logo

DEVELİ’DE ERMENİ KÖYLERİ

1573

Bu sene ele almaya çalıştığımız konunun Develi köy monografileri olduğu malumunuzdur.Bu konu üzerinde durmayı düşünürken şöyle bir planlama yapmıştık.:
1.Rum köyler,
2.Ermeni köyler
3.Rum ve Ermeni karışık köyler,
4.Türk köyleri.
Böyle yapmakla amacımız Develi yerleşim tarihine az da olsa bilimsel bir yaklaşımla malzeme bırakmaktır.Biz bunlardan Rum / Karamani Türk köylerinden başlamış elimizdeki bilgilere dayanarak bir denemede bulunmaya çalışıyoruz. Araştırmalarımıza devam ederken elimize geçen yeni bilgileri de, ele aldığımız köyler, yazılıp yayınlanmasına rağmen yazılmış metinlere ekleyerek genişletmeye çalışıyoruz. İnanıyoruz ki bu çalışmamız kitaplaştığı zaman Develi kültür tarihi için önemli bir kaynak elde edilecektir!
Kayseri tarihi için değerli bir eser Mısır’da bir Kayserili Ermeni vatandaşımız tarafından iki cilt olarak yayınlanmıştır:Arşag Alboyacğan,Kayseri,c.1-2,Kahire 1937..Eserin 1.cildi,C.Bölümü : Kayseri ve Mevcut Ermenilerin Yaşadığı Yerler,başlığını taşımaktadır.İşte bu bölümde konumuzu ilgilendiren Develi ile ilgili Ermeni yerleşim yerlerinden olan şu köyler yazılmaktadır: Gazlı Gömedi,Söğütlü veya Seyitli,Saçag veya Saçaklı/ Satı olmasın? Taşkhan / Taşçı,Yenice,Zayli /Olug/Oluk.Elbette bu köyler Alboyacıyan’ın yazdığı kadar değildir! Bunlara Rumlarla beraber yaşayan Ermeni köyleri de vardır.Bunların başında Karacaören ile Zile başta gelir.
Bizim görebildiğimiz kadarıyla Develi bölgesi’nde Ermeniler MS.IV.asırdan sonra görülürler.Çoğu da eski adıyla Klikya bölgesinden gelenler.Ama esas yoğun olarak geliş MS.990-1005 tarihleri arasında Bizanslılar tarafından Van bölgesinden sürülerek gelip Develi bölgesine yerleşmelerdir.Müslüman Türklere gelinceye kadar Ermeniler : Roma,Eti,Figya,Asur ile Helen, Doğu Roma yani Bizanslılar/Rumlar / Karamani Türkler yanında Süryanilerin de yaşadığı bu bölgeye gelince bu kültürleri görmüşlerdir.Ne zaman ki Türkler buraya gelip Develi adını buraya verdikten sonra Rumlar ve Ermenilerle beraber yakın zamana kadar huzur içerisinde yaşamışlardır.Genelde Ermeniler ticaret ile,Rumlar ise tarım ile meşgul olmuşlardır.
Puşta ,maşala gibi tarımla ilgili kelimeler Rumlardan kalan kelimelerdir.Henüz daha Develi ve köylerinde Helen, Bizans ve Ermeni kültürünün etkisi üzerinde çalışmalar yapılmamıştır. Verilen bilgilerin çoğu da dini yapılar,eğitim kurumları vb.dir.Ama yaşanan hayatın zenginlikleri ve güzellikleri üzerinde çok az bir bilgi gelmektedir.
Bu tabiidir.Zira XX.Asrın başlarında başlayan uluslararası siyasi çekişmeler,Osmanlı devletini tasfiyede kullanılan Ermeni isyanları Türkler ile reaye denilen azınlıklar arası ilişkiler tehcire / sürgün’e sebebiyet vermişlerdir.Bu sebeple bazı ihmalkarlıklarımız ve bilgisizliklerimizin de sebebiyle özellikle Hristiyan kültürüne ait nice tarihi eserler tabii olayların dışında harap edilmiştir.Defineciler için bulunmaz birer hazine olmuşlardır. Acı ama gerçek…
Bir dönem Bizans prens ve prenseslerinin yaşadığı, olimpiyatlar düzenlendiği,paralar basıldığı Gereme’yi devlet desteğine rağmen hala çıkarıp tarihe armağan edemedik.Bir Köşkpınar’ı aslına uygun restore edip insanımıza kazandıramadık.Allah’ın bedava verdiği Erciyes suyunu bir inat uğruna sondajla yolunu kaybettirip şimdi elektrik enerjisiyle zor çıkartıyoruz.Bir yazımızda yine belirtmiştik. Annesi Everekli olan bir Ermeni Profösörümüze :-Diyaspora Türklerden ne istiyor?
Diye sorduğumuzda:
-Kadir Bey ! Geçmişini, kökünü istiyor. Bakınız, siz annemin kilisesini, manastırını, mezarlıklarını, dedemi, dayımı biliyorsunuz ama ben bunlardan hiç birini tanımıyorum, demişti.Demesine dedi ama bizden de cevabını aldı:
-Eh, Hocahanım, sizinkiler de Türklere ihanet etmesiydi, rahat dursalardı! Konu uzar gider. Esas konumuz dünden bize emanet edilen eserlerin korunmasıyla ilgilidir.
Çünkü onlar bize tarihin birer kıymetli emanetidir.Keşke “öteki kültür” eserlerini koruyabilseydik Develi neler kazanacaktı.
Develi’den 1910’lardan beri çeşitli sebeplerle ayrılan Ermenilerden elde edebildiğimiz bilgi kadarıyla Çomaklı’lı bir Ermeni vatandaşımızın 1930’larda yazdığı “Çomaklı” adlı eser vardır.Bir de Sarkis Torosyan adlı birinin “Çanakkale’den Filistin Cephesi’ne” adlı bir savaş hatırası vardı ki bu eserin sırf Türkleri kötülemek için yazılmış bir eser olduğu ortaya çıkmıştı !
Görüldüğü gibi köylerimizin tarihi,sosyal ve kültürel yapısı,insan unsuru vb. konularda daha çok çalışılması gerekecektir.
Çağdaş Develi Gaz.04.06.2015

