logo

DEVELİ MEZARLIKLARI

Develi Mezarlıklarını, tarihi Develi köy mezarlıkları da başta olmak üzere (Ayşepınar, Çomaklı, Fraktın, Havadan, İncesu, Köseler, Madazı, Pungu, Soysallı, Sindelhöyük, Zile vs) dahil olmak üzere gezmediğim yer çok azdır. Ama o kadar arzu etmeme rağmen maalesef inceleyemediğim yerler de var. Mesela Karacaören, Kızık, Öksüt, Satı vs gibi.
Mezartaşları bir köy tarihi ve bulundukları mekan için çok önemli yazılı belgelerdir. Tıpkı ibadethane olmaları ayrı bir konu ama kitabeli camiler de aynı konuda aydınlatıcı belge sunarlar.! Yeter ki dikkatli bir gözle bakılabilsin.
Develi’nin en eski Müslüman mezarlığı Yukarı Develi mezarlıklarıdır. Çocukluğumuzda Rufai tekkesi ve Ağalar Konağı altı daha yakın zamana kadar Arap alfabeli mezartaşları ile doludur.

Bu mezar taşları arasında top oynardık. Fakat ne zaman Yüz Evlere, Everek , Fenese mahallelerine ve başta İstanbul ile Ankara illerine hızlı bir göçle Yukarı Develi eski canlılığını kaybetti.

Mezar taşlarının çoğu imar işlerinde kullanıldı, gitti. Tabi geride hiç kayıt bırakmadan…Y. Develi Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinin en önemli yerleşim yeridir. Bunun bize göre en büyük delili Türkiye’de dört yüz elliye yakın “ulu camii / camii-i kebir”içinde eskilik bakımından Sivasî Hatun Camii (1282) 14.camiidir.
Bu konudaki önemli gördüğümüz şahsiyetlerin mezar taşlarının (Arap harfli) hepsini okumuş ve basılmamış olan doktora tezim olan (1996) “Develi ve Yöresinin Folklor, Halk Edebiyatı ve Etnoğrafyası, Kayseri” adlı çalışmamızda kayda almıştım. Bu çalışmamızda gördük ki en eski mezar taşları şöyledir: Mahbublar ve Uzunlu Mezarlığı’nda 1617, Ağalar Mezarlığı’nda:1637,, Mezarlığı’nda:1766,  Abidler Mezarlığı’nda: 1696, Aygösten Mezarlığı’nda:1774, Tirem Mezarlığı’nda:1722, Taşlık Mezarlığı-1’nda:1696, Taşlık Mezarlığı-2’de:1717, Harman Mahallesi Mezarlığı’nda:1819, Yukarı Fenese Mezarlığı’nda:1921, Epçe Mezarlığı’nda:1613, Fıraktın Mezarlığı’nda:1758, Millidere Mezarlığı’nda:1893, Soysallı Mezarlığı’nda:1704. Hemen belirteyim ki Anadolu’da normal mezarlıklardarda en eski mezar taşının 1606 olduğunu belirtmemiz lazım.
Mezartaşları kitabeleriyle öyle değerli bilgiler verir ki, ulema sınıfından, yöneticilerden, nice kişilerin doğum ve ölüm tarihlerini, mezartaşı üzerindeki kabartma motifler mesleklerini gösterir, en azından bu konuda nice ip uçları verir. Böylece yöre tarihi ve kültürü için önemli yazılı belgeler ve resimlerdir.
İşte bu sebeplerden dolayı dünyası ayrı bir olay mezarlıklarımızı iyi korumamız lazımdır. İyi bakılması gerekir. Bu konuda yine aynı sütunda birkaç yazı yazmış bu konudaki düşüncelerimizi belirtmiştim. Geçenlerde bu konuda değerli bir okuyucumuzdan bir uyarı alınca konuya bir daha eğilme ihtiyacı duydum.
Her mezarlı mahalle insanının “ Bana döneceksiniz ! “ buyuran yüce yaratana kavuşmak için yolculuğuna çıktığı yerdir. Ebedi istirahatgah derler ama yanlış!. O dinlenme sonrası bir de hesap verme dönemi var. Tabii sınavı geçenlere ne mutlu, yani Allah’a kavuşanlara….
Her ne ise!
Mezarlarımızdan beni en çok etkileyen üç mezar vardır. Bunlardan Aygösten. Mezarlığı, Harman Mahallesi Mezarlığı ve Taşlık Mezarlığı – 1,2. Aygösten Mezarlığı’nın ¼’ ü aile büyüklerimin yattığı bir mezarlık. O bakımdan ailemiz için önemi büyük. Fakat bu mezarlı maalesef bir mezar yapıcı katil bu güzel mezarlığı katletti. O güzelim mezarlıkta adım atmak, mezarlığımıza gitmek için çok çevik bir kültür-fizikçi olmak gerekiyor. Tam bir cambazlık !Hiç yolu olmayan bir mezarlık olmaz mı? Oluyor işte. Özellikle Topak Taş yolu na bakan tarafta toprak kaymaları olduğu için mesela Halamın mezarını inanın çok aradım Fatma Erciyes yazılı mezar taşını bulamadım. Bu tarafa biraz ilgi bekliyoruz.
İkinci mezarlık Harman Mahallesi Mezarlığı…Develi Belediye başkanlarımızın çoğunun olduğu bir mezarlık. Açık hava müzesi. Fakat hiç olmazsa, iç yolu var. Bir ziyaretimde hiç olmazsa otları yolunmuş ve yollar ortaya çıkmış. Doğrusu memnun oldum.
Üçüncü mezarlık ise Taşlık mezarlarıdır. Burası aslında Develi’nin köklü ailesi Dedemen ve Çolakoğullarının mezarlığıdır. Ayrıca Develi’deki bazı tarikat ehli mesela Mevlevilerden de bazıları bu mezarlıkta yatmaktadır. Hele bir kişi var ki üç İstiklal madalyalı ve öldüğü zaman vücudunda 28 yara olan Velittin Özgür’ün de bu mezarlıktadır. öyle tarih kokan mezarlıklar ayrıca korunmalıdır.
Sonuçta bu mezarlıklar bizim dünümüz. Yüce Allah’ın dediği gibi: ”Her nefis ölümü tat edecektir. “Bunun ilk durağı da mezarlıklarımızdır. Değerli dost Belediyemiz Kültür İşlerinden sorumlu Ali Orhan Bey’den daha dün aldığım bilgilere göre geçen bayramda bakımdan geçtiğini öğrendim. Ayrıca sevindirici bir haber aldım: Ağabey, ben yarın mezarlıklar konusunu ilgili arkadaşlara ileteceğim. Bu konudaki gelişmeleri de size aktaracağım, dedi.
Bizim dileğimiz Develi sevdalısı biri olarak, geçmişimize saygıdır. İnanıyorum ki köyleri de kasd ederek mezarlıklar hayvanlar için bir korunak değil, geçmişimize birer saygı yerleridir.
Güzel de muhtarlarımıza da hiç görev düşmez mi. Yeri geldi hemen bir örnek vereyim. Madazı Mezarlığında değerli bir şairimiz vardır. Seyrânî yareni. Madazılı Derviş Osman. Bir vesile ile köy mezarlığına gittiğimde merhumun Arap harflaeri ile yazılı kitabeli mezarlığı otlar içerinde, bir keşmekeş halinde gördüm. Allah aşkına biraz da köylerimiz değerlerine sahip çıksınlar !
Not: Belediye başkanımız Sayın Mehmet Cabbar Bey’in annesinin ölümünü daha dün öğrendim. Merhuma rahmet ,ailesine de baş sağlığı diliyorum.

