logo

DEVELİ’DE KADIN HAPİSHANESİ

Develi 1870 yılında Kayseri’ye bağlı bir kaza olmuştur. İlk kaza merkezi bugün, hala yaygın adıyla anılan “Eski Saray” denilen Venk bölgesinde Hüseyin Sağlam‘ın dere kenarındaki evinin bulunduğu alandır. Osmanlı salnamelerinden de öğrendiğimize göre burada iki katlı Kaymakamlık binası çevresinde Müritler Çeşmesi ve Müritler Mescidi, Seyrânî Hamamı, İnkılap İlkokulu. PTT vb. idarî yerler yapılmıştır. Daha sonra bu bina İstiklal İlkokulu’na taşınmıştı. Değerli bir İslam tarihçimiz M.Asım Köksal bu okul’da “sınıf çavuşluğu / sınıf başkanı” olarak görev yapmıştır.
1288 / 1871 tarihli Ankara Vilayeti Salnamesinde Konak’ın / Hükümet Konağının bulunduğundan bahsedilir ki bu konak işte Venk bölgesinde yapılan bu binadır. Daha sonra kazanın yönetim yeri, Elbiz tarafına kaydırılmış ve 2.Sultan Abdulhamid zamanında 1905’te tamamlanan, şimdilerde ”Askeri Lojman “ olarak kullanılan bina Mimar Hakkı bin Mahmut tarafından inşa edilmiştir.
1957-58 öğretim döneminde bizim İstiklal İlkokulu’nda öğretmenimiz (Allah uzun ömür versin) emekli valilerimizden Necati Develioğlu biz öğrencilerini bu binaya da getirmiş ve bir mahkemeyi göstermişti. Binanın altı hapishaneydi. Hatta hiç unutmam bir mahkum, tel örgüyle kaplanan oval pencere kenarına oturmuş, elini kulağına tutmuş, yanık yanık bir ağıt söylüyordu:
Burada belim bükülü kaldı
Çocuklarım perişan kaldı
Mısraları yıllar sonra bile kulağımdadır.
Üçüncü olarak Hükümet Konağı Belediye Başkanı Hadi Bey tarafından yaptırılan “Şehir Kulübü” ne nakledilmiş ve yine hocamız sayesinde burada, bir yargılamayı izlemiştik. Daha sonra da hükümet konağı buradan, 1970-71 yılları arasında şimdiki binaya taşınmıştı. Bu bilgiler Develi idarî tarihi için, anlayan ve idrak sahibi insanlarımız için önemli bilgilerdir.
Bu konulardaki gelişmelerde bilgi kaynağımız devlet salnameleri ile merhum halamdır (d.1900). Kocası PTT ‘de hat çavuşu idi.20. Asrın başlarında açılan Develi PTT de burada idi. İşte bu konularda dağınık da olsa halamdan derlediğim bilgiler çok öneli idi. Zaman zaman bu bilgileri not alırken Develi Kadınlar Hapishanesi konusunda verdiği bilgiler dikkatimi çekmişti.
Bu konuda bir dergi yazısı beni halamın verdiği bilgilere götürdü ve konuya dönmeye yöneltti.
Hapis, alıkoyma ve engellemek anlamına gelir. Suç işleyen zanlılar belirli bir süre içerisinde kapalı mekanlarda tutulmaktadır. Cezanın uygulandığı yerlere mahbes veya hapishane olarak anıla gelmiştir. Osmanlıda ceza mekanları ilk önce mahbes, zindan ve tomruk evleri karşımıza çıkar. Suçluların zindanlarda tutulmaya başlamasının ilk örneği 1398-1402 yılları arasında Yıldırım Beyazıt döneminde görülmektedir. Suçlu bulunan Germiyanoğlu Yakup Bey ve adamları yağma ve talan suçundan İpsala zindanına satılmışlardır . Kadın mahkumlar ile ilgili düzenleme ise 1840 tarihli ceza kanunudur. İlk modern hapishaneler ise 1870’lerden sonra açılmaya başlamıştır. Öksüz çocukların ve suçluların eğitilmeleri için bir mektebe de açılmaya başlamıştır. 1880 yılında çıkarılan nizamname ile hapishaneler ıslah edilmeye çalışılmıştır. Fakat yapılan Kırım ve 93 harpleri bu çalışmaları önlemiştir.
Önce İmamevlerinde hapsedilen kadınlar daha sonra nisa / kadınlar hapishanesi açılmıştır. Kaza yöneticileri tarafından bu evlere kadınların güvenliği için kadın görevliler konmuştur. Bunlara maaş verilmiştir.


