logo

DEVELİ’DE KEYİF VEREN ALIŞKANLIKLAR: IV ALKOL ALIŞKANLIĞI

Timur yöneticileriyle Sümerlilerde alkol sunumu
Alkolun tarihçesi hakkında fazla bilgi sahibi değilim. Ancak kırıntı bilgilerden elde ettiğimiz bazı notlara göre Sümerlilerin alkolü kullandığıdır. Bu da gösteriyor ki zevkin ve işretin olduğu her yerde alkol da var olmuş ve uzun M.Ö. VI Asırlarda kullanılmaya başlanmıştır. Zıra höyüklerde çıkarılan büyük ve değişik toprak küpler bunun küçük belgeleridir.
Özbekistan’da kavun ve üzüm çok verimlidir ve lezzetlidir. Bu bölgede öyle zannediyorum ki çeşitli zevkleri tadarken şarap içerek zevklerinin doruğuna çıktıkları da bir gerçektir. Cihangir Timur ,Yıldırım Beyazıt ı esir aldıktan ,komutanlarına verdiği içkili ziyafette ,Yıldırım’ın gözleri önünde Sırp asıllı eşi Despina’yı zafer sarhoşu iken oynatmıştı! Halbuki hiçbir Türk hükümdarı böyle bir rezillik yapmamıştı. Esir aldıkları hükümdar eşlerini kocalarına göndermişlerdir.
Özbekistan toprağının kavun ve üzüm yetiştirilmesinde çok önemli olduğunu bilenlerdeniz. Kazakistan’da çalıştığımız zamanlarda uzun ve geniş bozkırlarda kısrak sütünden üretilen “ kımız” ile deve sütünden üretilen “kımran” çok meşhurdur. Bu sütler “kırbaç “adı verilen deri torbalara doldurulur . Atların eğerine asılarak uzun yolculuklarda mayalanırdı. Kazak eğlence hayatında en çok tercih edilen içkilerdendir .Hele bir de yanında “kazı” denilen at eti olursa, değme keyif!
Alkol şüphesiz bir zevk unsurudur. İnsan ruhunu çoşturduğu ve içmede dozu aştığı zaman kendinden geçirdiği , uyuşturduğu bir gerçektir.. İslamiyet ve bazı Osmanlı hükümdarlarımız alkolü yasaklamalarına rağmen hızla meyhaneler açılmaya başlanmıştır.
Acaba Develi’de alkol kullanılmaya ne zaman başlanmıştır? Bu konuda aynı sütunda temas etmiştik. Yaptığımız araştırmalarda bu tür zevk ve keyif verici şeylerin kullanılması, zaman zaman yasaklanmasına rağmen hem alkol alınan meyhaneler, lokantalar ile hem de devlete çok para kazandıran bira, rakı , viski, şampanya , şarap v.b üreten fabrikalar hızla artmaya başlamıştır. Elbette tüketim de aynı süratle artmıştır. Bu ihtiyacı karşılayan müzikli mekanlar ,gazinolar, lokantalar ,pavyonlar, kafeler ,barlar vs. çoğalmaya devam etmiştir.
Alkol üretimi devlet tekeline girdikten sonra ,bağcılığın yaygın olduğu zamanlarda özellikle Ermenilerde evlerde sirke, şarap ve rakı kaçak olarak üretilmeye başlamıştır. İlk rakı fabrikası Osmanlı’da II.Sultan Abdulhamid zamanında açılmış ,kendisi de zaman zaman konyak içtiğini tarih kitapları yazmaktadır. 20.Asrın başlarında Bu işle meşgul olan yakın Türk tanıdıkların da bu işle meşgul olduklarını yakinen biliyorum. Çünkü tatlı kar her zaman çekicidir. Özellikle eski Türk düğünlerinde alkol kullanılırdı. Düğün evinde cümbüş ve tef eşliğinde oyunlar oynanırken özellikle damadın arkadaşları için özel bir oda ayarlanır ve alkol eşliğinde eğlenilirdi.
Yeri geldi ,anlatayım. Bir ağabey anlatmıştı. Düğünüm oluyor. Dedemle aynı evde kalıyoruz. Kozan’ın Kazım ‘ı çağırtıyor ve O’na diyor ki:-Bak oğlum! Sen benim bu düğünde sağ kolumsun. Düğünün tertibinden, düzeninden sen sorumlusun. Alkolü sevdiğini bilirim. Sakın bu düğünde sen alkol alma. Ben düğün sona erdikten sonra sofranızı ben kuracağım, der.