17/09/2020 : Çağdaş Develi Gazetesi

Share
9.578 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

2+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Süphan Dağı Efsanesi

    19 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Doğu’nun uzun kış gecelerinde nenemi dinlemeye bayılırdım.  Siyabend ile Hace’nin hikâyesi, Süphan Dağı’nda geçiyordu. Zozan (yayla) nenem anlatırken bende gözümün önünde Süphan Dağı olayını yeniden yaşıyordum. Nasıl unuturum Siyabend’in parmak ısırtan kahramanlığını? Ve göz yaşartan hikâyesini. Süphan Dağı eteklerinde yaşayan bir yiğittir. Yoksul bir köylüdür. Zayıf ve cılız delikanlıdır. Bu nedenle ona Kürtçede “ipin gölgesi”anlamına gelen Siyabend adı verilir. Annesi, babası, kardeşi yoktur. Amcasının sürülerine çobanlık yapar. Her gün S...
  • DÜNYA ACI SOS GÜNÜ

    19 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Her yıl Ocak ayının 22. günü, “Acı Sos Günü” olarak kutlanmaktadır. Acı Sos; Acı biber ve diğer birleşenlerden yapılmış herhangi bir çeşni, baharat veya salçadır. Yemeklerin yanında kullanılan soslar, yemekten alacağımız lezzeti artırırken aynı zamanda bizlere farklı tecrübeler de yaşatabilmektedir. İnsanlar binlerce yıldır acı biber ve diğer acı baharatları kullanmışlardır. Meksika, Orta Amerika ve Güney Amerika’da yaşayanların 6.000 yıldan daha uzun bir süre önce acı biberleri kullandıkları belirlenmiştir. Amerikan bitkisi olan acı biber, 16...
  • ARA DİNLENME SÜRELERİ GÜNLÜK ÇALIŞMA SÜRESİNDEN SAYILIR MI?

    19 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Dinlenme hakkı, işçilere ve tüm çalışanlara tanınmış bir haktır. Dinlenme hakkı Anayasa ile güvence altına alınmış sosyal bir haktır. 1982 Anayasası’nın 50/2 maddesinde, ‘Dinlenmek, çalışanların hakkıdır.’ ve 50/3 maddesinde de ‘Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir.’ denilmiştir. İşçilerin tüm günü çalışmayla geçmez. İşçiler hiç dinlenmeden aralıksız çalıştırılamaz. İşçilerin gün içerisinde nefes almaya, dinlenmeye ihtiyaçları vardır ki bu iş sağlığı ve güvenliği açısından da gereklidir....
  • Üstad Necip Fazıl Kısakürek ile Eskimez Hatıralar

    12 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Necip Fazıl'ın ömrünü vakfettiği davanın, onun geride bıraktığı mirasın, onun cesur duruşunun bilhassa günümüzde çok daha iyi anlaşılması gerektiğine inandık ve Üstadımızın ocağı olan Milli Türk Talebe Birliği (MTBB) olarak 2020 yılını “Necip Fazıl yılı” ilan ettik. Türkiye'nin 81 ilinde edebiyat, kültür ve sanatın her alanında etkinlikler tertip ederek Üstad'ı eserleriyle genç nesillere anlatarak ideal gençlik tasavvuruna ulaşmak için çabaladık. Şimdi de Üstad'ı günlük hayatın akışıyla tanıtmak, anılarla zihinlerde canlandırmak ve onun çağın ...