logo

Dinde Güncelleme (2)

Dinin temel rükünleri dörttür. Kitap, Sünnet, İcma-ı Ümmet, Kıyas- ı Fukaha. Buna “Edille-i Erbaa” denir. Kitap: Kur’an-ı Kerim. Sünnet: Hz. Peygamberin sahih hadisleri. İcma: Hz.Muhammed(sav)’den sonra herhangi bir yüzyılda Müslüman müçtehitlerin / âlimlerin bir meseleye ilişkin dini bir hükümde birleşmeleridir. Bir mesele üzerinde yapılan icma, yapıldığı yüzyıl değişince, yeniden değişecek olaylar ve meseleler için geçerli demokratik bir mekanizmadır. Fakat ne yazık ki bu tanımı koyan zihniyet asırlar geçtiği halde hiçbir değişiklik olmadan olduğu gibi korunmuş, hatta dinileştirilmiş ve bir daha tartışmaya ve değerlendirmeye alınmamış, dinin temel kaynağı gibi kabul edilmiştir.
KIYAS ise: ayet veya hadis ışığında yeni bir hüküm çıkarmadır. Şimdi bu dört delile yani “Kitap, Sünnet, İcma ve Kıyasa ilaveten İmam Azam Ebu Hanife Hazretleri iki delil daha getirmiştir: “İSTİHSAN” ve “ÖRF”. İSTİHSAN: Bir şeyi güzel görmek, onun güzel olduğuna inanmaktır.
Terim anlamı ise: Bir meselede ortaya çıkmış daha kuvvetli ve gerektirici bir sebebi esas alarak, benzeri meselelerde alışılmış hükmü vermekten vaz geçmektir. Ebu Hanife fıkhi meseleleri çözümlerken istihsan metoduna büyük önem vermiştir. Ebu Hanife bu metodu kullanırken bu uygulamanın sahabe tarafından da kullanıldığını söylemektedir. Buna örnek olarak özellikle Hz. Ömer gösterilmektedir. Hz. Ömer dinin genel ilkelerini ve zamanın şartlarını dikkate alarak, sadece hadislerin değil, ayetlerin bile hükmünü askıya almıştır. Gerekçesi ise sadece şuydu: “ Toplumun talepleri bugün bu hükmün uygulanmamasını gerektirir”.
Hz. Ömer, bu mantık ve uygulama ile Müelleftü’l-Kul’ub denen İslam’a yeni girmiş zümreye vergilerden pay çıkarmayı durdurmuş, kıtlık zamanı hırsızlık yapanlara ceza uygulamamış, Ehli Kitaplarla evlenmeyi yasaklamıştır. Hal bu ki tüm bunlar Kur’an ayetleriyle hükme bağlanmıştır. Hz. Ömer itirazlara karşı: “ Bu gün bu şekilde davranmak, İslam’ın ruhuna ve genel maksadına daha uygundur” demekle yetinmiştir. Hz. Ömer’in bu uygulaması, örfü işletmek, maslahatı sağlamak, kolaylığı elde etmek ve zorluğu kaldırmak içindir.
İstihsan, aynı zamanda müçtehidin, aklıyla güzel bulduğu ve görüşüyle meyil ettiği şeydir.
İmam Azam Ebu Hanife’nin fıkıhtaki usulü, halkın ihtiyaçlarını göz önünde tutarak işlerin barış ve iyilik üzere gitmesi için dikkat çekmektir. İşler kıyas üzere yürütülür, kıyas uygun düşmez ise istihsana gidilir, istihsan da sonuç getirmez ise toplumun geçerli uygulamaları esas alınır. Yani Ebu Hanife güvenilir rivayeti alır, kabul eder, çirkin görülenden kaçar, halkın muamelatına en uygun olanı alır, toplumda işlerin iyiye, güzel ve doğru gitmesinde yol gösteren örf ve adetleri kabul eder. Ebu Hanife, örfü bir hüküm kaynağı olarak görüyor. Çünkü Kur’an örfü iman ve İbadet alanı dışındaki konularda bir hukuk kaynağı olarak benimsemektedir: “ Örfü emret” (Araf,199) ayeti bu konuda temel ilkedir. Ancak şunu da ifade etmek gerekir: Örfü bir hukuk kaynağı olarak alabilirsiniz, ama onu dinileştirip iman ve ibadet alanına sokamazsınız. Örf muamelatla/ sosyal hayatla ilgilidir. Sürekli değişir, çünkü maslahat ve muamelat da sürekli değişir.

