logo

Doç. Dr. Mehmet Süme XIX Yüzyılda Orta Anadolu’da Bir Osmanlı Kazası DEVELİ -1

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde (Yakınçağ Tarihi) öğretim üyesi olarak görev yapan hocamın bu kitabı Develi tarihine ışık tutmaktadır. Hocamı ve kitabı kültürümüze kazandıran başkanımızı tebrik ederim.
Takdim:
Bir şehir sahip olduğu fiziki, sosyal, ekonomik ve demografik özellikleri ile kimlik kazanır. Ancak şehre asıl kimlik katan özellikleri o şehrin tarihinde ve kültürel değerlerinde aramak gerekir. Bu yönüyle Develi, Eski Bronz Çağı’na (M.Ö 2500-2000) kadar uzanan zengin bir tarihi mirasa ve kültürel değerlere sahiptir. Develi, Selçuklu ve Beylikler dönemine ait camileri, türbeleri ve medreseleri ile önemli bir Türkmen yerleşim birimi olmuştur. Coğrafi konum itibariyle Dülkadirli, Karamanoğlu ve Osmanlı mücadelesinde sahne olan Develi 1474’te kesin olarak Osmanlı hâkimiyetine geçmiştir.
Belediye teşkilatı Develi’de 1871’de kurulmuştur. Böylelikle Osmanlı Devleti’nin taşra teşkilatının getirdiği pek çok yenilik Develi’de başarıyla uygulanmıştır. Develi, sosyo-kültürel yapı, tabi güzellikleri ve zengin mutfak kültürü ile araştırmacıların ilgisini çekmeyi başarmıştır. Bu anlamda Develi’nin birçok yönü çeşitli kitaplara konu olmuştur.
19.yüzyılda Develi’nin tarihini ele alan bu eser yapılan derinlemesine çalışma ve sunduğu zengin kaynakça ile Develililer ve meraklılar için önemli bilgiler barındırmaktadır. Bu kıymetli eserin Develi üzerine yazılmış diğer eserlerin arasına katılmasının mutluluğunu yaşarken kitabın yazarı Doç.Dr. Mehmet Süme başta olmak üzere emeği geçenlere teşekkür ediyor, eserimizin tarih ve kültür dünyamızda hak ettiği yeri kazanmasını temenni ediyorum.
Mehmet Cabbar
Develi Belediye Başkanı

