logo

DEVELİ VE YÖRESİ DERNEĞİMİZDE PROF. DR.ALİ KAYA’NIN KONFERANSI

DEVELİ VE YÖRESİ DERNEĞİMİZDE PROF. DR.ALİ KAYA’NIN KONFERANSI
“Mazeret Yok, Yenilik Yap, Değer Yarat”

07.01.2017 Tarihinde Develi ve Yöresi Kültür Dayanışma Derneğimizin Kadıköy’deki merkezinde ayın konuşmacı programının konuğu Nuh Naci Yazgan Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Dekanı hemşehrimiz Sayın Prof. Dr. Ali Kaya hocamdı. Hocam, Seyrani Vakfı Başkanı Suat Köylüoğlu’nun çok yakın arkadaşıdır. Felâhiyeli olan hocamın köyünden altı profesör çıkmış. Kaya, Akademik geçmişi başarılarla dolu bir isimdir.
Hocamla tanışmamız 2016 yılının Eylül ayında Kurban Bayramında merhum Ahmet Fırat, Hamdi Özdamarlar ile Suat Ağabey’in mekânı çardakta oldu. Yukarı Develi’de birlikte Cuma namazını eda ettik. Ardından Elbiz’de Kaymakamımız Murat Duru, Belediye Başkanımız Mehmet Cabbar, Fahri Salman, Milli Eğitim Şube Müdürü Ali Arslan ve İbrahim Katırcıoğlu ile birlikte hasbihal ettik. Daha sonra Seyrani kampüsünün yeni binalarını gezmiştik.
Bu konferans programı karlı ve soğuk bir kış gününde önceden programlandığı için ertelenmeden gerçekleştirildi. Çünkü hocam bir gün önce İstanbul’a gelmişti. Sunumu bursiyelerimizin beğenisini kazandı. Konferans katılımcılar tarafından ilgi ile takip edildi. Bana göre herkesin dinlemesi gereken bir konferans, hayata başarıya, sevgiye ve mutluluğa dair. Anlattıkları dopdolu bir birikimin ve deneyimin ürünü, hocamızın sunumuna hayran oldum. Gençlerde öyle beğendiler ki salonda nefessiz dinlediler. Söz almalarını soru sormalarını beklerdim. Mahcubiyetten mi, saygıdan mı? Değerli bir profesör bilgi dağarcığının bir kısmını bizimle paylaştı. Soru sorulmamasını konunun gayet iyi anlaşıldığına yoruyorum. Böyle bir hatibi ve deneyimli hocayı her zaman bulmak kolay değil. Ağzına ve yüreğine sağlık muhterem hocam. Teşekkürler Suat Ağabey.
Konferanstan Notlar:
Yarın değil bugün, mazeret değil, yenilik üreterek değer yarat.
Günümüzde başarını sırrı nedir? Başarı için önce sağlıklı bir ruh hali gerek. Kendini seveceksin, sahip olduklarına şükredeceksin, kendi için istediklerini başkaları içinde isteyeceksin, affetmesini bilecek, affedenlerden olacaksın. Yaratılanları yaratandan ötürü seveceksin. İşini aşını ve eşini seveceksin, işini senden daha iyi yapan olmayacak. Ait olmayı yı seveceksin. Bir şeyleri yapabilmek için sağlam bir inancın olacak. İnsanlarla ilgiyi; eğer, çünkü, rağmen demeden sevgi üzerine kuracaksın. Şükredecek, iyilik yapacak, işine odaklanacaksın, mutluluğun formülünü uygulayacaksın. Öyle bir hayat yaşayacaksın ki çocukların şeref sözünü duyduklarında seni hatırlayacaklar.
Unutma! Hayat kısa gelen bir battaniye gibidir. Yukarı çekersen ayak parmakların isyan eder, aşağı çekersen omuzların üşür. Ama neşeli insanlar dizlerini karınlarına çeken, rahat bir uyku uyur ve mutlu olmasını bilir. Hiçbir zaman karanlığa küfretmeyecek, aydınlık için bir mumda sen yakacaksın.
21, yüzyılın en büyük problemi önce biz yaşamıyor sonrada yaşatmıyoruz. Aşkım kelimesini dokunmadan kullanıyoruz. İnsanlar duyarlar unuturlar, görürüler unuturlar, âmâ insanlar hissederlerse asla unutmazlar. Biz insanlara aşkı, sevgiyi mutluluğu hissettiremediğimiz için başarılı olamıyoruz. Her şeye rağmen mazeret ve dedikodu üretmek yok. Hiçbir şey için henüz geç değil nedenle yarın değil şu an. Bilmelisiniz ki hiçbir mazeret başarının yerini tutamaz. Başarı başarıyı hak edenlerindir. Hayatta hiçbir şey bedava değildir.
Her şeyin bir bedeli vardır. Bedelini ödemedikçe başarılı olmazsınız. Bedava peynir sadece fare kapanında var, oda tuzak içindir. Hayatta düşünenler değil, deneyenler başarılı olur halde denemekten ve hata yapmaktan korkmayın. Silginiz kaleminizden önce bitiyorsa, bir sorun var demektir. Hayatta hata yoktur, alınmamış dersler vardır, ders almasını bilin. Hedefiniz ne kadar büyük olursa katlanacağınız zahmet de o oranda büyük olacaktır.
