logo

DEVELİ’DE GÖÇMEN KENTİ

Bir gerçektir ki büyük binanın yıkımı çok gürültülü olur! Aynı şekilde büyük devletlerin yıkımı da aynı şekilde çok sancılı olur.Tıpkı Osmanlı Devleti’nin yıkımının yüz yıl sürmesi gibi..
Bir tarafta İngiltere Osmanlı Devletini Anadolu’dan atmak ve bir an önce petrol bölgeleri olan Ortadoğu’ya yerleşerek hem siyasi ve hem ekonomik gücünü sağlama almak istiyor.Fransa,Almanya batıda aynı duyguları bütün şiddeti ile güdüyor.Zaten Rusya Osmanlı devletine “Hasta Adam” sıfatını vermiş, bir an önce boğazlardan geçerek sıcak denizlere geçme telaşını ve heyecanını taşımaktadır.Bu arada basiretsiz devlet adamlarının şahsiyetsiz yönetimleri ve hırslarıyla hiç yok yere meşhur “93 harbi” ne bulaştırılmıştır.Ne acıdır ki koca devletin taşları bu olaylarla sökülmeye başlamış,evlâd-ı fatihan’nın Anadolu’ya dönüşü ama son derece perişan dönüşü başlamıştır. Acıdır ki hala koca bir devletin ıstıraplı bir kabına çekişmesinin hala tarihe nakşedilmiş bir tiyatrosu, haşmetine ve acısına yakışan bir filmi ve romanı,hikayesi vs. hala ya zılamamıştır.Bu konuda hala “Vatan şairi” Namık Kemal’in “Vatan Yahut Silistre “ adlı tiyatro eseri ile Şevket Süreyya Aydemir’in “Suyu Arayan Adam” adlı roman-anısı onca tevazularına rağmen bize göre bu konuda önemini korumaktadır.Maalesef gerçek budur!
Türk Savunma sisteminin dünya savunma sistemi içerisinde en önemli ve başarılı, örnek olanı Tiryaki Hasan Paşa’nın komutasında verilen “Kanije Kalesi Müdafaası”dır.Şeref dolu bir müdafadır.İkincisi ise aynı gelenekten gelen çok ama çok şerefli Osmanlı Paşası Gazi Osman Paşa’nın “Plevne Savunması”’dır.Yıllar önce Belgrat Kalesi’nin zirvesinde bulunan Tiryaki Hasan Paşa kulesine çıkmış ve Sava ile Tuna nehrinin birbirine kavuştuğu yerdeki muhteşem havayı bir saate yakın gözyaşları içerisinde Türk’ün haşmetini temaşa etmiştim ki hala gözlerimin önünde ibretli bir sahnedir.
Osmanlı paşaları içerisinde önemsediğim üçüncü paşa ise Doğu cepheleri komutanı ve Ruslara karşı savaşan Gazi Ahmet Muhtar Paşa ve Erzurum Müdafası’dır.Ruslara karşı mağlup olan Osmanlı ordusu onca direnmesine rağmen mağlup olmuş binlece evlad-ı fatihan Batum,Kars,Artvin bölgelerinde yıllar içerisinde ırzını,namusunu ve şerefini korumak uğruna asırlardır doğup büyüdüğü ,nice hatıralarını taşıdığı yerleri ,mezarlarını ter edip ,aç ve susuz,yollara düşüp,perişan bir halde Anadolu’ya göç etmişlerdir.
İşte Artvin bölgesinden değişik zamanlarda gelen bu cefekar göçmenlerimizden bir kısmı da Develi ve köylerine yerleştirilen Artvin muhacirleridir.Mecburi göçler kadar facia olay yoktur.İnsanları köksüz bırakır.Mesela Kayseri Pınarbaşı,Bünyan,İncesu ile Ermeni tehcirine terör belasına uğrayan ve Türk’e ihanet eden Ermeni bölgeleri de acı da olsa böyle talihsizliklere uğramış bölgelerdir.!
