logo

Develinin Kurtuluş Savaşı Şehidi Piyade Er Ali Çakıoğlu

Genelkurmay Başkanlığı tarafından şehitleri yâd etmek için başlatılan
“Türkiye Şehitlerini Anıyor” etkinliğinde, Kurtuluş Savaşı’nda şehit olan Kayserinin Develi İlçesi’nden Piyade Er Hasan oğlu Ali (Ali Çakıoğlu) 18 Ocak Çarşamba Günü saat 14.00 te Harbiye Askeri Müze ve Kültür Sitesi Komutanlığı tarafından düzenlenen törenle anıldı.
Anma etkinliği, sancakların yerine konulması, şehitler platformuna çelenklerin bırakılması, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Sunumu yapan Albay Erhan Altunok, “şehadetin en büyük mertebe ancak insanların görevlerinin yaşamak ve yaşatmak” olduğunu söyleyerek yaşayarak anlattığı programa devam etti.
“İstanbul, İzmir ve diğer kentlerde vatandaşları yaşatmak için gencecik insanların toprağa düştüğüne dikkati çeken Altunok, Bizim için şehit olmaya devam ediyorlar. O şehitler sadece bir fertten ibaret değil. Bir şehit, bütün bir millet demektir. Onlar bütün milletin iradesidir. Ülke için şehit olan Piyade Er Hasan oğlu Ali, bugün kendinden 100 yıl sonra gelenlerle buluşuyor.” diye konuşmasını sürdürdü. Çarşamba günü düzenlenen anma etkinliği Kurtuluş Savaşı Şehitleri iki Ali için düzenlenmişti. Diğeri de Kahramanmaraşlı Şehit Piyade Er Hüseyin oğlu Ali’ydi. Kanlarıyla yoğrulan bu ülkeyi bize emanet eden bütün şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle anıyorum.
“Gençlerin, geçmişte kahramanlık gösterenleri asla unutmaması gerektiğini” vurgulayan Albay Altınok; “Bu kahramanlar bu vatana sahip çıktı, şimdi sıra bizde. Onlar, sadece para, pul vermediler, canlarını verdiler. Er meydanlarında vuruşa vuruşa şehit oldular. Evet, onlar şu anda toprağın altında yatıyorlar. Ancak vatan için oradalar. Onlar ölmedi çünkü şehitler ölmez. Toprağı vatan yapan yiğitleri anmanın zamanı geldi.” Diyerek konuşmasını bitirdi.
Kayseri İlinin Develi İlçesinden Hasan Oğlu Ali’nin (Ali Çakıoğlu’nun) Öyküsü;
Kayserinin Develi İlçesinden Piyade Er Hasan oğlu Ali acılar içinde Develi’de büyür. Askerliğini yaptıktan sonra evlendiği ilk eşi vefat eder, ikinci evliliğinden ise bir kızı olur. Evladına Nazire ismini koyar. Ali yeniden askere çağrılır. Kışlasında cepheden cepheye koşar. Sakarya Meydan Muharebesi’ne katılır. Ankara Haymana yakınlarında düşmanın yoğun baskısı vardır. Topçu atışında göz gözü görmez. Sisler dağıldığında Hasan oğlu Ali’yi al kanlara boyanmış şekilde bulurlar. ‘Kızım Nazire sizlere emanet’ diyerek kelime-i şehadet getirip Ali ruhunu teslim eder. O Nazire kızdan doğan torun Vahdettin Kahraman dedesi gibi bir asker olur. 37 sene bu vatana şerefle hizmet eder. O bir tek Nazire Hanımdan kaç vatan evladı doğdu ve bu vatanın neferi oldu. Onu da bu yazımda okuyacaksınız.
Şehidin künyesinin okunmasının ardından torununa söz verildi. Piyade Er Hasan oğlu Ali’nin torunu E. Topçu Kıdemli Albay Vahdettin Kahraman, dedesiyle gurur duyduğunu ifade ederek gür sesiyle salona hitabetti.
Özümden Çok Sevdiğim Memleketim Selam Sana!
“Özümden çok sevdiğim memleketim selam sana. Seni boydan boya sevmişiz, ta Kars’a kadar Edirne’den. Kanımızla sulanmış her karış toprağına bin can adadık. Sen şehitler, sen gaziler memleketi Türkiye’m. Selam sana şehit Alilerin torunlarından.
