logo

DEVELİ’DE EŞKİYALIK OLAYLARI : 1 TAVİL MEHMET AĞA VE HAN MEHMET

Yozgatlı Celal adlı bir tımarlı sipahi, Yavuz Sultan Selim zamanında şeyhliğini ilan edip ayrıca mehdi olduğunu söyleyip duruyordu. Etrafına 20.000’e yakın kişiyi toplayıp, Tokat taraflarında Turhal’da bir mağaraya çekilmişti. Şah Veli ünvanını alan bu Bozoklu/Yozgatlı Celal Tokat-Sivas arasında hakimiyet kurmuştu.
Osmanlı yönetimi, bu asi adamın üzerine vezir Ferhat Paşa ile Dulkadir Beylerinden Şehsuvaroğlu Ali Bey’i göndermişti. Celal bu kuvvetlerle başa çıkamayacağını anlayınca İran’a kaçmaya çalıştı.1519’da Şehsuvaroğlu Ali Bey, Erzincan yakınlarında önünü kesti ve yapılan savaşta Celal mağlup oldu ve öldürüldü. Öldürülmesine öldürüldü ama adı Osmanlı tarihinde “yadigar” kaldı. Anadolu’da isyan edenlere “Celali “denildi. Celaliğin yaygınlık kazanmasında tüfeğin icadının da önemli bir rolü vardır. Bu silahın Celalilerin eline geçmesi, onların da güçlenmesini sağlamıştı. Şurası tarihi bir gerçektir ki 1596-1610 yılları arasındaki celali isyanları devleti bütün yönleriyle yormuştur. On binlerce Anadolu insanı çiftini, çubuğunu bırakıp bu isyanlar sebebiyle, Rumeli, Kırım ve İstanbul’a kaçmıştır. Devlet vergi alamaz duruma düşmüştür.
XVI. Asır başlarında Osmanlı ‘da bozulmalar başlamıştı. Tarihçilerimiz Osmanlı’da asayiş bozulmalarını 3.Murat zamanında başlatırlar.
İç Anadolu, dolayısıyla Kayseri ve çevresi eşkiyalar ile dolmuştu. Elbette bu karışıklıklardan ve asayiş bozukluklarından Develi de nasibini almıştır.
Elbette hiçbir şey sebepsiz değildir. Anadolu’daki bu başıbozukluğun ana sebepleri şöyle özetlenebilir:Kanuni Sultan Süleyman’ın son senelerinden itibaren devlet idaresinin ehil insanlara verilmemesi, paranın ayarının bozulması, ekonominin normal işlememesi, buna bağlı olarak halka fazla vergi borcu yüklenmesi, köylünün çiftini bozarak şehirlere yerleşmesi.
İşte bu sosyal, ekonomik ve idari bakımdan bozulmalar ister istemez başıbozuk askerlerden oluşan eşkiyalık olaylarını artırmıştır. 1603 yılında Arapkir sancağı Yeniçeri Bodur Yakup, Zeynel Bey, Bali Ağa ve Başıbüyükoğlu Hamza Bey tarafından basılıp yağma edilmiş ,korkudan dağlara kaçan halktan 300 kadarı oralarda açlıktan ölmüşlerdir..İnsanımız bu kötü yönetimin ve eşkiyaların zulmünden çok çekmiştir.İlerde anlatacağımız gibi bu eşkiyalık olayları kadar bir de yerleşik insanlarımız Çukurova’dan yazları Erciyes Tekir Yaylası’na ve Harmancık Yazısı’na özellikle Ulukışla ve Niğde üzerinden Develi tarafına gelirken hayvanların ekili arazileri harap etmeleri,aşiretlerin soygun yapmaları ve adam öldürmeleri de uzun yıllar insanımıza sıkıntı yaratmış ve düzeni sağlamada devletimizi çok yormuştur.Özellikle bu aşiretlerinden Bozulus Afşar Aşireti başı çekmektedir.Bu Bozulus Aşireti bu geliş ve gidişlerde çevreye ve insanlara o kadar zarar vermiştir ki,devlet fermanlarında yaptıkları zararlar ve bunlardan yılan insanlarımızın feryatları ile alınan tedbirler hakkında bilgi sahibi oluyoruz.
Eşkiyalık olayları karşısında rakip güce göre Devlet ya düzenli ordu ile yahut da köy ve şehirlerde “İl eri” adı altında bir teşkilat kurmuştu.Düzen bu şekilde korunmaya çalışılmıştır.
Yine aynı zamanlarda Develi kazasında Han Mehmet isimli bir eşkıya 200 atlı ile salgunlar saldığı, yolları keserek birçok adam öldürdüğü görülmekte idi. Niğde beyi bu şahsa ait olayları arz ederken, çabuk tedbir alınmazsa “sonra külli kayıda tasaddi olunur” diyerek, ele geçirilmesi için ferman talep etmştir.Demek ki XVII’ asrın başlarında bu olaylar ortaya çıkmaya başlamıştır.Şüphesiz bunlar içerisinde en önemli olay Karaman tarafında başlayıp Orta Anadolu’da 1603-165 yılları arasında eşkıya Taviloğlu Mehmet’in zulmü çok dikkat çekicidir.
Taviloğlu Mehmet etrafına topladığı insanlar ile askerden kaçan yeniçeriler ve sipahiler ile işsiz kalmış sekbanların da etrafında toplanmaları ile büyük bir güç olmuştur. Şüphesiz bu eşkiyalar göçebe aşiretler tarafından özellikle korunmakta ve desteklenmişlerdir. Şüphesiz bu eşkiyalar da elde ettikleri ganimetlerden bir hayli payı da kendilerini destekleyen aşiret reislerine hediye vermektedirler. İşte bir tebliğimizde de belirttiğimiz gibi Develi’nin meşhur tarihi ağıtlarından olan “Ağ Gelin “türküsü de bu eşkiyalık olaylarının büyük izlerini taşır
Konuya devam edilecektir.
Çağdaş Develi Gaz.11.08.2016

