logo

DEVELİ TÜRKÜLERİNİ DİNLERKEN

Bizde radyo çalışmalarını çok iyi bilirim. Özellikle ses cihazlarını. Fonoğraf, gramofon, teyp, radyo ve teyp-radyodaki gelişmeleri çok iyi bilirim. Şimdilerde de kulaklıklar ile djital ortam aletlerine yetişmeye çalışıyoruz.
Bunlara ilaveten yıllar içerisinde kavalla başlayan nefesli sazlar yanında ,vurmalı sazlardan tef, zilli maşa,telli sazlardan; bağlama, tambu ve tambura da ilgi alanım içerisindedir. Bir çok koroda görev de almışızdır. Eh! Zaman zaman sazendelik yanında koristlik de yapmış yeri geldiğinde korolarda da görev almaktayız. Bu konularda aşırı tevazunun gereği yok, bu alanda bir hayli iddialıyımdır!
Uzatmadan hemen söyleyeyim bu geniş musıki bilgisi bana anne tarafımdan gelir.Temel oraya yaslanır daha sonra korolar,sololar ve özel çalışmalar…Zira şahsen bu konuların bir yetenek olduğunu kabul ederim.Böyle yetenek konularının zorlama olmasını gerektirir, inancına hiç inanmadım ve hiç de faydalı olmadığını gördüm.
İşte bu birikimdir ki kısa sürede “Kayseri ve Çevresi Türküleri “adlı Yüksek lisansımızı ortaya çıkarmıştık..Sonunda 1925 yılından beri Halk Müziği derlemelerinden aşağı yukarı üç yüzün üzerinde ağıtlarla beraber türkü derlemiştik ki bunların yarıdan fazlası notalıdır.
Kayseri civarı içerisinde musıki ve zevk sahibi en yüksek yer Develi’dir.Şüphesiz bu gelişmede ve zevk edinmede Develi’nin derin tarihi, Frantın Havzası ve Türk,Ermeni ile Rum kültürünün harmanlaşması ve aynı zamanda coğrafyasının zenginleşmesinin büyük rolü olmuştur.
Develi’de öyle zannediyorum ki 20’nin üzerinde otantik türkü vardır.Bu türküler içerisinde en yaygın olanlar:
1. Çubuğum yok yol üstüne uzatam ,
2. Şu Zile’den gece geçtim ,
3. Pörtlek duvar uçuyor,
4. Eli karanfilli gelin (Halay)
5. Kaleden kaleye şahin uçurdum (Halay)
6. Yârim İstanbul’u mesken mi tuttun (Halis Zile türküsüdür.)
7. Ak gelin
8. Karac’oğlan :Eciyes’in başı gözükür.
9. Âşık Seyrânî: Eski libas gibi âşıkın gönlü
10. Âşık Seyrânî:Birader (Bozlak)
Develi Türkü repertuarı Âşık Seyrânî ve sair bazı âşıklarımızın da eserleri ile ayı bir özelliktir!
Küçük yaşlarda ben Develi türküleri ile haşır neşir olmaya çalışmıştım.Aşağı yukarı türkü repertuarımız bende 1955’lerde oluşmaya başlar.tekabül eder.Bana göre radyo etkisinden ziyade Ürgüplü Refik Başaran ile Avanoslu Selahattin’in plakları çoğu zaman Anadolu yöresi için türkü kaynaklarıdır.Radyo sanatçılarından ise uzun süre Kayseri’de babasının memuriyeti sebebiyle kalan ve Kayseri türkülerini çok iyi okuyan Nezahat Bayram, Necla Erol, Ülkü Beşgül kardeşler de Kayseri türkülerinin şöhret kazanmasında büyük rolleri olmuştur.Bu türkülerin yaygınlaşmasında şüphesiz mahalli sanatçılarımızdan bağlama ustası Adnan Türközü, Ahmet Gazi Ayhan ve Zekeriya Bozdağ gibi ustaların da hizmetlerini unutmamak gerekir.
Develi türkülerinin ana kaynağı düğünlerdir. Düğünlerin dış mekanlarında salon düğünlerine kadar egemen davul -zurnadır.Tüysüzün Duran ,Girenitli Kazım-Feramuş Karakuş ‘lar,Topal Hamza,Behçet Odacı ve bazı köylerde şöhret bulan cümbüş çalanlar;zurnada ise Aygözmeli Ali usta bir zurnacı idi
Kapalı mekanlarda ise cümbüş,darbuka ve daha sonra da “takım çalgı” denilen cümbüş,keman ,klarnet ve darbuka dörtlüsü uzun süre devam etmiştir.Hanımlar dünyasında ise Çarkçının Elmas, Bekçinin Şerif, Ermenilerimizden Ohsan Dudu ile Cılar Usta tek çalgıları olan teflerle insanlarımızı eğlendirmişlerdir.1974 yılında Develi Belediyesi’nin Düğün Salonu açılınca artık düğünler nitelik değiştirerek bu günlere gelmiştir.
Zevk dünyasına gelince özellikle su başlarında, Elbiz,Köşkpınar başta olmak üzere bağ ve bol sulu olan mesire yerlerinde Ermeni ve Rumların mutlu yaşayışları hakkında azınsanmayacak hatıralar gelmekte ve o günlerin tatlı hatıraları yayınlanmaktadır.Şu anda arşivimizde bulunan 20’nin üzerinde fotoğraflarda bir asır önceki zevk dünyamız hakkında bir hayli bilgi mevcuttur.Mesela bunlardan Yunanistan’a göçürülen Hristiyan Türkler’den gelen folklor videoları eski Anadolu musıki kültürünü hala aynıyla yaşatmaktadır! Zaman zaman değişik kanallara giderek bu bilgilerden faydalanmaktayım.
Bizim çocukluk dönemlerimizin popüler müzisyenleri Yaşar Deniz ile cümbüş ustası Kaymakçı Hüseyin’dir.Allah bilir ya Zekerin Deresi’nin serinliklerinde hangi makamlarda çalıyorlardı.Tabii bir zamanlar ikindi üzeri İlbe sekilerinin cevizleri altında Cemil Hoca elinde udu,Seyrânî Hoca elinde Sazı hangi havalardan uçmuşlardır!
Acıdır,onca okulculuk Develi’de gelişmiş ve üniversite bölgesi olma yolunda ilerlerken ,onca saz ve söz kursları açılmışken hala düzenli bir “Develi Korosu” kurulamamıştır.Bu ayıp da bize yakışıyor mu?
Biz yine sağı solu bırakalım da gelin Yaşar Deniz’den alınan şu güzelim türküyü hep beraber dinleyelim.Radyodan türkü yayılırken biz de gözlerimizi kapatalım ve başka bir aleme gidelim:
Çubuğum yok yol üstüne uzatam
Takatım yok yar yolunu gözetem
Menendin yok seni kime benzetem
Ya sen gel buraya ya ben varayım
Elmas kadehleri ben dolduraym
Çağdaş Develi Gazetesi 29.06.2017

