine saygısını ve diğer insanlarla iletişimini etkileyen çok önemli bir olaydır. Diğer bir ifadeyle kekemelik, bireyin konuşmasının akıcılık ve zamanlama yönünden yaşına uygun olmayan bir biçimde bozulmasıdır. Kekemelik bilimsel çalışmalara göre dünyanın bütün kültürlerinde var olan bir konuşma bozukluğudur. Kekemelik üzerine çok...
  • ERMENİ OLAYLARI, İSYANLAR VE TEHCİR İLE SONRASI-2

    22 Ekim 2021 Köşe Yazarları

    Geçici Sevk ve İskân Kanunu Ermeni milliyetçiliğinin önemli propaganda unsurlarından biri olan okullarda, muallimler gerek derslerde yaptıkları sözlü anlatımlar gerekse kullandıkları ders kitapları ve araç-gereçleri vasıtasıyla, genç zihinleri biçimlendirmeye ve talebeleri milliyetçi hareketlerin öncüleri yapmaya büyük çaba sarf etmişlerdir. Ermeni komitacıları 1892 yılında Ermenileri isyana yönlendirme amacıyla yurt dışında bastırdıkları bildirileri Samsun, Merzifon, Yozgat ve Kayseri'de dağıtıp astılar. Bu gelişmeler üzerine Hükûmet gerekli...
  • Mısırlızade Dr. Tuncer Öztürk ve Ailesi

    15 Ekim 2021 Köşe Yazarları

    Dr. Tuncer Öztürk Mısırlızade ailesinin dördüncü kuşak temsilcilerinden. Mısırlızade İbrahim Feyzi Öztürk'ün oğludur. 28.06.1941 tarihinde Develi'de doğdu. İlkokulu Develi Merkez İlkokulu'nda, Ortaokulu Develi Merkez Ortaokulu'nda bitirdi. Liseyi Sivas Lisesi ve Ankara Kurtuluş Lisesi'nde tamamladı. Yüksek tahsilini 1960-1966 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamladı. 1966-1970 yılları arasında Ankara Zekai Tahir Doğumevi Hastanesi'nde doktor olarak görev yaptı. Askerliğini Ağrı Askeri Hastanesi'nde askeri doktor olarak...