Nazire Çakıoğlu iki yaşında yetim kaldı, ama aslanlar gibi yedi tane evlat doğurdu Develinin Meteris Meydanından. O torunları da, bugün biraz önce doğan torununu da sayarsak, 175 sayısına ulaştı. Şehit Ali Çakıoğlu’nun torunları olarak hepsinin de kanı dedeleri gibi bu vatan uğruna helali hoş olsun, huzurunuz da söz veriyorum.
Bu Cennet vatanı bölmeye, bizi bize düşürmeye çabalayanların ne kadar çok olduklarını dünyanın her yerinde gözlerini son kale Türk Devleti, Türkiye Cumhuriyetine diktiklerini görüyoruz. Ama 175 denk sayısı ile şehit Alinin torunları canlarını feda ederken inanıyorum ki tüm bu asil Türk Milleti, bu seçilmiş Türk ırkı ne vatanını böldürür, ne milletini birbirine düşürür. Kulaklarını açıp bunu herkesin duymasını istiyorum.”
Konuşmaların ardından şehidin künyesi, onur kütüğüne çakıldı, Kahraman ailesine şehidin istiklal madalyası, künyesi ve hediyeler takdim edildi. Etkinlikte, Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından dua edildi ve hatıra fotoğrafı çektirildi.
Türkiye’nin tek yetkili ve kuruluşu tam Mehter Bölüğünün gösterisi ile program sona erdi.
Etkinliğe, şehit yakınları, komutanlar, Şehit ve Gaziler Derneği, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Mehmetçik Vakfı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı temsilcileri, er ve erbaşlar ile öğrenciler ve Develili hemşehrilerimiz katıldı.
Develinin Kadirşinas Güzel İnsanlarını Unutamam
Anma töreni sonrası E. Topçu Kıdemli Albay hemşehri dostu, değerli ağabeyim Vahdettin Kahraman’a duygu ve düşüncelerini sordum. Etkinliğe katılan Develili hemşehrilerine teşekkür ederek ailesi ile ilgili özel bilgileri benimle paylaştı. Bende bu güzel ailenin yaşadıklarını Çağdaş Develi Gazetesi okuyucularıyla paylaşarak onlara vefa borcumu bir nebze olsun ödemek istedim. Ağabeyim Bahattin Bey’in ilkokul arkadaşı, Develimizin gururu, güler yüzlü, sempatik bu güzel komutanımızın ailesinin gururunu bizde birlikte yaşadık.
Develinin Şehidi Meteristen Dedem Ali Çakıoğlu ve Ailesi;
“İstiklal Madalyalı Dedem Ali Çakıoğlu 1921 yılında Sakarya Meydan Muhaberelerinde şehit olduğunda Anneannem Emine Hanım 19, annem Nazire Hanım ise 2 Yaşında imiş. Kimi kimseleri yokmuş. Ancak Develinin kadirşinas insanları onları hiçbir zaman yalnız bırakmamışlar. Anneannem 1968 yılında rahmetli olduğunda Develinin (Dönenin gelini Emine Hala) diye anılır ve sevilirdi. Bende o yıl Topçu Teğmen olarak silahlı kuvvetlere katıldım.
Annem 1994 yılında rahmetli oldu. Ben ise Topçu Kıdemli Albay oldum. Annem subaylık dönemimi dolu dolu yaşadı. Hatta ben Yarbay rütbesinde iken birlikte hac görevimizi ifa ettik. Silahlı Kuvvetlerde görevde iken hacca giden ender subaylardan biride bendim.
Şehadetinden 96 yıl sonra dedem için İstanbul Harbiye Askeri Müzesi’nde tören yapılması şahsım, ailem ve yakınlarım için en büyük onurdur. Düzenleyenlere, emeği geçenlere ve beni yalnız bırakmayıp katılan hemşehrilerime şükranlarımı sunarım. Arz ederim.”
Vahdettin Kahraman E. Topçu Kıdemli Albay (1968-40) GSM:0532 3212964

Not; Konu ile ilgili resimlere ulaşmak için aşağıdaki linki tıklayınız. Resimleri büyütmek için tekrar üzerine tıklayınız!

