logo

DEVELİ’DE İNSAN HAKLARI

1520

27 Mart günü yılın ilk İnsan Hakları toplantısını 15 kişiden oluşan kurul üyelerinin 9’unun katılımıyla Kaymakam Enver Ünlü başkanlığında gerçekleştirdik. Katılımcılar; Enver Ünlü, Ahmet Temel, Hakan Demir, Fazlı Öztürk, Yunus Erdoğan, İbrahim Sarıkaya, Cihan Çimen, Ahmet Karademir ve Selim Akdoğan’dan oluştu.

Toplantıda çalışmaların sağlıklı yürütülmesi ve gereklilik olduğu üzere üç adet komisyon kuruldu, üyeler tespit edildi:
a) Halkla İlişkiler ve İletişim Faaliyetleri Komisyonu (4 kişi)
b) İnsan Hakları Eğitimi ve İnsan Hakları Bilincini Geliştirme Komisyonu (5 kişi)
c) İnsan Hakları İhlallerini Araştırma, İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu (4 kişi)
Ben a ve c komisyonlarında yer aldım. Halkla İlişkiler ve İnsan Hakları İhlallerini araştırma komisyonu üyesi olarak bu yazımda halkla ilişkiler ve iletişim görevimi yerine getiriyorum. Ayrıca insan hakları ve ihlallerini araştırma ve inceleme gereği olarak komisyonda şikâyetinizi değerlendirebilmemiz için Kaymakamlığımızda bulunan ‘Şikâyet Kutusuna’ başvuru mektubunuzu atabileceğiniz gibi yukarıda yazılı e-posta adresime konuyu ivedilikle ele alabilmem için ‘insan hakları’ başlığı altında yazabilir, Çağdaş Develi ve Yeni Ufuk Bölge Gazeteleri sahibi ve Komisyon üyesi Cihan Çimen’e yazılı veya sözlü sorunlarınızı belirtebilirsiniz.
Burada en önemli konu b şıkkında belirtilen insan hakları eğitimi ve insan hakları bilincini geliştirme komisyonumuza düşmektedir ki 3 partimizin değerli temsilcileri ile 2 avukatımızın bunu başarıyla yapacaklarına eminim.
Bana yazacağınız konular hak ihlalleri konusu olmalı, mahkemelerin devreye gireceği konular olmamalı. Komisyon çalışmasında konulardan biri ‘insan hakkının’ nasıl tanımlanacağı idi. Bana göre kul hakkı geçen her şey insan hakkı olarak tarif edilebilecekken; işe siz layıkken başkasının alınmasından tutunda, kimsesiz çocukların öğretmenleri tarafından hor görülmesi, dövülmesi, ya da şifa bulmaya gittiğiniz hastanede daha kayıt kabulde ‘geçmiş olsun’ yerine asık suratla karşılanılması, doktor ve/veya hemşirenin hastayı azarlaması gibi hususlar insan hakları ihlaline girmektedir.
Dayak yiyen çocuğa, mağdur kişiye soruyorum. Diyor ki; ‘derdimi kime anlatayım, şikâyet etsem daha kötü olur sonuçta’. O halde SİNEYE ÇEK’mi olacak cevabımız? Kaç kişiden duymuşsunuzdur okulda hor karşılandığı için okumaktan kopartılan veya tersi, görevinin hakkını verdiği halde velilerin hışmına uğrayan öğretmenlerimizi. Devlet dairelerinde itilip kakılan kişiler veya yine tersi; bağırıp çağıran işini yapan memura müdahale edenler yok mu? Maaşını aldığı halde iş yerine zarar veren veya görevini layıkıyla yerine getirmediği için iş verimliliğini düşüren kişiler… Bu öyle bir konu ki mutlaka madalyonun tersi nasıl diye sorgulamak ve çift taraflı dinlemek gerekir. İşte komisyonlar bunun içindir; araştırılıp sonuca bağlama ve doğruyu tespit etme…
Yazıma son vermeden önce ilçemizde göreve başladığından beri güler yüzüyle çözüm üreten Sayın Kaymakamımızın benden için ‘Aile Birliği Temsilcimiz Selim Bey burada olurda, İlçe Milli Eğitim Müdürümüz olmazsa olur mu ‘diye toplantıya Ali Arslan Bey’in katılımını sağlaması çok ince bir davranıştı. Bu vesile ile Develi’den tayin olduğunda Enver Ünlü Beyefendinin vali olarak atanmasını dilerken belediyemizce kendisine mutlaka ‘fahri hemşeri beratı’ verilmesini öneririm.
NOT : Toplantıda Kaymakamlık Yazı İşleri Müdürümüz, görevini her zaman layıkıyla yerine getiren tam bir beyefendi Gürsoy Peker’in misafirperverliği için teşekkür ediyorum.

