logo

DEVELİ’NİN ÇINARLARI

Ağaçlar içerisinde çocukluğumdan beri ulu çınar ve ceviz ağaçları beni hep heyecanlandırmıştır. Küçük yaşlarda Develi dışına çeşitli sebeplerle çıkmıştım. Bu bakımdan değişik coğrafyalar ve üzerinde yetişen çeşitli ağaçlardan bazıları hep dikkatimi çekmiştir. Özellikle çınar ağaçları. Beni özellikle ilk defa heyecanlandıran ve dikkatimi çeken Tarsus girişindeki çınar koruluğu olmuştur.
Daha sonra dikkatimi çeken tarihî şehirlerimiz : Bursa ile İstanbul’un tarihi çınarlarıdır. Özellikle İstanbul çınarlarından Tevfik Fikret’in anlattığı ve Osmanlı devletine benzeterek tasvir ettiği, yol ortasındaki Topkapı’daki çınar ne kadar heyecan vericidir! Bir yere oturup , saatlerce tefekkür edeceksin. Büyük şair Baki’nin dediği gibi, tam zamanı:
Eşcâr-ı bağ hırka-ı tecride girdiler
Bad-ı hazan çemende el aldı çenardan .
O ele benzeyen çınarın yaprakları sanki şeyhinden el alıyor gibidir! Bu huzur az bir şey değildir. Tefekkür eden, zaten bunu bilir. Büyük şairimiz Yahya Kemal zaman zaman İstanbul surlarına çıkar, Fatih’in İstanbul’u nasıl feth ettiğini hayal edermiş.! Çınar’ın yapraklarını her gördüğümde de beni böyle bir tasavvuf heyecanı sarar!
Bu ilgi sayesinde çınar hakkında epey bilgi sahibi oldum., Çınar kolay yetişir, soğuklardan, dondan pek etkilenmez. Odunu daha çok yakacak için kullanılır. Tahtası, zamanla çatladığından, doğramacılıkta, pek işe yaramaz, nadir olarak yapı işlerinde faydalanılır. Çınar daha çok parkları, bahçeleri, ağaçlı yolları gölgelemek, süslemek için dikilir. Çınar çok uzun ömürlü bir ağaçtır. 500 ile 2000 yıl kadar yaşar. Yaşlandıkça gövdesinde geniş yarıklar meydana gelir. Bu yarıklar bazı ulu çınarlarda küçük birer oda büyüklüğünde de olabilir.
Çınar Avrupa’ya Anadolu’dan geçmiş, Roma’nın Gollü’ler tarafından zaptedilmesinden sonra birçok Avrupa memleketlerine yayılmış, bir müddet sonra da ihmale uğrayarak azalmıştır. Ancak XVI. yüzyılda yeniden yetiştirilmeye başlanmıştır.
Çınar kolay yetişir, soğuklardan, dondan pek etkilenmez. Odunu daha çok yakacak için kullanılır. Tahtası, zamanla çatladığından, doğramacılıkta, pek işe yaramaz, nadir olarak yapı işlerinde faydalanılır. Çınar daha çok parkları, bahçeleri, ağaçlı yolları gölgelemek, süslemek için dikilir.
Develi’de de sayılı heybetli çınarlar bu dönemin ağaçları olmalıdır. Develi coğrafyasında heybetli ve verimli ağaç genelde cevizdir.En bariz örnekleri eski Develi fotoğraflarında görülür. XVI.Asırda Develi üzerinde araştırma yapan Amerikalı araştırmacı; Develi’nin ciddi gelirlerinden biri ve en çoğu “Ceviz öşürü”nden elde edildiği belirtilir.
Yıllar boyu Develi'(Everek)’te ,iki tanesi Elbiz havuzu bahçesinde, iki tanesi de A.Everek’te Fatih Camii (Eski kilise) bahçesinde olmak üzere tarihi altı adet çınar vardır.Bugün ise belediye çalışmalarından olmak üzere, süs bitkisi olarak cadde kenarlarında kullanılmaktadır
Şüphesiz bu çınarların içerisinde en meşhuru Elbiz havuzu kenarındaki çınardır. Ah ! Dile gelse de gördüklerini bir anlatabilse! Bir zamanlar Develi sosyal hayatının en önemli faaliyetleri resmi bayramlarda ki gösterilen sosyal faaliyetlerdi. Bu çınar altında gösterilen güreşlerde,bir çok genç çınarın tepesine çıkar en güzel bir biçimde güreşi seyrederler, övüne övüne gördüklerini anlatırlardı. Elbiz bağlarına gelenler mutlaka Elbiz’e gelirler ve mutlaka bir yemek yerler, buz gibi sularından içerlerdi. Ayrıca bir saray iç havuzu olan ve adını bir Bizanslı Prens’ten alan Elbiz’in çok soğuk suyuna rağmen yüzerlerdi Ben onca yarışmaya girip yarışmayı tamamlayanı hiç görmedim! Zira ,gerçekten havuz aslını koruduğu yıllarda bir cazibe merkezi idi. Kaynak suyu gürül gürül idi.Everek bostanlarının temel kaynağı idi. Su arklarının kenarında ki Gireboluların besini idi. Unutmayalım bir de neslinin son kabadayı örneklerinden olan Kozan’ın Kazım’ın da rakısını rahat içmede tek tercih ettiği mekan bu çınarın altı idi.
Kimler dikmişti acaba bu ağaçları.
Mazimizin en önemli hatıralarını gölgesinde saklıyorsunuz. Bunları diken yenilikçi insanlar. Develi sevdalıları. Sizleri saygıyla ve rahmetle anıyorum.