Büyüğe saygı son derece yüksek. Kozanın Kazım’dan peki cevabını alır. Almasına alır ama kayınpederin bu yasaklama işine gelmez. Hemen bir yetik çağırır ve :
-Oğlum! Sen şu parayı al, Ermeni Artin Usta’nın evine git, bir aşırma şarap al, getir , der. Sonuç da çocuk şarabı alır, tam gençlerin odasına gideceği sırada bakar ki Hacı Amca Camii’den geliyor. Hemen açık olan ahırın içine giriverir ve şarap dolu aşırmayı kapının arkasına saklar. cümbüş ve tef eşliğinde oyunlar oynanan odaya gider. Ahırdaki şarabı unutur.
Damat ,baba ve dede aynı odada uyurlarken gecenin bir yarısı ahırdan gürültüler gelmeye başlar. Acaba hırsız mı geldi, diyerek aşağıya inerler ki ne görsünler, bizim inek dağdan gelince açık kapılı ahıra girer ve o yorgunlukla kapının arkasında duran bir aşırma şarabı içer ve sarhoş olur. Sağa sola saldırmaya başlar. Durumu fark eden baba ve damat ineği zapt ederek istifra ettirirler, ineği sakinleştirirler ama epeyce de yorulurlar. Yataklarına tam yatacakları sırada sokak köşesinden Kozanın Kazımın narası yükselir:
-Heyt!….Hacı Osman Ağa’nın ineği şarap içer de Kozanın Kazım içmez mi? Şimdi, ayıkla pirincin taşını!
Ben 1954- 1955 yıllarında içkili iki lokantayı hatırlıyorum. Birincisi eski Şehir Kulübü’nün altındaki havuzlu lokanta ,ikincisi ise Ermeni Davut ‘un yerini kira işleten Ali Ağa’nın lokantası. Çocukluk dönemimde en çok meraklandığım mekanlardan iki yerdi! Ayrıca Ermeniler için son derece önemli bir yer de Tepe Ceviz / Haç Dağı olduğunu unutmayalım. Sergilik zamanı, bu tepede yakılan bir büyük ateşle ilan edilirdi.
Mesire yerleri ise o zamanlar en rağbette yerler Ulu ceviz ağaçları ve üç gül ile döşenmiş Köşkpınar ile şüphesiz Elbiz ,idi. Elbizin Dört tarafı kalın duvarlarla çevrili olduğunu hatırlıyorum .Kazanın ileri gelenleri burada halk ise Köşk Pınarı tercih ederdi. Alkol evlere girdiği gibi, aynı zamanda insanların rahatlıkla oturabileceği, ailesi ve misafirleriyle, dost alemi ile eğlenebileceği mesire yerleri de ,özellikle sulak yerler ve bahçeler de çoğalmaya başlamıştır. Bir zamanlar bağcılığın çok önem kazandığı bir dönemde, şırası çok olan, şarap üretiminde tercih edilen karaburcu, orun gibi üzümlerin bol olduğu dönemlerde şimdiki Fatih Camii olan eski kilisede şarap üretimi yapılmıştı. Sonra çabuk kapatıldı.
Çarşı Camii altında alkol satan bir “Şarapçı” amca vardı.İsmi Şarapçı Mehmet idi. O alkol meraklılarının ihtiyacını giderirdi. Ölümünden sonra da baba mesleğini çocukları devam ettirmişti. Şimdilerde Aşağı Everek’de iki üç şarap üretip evinde ve dükkanlarında satanlar olduğunu biliyoruz.
Bu mesire yerlerinde eğlence dünyası için kaynak eser Osman Coşkun’un “2.Ergenekon” adlı eserini tavsiye ederiz. Bir zamanlar Develi aynı zamanda eğlence merkezi idi. Udların, kemanların, Klarnetlerin ve kanun, cümbüşlerin gönülleri tutuşturdu daha yakın zamanların hatıralarıdır.
Alkol kullanma bir kültür işidir Kullanımı dinimizce yasaktır, günahtır….Tamam ama bütün bu frenleyici telkinlere rağmen almasını bilen insan için bir eğlencedir. Peki almasını bilmeyenler için !..
Çağdaş Develi Gaz.o9.o7.2020 (düzeltmeli)