Share
2.661 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

9+2 = ?

#

DEVELİ’DE İNSAN HAKLARI” için 1 yorum

  1. selim bey gazetede haberi görünce konu dikkatimi çekti. “insan hakları komisyonu toplandı”. yazınızda da belirttiğiniz gibi bence de en önemli konu insan hakları eğitimi. komisyondaki kişileri tanımıyorum ama içlerinde bir tane sosyolog vardır diye ümit ediyorum.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Derneğin Hafızası Kitabını Neden Yazmaya Gerek Duydum?

    18 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Kuruluşundan bugüne derneğimize hizmet eden değerli büyüklerimizi anmak ve bizden sonra gelecek yönetimlere ışık tutmak için bu kitap kaleme alınmıştır. Amaç derneğin yazılı hafızasına bir katkı sunmaktır. Çünkü toplumun hafızası olan kitaplar kültürel bir mirastır, kitaplar gönülden gönüle giden bir yoldur. Her dönemde Başkanların ve yönetimlerin karşılaştığı zorluklar, yaptıkları fedakârlıklar ve hizmetler hiçbir zaman küçümsenemez. Dernekçilik bir gönül, sevda ve fedakârlık işidir. Hemşehrilerinin dertlerine ortak olmak, hastalara ve yoksul...
  • DÜNYA PİKNİK GÜNÜ

    18 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Havaların ısınmaya başladığı ilkbahar aylarından itibaren piknikler, hafta sonlarının en keyifli aktiviteleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Pikniğe gitmek için kimimiz deniz kenarını, kimimiz ormanı, kimimiz su veya göl kenarını, kimimiz de parklar gibi doğal ortamlar veya bir açık alanı tercih ediyoruz. Piknik, yemek yemek, eğlenmek için açık alanda yapılan günübirlik gezintidir. Piknik, kelimesinin kökeni Fransızca “pique-nique” kelimesinden gelmekte olup, anlamı “Suyu, yeşilliği olan, gezinti yapılacak yer” olarak tanımlanmaktadır....
  • ABBASZADE İBRAHİM EFENDİ (1899-1963 )

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Abbaslar ailesinin atası Abbas Dede’dir. Aile de hep dedenin adıyla anıla gelmiştir. Aile Halep Türkmenlerinden üç değişik aile birlikte 18.asrın ortalarında Develi’ye gelip önce Kopçu köyü’ne yerleşmişler, kısa bir süre sonra Develi’ye ad vermiş olan Dev Ali (Seyyit Emir Ali) türbesinin etrafına yerleşmişlerdir. Yukarı Develi’de yerleşmişler ve kurdukları mahalleye de Kopçulu Mahahallesi adı verilmiştir. İlk nüfus sayımı olan 1821 tarihinde de mahalle sakinleri Kopçulu adıyla kayda girmiştir! Abbaszade İbrahim de diğer bütün aile ferleri ...
  • Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci’nin Takdim Yazısı

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci'nin Takdim Yazısı Değerli Hemşehrilerim, İnsanlar genellikle maddi kazanç uğraşısı verirler, bunun için çalışırlar, bunun için çabalarlar. Neden, çünkü daha iyi bir gelecek, daha mutlu bir hayat sürmek için. Maddesel olarak bir yere gelmiş bireyler asli görevlerinden artan zamanlarda da topluma hizmette yer almalı, ülkeye ve insana hizmete omuz vermelidirler. Bu hizmetin karşılığı da manevi kazançtır, manevi kazancın getirdiği haz ve mutluluktur. Bu haz ve...