Share
1.203 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

3+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İŞYERİNİN DEVRİ HALİNDE İŞ SÖZLEŞMELERİNİN DURUMU

    26 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    İşçi işveren ilişkisinin önemli ölçüde korunması, geçerli ya da haklı bir neden olmaksızın sona erdirilememesi ve işçinin gelirinde sürekliliğin sağlanması modern iş hukukunun en temel gayelerinden birini oluşturur. İş hukukunun bu temel gayesini tehlikeye sokan en önemli nedenlerden biri işyerinin devir yoluyla bir işverenden başka bir işverene geçmesidir. İşyeri devri başta satım sözleşmesi olmak üzere, işyerinin kiralanması, intifa hakkının kurulması vb. yollarla devretme, işverenin ölümü, işyerinin özelleştirilmesi ya da devletleştirilmesi,...
  • REKABET NEDEN ÖNEMLİDİR?

    26 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Rekabet, yaşantımızda sık kullanılan kelimelerden birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Hem sosyal medyada hem de gündelik yaşantıda kullanılan rekabet kelimesi uzun yıllardan beri dilimizdedir. Rekabet, üstünlük sağlama amacı ile rakiplere karşı yürütülen yarışma etkinliklerinin bütünüdür. Bu terim işletmecilik, iktisat, çevrebilim, spor ve sanat dallarını da içeren alanlarda sıkça kullanılmaktadır. Rekabet iki ya da daha çok güç, kuruluş, işletme, sistem, birey ya da grup arasında yer alabilmektedir. Diğer bir ifadeyle rekabet, hırs, başarma...
  • Gurbette Yıllar 2

    26 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Gurbette Yıllar 2 (Birfâni Tornacı Ömer) İlçemiz Bakırdağı Mahallesi sakinlerinden ve “Birfâni Tornacı Ömer” mahlasıyla bilinen Ömer Develioğlu’nun ikinci şiir kitabı olan “Gurbette Yıllar 2” şiir kitabı Develi Belediyesi Kültür Yayınları arasında çıktı. Başkanımız Mehmet Cabbar’a, Kültür Müdürü Ali Orhan’a ve emeği geçenlere teşekkür ederim. Kitabın Önsözünden: Köklü bir edebiyat gelenek ve birikimimiz içerisinde şiirin ayrı bir yeri vardır. Millet olarak da şiire ayrı bir önem vermişizdir. Derviş Osman, Âşık Seyrani, Ali Celalettin, A...
  • Süphan Dağı Efsanesi

    19 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Doğu’nun uzun kış gecelerinde nenemi dinlemeye bayılırdım.  Siyabend ile Hace’nin hikâyesi, Süphan Dağı’nda geçiyordu. Zozan (yayla) nenem anlatırken bende gözümün önünde Süphan Dağı olayını yeniden yaşıyordum. Nasıl unuturum Siyabend’in parmak ısırtan kahramanlığını? Ve göz yaşartan hikâyesini. Süphan Dağı eteklerinde yaşayan bir yiğittir. Yoksul bir köylüdür. Zayıf ve cılız delikanlıdır. Bu nedenle ona Kürtçede “ipin gölgesi”anlamına gelen Siyabend adı verilir. Annesi, babası, kardeşi yoktur. Amcasının sürülerine çobanlık yapar. Her gün S...