logo

DEVELİ ÜZERİNE NOTLAR

Yayınevlerinin yayınlarını içinizde takip edenler var mıdır? En azından Hürriyet, Aydınlık, Yeni Şafak, Star gibi gazetelerin en azından kitap-sanat eklerini merak eder misiniz? Bunlardan kimisi haftalık, kimisi aylık olarak çıkar. O haftanın veya aylık olarak sanat-edebiyat ve kitap yayınları hakkında bilgiler… Ayrıca deneme ve eleştiriler hakkında birbirinden değerli yazılar bulunur. Okuma hastası ,sanata merakı olanlar bunların hastasıdırlar. Mutlaka bu sanat eklerini alırlar Türkiye’deki sanat haberleri ve yeni yayınlar hakkında bilgi sahibi olurlar.Bu gerçekten hareketle biz de yazımıza bir soru ile başlamıştık,
Bizde beğendiğimiz kitapları Kayseri’den yoksa yayınevlerinden telefon veya ödemeli isteriz ve böyle elde ederiz.Bir başka şekil ise eseri çıkan yazar ve şairlerimiz imzalayarak eserlerini bir vasıta ile bize ulaştırırlar!Böylece okunmasını bekleyen kitaplar kütüphanemde sabırla beklerler.Okuduğum her kitap hakkında mutlaka bir değerlendirme ,bir eleştiri yazarım.Bunlar da çalıştığım gazete ve dergilerde yayınlanır.Bu işi de zevkle yaparım.Yazar ve şaiiri de bundan elbette keyif alırlar.Zira bunlar sanatçıya ve eserlerine en büyük saygıdır. Önemsenme ve kibar takdirdir.
Bizim için zaman çok önemlidir. Gerek satın alarak ve gerek imzalanıp bize gelen kitapları bu uzun tatilde okuma mutluluğuna eriştim.
Yüksek Lisans tezim ”Kayseri ve Çevresi Türküleri” idi.Bölgesel konularda araştırma yaparken kaynak kişi ve yazılı kaynak bulmak oldukça zordur.Ama buna rağmen İstanbul ve Ankara Devlet Konservatuvarları da dahil ulaşabildiğimiz makamlar ile gazete,mecmua ve dergi koleksiyonları yanında o gariban düğün müzisyenleri başta olmak üzere nice kaynaklardan çok faydalandığımı belirtmek isterim.Bilhassa Develi türkülerini özel olarak derlerken merhum annem Arife Özdamarlar ile Ayşe Aras’tan çok faydalandığım kaynak kişiler olduklarını belirtmeliyim. Ayrıca bu ikiliden derlediğim türkülerden oluşan bir de koro kurmuş ve bir yerel Kayseri TV’de yayınlamıştık. Bu kaseti Develi’de bir TV’ye iyi niyetle vermiş üç-dört defa yayınlamasına rağmen bir daha da maalesef alamamıştık.
Her ne ise !….
Biz tezimize çalışırken Stavrov Stavridii adlı Kayseri/Zincidereli bir Hristiyan Türk’ün Kayseri türkülerini derlediğini öğrenmiştim. Gerek Rum Lisesi ,gerek Türk Ortodoks Klisesi’ne sormuş fakat bu eseri yazılı mı yoksa matbu mu olduğunu dahi öğrenememiştik.Yani bu eseri görememiştik. Bu 1896 yılında yılında derlenmiş türküler nihayet Temmuz -2017 ‘de Literatür Yayınları arasında çıktı.
Bu kitap dağıtıma girince bir dost kitapevi sahibi bu kitaptan bir tanesini bize ayırmış. Haber gelince hemen gittim ve kitabı temin etmiş olduk. Böylece Anadolu’da , daha doğrusu Osmanlı Devleti’nde 126 adet ilk türkü derlemesini böylece elde etmiş olduk. Bir Hristiyan Türk tarafından. Eseri elime alınca önce bütün türküleri okumuş ve ikinci defa da ilk olarak karşılaştırmalı olarak Develi türkülerini ve daha sonra da Kayseri türkülerini incelemiştik.