İlk kadın hapishanesi 1883 yılında Karesi sancağında açılmıştır. Develi’de de aynı yıllarda bildiğim kadarıyla kadınlar hapishanesi ilk hükümet konağı yanında, Kağnı sokağın girişinde sol tarafındaki iki katlı bir evde açılmıştır. Bu bilgiyi halamdan almıştım. Bazı başka bilgilerle beraber. Kayseri hapishaneleri hakkında ilk kayıtlar 1912 yılına rastlar.
Görüldüğü gibi Develi Kadın Hapishanesi yöre ahalisinden kiraya tutulan evlerden ibarettir. Kiralar devlet tarafından ödenmiştir. Öğrendiğimize göre ilk kayıtlar 1919 yılına aittir. Kiraya tutulan bu bina bir Ermeni’ye aittir ve yıllık kira bedeli 300 kuruştur.
Daha sonra kira sahibi ile bazı andlaşmazlıklar doğmuş ve hapishane hükümet konağına nakledilmiştir. Kira bedeli olarak 150 kuruş olarak jandarma dairesine verilmiştir. Develi’ye modern hapishane 1956 (1956) yapılmıştı.
Kaza yönetimi Fenese’ye taşınınca kadınlar hapishanesi, halen ayakta duran Harman mahallesindeki Şıhlılı İzzet’in evinin yanında bir kiralık eve taşınmıştır. Tevfik Gürcan ağabeyden aldığım bilgilere göre (kendisine verdiği bilgilerden dolayı teşekkür ederim.) “Kadınlar hapishanesinde zinadan İncesulu bir kadın yatmıştır. Hapishane gardiyanı Develili dul bir kadın olan Dudu hanımdı. Şimdi Develi’de kadınlar hapishanesi yoktur.” Gardiyan atamaları sık sık aksamıştır. İsmi ve ne zaman atandığı belli olmayan bir kadın 80 kuruş maaşla atanmıştır. Herhalde Dudu Hanım kadınlar hapishanesinin son gardiyanıdır!
Böyle sosyal olaylar ve kurumlar tam ortaya çıkarılmadan Develi sosyal tarihini yazmak kolay değildir. Son sözlü kaynakların çoğu da Hakk’a kavuştu. Kalanlar da zaten davet (!)bekliyor. Onları da kaybettikten sonra bu bilgiler kayıplar alemine gidecektir. Zaten yazılı bilgilerin önemi de burada değil mi?
Çağdaş Develi Gazetesi 25.02.2021

 

Share
9.613 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

3+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bırak Söyliyeyim Dilimi Tutma

    16 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Bu 5. eserimi, güzelliklere ait olan Sevgiyi, VECD haline getiren, şiir okumayı özellik ve güzellik bilen herkese ithaf ediyorum. Dülgeroğlu Sabit Şiir;Yücelere tırmanan bir fikrin, düşüncenin, tefekkürün mahsulü, güçlü ifadenin merkezdeki özüdür. Meselenin künhüne inip kısa-veciz bir beyanla kitap çapında ifadesi edebi duygunun ihtimamı, iktidarı, zirvesidir. Edebî anlatım da gerek olmaz beyan'a, Mısralar bin söz eder şiirden anlayana. Korkuttular sindirdiler milleti, Sardılar başına maraz illeti, Modern putçuluğu, şirki zilleti, Bı...
  • SU TASARRUFU GÜNÜ

    16 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Küresel ısınma nedeniyle dünyadaki tatlı su kaynakları da giderek azalmaktadır. Artan insan nüfusu ve kentleşme daha fazla su ihtiyacı yaratmakta ve dünyanın ise bu kadar suyu bulunmamaktadır. Su tasarrufu, herkesin mutlaka bilincinde olması gereken hayati bir mesele haline gelmiştir. Su tasarrufu, kişisel temizlikte, konforumuzda ve ihtiyaçlarımızı karşılama yeterliliğinde herhangi bir azalma olmadan suyu verimli kullanmak, israf etmemektedir. Yani aynı işi daha az su kullanarak yapmaktadır. Meyve, sebze ve bitkilerin yetişmesinde, hayvanlar...
  • Mısırlı Aile’sinin Gelini Melek Öztürk ve Kızları Bilge ve Banu Öztürk

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Melek Öztürk hanım, merhum Ali Orhan Öztürk’ün eşidir. Özel İdare Memuru Ali Atlas ile Ev Hanımı Safiye Hanım’ın 3. çocukları olarak 2 Ekim 1942’de Sandıklı, Afyon’da dünyaya geldi. İlkokul ve Ortaokulu Sandıklı’da tamamladıktan sonra 1960 yılında İzmir Kız Lisesi’nden mezun oldu. 1966 yılında Ege Üniversitesi, Tıp Fakültesi’nden mezun oldu ve Van’ın Edremit Nahiyesi Sağlık Ocağı’nda göreve başladı. 24 Kasım 1967 Cuma günü Ali Orhan Öztürk Bey ile evlendi. Bu tarihten itibaren 1969 yılına kadar Malatya’da Sağlık Ocağı’nda, 1969 - 1970 yıllarınd...
  • TÜRKİYE SERBEST PARAŞÜTÇÜLER GÜNÜ

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Paraşütle atlama, genellikle hava araçlarından çıkış yapılarak boşlukta ve belirli bir yükseklikte de paraşüt açarak yavaş bir şekilde yere inilen bir aksiyon sporudur. Hava aracından çıkış ve paraşütün açılması arasındaki zaman “serbest düşüş” olarak adlandırılmaktadır. Birinci ve İkinci Dünya Savaşında, malzeme ve asker indirmek, uçakları arıza yapan pilotların yaşamlarını kurtarmak için sık sık kullanılmıştır. Askeri amaçla kullanılan paraşüt zaman içerisinde spor dalı halini almış olup, Türkiye’de de bu spora rağbet görmüştür. Bu spor özel...