Çağdaş Develi Gazetesi, 27 Ocak 2017, Sayfa 5

Share
1.817 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

6+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Prof. Dr. Ali Osman Öncel Dedem Merhum Osman USTA

    30 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Her bir memleket insanı için yaşarken veya vefatından sonra söylenecek güzel sözler vardır. Önemli olan arkada bırakılan güzelin ve doğrunun izlerini sürmek, yaşanılan hayatın özetinin yapılması için işbirliği yapmaktır. İstanbul Develi ve Yöresi Kültür Dayanışma Derneği Başkanımız M. Orhan Cebeci’nin "Develi'de İz Bırakanlar" 2 başlıklı kitabına koyacağı yazısı için, rahmetli dedem ile ilgili elimde olmayan bir fotoğraf arşivi toplamaya başladım. M. Orhan Cebeci kardeşim, dedem ile ilgili hatıralarım olup olmadığını sorunca düşünmeye...
  • MEZİYETLİ BİR AĞABEYİMİZ : MAZHAR GÜNGÖR

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi’de ortaokul ve lise bugünkü binalarında, aynı anda eğitim yapıyorlardı. İstiklal mezun olduğum 1959-1960 öğretim yılında , Develi Ortaokulu’na kaydoldum. Orta 1’de ve Lise !’de sınıfta kaldım. Sekiz yıl bu sayılı okulumuzda neler gördüm, neler! Develi Lisesi 15.09. 1957 yılında eğitim ve öğretime başlamıştı. Lisemiz 2.sınıfta bir yönetmelik değişimi ile ”Edebiyat ve Fen bölümleri”ne ayrılmıştı. Yalnız Fen bölümünün açılması için on beş öğrenci gerekiyordu. On dört öğrenci gerekiyordu. Fakat bir öğrenci eksikliği ile fen bölümü açıla...
  • Aşağı Everek’teki Osman Usta’nın “Numune Kıraathanesi”

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Değerli hemşehrim Metin Usta ile bir konuşmamızda babası merhum Osman Usta'yı rahmetle andık. ”Babam 40 yıl İstanbul'da kaldıktan sonra Develi'ye dönmüş, Develi sevdası ağır basmış, bir Develi sevdalısıydı” diye anlattı. Develimizde İz Bırakan merhumu anmak maksadıyla ulaşabildiğim bilgiler ve fotoğraflar nihayetinde bu yazı kaleme aldım. Osman Usta'nın babası Kervancı Süleyman'dır (Hanife'nin Süleyman) olarak da tanınırmış. O yıllarda çevre vilayetlere Develi'de yetişen ürünleri atla götürür, oradakileri de Develi'ye getirir satarmış. Kervan ...
  • DÜNYA KALP GÜNÜ

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Kalp- damar hastalığı gerek dünyada gerekse ülkemiz için tehdit olmaya devam etmektedir. Yaşamı tehdit eden sağlık sorunları arasında ilk sırada yer alan kalp hastalıkları, anne karnından başlayarak her yaş grubunda görülmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kalp hastalığı ömrümüzü kısaltan en önemli nedenlerden birisidir. 2000 yılından bu yana her yıl 29 Eylül günü, “Dünya Kalp Günü” olarak kutlanmaktadır. Burada amaç, ülkemiz ve tüm dünyada en başta gelen ölüm sebebi olan kalp damar hastalıklarına dikkati çekmek, halkın bu şekilde b...