logo

Develimizin İlk Diplomalı Diş Hekimi: Dr. Lütfü AVCI

Kuruluşundan bugüne derneğimizin faaliyetlerini ve tarihçesini, “Derneğimizin hafızasını” yazmayı planladığımda değerli Yönetim Kurulumuz,hemşehrilerim beni destekleyerek yüreklendirdi. Derneğin Başkanları ile ilgili fotoğraflar ve bilgiler edindim. Başkanların yakınlarıyla tek tek görüştüm. Kitabımız son aşamaya geldi. Değerli hocam Cavit Avcı’dan ağabeyi merhum Başkanımız Lütfü Avcı’yı anlatmasını rica ettim. Beni kırmayıp bu güzel yazıyı kaleme aldı. Bu vesile ile Avcı Ailesi’nden ahirete intikal edenleri rahmetle anıyor, hayatta olanlara sağlıklı bir ömür diliyorum.
İstanbul Develi ve Yöresi Kültür Dayanışma Derneğimizin 1993/1994 Dönemi Başkanlarından olan rahmetli Dr. Lütfü Avcı, kısa bir süre derneğimizin başkanlığını yaptı.
Aynı zamanda Develimizin İlk diplomalı Diş Hekimi idi.
Dr.Lütfü AVCI, 1929 yılında, Develi’de Tirem Mahallesi’nde, Kızık kökenli İbrahim AVCI (Dişçi Amca) ve eşi Pusatla kökenli Hafız İlyas’ın ( Kalem Ağalar) kızı Nafia Hanım’ın ilk çocukları olarak dünyaya gelir. Daha sonra 4 kız ve 2 erkek 6 kardeşi daha doğmuştur. Ailenin ilk erkek çocuğu olduğu için, benzer komşu çocukları gibi, ilk ve ortaokul sürecinde hem okula devam eder hem de ev ve bağ bahçe işlerine yardım ederlerdi.
Daha o küçük yaşlarda bile giyimine kuşamına çok meraklı olan Lütfü Avcı’nın, bağ bahçe işlerinden sonra pantolonunu fırça ile hemen temizledikten sonra dikkatle katladığı pantolonunu her akşam yatağının altına sererek, ertesi sabah okula ütülü pantolonla ile gittiği ve giyimine çok dikkat ettiği hep anlatılır.
Ortaokulu bitirdikten sonra, o tarihte Develi’de lise olmadığı için, İstanbul’a gönderilip Kabataş Erkek Lisesi’ne yatılı olarak kaydolur, ama İstanbul’a kolay alışamaz. Üç yıl boyunca, akşamları yurt penceresinden herkesin imrendiği boğaza bakarken bile, memleket ve aile hasreti çektiğini, her konu açıldığında buruk bir hüzünle anlatırdı. Kabataş Lisesi’nden mezun olduktan sonra, üniversite seçiminde hiç tereddüt etmeden, küçüklüğünden beri hayali olan, İstanbul Üniversitesi Dişçilik Okuluna, tek seçenek olarak müracaat eder ve hemen kaydını yaptırır. Bu seçiminde çok önemli ve anlamlı bir ailesel neden vardır.
Develi’nin İlk SERTİFİKALI DİŞÇİSİ, İbrahim Avcı :
Babası İbrahim Avcı (Dişçi Amca), çocukluğunda fakirlik ve imkânsızlıktan okuyamamış, ancak içinde hep sağlıklılığa karşı aşırı bir hevesi saklarmış. Belki de, yoksulluk içinde bile zengin gönüllü ve iyi kalpli oluşundandır, karşısına genç yaşta iyi insanlar çıkmış. O dönemde Develi’de kaymakam olan Cavit Kubalı, bunlardan biridir ve Avcı ailesinin geleceğini yönlendirmede önemli etkisi olmuştur. Cavit Kubalı Bey, genç İbrahim Avcı’yı tanıdığından itibaren çok sever ve ailece yakınlık kurar. Nitekim Avcı ailesinin 3. kızı doğduğunda, Cavit Bey Niğde’deki ablasının ismi olan “ Ceyda” adını vermiş, ikinci erkek çocuğu doğduğunda, ona da Cavit adını koymuştur. Kaymakam Cavit Kubalı Bey, çok sevip takdir ettiği, bir anlamda himayesine aldığı İbrahim Avcı’yı, yaşı geldiğinde askerlik görevi için Ankara’da Askeri Diş Hekimi olan ağabeyi Hasan Nail Kubalı’nın yanına gönderir. 1924 -1927 yıllarındaki 3 sene Hizmet eri olarak yanında çalıştığı Hasan Nail Kubalı da, kardeşi Kaymakam Cavit Kubalı gibi, İbrahim Avcı’yı çok sever, becerikli, dürüst ve yetenekli bulup ona dişçiliği öğretir ve terhisinde de, “Diş Hekimi Olmayan Yerlerde Dişçilik Yapabilir Sertifikası “ verir.
