logo

DEVELİ’DE MUSIKİ HAYATI

“Develi’de Eğlence Hayatı “ adında, yine bu sütunlarda iki üç yazı yazmıştım. Bu yazılarımız da bir tesadüf ürünü değil “Develi ve Yöresinin Folklor Halk Edebiyatı ve Etnoğrafyası”adlı doktora tezimi hazırlarken konuyu daha disiplinli ele almış ve hazırlamıştım.
Özellikle anne tarafım musikiye çok yatkındır. Bizde de kökten bir kabiliyet vardır. Bağlama ve tambur çok sevdiğim sazlardır. Yıllardır Kayseri korolarında değerli hocalarımız şefliğinde sazımızla iştirak etmişizdir. Eh! Yaş şimdilerde 71.Hali siz anlayın. Amma yeri geldiğinde makamdan makama az da olsa geçiş yaparız ve hakkını da vermeye çalışırız.Ha, bir tane de hüzzam makamında bir güftemiz de tanburi-bestekar Sabit Özdemir Özenç tarafından bestelenmiştir. Sadece benim ki mi M.Kemal Atik, Hasaneyn, Emir Ali Özçakır, Güzini ve Adem Armağan’ın da birer güfteleri aynı bestekarımız tarafından değişik makamlarda bestelenmiştir! Bundan da son derece memnunum.
İşte bu şevkle Develi eğlence hayatı hakkındaki yazımıza malzeme toplamış ve Develi musıki hayatı hakkında ilk ciddi bilgileri ve musıki adamlarını, türkülerini derlemiş ve tezimize koymuştuk. Seyrânî’nin bestelenmiş şiirleri dahil (hepsi notalı)yanına çok zorlukla kaynak kişilerden alınan türkülerin çoğu notalanarak bütünletmeye çalışmıştık.
Seyrânî’nin besteleri önce Seyrânî Hoca
(Yusuf Dağdelen) ile daha ziyade gazel tarzında olan eserleri de Cemil Özgen tarafından kasetlere kaydedilmiştir.Bu kasetler öyle zannediyorum ki sadece bizim arşivimizdemevcuttur.
Yukarı Develi’de genelde davul, zurna, kaval ve kapalı mekanda tef esastır. Everek’de kullanılan ensrümanlar ise çeşitlidir: Bunda Everek Ermeni ve Rumlarının etkisi büyüktür. Genelde bir tarafta bağlama, darbuka yanında bir tarafta da takım saz adı verilen ud, cümbüş,klarnet, keman, kanun,tef ve bazen de tambur kullanılmıştır.1952 yılında bir ağabeyim Develi’yi ziyareti sırasında kanun aradığında bir Ermeni komşumuzda bulunmuş ve kısa bir süre kullanmıştı.Ama bireysel olarak Kaymakçı Hüseyin ,kaynak kişi olarak Yaşar Deniz bu konuda önemlidir. Ama düğünlerin olmazsa olmaz kişileri Girenitli Ali (Zurna ve cümbüş),oğlu Feramuş Kuruoğlu(Bağlama ve cümbüş) ve Cumbuşçu Ramazan, Davulcu Tüysüzün Duran Oben, Zurnacı Ali hemen akla gelen kişilerdir. Ayrıca yıllardır,eğlence yerleri Köşkpınar ve Elbiz gibi gerçek bir eğlence yerlerinin vazgeçilmez sazendeleridir.
Acaba o bağların bağ olduğu, meşhur su başlarında göveçlerin pişirildiği, lezzetlerin yarıştığı yerde ,eh saz ve ses de yerini alacaktır.
Almaya alacaktır da ben aslında Develi eğlence hayatı hakkında tespitimizi ve durum tespiti yapma değildi. Esas konu Ekim-2019’da yapılması düşünülen 2.Ulusal Âşık Seyrânî Festivali konusunda tertip Heyeti ile Kayseri’de bir toplantımız olmuştu.
Bu konuda geçen yılın tecrübesi de ele alınmış ve ortak ön kararlar alınmıştı.Mesela bir Seyrânî Korosu niçin kurulmasın? Seyrânî’nin besteli şiirlerinden oluşan bir koro kurulamaz mı? İkinci koro Develi türkülerinden oluşan bir Develi Türk Halk Müziği Korosu temeli atılamaz mı? Bu konuda geçmiş bilgilerime dayanarak söylüyorum ki mahalli imkanlardan da faydalanarak artık Develi’de bir koro kurulabilir. Yeter ki bu konuda konuşup, planı çıkarıp eyleme koymada gecikmeyelim.
Artık Develi kültürel çalışmalar düşünme zamanı değil eylem zamanıdır. İnşallah!,