Doç. Dr. Mehmet Süme’nin doktora çalışmasına dayanan “XIX. Yüzyılda Orta Anadolu’da Bir Osmanlı Kazası Develi”adlı kitabı üç bölümden meydana gelmektedir.
Birinci bölümünde Develi Kazasının fiziki, idari ve demografik yapısı, ele alınmaktadır. Develi kazasının sosyal yapısı başlığını taşıyan ikinci bölümde Develi’de, eğitim, sağlık, aile yapısı, vakıflar, Müslim ve Gayrimüslim ilişkileri dile getirilmektedir. Üçüncü bölümde ise Develi’nin iktisadi yapısı ele alınarak Develi’de tarım, hayvancılık ve ticari faaliyetler üzerinde durulmaktadır.
Kitapta ön plana çıkan Develi’ye ilişkin bilgileri şu şekilde sıralayabiliriz. Türklerin Anadolu’yu fethettikten sonra yerleştikleri bölgelere yer adı vermede boy, oymak ve şahıs adlarından yararlandıkları bilinmektedir. Bölgeye Develi adının verilmesinin sebebi bu anlayış ve gelenekte yatar. XI. yüzyılda Develi’ye gelen Yörük-Türkmen zümresinden Develioğluları buraya kendi adlarını vermişlerdir.
Develi’nin tarihi Eski Bronz Çağına (MÖ. 2500-2000) kadar uzanır. Bu tarihten sonra bölgede sırasıyla Hitit, Frig, Pers, Roma ve Bizans dönemleri yaşanmıştır. Develi daha sonra Sultan Alparslan’ın Orta Anadolu’nun fethi için memur ettiği Danişment Gazi tarafından 1071’de Türk idaresine dahil edilmiştir. Develi sırasıyla Anadolu Selçuklu, Eretna ve Kadı Burhanettin Ahmet Devleti sınırları içinde kalmıştır. Beylikler döneminde ise Dulkadiroğluları ve Karamanoğulları arasında sık sık el değiştirmiştir. Nihayetinde Fatih Sultan Mehmet devrinde 1474’te yapılan sefer sonucunda Karamanoğlu Beyliği’ne son verilerek Develi Osmanlı topraklarına katılmıştır. Develi bu zengin tarihi geçmişin her dönemine ait kültür birikimini imbikten süzerek kendi kültür birikimine katmıştır. Böylece Kayseri ve ona bağlı olan beldeler söz konusu olduğunda kimi zaman Kayseri mesabesinde olmak üzere müstesna yerini almıştır.
Tanzimat’a kadar geçen zaman içinde Karaman Eyaleti sınırları içinde kalan Develi kimi zaman Niğde, kimi zaman ise Kayseri Sancağına bağlı nahiye/kaza statüsünde varlığını sürdürmüştür. Tanzimat öncesinde Niğde’ye bağlı olan Develi, Tanzimat’la birlikte Niğde’den ayrılarak Ankara Vilayetinin Kayseri Sancağına bağlanmıştır.
Bu değişiklik Develi’nin önemini yeniden artırdı. Develi yeni statüsüyle birlikte konumu ve büyüklüğü itibarıyla Kayseri’nin güney kır yerleşim birimlerinin merkezi konumuna geldi. Kayseri ile güney yerleşim birimleri arasında bulunan Erciyes Dağı ulaşımı güçleştirdiği için hem resmi işlerin yürütülebileceği hem de ticari faaliyetlerin sürdürülebileceği ikinci bir merkez ihtiyacı doğdu. Böylece Develi doğuda Tomarza, güneyde Yahyalı, kuzeybatıda İncesu ve batıda Karahisar-ı Develi (Yeşilhisar) gibi yerleşim birimlerinin merkezi oldu.
Develi, Tanzimat’ın getirdiği yeniliklerin ilk uygulandığı yerlerden biri oldu. 1840’ta ihdas edilip iki yıllık kısa bir uygulamadan sonra kaldırılan muhassıllığın 1840’da Develi’de kurulmuş olması bunun güzel bir örneğidir. Tanzimat’la birlikte gündeme gelen kaza müdürü ve kaymakam atamaları, belediyelerin ülke genelinde yaygınlaştırıldığı yıl olan 1871’de Develi’de belediye teşkilatının kurulması, taşrada telgraf hattının çekildiği ilk kaza merkezlerinden biri olması (1903) bu duruma örnek olarak gösterilebilir.
Sosyal Hayat Nüfus ve Ekonomik Faaliyetlere gelince; Develi’de Türk ahalinin yanında gayrimüslim unsurlardan Ermeniler ve Rumlar bulunmaktaydı. Zimmet akdi ile can, mal ve namus güvenceleri İslam Hukuku esasına göre devlet tarafından garanti altına alınan gayrimüslim unsurlar, Osmanlı Millet Sistemi anlayışı içerisinde rahatça yaşamaktaydılar. Bu anlayışa bağlı olarak Develi’de birlikte yaşamanın güzel örnekleri sergilendi. Ancak XIX. yüzyıldan sonlarında hem ülke içinde hem de ülke dışında meydana gelen olaylar “millet” kavramına yeni anlamlar yükledi. Böylece Ermeniler arasında devlete karşı isyan hareketleri başladı. Bu isyanlar Develi’de de görüldü. Ülke genelinde 1890–1895 yılları arasında çıkan Ermeni isyanlarında Develi’de bulunan Ermeniler ön planda yer aldılar. Bu yüzden ilişkiler bozuldu. Ermeni isyanlarında misyonerlerin Ermenileri kışkırttıkları bilinmektedir. Develi, Amerikalı misyonerlerin faaliyet alanı içinde kaldı. Misyonerler 1913 yılında Develi’de yetimhane ve okul açma konusunda amaçlarına ulaştılar.
XIX. yüzyılda ekonomi söz konusu olduğunda Develi’de tarım, hayvancılık ve ticari faaliyetlerin yoğun bir şekilde yaşandığı görünmektedir. Günümüzdeki tabiri ile endüstri bitkileri diyebileceğimiz kök boya maddesi olan cehri, zamk elde edilen kitre ve bezir yağı elde edilen zeyrek adlı bitkilerin en verimlileri Develi ve çevresinde yetiştirilmekteydi. Osmanlı Devleti’nde barut sanayinin hammaddesi güherçiledir. Develi ve çevresi XIX. yüzyılda Baruthane-i Amire’ ye güherçile temin eden önemli merkezlerden biriydi.
Hayvancılık söz konusu olduğunda ise Develi’de yaşayan ahali büyük ve küçükbaş hayvancılık faaliyetlerinde bulunmaktaydı. Develi Ovası ve Erciyes’teki Tekir Yaylası büyük ve küçükbaş hayvanların yaylağı durumundaydı.