Kayseri türküsü olarak şöhret bulan “Ağam İstanbul’u mesken mi tuttun?” adlı türkü bir Zile türküsüdür. Nitekim bir yazımızda bu konuyu ele almıştık. Bu türkü, bu kitapta çok az farkla seçkin yerini almıştır. Niçin bu kadar bahsediyorum? Konuya ilgi duyan insanlarımızın ufkunu açmak için! Hoş biz “Develi Türküleri” adında eserimizi de ta 1992 yılında hazırlamıştık. Zaman içerisinde daha da genişleterek. Şimdi yayınlanmaya nerdeyse hazır bir halde duruyor. En büyük çektiğim sıkıntı, türkü sözlerinin notaya alınmasındaki gecikmedir.! Türkü sözlerini mesleğim icabı çabuk buluyorum ,melodilerine de kavuşuyorum. Fakat türküleri notaya alma konusunda sınıfta kalıyorum. Halbuki bu kadar değişken ve yozlaşan bir alemde türkü sözlerinin çoğu yazılı olduğu için kalıcı oluyor ama melodisi şayet notaya alınmamışsa, unutuluyor.
Bu çalışmamız hakkında ayrı bir yazıyı bu sütunda ayrıca yayınlayamaya çalışacağım.
Karamani Türkleri denilen ve 1924 yılında Yunanistan’la nüfus mübadelesi (değişimi) sırasında ülkemizden ayrılan ve Türkçe konuşup, Grek /Yunanistan alfabesini kullanan insanlarımız vardır. Yeni Kayseri adlı bir mahalle oluşturmuşlardır. Bunlar Yunanistan’a gidince Anadolu’dan da yüzyıllardır Türklerle oluşturulan kültürü yaşatma gayreti içerisinde çalışmalarını görüyoruz. Bunların başında türkülerimiz ve halaylarımız gelmektedir.
Youtoup kanalıyla bir çok halay ve türküleri bu sayede hem de yüz yıl eski haliyle görüyor ve dinliyoruz. Aile yapımız musikiyle haşır neşirdir.Rahmetli annemden derlediğim nice türküler vardır. Halamdan dinlediğim nice türküler yanında Develi kadınlar aleminde oynanan oyunları ve halayları dikkatlice izlemişimdir. Yıllar içerisinde edindiğim izlenimleri bu Karamani Türkleri’nin oyunlarıyla karşılaştırdığımızda aynı olduğunu gördüm ve o haliyle de seviyorum.
Bayramın birinci günü değerli dost İnş.Müh.Erdal Akdoğan dostumun sevgili evladı Mustafa Akdoğan şu anda Romanya’dadır.Ekmek derdi! Bir vesile Yunanistan’a gittiğinde yolu Atina’ya düşer.Orada arabasıyla giderken Yeni Kayseri adlı bir levha görür ve hemen o bölgeye yönelir. Oraya vardığında görür ki Karacaören köyünden geip yerleşen bizim insanlar. Türkçe konuşmalar. Develi ağzı. Atasözleri, deyimler hep aynı. Anadolu insanının en büyük özelliği nedir? Evine bir misafir geldiğinde derhal sofra çıkarmasıdır. Geldikleri yerin yüz yıl önceki durumu hakkında bilgiler…falan söğüt hala duruyor mu? Çeşmenin suları hala akıyor mu? Mustafa ‘dan özet olarak bu bilgileri aldık.
Ama Mustafa şuurlu bir genç. Bu konuşmaları teybe almış. Fotoğraflarını çekmiş. Bir hazine toplamış ve Türkiye’ye getirmiş. Söz verdi bu derlediği bilgileri bize gönderecek! İnanıyorum ki çok değerli bilgiler çıkacaktır.
Şimdi merakla bu bilgileri bekliyorum Aygösten hakkında inanıyorum o eski gösterişli bahçeli evleri ve pencerelerden ud ve klarnet seslerini duyar gibi olacağız. Unutmayalım ,onlar bin yıla yakın bizim Ermenilerle birlikte komşularımızdı. Yaşanılan toprak ne kutsaldır. Yıllar önce ayrıldığı köyündeki söğüt ağacını özlüyor. Vatan sevgisi de işte budur.
Ne diyelim,baht utansın.Milletlerin de bir kaderi vardır! O kader çekiliyor.

