logo

Develi Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Karar Defteri

Develi Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Karar Defteri
Hacı Osman YILDIRIM

Develi kültürüne büyük katkı sağlayan kaynak eserleri gün ışığına çıkarıp okuyucu ile buluşturan hemşehrim araştırmacı yazar Hacı Osman Yıldırım Bey kardeşimi tebrik ediyor ve çalışmalarının devamını diliyorum.
Kayseri Üniversitesi Seyrani Kampüsü’nün Dr. Sami Tutum Kütüphanesi’ne derneğimiz vasıtasıyla bağışladığı kaynak kitaplar için ve kitabını imzalayarak bana armağan ettiği için çok teşekkür ediyorum.
Kitabı yayınlayan önceki Dönem Develi Belediye Başkanımız Mehmet Cabbar kitap ile ilgili şunları yazdı.
Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yıldönümü vesilesiyle Develi Belediyesi Kültür Yayınları tarafından Develi ve milli tarihimiz için büyük önem arz eden iki kaynak kitabın baskısı yapıldı. Belediyemizin önceki dönem başkanlarından Mehmet Özdemir’in kaleme aldığı “Milli Mücadele’de Develi” ve araştırmacı yazar hemşerimiz Hacı Osman Yıldırım tarafından kaleme alınan “Develi Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Karar Defteri” kitaplarını Cumhuriyetimizin 100. yaşında hemşehrilerimize armağan etmekten büyük mutluluk duyuyoruz.
Develi Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin aldığı kararları gençlerimizin daha iyi anlaması ve dört nesil önceki dedelerinin neler yaptıklarını öğrenerek onların gurur duymalarını sağlamak için kararları günümüz Türkçesine çevirerek yayına hazırlayan Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi Uzmanlığından emekli hemşehrimiz Hacı Osman Yıldırım’a teşekkür eder, çalışmalarında başarılar temenni ederim.
Kitap Nasıl Yazıldı?
Yazar, kitabın nasıl yazıldığını şöyle anlatıyor: Develi Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Karar Defteri’nin özet, transkripsiyon ve görüntülerini yayınlamanın tek başına o dönemin olaylarının aydınlatılmasında yetersiz kalacağı gördüm. Milli Mücadele’nin başlamasına sebep olan olaylar, Milli Mücadele’de Develinin durumu ve Haçin Harbi hakkında da kısaca bilgi verme gereği hasıl oldu. Diye anlatarak şöyle devam ediyor.
Develi Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Karar Defteri zamanın Develi Belediye Başkanı Kanberli Osman’ın oğlu olan Develi eski Belediye Başkanlarından merhum Mehmet Özdemir’de olup, vefatı üzerine oğlu merhum Fergat Özdemir’e intikal etmiştir. 2014 yılında Develi’ye yaptığım seyahatte Develi ve Seyrani üzerine çalışmalar yapan arkadaşımız Aşık Emir Ali Özçakır Bey’in özel aracıyla Fergat Bey’in bulunduğu Eşelik Köyündeki çiftliğine gittik. Yaptığımız görüşme sonrası Fergat Bey, defterin görüntülerini almamıza izin verdi.” Defterin milletin ortak malı olduğu ve kendilerinde kalırsa daha da yıpranacağını ve belki de zamanla yok olacağı, dolayısıyla bunu Osmanlı Arşivi’ne bağışlaması” teklifimizi de memnuniyetle kabul ederek, defteri Osmanlı Arşivi’ne bağışlamış, restore edilen defter BOA. DH. EUM. AYŞ 47/37 kimliğiyle demirbaşa kaydedilerek araştırmacıların hizmetine sunulmuştur. Bu nedenle merhum Fergat Özdemir ve Emir Ali Özçakır Beylere teşekkürlerimi sunuyorum.
Kitaptan Notlar:
Develi’de bir avuç idealist kişinin gayretiyle” vatanını, milletini ecnebi boyunduruğundan kurtarmak” için “Develi Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” kurulmuş ve işgal bölgelerini Fransız ve işbirlikçi Ermenilerden kurtarmak için çalışmaya başlamışlardı. Bir taraftan bunun için çalışan cemiyet, diğer taraftan da, başta Develi’deki Ermeniler olmak üzere, Haçin ve bölgedeki Ermenilerin can ve mal güvenliğini sağlamak için çalışmış ve bu hususta ibretamiz kararlar almıştır.
“Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin tek emeli vatanı ve milleti ecnebi boyunduruğundan kurtarmaktır. İçeride bulunan Hristiyan vatandaşlar, Osmanlı Hükümeti’ne sadık kaldıkları, casusluk yapmadıkları ve asayişi bozmadıkları takdirde can, mal, ırz, namus ve bütün haklarının her türlü korunacağının muhtelif yerlerdeki cemiyetlere bildirileceği, Kuva-yı Milliye’nin ve özellikle Develi Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti İdare Heyeti’nin bütün emel ve maksadı, Kozan, Feke ve Haçin bölgelerindeki Müslüman ahaliyi Fransız ve Ermeni komitecilerinin mezaliminden kurtarmak, Osmanlı ‘dan ayrılmasına asla rıza ve muvafakat göstermeyeceğimiz Adana vilayetini Fransız boyunduruğu altından kurtarmak ile itaatkar ve sadık bulunan Ermeni vatandaşlarımızı muhafaza ederek kazadaki asayişi sağlamaktır.”
Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Teşkilatı’nın esas maksadı, gayesi ve emeli, Garp hükümetlerinin ana yurdumuzu haksız işgallerine son verilmesi, işgal altında zulüm gören din kardeşlerimizin bu zulümden kurtarılması ve içerideki Hristiyan vatandaşların da mal, can, ırz ve namuslarının ve her türlü haklarının korunması olduğu…”
Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin “Müdafaa-i Hukuk Teşkilatına Dair Nizamnameye” uygun biçimde kuruldukları bilinmektedir.
Develi’de Kuva-yı Milliye ruhunu ateşleyen lider kişiler olarak; Yedek Subay ve Mülkiyeli Coşkun Osman Bey, Belediye Reisi Kanberli Osman Bey, Müftü Fevzi Numan Cebeci Efendi (Kara Müftü), eşraftan Develioğlu Osman Nuri Bey, Kaymakam Atıf Tüzün Bey, Askerlik Şubesi Başkanı Nebih Tankut Bey, Hazım Ulusoy Hoca ve benzerlerini sayabiliriz.
Haçin Harbi’nde, Çanakkale’de, Sarıkamış’ta ve PKK örgütü ile savaşırken şehit olan Develili hemşehrilerim başta olmak üzere bütün şehitlerimize Yüce Allah’tan rahmet dilerim…
Eserin basımı sağlayan Develi Belediye Başkanı Mehmet Cabbar ve Kültür Müdürü Ali Orhan beylere eserin okuyucuyla buluşturulmasına vesile oldukları için teşekkür ederim.
ÖZGEÇMİŞ:
Hacı Osman Yıldırım
Araştırmacı (Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı, Osmanlı Arşivinden emekli)
1958 yılında Develi’nin Sarıkaya Köyü’nde doğdu. Develi İmam Hatip Lisesi (1979) ve Ankara Üniversitesi ilahiyat Fakültesi’nden (1985) yılında mezun oldu. 1986-87 Eğitim-Öğretim yılında Muş Lisesi’nde öğretmenlik yaptı.
1986 yılında girdiği “Arşiv Uzman Yardımcılığı” sınavını kazanarak 1987 yılında Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde Uzman Yardımcısı olarak göreve başladı. Osmanlı Arşivi’nde “Yayın Komisyonu Başkanı” olarak görev yaptığı 1992-2002 yılları ve devamında çalışma arkadaşlarıyla birlikte 50’ye yakın eser yayınladı. 33 yıl görev yaptığı Osmanlı Arşivi’nden 2020 yılında “Araştırmacı kadrosundan emekli oldu. İstanbul Çamlıca’da ikamet etmektedir.