Ben çocukluğumdan beri mahallemizdeki Artvin göçmenlerimizden masallar ile özellikle savaş ve acı göç hikayeleri dinleyerek büyüdüm.Gözyaşlarını yere damlatmadan yeniden gözlerinin derinliğine akıtıldığının canlı şahidiyim.Komşum,o edep dolu ve iman abidesi olan Nani Bibi ayağa kalksa da o günlerden bir iki hatıra nakletse.Hoş, bu anlatışlarda acıdan,çileden,ölümden başka ne var ki.Ama istediğimiz kadar görmezlikten gelemim bunlar bu milletin bir dönem yaşadığı kader ürünleridir.Beğenmesek de.B,z,m alın yazımız.
Bizim de Artvin muhaciri çok değerli hocalarımız oldu.Mehmet Oral,Ömer Bakır,İsmail Bakır,Ahmet Bakır bunlardan sadeceleri.Ya bir zamanlar mescit ve camilerimizin manevi ışıkları olan Mehmet Benlioğlu,Recep Bilici,Koca Hafız Ahmat Bakır vb.Çoğu zama, dar zamanların bulunmaz din adamları oldular.
Şimdilerde merhum Mehmet Oral’dan gelen bir bilgi bu göçmenlerimiz hakkında yepyeni bir bilgi taşımaktadır.Önce belgesiz bir iddia:”Artvin dolaylarından gelen bu göçmenlerimiz önce bu günkü Hava İkmal Bakım Merkezi’nin bulunduğu alana yapılmış bir “Çadır Kente” yerleştirilmiştir.Bu işi de,uzun süre Arap çöllerinde ve kanal harekatında savaşmış iki Develi’li Osman Coşkun ile Mısır’da 17 ay esir kalmış Emin Develioğlu’nun başkanlık etmiştir.Tahmini olarak 1916-1918 yılları arasında bu olay cereyan etmiştir!Daha sonra bu insanlarımız başka yerlerden gelenlerle beraber bir sistem içerisinde başka yerlere dağıtılmışlardır.”
Artvin’den gelen bu göçmenlerimiz Develi merkezi yanında Bakırdağ, Çukuryurt, Yenice gibi köylere iskan edilmişlerdir.Yıllar içerisinde buraları ikinci vatanları olmuştur.Kayseri tarihi ile ilgilenen bazı dostlarla görüştüğümüzde bu olayı ilk defa duyduklarını dile getirmişlerdir.Bu konuda araştırmalarımız devam ederken Kayseri Tapu Müdürlüğü’nde “93 Harbi Sonrası” Kayseri’ye gelen göçmenler için ayrı ayrı üç defter tutulmuş olduğunu öğrendik.İmparatorluğun değişik bölgelerinden özellikle savaşlar sonrası gelen değişik etnik yapıdaki insanlarımız bu üç deftere büyük bir hassasiyetle kayıt altına alınmıştır. Böylece sadece bir sözlü bilgiye dayanan bir olay, şimdi devlet arşivine dayanmış oldu.Sadece Artvin muhacirleri değil,Dereşim köyüne yerleştirilen Kürtler de.
Şimdi bu gerçeğin ortaya çıkarılması gerekmektedir.Bu defterleri, hukuki bir yasaklama yoksa bu üç defter incelenecek ve Develi’ye yerleşen bu Artvin muhacirlerimizin geçmişleri, ne zaman geldikleri ve nerelere yerleştirildikleri hakkında sağlam bilgilere ulaşılmış olacaktır.
Dileğimiz odur ki bu defterlerin Kayseri Tapu Müdürlüğü tarafından zorluk çıkarılmadan araştırılmaya çıkarılmasıdır.İnşallah bu konuda anlayış görülür ve Develi sosyal tarihi için uykuda olan bir gerçek bütün ayrıntıları ile beraber ortaya çıkarılır.Bütün gayretimiz bu işin peşini bırakmayıp, sonuç almak olacaktır.Bir kaç gün önce öğrendiğimiz bu yeni bilgi için bu gün Kayseri Tapu Müdürlüğü’nde olacağım.İnşallah yepyeni bilgiler elde edeceğiz.
6.7.2017 Çağdaş Develi Gazetesi