Share
6.115 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

8+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • O BİZİM ERCİYESİMİZDİ

    07 Ağustos 2020 Köşe Yazarları

    Kuruluşundan bugüne Derneğimizin Hafızası adlı yayına hazırladığım kitabımızda Başkanımız merhum Zeki Sevimay'a ait bölümünü kızı Devrim Hanım'dan yazmasını rica ettim. Ulusal medyada uzun müddet gazetecilik yapan değerli hemşehrim ailesi ile ilgili yazısını fotoğraflarla ölümsüzleştirdi. Buraya aldığım o yazıdan çok küçük bir bölüm. Tamamı ileride kitabımızda yayınlanacak. Devrim Hanım'a ilgi ve alakasından dolayı çok teşekkür ediyor, Başkanımızı saygıyla ve rahmetle anıyorum. Devrim Hanım Sevgili Babası Zeki Sevimay'ı anlatıyor: Gazeteci ...
  • DÜNYA DENİZ FENERİ GÜNÜ

    07 Ağustos 2020 Köşe Yazarları

    Deniz Feneri, denizlerde karanlıklardan dolayı tehlike oluşturabilecek durumlarda adalarda, kayalarda veya kara parçalarında inşa edilen ve görüş mesafesinin düştüğü gecelerde veya sisli havalarda gemilere yol gösteren bir tür kuledir. Kulenin tepesindeki cam odada yanıp sönen güçlü ve uzun mesafeli bir ışık kaynağı bulunmaktadır. Bu kuleler, denizcileri kayalıklardan, büyük resiflerden ve gözle görülmeyen tehlikelere karşı uyarmak için inşa edilmiştir. İlk deniz feneri M.Ö. 7 yy. da, Çanakkale Boğazının Asya yakasında yer alan ve bugünkü adıy...
  • DEVELİ’DE KEYF VEREN MESİRE ALANLARI

    07 Ağustos 2020 Köşe Yazarları

    Keşişin Havuzu Mesire alanları bir bölge insanlarının boş zamanlarını değerlendirdikleri, birlik ve beraberlik tesisi için toplu yemek yedikleri, eğlendikleri hülasa kendilerine zaman ayırdıkları insanları dillendiren yeşili ve suyu bol olan yerlerdir. Eğlenmek bir kültür işidir. Zevk işidir. Develi bu konuda bazı köyleriyle beraber zengin mesire yerlerine sahiptir.Develi’nin bir zamanlar adı:Yeşil Everek’ti.Bir zamanlar çeşitli ceviz ağaçları dolu idi ve XVI.Asır Develi ticarî hayatının en çok vergi getiren neması ceviz öşürüdür. Önce Fenes...
  • DÜNYA LAZANYA GÜNÜ

    03 Ağustos 2020 Köşe Yazarları

    İster bayram ve tatiller olsun, ister tüm dünyada merakla beklenen günler olsun neredeyse kutlanmayan bir gün bile yok gibidir. Dünyada hemen her ülkede resmi ve dini bayramlar ile önemli günler bulunmaktadır. Bu önemli günler kültürlere göre farklı şekilde kutlanmakta ya da anılmaktadır. Bu önemli günlerin yanında dünyanın çeşitli ülkelerinde farklı ve çeşitli günlerde kutlanmaktadır. İşte bu kutlanan günlerden birisi de Lazanya Günüdür. Lazanya, İtalyan mutfağında makarnalar arasında yer alan özel ve leziz bir yemek türüdür. Lazanya, geniş, ...