Başarıya ulaşmak için; önce başarıyı hayal edin, hedefinizi belirleyin, hedefinizin stratejik bir planı ve programı olsun. Girdiğiniz yarışta pes etmeden, vazgeçmeden, zikzak çizmeden devam edin. Ne yapıyorsan herkesten iyisini yapmalı, insanlarla iyi bir iletişim kurmalı, sonuçları kabul edilmiş ölçülerle ölçebilmelisin.
Başarı için süreç;Yaptığın işe başladığında gemileri yakmalısın. Hiçbir şart seni yolundan alıkoymasın. Değişen şartlar ve koşullara ayak uydurmalısın artık sınama ve yanılma yoluyla iş yapılmıyor. Sorulara cevaplarda değişti. Doğru cevapları bul kendin dâhil her şeyi pazarlamasını bil. Hayatta tek iş yap, ek iş yapma, onu da senden iyi yapan olmasın. Artık kimse kalitesizliğe hem prim hem de para vermiyor, hem de tahammül göstermiyor. Satılan mal geri alınmaz devri bitti. Alışverişte artık değiştirme kartı konuyor…
Kurumsal kimliği küresel hale getir. Saygıyı hak etmek istiyorsan küresel marka ol ki saygı göresin. Bir buçuk milyon Müslüman âlemi seksen milyonluk Almanya kadar üretim yapmıyor. Küçük olsun benim olsun mantığı bitti. Büyük olsun paylaşalım mantığına göre hareket etmelisiniz…
Biz kendi halimize kalırsak atıl kapasite çalışmaya devam edeceğiz. Duygusal zekayı kullanalım, empati yapalım, tebessüm edelim, ses tonunu ayarlayalım. Sosyal zekâyı kullanalım. Ahlaki zekâyı olmazsa olmaz yapalım. Profesyonel zekâyı öne çıkaralım. Size layık et olmadığı için dükkânı kapattım diyebilelim. Hayat kalitesini zekâmızı sürekli geliştirelim. İşimizle eşimizle, çoluk çocuğumuzla, müşterimizle barışık olalım. İşimiz için aklımızla beynimizi birlikte kullanalım. İki kanatlı kuş misali.
Öyle bir hayat yaşayalım ki dostlarınız şeref kelimesini duyduklarında sizi göstersinler. Bu yüzden çoklu zekâya sahip insanlara ihtiyacımız var.
Hayatta biz iki şey üretiyoruz.
Birincisi, Hayatta bizler en çok dedikodu üretiriz. İkinci olarak mazeret üretiriz. Mesela;
Niye okumuyorsunuz? Kafam almıyor ki.
Niye çalışmıyorsunuz? Ücret yetersiz.
Niye uyumuyorsunuz? Uykumuz gelmiyor ki.
Hayatta herkesin üreteceği bir mazereti var ama üreteceği bir mal ve hizmeti bulmak zor. Her yerde hem kişisel hem kurumsal bir mazeret bulmak kolaydır. Allah bizleri en mükemmel şekilde yaratmış olmasına rağmen biz neden kendimizi yeterli görmeyip mazeret üretmekteyiz. Büyümek ilk olmak tek olmak adam olmak için mazerete gerek yok.
Yarın değil bugün, mazeret değil, yenilik üreterek değer yarat.
ÖZGEÇMİŞ;
Prof. Dr. Ali Kaya; 1955 yılında Kayseri ilinin Felahiye ilçesinde doğmuştur. İlk-Orta-Lise tahsilini Kayseri’de tamamladı. 1973 Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Kamu Yönetiminden mezun oldu. 1981 yılında Erciyes Üniversitesi Kayseri Meslek Yüksek Okulunda öğretim görevlisi olarak başladığı akademik hayatına 1986 yılı Gazi Üniversitesinde Yüksek Lisansını, 1992 yılında İstanbul Üniversitesinde Doktorasını tamamladı. Mayıs 1993 yılında Yardımcı Doçentliğe, Haziran 1998 yılında Doçentliğe, Mayıs 2005 yılında Profesörlüğe yükseldi. Üç yıl süreyle Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okulunda bölüm başkanlığı görevini, dokuz yıl Yüksek Okul Müdürlüğü görevini yürüttü.
28 Şubat 2013 tarihinde 41 yıl süren akademik görevinden emekli olmak suretiyle ayrılıp 1 Mart 2013 tarihinde Nuh Naci Yazgan Üniversitesinde göreve başladı. 01. Mart 2013 tarihinde İİBF de Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı olarak atandı. 15.03.2013 tarihinde İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanlığına getirildi. İngilizce ve Almanca yabancı dil bilgisine sahiptir. Yedi 7 Kitabı, 40’ın üzerinde bilimsel çalışması bulunan Prof. Dr. Ali Kaya evli iki çocuk iki torun sahibidir.