Share
354 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

8+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 15 TEMMUZ’U UNUTMAMAK LAZIM

    19 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    15 Temmuz 2016 işgal girişiminin üzerinden sekiz yıl geçti. Etkileri ve ülkemize ve necip milletimize verdiği zararlar hala devam ediyor. Bu sebeple 15 Temmuz 2016 işgal girişimini, ülkemiz açısından birçok yönü ile değerlendirmek elbette mümkündür. Peki, en büyük kayıplar hangi alanlarda olmuştur? sorusunun cevabı vermek zordur. Çünkü, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin o kadar çok ve çeşitli zarar ve kaybı olmuştur ki, bunu tam anlamıyla tespit etme imkânı maalesef yoktur. Tabi ki en önemli kaybı o gün verilen 252 şehididir. Bununla beraber 2734...
  • DÜNYA DONDURMA GÜNÜ

    19 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    Sıcak yaz günlerinde içimizi serinletirken mutlu eden dondurmanın da günü olduğunu biliyor muydunuz? Yaz sıcaklarının vazgeçilmezi dondurmanın varlığı her yıl tüm dünyada Temmuz ayının üçüncü Pazar günü “Dünya Dondurma Günü” olarak kutlanmaktadır. 2024 yılının 3.cü pazarı 21 Temmuz gününe denk gelmektedir. Dondurma Günü ilk olarak 1984 yılında, Amerika Birleşik Devletleri’nde Başkan Ronald Reagan tarafından ilan edilmiştir. Bütün dünya insanlarının dondurmaya olan zaafı sayesinde zaman içerisinde tüm dünyaya yayılmıştır. Her yıl temmuz ayın...
  • KUR’AN’I OKUMAK, ANLAMAK VE YAŞAMAK

    12 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    Yaz Kur’an Kurslarımız hem camilerimizde ve Kur’an Kurslarımızda başladı ve devam ediyor. Bu önemli faaliyet, dinimize kaynaklık eden Kur’an-ı Kerim’in insanlığa getirdiği rahmet yüklü mesajlarını başta ümidimiz, istikbalimiz olan çocuklarımız olmak üzere toplumun bütün kesimlerine ulaştırmayı ve paylaşmayı hedeflemiştir. Bu sebeple, başta öğrenci velilerimize, kurslarda görev alan tüm hocalarımıza ve ilgili kişilere büyük sorumluluklar düşmektedir. Sorumluluğun büyüklüğü kadar da mükafatının olduğu aşikardır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v....
  • ÇOK ANLAMLIK BAĞLAMINDA FİTNE KAVRAMI

    12 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    Fitne kelimesi, sözlükte “altın ve gümüş gibi değerli madenleri saflığını anlamak için ateşte eritmek” mânasına gelen fetn kökünden türemiştir. Klasik sözlüklerde ise : “Sınama, maddî ve mânevî sıkıntı, üzüntü, belâ ve felâketle imtihan etme.” şekilde sıralanmıştır Kur’ân-ı Kerîm’de atmış âyette fitne kelimesi ve türevleri geçmektedir. Fitnenin Kur’an’daki kullanımına göre bir çok anlamı vardır. Başlıca şu mânalara geldiği görülür: Sınama ve imtihan (Bakara,102; Tâhâ,40, 85, 90, 131); Şirk, küfür, müşriklerin Müslümanlara uyguladıkl...