Azmi, kararlılığı ve şansı sayesinde, dişçiliği üç sene boyunca en etkili bir hocadan ve tüm yönleri ile en iyi şekilde öğrenen İbrahim Avcı’nın büyük emeli, ailesini bırakıp geldiği memleketi Develi’ye döndüğünde, bir muayenehane açarak, bundan sonra yörenin dişçisi olarak hizmet vermektir. Ama sorun; muayenehane açmak için gerekli alet, edevat ve malzemeleri almak için para lazımdır… İşte orda, askere gelirken eşi Nafia Hanım’ın, gerektiğinde harçlık yapması için bir kese içinde cebine koyduğu altınları gelir. Üç senelik askerliği boyunca hiç dokunmadığı bu altınları, eşi Nafia Hanım’a da sorarak bozdurup, hayalindeki muayenehanenin tüm gereksinimlerini Ankara’dan alır.
Fötr Şapkalı Dişçi İbrahim Amca Develi’de
Askerlik sonu, elinde yetkili bir Hoca’nın verdiği Sertifika, bagajında da gerekli tüm alet ve malzemelerle Develi’ye dönen İbrahim Avcı, evinin alt katına o günkü şartlarda komple bir Dişçi Muayenehanesi açıp, Develi ve geniş çevresindeki insanlara, çok uzun seneler “Dişçi Amca” olarak hizmeti vermeye başlar.
Bu arada Sertifikalı ama diplomasız Dişçi Amca’nın önemli bir dileği daha vardır; büyük oğlu Lütfü’nün üniversiteyi okuyup, “ DİPLOMALI DİŞ HEKİMİ “ olmasıdır.
Bu nedenle, Lütfü Avcı Kabataş Lisesi’nden mezun olunca tek tercih olarak İstanbul Üniversitesi Dişçilik Okulunu seçip hemen kaydını yaptırarak, babasının isteğini yerine getirir.
Develi’nin İlk Diplomalı Diş Hekimi Lütfü Avcı:
Diş hekimi Lütfü Avcı mezuniyetinden sonra Develi’ye gelip, babasının yıllarca tabelasız Dişçilik hizmeti verdiği, evlerinin altındaki muayenehaneyi, o günün imkânlarına göre daha modern hale getirerek, kapısına “ DİŞ HEKİMİ LÜTFÜ AVCI “ tabelasını asar ve böylece babadan miras mesleğini, Develi’nin ilk diplomalı dişçisi olarak icra etmeye başlar.
Develi’de kaldığı sürece, bir yandan diş hekimi olarak hizmet verirken diğer taraftan dost ve arkadaşları ile sosyal kaynaşmalar kurarak, hoş bir kasaba yaşamı içerisine girer. O dönemde Develi’de bulunan aynı ya da yakın yaşlardaki arkadaşları: Mahir Tevfik Hocaoğlu(Öğretmen) , Feridun Celayir (Hâkim) Av. Cengiz Nayman, Av. Esat Cebeci, Necat Özden, Şahin Köylüoğlu, Teyfa’nın Mustafa (Uyanık) ve daha birçok dostları ile geceleri genellikle Şehir Kulübünde buluşmaları ve diğer mekânlarda geçirdikleri keyifli günlerinin, hayatının unutulmaz dönemleri olduğunu sıkça söylerdi.
Diş Hekimi Lütfü Avcı İstanbul’da Diş Kliniği Açıyor:
Lütfü Avcı Askerlik için 1959 da Develi’den ayrılır. Askerlik bitiminde de İstanbul’a yerleşmeye karar verir.1960’lı yıllardan itibaren Aksaray meydanından Yenikapı’ya dönen köşede bulunan 4 odalı modern diş kliniği, uzun süre birçok hemşerimizin de uğrak yeri olmuştur. Daha sonra kısa süre Eyüp’te, Caddebostan’da, en son olarak da evinin bulunduğu 1. Levent’te muayenehaneler işletmiştir.
Lütfü Avcı’nın bir özelliği de çok sosyal kişiliğe sahip olması idi. İstanbul’daki hemşehrileri ile buluşmalarında, hep neşeli, hep hareketli, hep kaynaştırıcı olmuştur. Yüksek kimya mühendisi eşi Aynur Hanım ve kızları Gözde ve Esra ile mazbut ve mutlu bir aile hayatı sürmüştür. Sıkça ve çoğunluğu Develi Derneği nezdinde organize ettiği toplantı ve geziler, katılan hemşehrilerimiz ve tüm dostlar tarafından her zaman beğenilir ve aranırdı.
Eşli toplantılarda çok güzel dans eder, hoşsohbet ortamlar yaratır ve çok beğenilen şiir okumaları ve etkileyici söylemleri ile beğeni kazanırdı.
1993-94 döneminde, kısa bir süre de olsa Başkanlığını yaptığı, Develi ve Yöresi Derneği’nin her zaman müdavimi, hep aranan renkli kişisi ve devamlı destekleyicisi olmuştur.
1998 tarihinde İstanbul’da vefat eden Dr. Lütfü Avcı, Develimizin ilk diplomalı Diş Hekimi olmasının ötesinde, tüm hemşehrilerimiz ve tanıyanları tarafından sevilen, sayılan renkli bir kişi, sıcak bir dost olarak hatırlanacaktır.
Mevla’m rahmet eylesin.
Prof. Dr. Cavit AVCI

