logo

DEVELİ’DE KEYF VEREN ALIŞKANLIKLAR: 1 SİGARA VE ENFİYE

Develi sosyal hayatında keyf veren alışkanlıkların büyük rolü vardır. Tütün ve ondan mamül olan enfiye de bunların başında gelir. Tütünün Anadolu coğrafyasına gelişi Kanunî Sultan Süleyman zamanında gelmiştir. Tabii kahvehanelerin de…Hızla da yaygınlaşmıştır!
Gelin isterseniz sosyal tarihçiliğimizin çok değerli araştırmacısı Reşat Ekrem Koço o nefis üslubuyla, bu konuda” Kahve Yasağı “adlı yazısında, şu ilginç bilgileri verir:
“Onyedinci Yüzyıl başlarında Türkiye’ye tütün girdi ve tütün tiryakileri de sür’atle yayıldı. Tütün, kahvehâne safhasına ayrı bir cila verdi. Kahvehânelerin şevkini(şiddetli arzu) ve revnakını
( güzellik )artırdı.


….0nyedinci yüzyılın başlarında amansız Yasağa rağmen kahvehâneleleri işletenler Üçüncü Murat zamanında idam edildi.Kahvehaneler Üçüncü Murat’ın ölümünden sonra tekrar açıldı.Çünkü işletmecilik karlı işti. İstanbulda Üçüncü tekrar kapatıldı, kimi temelinden yıktırıldı.,kimi de bekar odası yapıldı. İstanbulda üçüncü defa 2.Sulatan Mahmut zamanında 1826 yılında Yeniçeri ocağı çok kanlı bir şehir muharebesiyle sonra kapatıldıktan sonra kapatıldı.Ortalık durulduktan sonra Kahveler yeniden açılmaya başlandı.
…. Fakat zaman içerisinde yasakları çiğneyenler:
Zararsız bir dühan hakkında neyler bunca dikkatler
Dühanı âh-ı mazlûmânı men eyle hüner odur”
Gibi hayli ilginç bilgiler verir.
İstanbul’la yakın ilgisi bulunan Develi’li medrese öğrencileri, müderrisler ve huzur derslerinde görev âmutlaka yeri doldurulamayan, unutulmaz Belediye Başkanlarımızdan Hadi Etrdoğan’nın belediye başkanlığı sırasında yaptırdığı Belediye Kahvehânesi’dir.Bina şimdi bir bankamıza hizmet vermektedir ki bizim kuşak ünlü siyasilerimizden Erbekan,Osman Bölükbaşı ve Turan Feyzioğlu ,sanatkarlarımızdan zamanın Dede Efendisi bestekar Arif Sami Toker’i burada izlemiştik!
Şüphesiz Develi sosyal hayatının önemli yaşayış biçimlerinden biri de ev oturmalarıdır. Develi’de önce her mahallenin bir oturma odası olur, yaşlı ve tecrübeli insanlarımız odanın başına otururlar ve konuşmalar sohbetleri onlar yapardı Hepsi ibretli hayat hikayeleriydi. Gençler ayakta durur, onlar odaya gelenlere hizmet ederdi. Askerlik hatıraları, dini hikayeler ve önemli hayat tecrübeleri ele alınır ibretli bir biçimde anlatılır, edepli bir biçimde dinlenirdi.
Gerek ev oturmalarında gerekse böyla oda oturmalarında vazgeçilmez alışkanlıklar vardı.çBunların başında da tütün ve enfiye gelirdi.
Sigara sanayinin bu kadar gelişmediği zamanda tütün kilo ile satın alınır. Ve tabaka içerisine konur,kağıtlara ustalıkla sarılarak içilirdi.
At Tabakayı Bakalım !
Bu söz ta eskilerden gelir. Tütün kıymetlidir. Biri tabakasını çıkarır sigarasını hazırlarken biri dayanamaz.: At Ağa bakalım şu tabakayı, der.O da fiyakayla tütün dolu tabakayı karşıda oturan misafire ,halı üzerinde kaydırarak atar ve siğara içmek isteyen kişiler de sırayla alırlardı. Tabaka atmak bir bonkörlüktü.
Ben özellikle kadın alışkanlıklarından gördüm: Enfiye. Biliyorum çok genç bunları bilmez. Sigara kadar etkileyici tiryakilikti. İsterseniz önce enfiye nedir ve nasıl yapılır bilgisayardan derlediğim bilgileri sizlerle paylaşayım.:
Enfiye, toz haline getirilmiş tütünün burun deliklerine çekilerek tüketicide nefes yoluyla fizyolojik etki yapan bir tütün mamulüdür.
Bir başka enfiye çeşidi, ince toz halinde bulunan, burun deliklerine çekilerek kullanılan bir tütün mamulüdür. Kullanan kişinin burun mukozasından kan dolaşımına geçer ve merkezi sinir sistemini etkileyerek etkisini gösterir. Bu bakımdan, kokain çekme ile benzer bir yol söz konusudur ancak fizyolojik etkisi farklıdır. Tütün mamulleri tüketimi tarihinde ilgi çekici yeri ve müptelaları vardır.
Kullanımı bundan 250 yıl kadar önce Avrupa saray sosyetesi arasında yaygınlaşmıştır. Bir dönem sarma tütün ve sigara taşımakta kullanılan tabaka gibi, enfiye de özel bir enfiye kutusunda taşınırdı. Porselen ve altın, gümüş gibi değerli madenlerden yapılanları, kullanıcının zevk sahibi ve varsıl sınıf mensubu olduğunun göstergesi sayılırdı. Kadınlar ve erkekler arasında keyif verici olarak kullanılan enfiye o zamanlar her yerde kolaylıkla bulunabiliyordu.
Tütünün dumansız tüketimi şekillerinden olan enfiye kullanımı, 17. yüzyılda IV. Murat zamanında tütünün yasaklandığı dönemlerde artış göstermiştir. Osmanlı tarihine ilişkin yazılanlardan anlaşıldığına göre İstanbul’da enfiye satma hakkını haiz dükkân sayısı 1750 yılında 60’a kadar çıkmıştır.
Buruna enfiye çekme sigaranın yaygınlaşmasıyla birlikte hızla gerilemişse de son yıllarda Amerikalı ve Avrupalı gençler tarafından yeniden keşfedilerek bir Rönesans yaşamaya başlamıştır. Bugün dünya piyasalarında 250’yi aşkın enfiye çeşidi üretilmekte ve enfiye tüketimi başta Amerika, İngiltere ve Almanya olmak üzere yılda 25 milyon kiloyu bulmaktadır.
Başlangıçta enfiye ele geçen herhangi kaba bir tütün tozunun veya enfiye haline getirmek üzere herhangi bir tütünü törpü kullanmak suretiyle sürterek herkesin kendisinin yaptığı bir mamuldü. Bundan sonra üretim yöntemleri daha da geliştirilmiştir. Enfiye fabrikasyonu önce İspanya ve Portekiz’de sonra sırası ile Fransa, Almanya, Hollanda, İskoçya ve İngiltere‘de gelişmeye başlamıştır.
Enfiye görüldüğü gibi tütünün toz şeklidir o da bir küçük kutuda sakalanır.Sigara nasıl tabakada sıralanırsa, toz haline gelmiş enfiye enfiye kutularında saklanır ve tiryakisi de oran birazcı alır burun deliklerinden çekerek nasiplenirdi. Tiryakisi de nasıl keyf alırdı hayret ederdiniz.
Ben ailemden üç tiryaki hanım tanırdım. Birincisi, 1.Dünya Savaşında bir ailenin iki delikanlısı ile evlenmiş her ikisiyle üçer ay evli kaldıktan sonra ikisi de askere gittikten sonra bir ay sonra şehit olmuş.Aile iki delikanlısın şehit verdikten sonra Dedemle 3.evlilşiğini yapmıştı.Bizim canım abamızdı! İkincisİ genç yaşta dul kalan halam, üçüncüsü de İncezâde İsmail Efendi’nin kızı Zahide Abamızdı.Üçü de enfiye tiryakisi idiler.Evimiz sedirli idi .zaman zaman gelirler üçü birden yattıkları sedir üzerinde öyle enfiye çekerlerdi.İşte keyfler gelince o nefis sohbetlerin tadına doyulmazdı.
Peki,sizin ailenizde sigara ve enfiye tiryakilerinden hiç mi tiryakiler yoktur? Yazılmayan nice hatıralar bu sohbetlerdedir, bilir misiniz.