Share
8.849 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

9+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA AVCILAR GÜNÜ

    11 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Merkez Av Komisyonunca, avına izin verilen yaban hayvanı türlerini, doğal denge içerisindeki yapıyı bozmadan, tespit edilen zaman ve miktarlar ile belirlenen esas ve usullerle, canlı veya cansız ele geçirmeye çalışmaya Avcılık, bunu yapan kişiye de Avcı denilmektedir. İnsanoğlu yaratıldığı günden bu yana besin arama ve karnını doyurma zorunluluğunu duymuştur. Mağara dönemi insanları beslenmek, giyecek sağlamak ve kendilerini korumak için avlanmak zorunda kalmışlardır. Bir yandan bitki kökleri toplayıp toprağı işlerken diğer yandan av aletlerind...
  • YAZARLARIMIZIN YAZILARINI OKURKEN

    11 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Çağdaş Develi Gazetesi’ nin yayınlandığı 2003 yılından beri elimizden geldiğince haftalık bir değişik konulu yazı yetiştirmeye çalışırım. Bu yazıların hepsi Develi ile ilgili tarih, sosyal, kültürel, siyasî, edebiyat vb konulardadır. İnşallah, bu yazılar bir plan dahilinde yazılmıştı; kitaplaştırıldığında inanıyorum ki Develi kültürü ve medeniyeti adına değerli çalışmalar olduğunu hepimiz göreceğiz. Zira bu yazıların çoğu tabir yerindeyse iğne ile kuyu kazmak kabilinde yazılmıştır. Çünkü küçük yerlerde bilgi toplamak o kadar zahmetlidir. Fotoğr...
  • İSLÂM ŞUBESİ VE SAADET MEKTEPLERİ-2

    04 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Men’-i Tese’ül Cemiyeti (Dilenmeyi Men Eden Cemiyet) İSLÂM ŞUBESİ VE SAADET MEKTEPLERİ-2 B.İKİNCİ BÖLÜM İstanbul’da bu çalışmalar olurken önce Develi’de Gölemen civarında bir Amerikan Koleji açılması istenilmiş fakat Develi’li aydınlar misyonerlerin İncil günlerinden huylanarak bu fikrin rahmani olmadığını görmüşler ve karşı çıkarak bu kolejin açılmasını engellemişlerdir.Fakat Amerikan misyonerleri bu düşüncelerini Talas’ta gerçekleştirmişlerdir.1870. Amerikan misyonerlerinin Develi’ye gelişleri 1860’lardadır. Develi’de kolej düşünceleri ...
  • DÜNYA FİZYOTERAPİST GÜNÜ

    04 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Fizyoterapist; Fizik tedavi konusunda yüksek öğrenim görmüş, gerekli bilgi ve beceriyi kazanmış sağlık personeli olup, rehabilitasyon ekibinin tabii üyesi ve diğer ifadeyle Fizik Tedavi Uzmanı olarak tanımlanmaktadır. Bu ekipte, fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanı, ilgili branş hekimleri, fizyoterapist, iş-uğraşı terapisti, konuşma terapisti, rehabilitasyon hemşiresi, ortez protez teknikeri, psikolog, sosyal hizmetler uzmanı gibi sağlık personeli de yer almaktadır. Fizyoterapi ya da ülkemizde bilinen adıyla Fizik Tedavi, fizyoterapistler tar...