logo

Din Eğitimi ve Kişisel Dindarlığın Sırrı

1566

Sovyetler Birliği’nin dağılışı sonucu uluslararası dengelerin değişimiyle tarihsel dinamikler yer değiştirmeye başladı.
Marksist- Leninist ideoloji ömrünü tamamladı, kapitalizm dünyaya egemen oldu.
Dini afyon kabul eden rejimin çökmesi sonucunda din yeniden gönüllerde canlanmaya başladı.
Yirmi birinci yüzyıl, halkların kendi tarihini yeniden oluşturacağı, insanların milli değerlerinin, geleneklerinin ve bilincinin önemli bölümünü oluşturan dinle ilişkilerinde de olağanüstü önemli artış yaşanacağını uzmanlar söylemektedirler. “Ancak ne var ki din, yığın yığın kuralların bütünü, içi boşalmış bir kabuk, bir benlik ve disiplin cihazı haline çevrilirse ki görünen ve yaşanan odur, işte o zaman din hakikat ve insan sevgisi veremez. Bu durumda bulunan insanlar, hayalleriyle inançlarının sistemini kurmaya çalışırlar.” Dindar dediğimiz insanlar da ihtiraslarının esiri olmaktan kurtulamazlar. Bu ihtiraslarına nail olmak için de dindar gözükürler. Bu durumda hem din hem dindar toplumda itibarını kaybeder.
İşte o nedenle Dini, inanç ve ruh yönüyle, fikir ve ahlak yönüyle sağlıklı bir şekilde milletimize ve gelecek kuşaklara sunamazsak iman ve ahlak binamız sarsılacaktır. Bu tehlikeyi gören Devletimiz önemli tedbirler almaktadır. Okullarımızda, camilerimizde din ve ahlak esasları üzerinde durulmaktadır. Ancak sunum ve içerik bir disiplin içinde olmalı, bir külfete, bir kaçışa neden olmamalıdır. İnsanların gönlüne korku ve endişe salacak akıl ve mantık dışı şeyler din diye öğretilmemelidir.
Din eğitimi ve öğretimi seviyeli olmalıdır. Yani insanları hurafelerle uğraştıracak, toplumu kamplara ayıracak, hayal âlemine götürecek anlatımlardan ve örneklemelerden şiddetle kaçınılmalıdır. Bilim ve irfanı Kur’an’ın da ifade ettiği gibi akıl süzgecinden geçirerek çağdaş veriler ışığında bir öğretimi gerçekleştirebilirsek bizi ilahi ve insani aşka ulaştıracak en doğru yolu bulmuş olacağımızdan kuşkumuz yoktur.
Zaten dini eğitimin asıl amacı insan olmalıdır. İnsanı evrende en yüce ve en mükemmel bir varlık olarak anlamalı ve anlatmalıdır. Bir ülkenin bir devletin en önde gelen görevi, gelecek nesillerini barış, sevgi, güçlü yaşama duygusu, eşitliğe ve mutlu bir insanlığa giden yolun aydınlığını kurma iradesini taşıyan bir nesil yetiştirmektir.
Bu irade sayesinde insanda gönül bilgisi, sezgi gücü, gerçeği kavrama algısı güçlenir. İnsan olmanın onurunu, varlığı Yüce Yaratıcının aşkı için sevmede, kişisel dindarlığın en derin sırrını da aşk ve sevgide olduğunu görmede aramalıdır.

Share
1.115 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

1+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DEVELİ MEZARLIKLARI

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi Mezarlıklarını, tarihi Develi köy mezarlıkları da başta olmak üzere (Ayşepınar, Çomaklı, Fraktın, Havadan, İncesu, Köseler, Madazı, Pungu, Soysallı, Sindelhöyük, Zile vs) dahil olmak üzere gezmediğim yer çok azdır. Ama o kadar arzu etmeme rağmen maalesef inceleyemediğim yerler de var. Mesela Karacaören, Kızık, Öksüt, Satı vs gibi. Mezartaşları bir köy tarihi ve bulundukları mekan için çok önemli yazılı belgelerdir. Tıpkı ibadethane olmaları ayrı bir konu ama kitabeli camiler de aynı konuda aydınlatıcı belge sunarlar.! Yeter ki dikkatli ...
  • DÜNYA TEMİZLİK GÜNÜ

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Toplum olarak ortak paylaştığımız yaşam alanlarının temiz tutulması bir vatandaşlık görevidir. Toplum içerisinde bulunan toplum bilinci ve sorumluluk duygusu kişinin ilk önce kendisine saygı duyması ile başlar. Yaşamsal alanların korunması, doğaya, yeşile sahip çıkılması ve çevre temizliğinin önemi herkesin ortak sorumluluğudur. Temiz bir çevre, insan sağlığı ve refahı için temel niteliktedir. Çevre Temizliği, günümüzde dünyanın en önemli sorunları arasındadır. Bütün bunların temel amacı, insanları çevre temizliği konusunda bilinçlendirmektedi...
  • DÜNYA AVCILAR GÜNÜ

    11 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Merkez Av Komisyonunca, avına izin verilen yaban hayvanı türlerini, doğal denge içerisindeki yapıyı bozmadan, tespit edilen zaman ve miktarlar ile belirlenen esas ve usullerle, canlı veya cansız ele geçirmeye çalışmaya Avcılık, bunu yapan kişiye de Avcı denilmektedir. İnsanoğlu yaratıldığı günden bu yana besin arama ve karnını doyurma zorunluluğunu duymuştur. Mağara dönemi insanları beslenmek, giyecek sağlamak ve kendilerini korumak için avlanmak zorunda kalmışlardır. Bir yandan bitki kökleri toplayıp toprağı işlerken diğer yandan av aletlerind...
  • YAZARLARIMIZIN YAZILARINI OKURKEN

    11 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Çağdaş Develi Gazetesi’ nin yayınlandığı 2003 yılından beri elimizden geldiğince haftalık bir değişik konulu yazı yetiştirmeye çalışırım. Bu yazıların hepsi Develi ile ilgili tarih, sosyal, kültürel, siyasî, edebiyat vb konulardadır. İnşallah, bu yazılar bir plan dahilinde yazılmıştı; kitaplaştırıldığında inanıyorum ki Develi kültürü ve medeniyeti adına değerli çalışmalar olduğunu hepimiz göreceğiz. Zira bu yazıların çoğu tabir yerindeyse iğne ile kuyu kazmak kabilinde yazılmıştır. Çünkü küçük yerlerde bilgi toplamak o kadar zahmetlidir. Fotoğr...