Share
9.783 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

7+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Develili Kabadayılar ve Âlemin Adamları

    20 Mayıs 2022 Köşe Yazarları

    https://www.cagdasdeveli.com.tr/e-gazete/cagdas-develi-gazetesi-e-gazete/cagdas-develi-gazetesi-20-mayis-2022-sayfa-7.html...
  • ULUSLARARASI KLİNİK ARAŞTIRMALAR GÜNÜ

    20 Mayıs 2022 Köşe Yazarları

    Her yıl 20 Mayıs’ta dünya genelinde “Uluslararası Klinik Araştırmalar Günü” kutlanmaktadır. Kutlamanın çıkış noktası, bu alandaki ilk bilimsel çalışma olarak kabul gören İngiliz Doktor James Lind’in 20 Mayıs 1747 tarihinde başlattığı iskorbüt hastalığı ile ilgili araştırmasıdır. (İskorbüt, C vitamininin aşırı derecede yetersizliğine bağlı olarak gelişen bir hastalık türü olup, anemi, hareket kısıtlılığı, halsizlik, kanamalar, kol ve bacaklarda ağrı, vücudun bazı bölgelerinde şişlik, cilt problemleri, diş eti hastalıkları ve diş kaybı gibi olums...
  • Bizim Erciyes

    11 Mayıs 2022 Köşe Yazarları

    Erciyes Dağı, Develi’nin sembolüdür. Bugün bir çok kurum ve kuruluşun amblemlerinde Erciyes figürünü kullanmaları, kendilerini Erciyes Dağı'na göre tanımlama ve konumlandırma arzularının göstergeleridir. Muhteşem bir manzarayı gözler önüne seren, beyazlara bürünmüş bu “kadim dağ” yücelik taşıması ve saygı uyandırmasından dolayı, bazı seyyahlar tarafından “asil, ünlü, soylu” sıfatlarıyla nitelendirilmiştir. İlkel dinlere inanan toplumlarda dağlar, Tanrı’ya en yakın yerler olarak kabul edilir. Sümerlerde dağlar kişiselleştirilmiş ve tanrısal...
  • DÜNYA HİPERTANSİYON GÜNÜ

    11 Mayıs 2022 Köşe Yazarları

    Hipertansiyon, günümüzün en büyük sağlık sorunlarından birisi olup, rutin sağlık kontrollerinde teşhis edilmektedir. Hipertansiyon, kalpten vücuda taşınan kanın atardamar duvarlarına uyguladığı kuvvetin, kalp hastalığı gibi sağlık sorunlarına neden olabilecek kadar yüksek olduğu yaygın bir tıbbi duruma verilen bir isimdir. Hipertansiyon aynı zamanda “yüksek tansiyon” adıyla da bilinir. Kalp ne kadar çok kan pompalarsa ve atardamarlar ne kadar dar olursa bireyin tansiyon değeri o kadar yüksek olur. Erişkin bir kişinin kan basıncının 140/90 mm...