Share
1.245 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

9+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MEZİYETLİ BİR AĞABEYİMİZ : MAZHAR GÜNGÖR

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi’de ortaokul ve lise bugünkü binalarında, aynı anda eğitim yapıyorlardı. İstiklal mezun olduğum 1959-1960 öğretim yılında , Develi Ortaokulu’na kaydoldum. Orta 1’de ve Lise !’de sınıfta kaldım. Sekiz yıl bu sayılı okulumuzda neler gördüm, neler! Develi Lisesi 15.09. 1957 yılında eğitim ve öğretime başlamıştı. Lisemiz 2.sınıfta bir yönetmelik değişimi ile ”Edebiyat ve Fen bölümleri”ne ayrılmıştı. Yalnız Fen bölümünün açılması için on beş öğrenci gerekiyordu. On dört öğrenci gerekiyordu. Fakat bir öğrenci eksikliği ile fen bölümü açıla...
  • Aşağı Everek’teki Osman Usta’nın “Numune Kıraathanesi”

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Değerli hemşehrim Metin Usta ile bir konuşmamızda babası merhum Osman Usta'yı rahmetle andık. ”Babam 40 yıl İstanbul'da kaldıktan sonra Develi'ye dönmüş, Develi sevdası ağır basmış, bir Develi sevdalısıydı” diye anlattı. Develimizde İz Bırakan merhumu anmak maksadıyla ulaşabildiğim bilgiler ve fotoğraflar nihayetinde bu yazı kaleme aldım. Osman Usta'nın babası Kervancı Süleyman'dır (Hanife'nin Süleyman) olarak da tanınırmış. O yıllarda çevre vilayetlere Develi'de yetişen ürünleri atla götürür, oradakileri de Develi'ye getirir satarmış. Kervan ...
  • DÜNYA KALP GÜNÜ

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Kalp- damar hastalığı gerek dünyada gerekse ülkemiz için tehdit olmaya devam etmektedir. Yaşamı tehdit eden sağlık sorunları arasında ilk sırada yer alan kalp hastalıkları, anne karnından başlayarak her yaş grubunda görülmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kalp hastalığı ömrümüzü kısaltan en önemli nedenlerden birisidir. 2000 yılından bu yana her yıl 29 Eylül günü, “Dünya Kalp Günü” olarak kutlanmaktadır. Burada amaç, ülkemiz ve tüm dünyada en başta gelen ölüm sebebi olan kalp damar hastalıklarına dikkati çekmek, halkın bu şekilde b...
  • DEVELİ MEZARLIKLARI

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi Mezarlıklarını, tarihi Develi köy mezarlıkları da başta olmak üzere (Ayşepınar, Çomaklı, Fraktın, Havadan, İncesu, Köseler, Madazı, Pungu, Soysallı, Sindelhöyük, Zile vs) dahil olmak üzere gezmediğim yer çok azdır. Ama o kadar arzu etmeme rağmen maalesef inceleyemediğim yerler de var. Mesela Karacaören, Kızık, Öksüt, Satı vs gibi. Mezartaşları bir köy tarihi ve bulundukları mekan için çok önemli yazılı belgelerdir. Tıpkı ibadethane olmaları ayrı bir konu ama kitabeli camiler de aynı konuda aydınlatıcı belge sunarlar.! Yeter ki dikkatli ...