Share
2.850 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

7+9 = ?

#

DEVELİ’NİN ÇINARLARI” için 3 Yorum

  1. Avatar Adem BAKMAZ : diyor ki:

    …….ççççççççç

  2. Avatar Adem BAKMAZ : diyor ki:

    Hocam ağzına sağlık , ömrünüze bereket. Adem BAKMAZ Çanakkale

  3. Avatar Adem BAKMAZ : diyor ki:

    Hocam DEVELİNİN ÇINARLARINA eklemediğiniz aşağı Everekten Mehmet Tıraş Nazif amcanın oğlu iyi bilir Aygözmenin doktoru İnneci İsmail merhum amcam da keşfederseniz iyi olur. Yüzlerce şiirinden :Gitmiş toprağın kalmış taşların Kel kafaya dönmüş başların Bende seni bir koca dağ bellerdim Her tarafın kevenlik olmuş Erciyes Bir abdestlik su vermen hacıya hocaya Çagşakda öksüz kalasın Üçtepede ona kurban olasın İçinde birtek Tekir yaylası Sofu ile Keremi üçgün yatırdı Çok ağaya koyun kuzu sattırdı Bir abdestlik su vermen hacıya hocaya erciyes …

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Farkına Varmadan Yaşadıklarımız

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Ne kadar kıymetliymiş, denizin dalgalarını, gökyüzünün maviliğini izlemek. Ne kadar kıymetliymiş, sevdiklerine sarılabilmek, öpebilmek, onları ziyaret edebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, yağan yağmurda ıslanabilmek, rüzgârın kokusunu çekebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, sokaklarda, caddelerde gezinmek, amaçsızca yürümek. Ne kadar kıymetliymiş, korkmadan, tedirgin olmadan markete, alışverişe, pazara gidebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, kafeye, pastaneye, çay bahçesine oturup, bir çay kahve içebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, öksürebilmek, hapşırab...
  • Dolmuşculara Bir Çift Lafım Var!

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    65.000 Nüfuslu bir ilçede yaşıyoruz. Dolmuşçular bisiklet projesine itiraz ediyormuş ekmek kapılarına engel olur diye. Ben de şunu demek istiyorum dolmuşçuların ekmek kapısına engel oluyor diye özel araç kullanımını mı yasaklayalım ? Yok böyle bir dünya! 65.000 nüfuslu ilçede 30.000 araç var ve trafik sorunu var. Bu sorun gitgide artıyor. Bu sorunu nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz? 65.000 nüfuslu ilçede bisiklet kullanımı ne kadar etkiler ekmek kapısını. Neden alternatif ulaşım aracı hakkı verilmesin insanlara. Sadece dolmuşa bineceksiniz baş...
  • KARA VEYA EFSANE CUMA

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Kara Cuma ismini son yıllarda adını sıklıkla duymaktayız. Kara Cuma, adından da kolayca anlaşılabildiği gibi doğrudan ülkemiz kültürü ile ilgili özel günlerden biri olmadığını söyleyebiliriz. Öyleyse Kara Cuma (Black Friday) nedir? Kara Cuma, ABD'de başlayan ve Şükran Günü ile sıkı bağları bulunan bir gelenektir. Her yıl Kasım ayının dördüncü Perşembe gününde kutlanan Şükran Gününden sonraki Cuma günü, halk çarşı veya meydanlarda bulunan büyük mağazalara giderek alışveriş yapmaktadır. Bazı şirketler bu rutini kâra çevirmek ve daha çok ürün sat...
  • DEVELİ’DE İLK ÖĞRETİM KURUMLARI ve İLK ÖĞRETİM KADROSU-3

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Geçen hafta değerli eğitim tarihçimiz Prof.Dr.Yahya Akyüz'ün yazdığı Kız İlkokulları Tarihi Gelişimi hakkındaki mükemmel bir yazısından faydalanmış ve kısaltılarak sizlere derli toplu bir bilgi vermeye çalışmıştım. ”Eğitim Tarihçimiz” dedim, çünkü birde aynı isim ve soyadını taşıyan A.Ü.DTCF. Yeni Türk Edebiyatı öğretim üyelerinden Prof.Dr.Kenan Akyüz vardır ve benimde hocalarımdandır.” Modern okulculuğa, azınlıklar ile misyonerler bizde daha erken dönemlerde başlamışlardı. Hatta matbaalarıyla beraber ! Öyle ki, modern yetim haneler, iptid...