Çağdaş Develi Gazetesi, 03 Aralık 2021, Sayfa 7

 

Share
216 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

5+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Üstad Necip Fazıl Kısakürek ile Eskimez Hatıralar

    12 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Necip Fazıl'ın ömrünü vakfettiği davanın, onun geride bıraktığı mirasın, onun cesur duruşunun bilhassa günümüzde çok daha iyi anlaşılması gerektiğine inandık ve Üstadımızın ocağı olan Milli Türk Talebe Birliği (MTBB) olarak 2020 yılını “Necip Fazıl yılı” ilan ettik. Türkiye'nin 81 ilinde edebiyat, kültür ve sanatın her alanında etkinlikler tertip ederek Üstad'ı eserleriyle genç nesillere anlatarak ideal gençlik tasavvuruna ulaşmak için çabaladık. Şimdi de Üstad'ı günlük hayatın akışıyla tanıtmak, anılarla zihinlerde canlandırmak ve onun çağın ...
  • İSTİFA EDEN İHBAR TAZMİNATI ALABİLİR Mİ?

    12 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    İhbar tazminatı, iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemek zorunda olduğu tazminattır. Söz konusu tazminat İş Kanunu’nun 17/4 maddesinde düzenlenmiştir. Şöyle ki;‘bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır.’ İş sözleşmesini fesheden tarafın ihbar tazminatı ödeme zorunluluğu hem işçi hem de işveren için geçerlidir. Bildirim süreleri her iki taraf için de uyulması gerekli bir usuldür. Uyulması gereken bildirim süresi işçinin işyerindeki çalışma süresine göre değişir. İşçinin çal...
  • ULUSLARARASI UÇURTMA GÜNÜ

    12 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Hayal kurmanın yaşı yok, uçurtma uçurmanın da. Uçurtma, üzeri renkli kâğıtlarla, bezle, naylon vb. kaplanmış hafif çıtalardan yapılmış çokgen biçimli bir gövde ve süslü bir kuyruktan oluşan, sicimle bağlanarak, rüzgâr yardımıyla uçurulan bir tür oyuncaktır. Uçurtma, hafif malzemeden yapılmış yüzeylerin, rüzgâra direnç oluşturan yükselme yönünde oluşturduğu kuvvet ile bağlı bulunduğu ipin oluşturduğu kuvvet arasındaki etkileşim sonucunda gökyüzünde asılı kalabilen nesnelere verilen isimdir. Eşkenar üçgen, dörtgen, altıgen gibi geometrik şekille...
  • Arkadaşımın Kızı (Dr.Ömür Kahraman)

    12 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Orhan Bey, Çağdaş Develi Gazetesi’nde Ömür Hanım hakkında çok güzel bir yazı yayınlamışsınız. Çok beğendim, duygulandım. Develi’mizden çıkan böylesi örnek alınacak insanları herkesin bilmesi, tanıması ve bilhassa gençlerin örnek alması lazım. Yazınız bu bakımdan oldukça değerli, güzel bir konuya parmak basmışsınız. Benimde çorbada bir tuzum bulunması babından bir şeyler yazdım. Yayınlarsanız memnun kalırım. 17.12.2021 tarihinde gazetemizde yayınlanan “Ben Başardım Siz de Başarabilirsiniz Ömür Kahraman Torba ile Yaşamak” başlıklı yazımla ilgili...