Çağdaş Develi Gazetesi, 06 Kasım 2020, Sayfa 7

Share
8.284 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

2+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ABBASZADE İBRAHİM EFENDİ (1899-1963 )

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Abbaslar ailesinin atası Abbas Dede’dir. Aile de hep dedenin adıyla anıla gelmiştir. Aile Halep Türkmenlerinden üç değişik aile birlikte 18.asrın ortalarında Develi’ye gelip önce Kopçu köyü’ne yerleşmişler, kısa bir süre sonra Develi’ye ad vermiş olan Dev Ali (Seyyit Emir Ali) türbesinin etrafına yerleşmişlerdir. Yukarı Develi’de yerleşmişler ve kurdukları mahalleye de Kopçulu Mahahallesi adı verilmiştir. İlk nüfus sayımı olan 1821 tarihinde de mahalle sakinleri Kopçulu adıyla kayda girmiştir! Abbaszade İbrahim de diğer bütün aile ferleri ...
  • Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci’nin Takdim Yazısı

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci'nin Takdim Yazısı Değerli Hemşehrilerim, İnsanlar genellikle maddi kazanç uğraşısı verirler, bunun için çalışırlar, bunun için çabalarlar. Neden, çünkü daha iyi bir gelecek, daha mutlu bir hayat sürmek için. Maddesel olarak bir yere gelmiş bireyler asli görevlerinden artan zamanlarda da topluma hizmette yer almalı, ülkeye ve insana hizmete omuz vermelidirler. Bu hizmetin karşılığı da manevi kazançtır, manevi kazancın getirdiği haz ve mutluluktur. Bu haz ve...
  • DÜNYA TÜKENMEZ KALEM GÜNÜ

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Günümüzde kalem basit ve kolay bir yazma aracı olarak bilinmektedir. Kalemin tarihi çok eski çağlara dayanmaktadır. Özellikle sanayi devriminin ardından sanayinin de gelişmesiyle birlikte kalemin de bu gelişme ile paralel bir gelişme gösterdiğini görmekteyiz. İnsanlar asırlar boyunca mürekkebe batırılan tüylü kalemleri kullandılar. Ancak bu çok zahmetli bir olaydı. Çünkü sürekli sızıntı yapma problemi vardı. Ve ayrıca mürekkep sayfada çok yavaş bir şekilde kuruyordu. Modern zamanın yazım araçlarından bir olan “Tükenmez Kalem” icat edilip seri...
  • Gönül Sadakası

    03 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Okuyucu tarafından zaman zaman dersler çıkarılacak, kıssadan hisse alınacak metinler geliyor. Neşe ve sevinçler paylaştıkça çoğalır. Üzüntü ve kederler paylaştıkça azalır. İşe öyle dostlar ararız bazen. Bizimle üzülüp, bizimle sevinecek dostlar. Ama her şeyden önemlisi öncelikle bizim kendimizin omuz dayanacak bir dost olmamızdır. Bir hanımefendi anlatıyor: Biraz fasulye ve biraz pilav alarak bakır bir tepsiye koydum. Üzerine patlıcan, salatalık ve bir kaç tane kayısı ekledim... Tam dışarı çıkacaktım ki babam sordu: - “Nereye gidiyorsun kızı...