Share
669 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

5+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Farkına Varmadan Yaşadıklarımız

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Ne kadar kıymetliymiş, denizin dalgalarını, gökyüzünün maviliğini izlemek. Ne kadar kıymetliymiş, sevdiklerine sarılabilmek, öpebilmek, onları ziyaret edebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, yağan yağmurda ıslanabilmek, rüzgârın kokusunu çekebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, sokaklarda, caddelerde gezinmek, amaçsızca yürümek. Ne kadar kıymetliymiş, korkmadan, tedirgin olmadan markete, alışverişe, pazara gidebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, kafeye, pastaneye, çay bahçesine oturup, bir çay kahve içebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, öksürebilmek, hapşırab...
  • Dolmuşculara Bir Çift Lafım Var!

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    65.000 Nüfuslu bir ilçede yaşıyoruz. Dolmuşçular bisiklet projesine itiraz ediyormuş ekmek kapılarına engel olur diye. Ben de şunu demek istiyorum dolmuşçuların ekmek kapısına engel oluyor diye özel araç kullanımını mı yasaklayalım ? Yok böyle bir dünya! 65.000 nüfuslu ilçede 30.000 araç var ve trafik sorunu var. Bu sorun gitgide artıyor. Bu sorunu nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz? 65.000 nüfuslu ilçede bisiklet kullanımı ne kadar etkiler ekmek kapısını. Neden alternatif ulaşım aracı hakkı verilmesin insanlara. Sadece dolmuşa bineceksiniz baş...
  • KARA VEYA EFSANE CUMA

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Kara Cuma ismini son yıllarda adını sıklıkla duymaktayız. Kara Cuma, adından da kolayca anlaşılabildiği gibi doğrudan ülkemiz kültürü ile ilgili özel günlerden biri olmadığını söyleyebiliriz. Öyleyse Kara Cuma (Black Friday) nedir? Kara Cuma, ABD'de başlayan ve Şükran Günü ile sıkı bağları bulunan bir gelenektir. Her yıl Kasım ayının dördüncü Perşembe gününde kutlanan Şükran Gününden sonraki Cuma günü, halk çarşı veya meydanlarda bulunan büyük mağazalara giderek alışveriş yapmaktadır. Bazı şirketler bu rutini kâra çevirmek ve daha çok ürün sat...
  • DEVELİ’DE İLK ÖĞRETİM KURUMLARI ve İLK ÖĞRETİM KADROSU-3

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Geçen hafta değerli eğitim tarihçimiz Prof.Dr.Yahya Akyüz'ün yazdığı Kız İlkokulları Tarihi Gelişimi hakkındaki mükemmel bir yazısından faydalanmış ve kısaltılarak sizlere derli toplu bir bilgi vermeye çalışmıştım. ”Eğitim Tarihçimiz” dedim, çünkü birde aynı isim ve soyadını taşıyan A.Ü.DTCF. Yeni Türk Edebiyatı öğretim üyelerinden Prof.Dr.Kenan Akyüz vardır ve benimde hocalarımdandır.” Modern okulculuğa, azınlıklar ile misyonerler bizde daha erken dönemlerde başlamışlardı. Hatta matbaalarıyla beraber ! Öyle ki, modern yetim haneler, iptid...