Share
1.194 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

5+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA HİJYEN GÜNÜ

    15 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü hijyen olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde temizlik önlemleri anlamında kullanılan hijyen, aslında Yunan Tanrıçası Hygeia adlı tanrıçadan gelmektedir. Hygeia, Yunan ve Roma mitolojisinde geçmekte olup, tıp tanrısı Asklepios'un kızıdır. Sağlık ve temizlik tanrıçasıdır. İnsanlar, Bergama'daki Asclepius Tapınağı gibi tapınaklarda babası Asclepius'tan ve Hygeia'dan sağlık dilemişlerdir. Dünyanın ilk Hijyen Günü, Avrupa Hijyen Konseyi ve Türk ...
  • STATİK ELEKTRİK GÜNÜ

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Mutlaka hepimizin başına elektrik çarpması defalarca gelmiştir. Hiç beklemediğimiz birisine ya da bir yere dokunduğumuzda bir anda elektrik çarpması hissi yaşarız. Günlük hayatımızda biriyle tokalaştığımızda, arabadan inip kapı kolunu tuttuğumuzda, bir yüzeye dokunduğumuzda veya parkta plastik kaydıraktan kaymış bir çocuğa dokunduğumuzda ortaya çıkan karıncalanma hissi, statik elektriğin etkisinden kaynaklanmaktadır. Hatta aradaki akım geçişi sırasında oluşan kıvılcım gözle görülebilir ve çıtırtı şeklinde ses duyabiliriz. Bu akım geçici bazı k...
  • TARİHÎ KARTPOSTALLAR ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ – 2

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Geçen haftaki yazımızda tarihî kartpostalların politika ve vatan müdafasındaki yeri konusunda bilgi vermiş ve bu konuda kartpostalların önemine değinmiştim. Bir okuyucumuzun ricası üzerine konuyu biraz daha zenginleştirmemiz gerektiğini görmüştük. Bu vesile ile yeniden arşivime inme ihtiyacı doğmuş ve altı kare kartvizit üzerinde durmayı uygun gördüğümü belirtmek isterim. Tarihte gördük ki bir yerde askerin yoksa orası senin değildir. Osmanlı devleti 350 yıldır elinde tuttuğu Rumeli'yi vasıfsız ve cahil politikacı ve subaylarımız sayesinde on ...
  • Eski Develi’de Örf ve Adetlerimiz

    01 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Örf ve adetler çok eski zamanlardan beri toplum içinde kabul görmüş yazısız kurallardır. Halk dilinde gelenek ve görenek olarak da bilinen bu kavramlar, yaşadığı toplumun özelliklerini yansıtır. Kadim Develi kültürü zaman içerisinde birçok değişime uğramıştır. Develi’de asırlardır devam eden ve hala yaşayan birçok gelenek görenek bulunmaktadır. Gelenekler ve onun oluşturduğu kültür, toplumu bir arada sağlam tutan ögelerdir. Develi’de eskiden herkes birbirini tanır, bir ailenin fertleri gibi herkes birbirini koruyup kollardı. Dayanışma ruhu çok...