Share
606 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

8+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MEZİYETLİ BİR AĞABEYİMİZ : MAZHAR GÜNGÖR

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi’de ortaokul ve lise bugünkü binalarında, aynı anda eğitim yapıyorlardı. İstiklal mezun olduğum 1959-1960 öğretim yılında , Develi Ortaokulu’na kaydoldum. Orta 1’de ve Lise !’de sınıfta kaldım. Sekiz yıl bu sayılı okulumuzda neler gördüm, neler! Develi Lisesi 15.09. 1957 yılında eğitim ve öğretime başlamıştı. Lisemiz 2.sınıfta bir yönetmelik değişimi ile ”Edebiyat ve Fen bölümleri”ne ayrılmıştı. Yalnız Fen bölümünün açılması için on beş öğrenci gerekiyordu. On dört öğrenci gerekiyordu. Fakat bir öğrenci eksikliği ile fen bölümü açıla...
  • Aşağı Everek’teki Osman Usta’nın “Numune Kıraathanesi”

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Değerli hemşehrim Metin Usta ile bir konuşmamızda babası merhum Osman Usta'yı rahmetle andık. ”Babam 40 yıl İstanbul'da kaldıktan sonra Develi'ye dönmüş, Develi sevdası ağır basmış, bir Develi sevdalısıydı” diye anlattı. Develimizde İz Bırakan merhumu anmak maksadıyla ulaşabildiğim bilgiler ve fotoğraflar nihayetinde bu yazı kaleme aldım. Osman Usta'nın babası Kervancı Süleyman'dır (Hanife'nin Süleyman) olarak da tanınırmış. O yıllarda çevre vilayetlere Develi'de yetişen ürünleri atla götürür, oradakileri de Develi'ye getirir satarmış. Kervan ...
  • DÜNYA KALP GÜNÜ

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Kalp- damar hastalığı gerek dünyada gerekse ülkemiz için tehdit olmaya devam etmektedir. Yaşamı tehdit eden sağlık sorunları arasında ilk sırada yer alan kalp hastalıkları, anne karnından başlayarak her yaş grubunda görülmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kalp hastalığı ömrümüzü kısaltan en önemli nedenlerden birisidir. 2000 yılından bu yana her yıl 29 Eylül günü, “Dünya Kalp Günü” olarak kutlanmaktadır. Burada amaç, ülkemiz ve tüm dünyada en başta gelen ölüm sebebi olan kalp damar hastalıklarına dikkati çekmek, halkın bu şekilde b...
  • DEVELİ MEZARLIKLARI

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi Mezarlıklarını, tarihi Develi köy mezarlıkları da başta olmak üzere (Ayşepınar, Çomaklı, Fraktın, Havadan, İncesu, Köseler, Madazı, Pungu, Soysallı, Sindelhöyük, Zile vs) dahil olmak üzere gezmediğim yer çok azdır. Ama o kadar arzu etmeme rağmen maalesef inceleyemediğim yerler de var. Mesela Karacaören, Kızık, Öksüt, Satı vs gibi. Mezartaşları bir köy tarihi ve bulundukları mekan için çok önemli yazılı belgelerdir. Tıpkı ibadethane olmaları ayrı bir konu ama kitabeli camiler de aynı konuda aydınlatıcı belge sunarlar.! Yeter ki dikkatli ...