Share
721 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

2+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DEVELİ’DE KADIN HAPİSHANESİ

    04 Mart 2021 Köşe Yazarları

    Develi 1870 yılında Kayseri’ye bağlı bir kaza olmuştur. İlk kaza merkezi bugün, hala yaygın adıyla anılan “Eski Saray” denilen Venk bölgesinde Hüseyin Sağlam‘ın dere kenarındaki evinin bulunduğu alandır. Osmanlı salnamelerinden de öğrendiğimize göre burada iki katlı Kaymakamlık binası çevresinde Müritler Çeşmesi ve Müritler Mescidi, Seyrânî Hamamı, İnkılap İlkokulu. PTT vb. idarî yerler yapılmıştır. Daha sonra bu bina İstiklal İlkokulu’na taşınmıştı. Değerli bir İslam tarihçimiz M.Asım Köksal bu okul’da “sınıf çavuşluğu / sınıf başkanı” olarak ...
  • DÜNYA DİLBİLGİSİ GÜNÜ

    04 Mart 2021 Köşe Yazarları

    Dil, insanı insan yapan değerlerin başında gelmektedir. Dilbilgisi bize dilimizin ses, şekil, cümle yapısı kurallarını öğretmekte olup, imla kuralları da dilimizi yanlışsız yazmamızı sağlamaktadır. Dil, insanların fikir alışverişinde bulunma, birbirleriyle iletişim kurma aracıdır. Her dilin kendine özgü ses dizgesi, söz varlığı ve dil bilgisi kuralları vardır. Dilin bu yönleri, dil biliminin ilgili dallarında incelenmektedir. Bireyin kendi ana dilinin imkân ve zenginliklerini bilmesinin yanı sıra dil becerilerini geliştirmesi için de dil bilg...
  • Develi Tarihi Demirciler Çarşısı

    04 Mart 2021 Köşe Yazarları

    Çok değil bundan 50 yıl önce Develi birinci sınıf bir çarsıya sahipti, bu çarşı Demirciler Çarşısı diye anılırdı. Develi’nin kırk köyünden başka; Yahyalı, Yeşilhisar, Feke, Göksun, Tomarza halkı ve bu kasabaların 180 köyü alışverişini buradan yapardı. Kayseri’ye pek nadir gidilirdi. Yoğurt Pazarı olarak anılan küçük bir çarşı daha vardı, burada manifaturacı, berber, terzi, bakkal gibi birkaç küçük esnaf bulunurdu. Diğer mahallelerde sadece bakkal dükkânları ve mahalle fırınları vardı. Ana büyük çarşı Fenese’deydi. Demirci ustaları...
  • M.Taki Cebeci’den Erciyes ve Özal Şiiri

    26 Şubat 2021 Köşe Yazarları

    Erciyes'in gölgesine sığmayan ecdadın torunlarına armağan, heybetli, esen yeli sert Erciyes üzerine yüzlerce şiirler yazılmıştır. İşte o güzel şiirlerden biride Amcam Emekli Öğretmen M.Taki Cebeci'den armağan. ERCİYES: Müstakbel Develi Vilayetinin Soyadı. NUH'un tufanına boyun eğmemiş Toprağına yadel eli değmemiş Tırmanıp tepene çıkmak isterken Yolda taş kesilmiş gelin ERCİYES. Yazın, kışın eksik olmaz dumanı, Dört mevsim başında beyaz yemeni, TEKİR yaylasında kışın harmanı MART' ta geçit vermez yolun ERCİYES. Halı dokur Hisarcık...