Share
1.777 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

2+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Farkına Varmadan Yaşadıklarımız

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Ne kadar kıymetliymiş, denizin dalgalarını, gökyüzünün maviliğini izlemek. Ne kadar kıymetliymiş, sevdiklerine sarılabilmek, öpebilmek, onları ziyaret edebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, yağan yağmurda ıslanabilmek, rüzgârın kokusunu çekebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, sokaklarda, caddelerde gezinmek, amaçsızca yürümek. Ne kadar kıymetliymiş, korkmadan, tedirgin olmadan markete, alışverişe, pazara gidebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, kafeye, pastaneye, çay bahçesine oturup, bir çay kahve içebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, öksürebilmek, hapşırab...
  • Dolmuşculara Bir Çift Lafım Var!

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    65.000 Nüfuslu bir ilçede yaşıyoruz. Dolmuşçular bisiklet projesine itiraz ediyormuş ekmek kapılarına engel olur diye. Ben de şunu demek istiyorum dolmuşçuların ekmek kapısına engel oluyor diye özel araç kullanımını mı yasaklayalım ? Yok böyle bir dünya! 65.000 nüfuslu ilçede 30.000 araç var ve trafik sorunu var. Bu sorun gitgide artıyor. Bu sorunu nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz? 65.000 nüfuslu ilçede bisiklet kullanımı ne kadar etkiler ekmek kapısını. Neden alternatif ulaşım aracı hakkı verilmesin insanlara. Sadece dolmuşa bineceksiniz baş...
  • KARA VEYA EFSANE CUMA

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Kara Cuma ismini son yıllarda adını sıklıkla duymaktayız. Kara Cuma, adından da kolayca anlaşılabildiği gibi doğrudan ülkemiz kültürü ile ilgili özel günlerden biri olmadığını söyleyebiliriz. Öyleyse Kara Cuma (Black Friday) nedir? Kara Cuma, ABD'de başlayan ve Şükran Günü ile sıkı bağları bulunan bir gelenektir. Her yıl Kasım ayının dördüncü Perşembe gününde kutlanan Şükran Gününden sonraki Cuma günü, halk çarşı veya meydanlarda bulunan büyük mağazalara giderek alışveriş yapmaktadır. Bazı şirketler bu rutini kâra çevirmek ve daha çok ürün sat...
  • DEVELİ’DE İLK ÖĞRETİM KURUMLARI ve İLK ÖĞRETİM KADROSU-3

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Geçen hafta değerli eğitim tarihçimiz Prof.Dr.Yahya Akyüz'ün yazdığı Kız İlkokulları Tarihi Gelişimi hakkındaki mükemmel bir yazısından faydalanmış ve kısaltılarak sizlere derli toplu bir bilgi vermeye çalışmıştım. ”Eğitim Tarihçimiz” dedim, çünkü birde aynı isim ve soyadını taşıyan A.Ü.DTCF. Yeni Türk Edebiyatı öğretim üyelerinden Prof.Dr.Kenan Akyüz vardır ve benimde hocalarımdandır.” Modern okulculuğa, azınlıklar ile misyonerler bizde daha erken dönemlerde başlamışlardı. Hatta matbaalarıyla beraber ! Öyle ki, modern yetim haneler, iptid...