logo

DEVELİ KÖY MONOĞRAFİLERİ : KARACÖREN

Develi köylerinden gezip inceleme yapamadığım dört beş Develi köylerinden biri de Karacören’dir. Ancak hakkında epeyce de okuduğum eserlerden elde ettiğim bilgiler ve tuttuğum notlar mevcuttur.Bu yazımızda da Develi Köy Monoğrafileri” dizisinden olmak üzere Karacaören’i ele almak istiyoruz.
Develi’nin en eski yerleşim yerlerinden biridir.Sultan Sazlığına yakın bir yer olması ve tarıma elverişli topraklara sahip olması hasılı coğrafi yapısı ve Yeşilhisar-Yahyalı-Develi hattı ortasında olması onu çekici kılmış olmalıdır.Develi’nin Rum-Ermeni ve Türk topluluklarının yıllardır beraber yaşadığı bir yerleşim yeridir.Geçtiğimiz haftalarda “Develi’de Ermeni Kültür Envanteri” adlı yazımızda da belittiğimiz gibi Surp Asvadziddin Kilisesi,Sımpadyan Okulu ve adı bilinmeyen mezarlık buranın eski bir yerleşim yeri olduğunu ve yerleşimin ta Etiler dönemine kadar gidebileceği iddia edilebilir.
“1708 yılının şubat ayında Kütahya yöresinde bulunan Danişmendli Türkmenlerine bağlı Cevanşir ve Kaşıkçılar oymaklarının, Niğde ‘ye bağlı Öyük, Yarlık ve Ulukışla’ ya bağlanan Koçak köylerine Kayseri Bünyan’da, Çakırağıl ve Karacaören köyü, Develi kazasında bulunan Karacaviran ve Millidere isimli harap köylere yerleşmişler. “ adlı bir bilgi de mevcuttur.Ayrıca Develioğullarından öğretmen Ömer Develioğlu, arazi meselesinden mahkemeye verdiği bir maruzatında şöyle bir bilgi verir:”Maruzatım,Develi’nin Karacaören Köyü Hududu içerisinde bulunan Yaylak Mezrası,namıyla maruf bir kıta arazi arazi-yi haliyeyi tasarrufunda bulunduran Kiçikapı’danSipahi SeyyidiMehmet Sadık tarafından devrin tapu senedi sayılan 1244/ 1828 tarihli temessük senedi ile büyük babamız Develioğlu Hacı Ahmet Ağa satın almıştı.
….bu araziyi ihya için Sulucaova ve Endürlük Köylerinden Rumlarla Develi köylerinden getirdiği Türkleri bu yere yerleştirerek Karacaören adında bir köy kurmuş;Rumlara kilise,Türklere de bir cami yaptırmıştır….” demektedir. Demek ki burası daha önce Ermeni bölgesidir!Böylece köydeki Türk ve Rum sosyal hayatı hakkında bize bu bilgi bazı ip uçları vermektedir.A.Gürlek bir yazısında şu ayrıntı bilgiyi verir: “1912 yılında İncesu ve Develi kazalarında 59 233 kişilik toplam nüfus içinde Georgios Hekrekos’a göre 4760 Rum ve 125 Rum aileden söz edilmektedir.
İncesu’dan daha güneyde Ortodoks topluluklarına Zile Köyünde rastlanırdı. Bu köyde Türkçe konuşan 70 Rum aile ile 450 müslüman aile vardı. Karacaören’de Türkçe konuşan 50 Ortodoks Hıristiyan aile ve 50 Ermeni aile ikamet ediyorlardı. “”Köy Rumları mübadele sonucu 1924’ten sonra Adana üzerinden Atina’ya göçmüşlerdir.Bugün buradan Yunanistan’a göçen Karacaören’li Rumlar köy kültürlerini burada da aynen devam ettirdiklerini “Karamanlika” adlı internet sitesindeki bazı bilgilerden öğrenmekteyiz.
Ermeniler daha yakın zamana kadar tehcire rağmen burada kalmışlardır.Ancak bazı kayıtlardan anlıyoruz ki Karacaörenli Ermeniler Haçın Harbi/ Saimbeyli sırasında buraları işgal eden Fransız güçlerini desteklemişlerdir. Nitekim Mondros Mütarekesi sonrası serbest kalıp, Arap çöllerinde kahramanca savaşan Develili yedek subay arkadaşlarının yanına yani Develi’ye gelmek isteyen aslen Niğdeli Enver Bey,buraya uğradığında Ermeniler tarafından öldürülmek istenmiş,fakat savaş içerisinde yoğrulmuş olan Enver Bey daha atik davranarak 4-5 Ermeni’yi öldürerek,Develi’ye kaçarak gelmiştir.Burada da kurulan Develi Kuva-i Milliye teşkilatının aktif bir elemanı olmuştur.
Karacaören Develi’ye 17 kilometredir.Su şebekesi vardır.Nüfusu 2016 yılına göre 416 kadardır.Tek öğretmen ve tek sınıflı okulu 1974 yılında yapılmıştır.
Köyün ekonomisi Hayvancılık ve tarıma dayanır.Özellikle tarımda pancar ,mısır ve yonca ekimi önemlidir.Yeraltı sularından yararlanılır.

Share
2.117 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

9+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bırak Söyliyeyim Dilimi Tutma

    16 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Bu 5. eserimi, güzelliklere ait olan Sevgiyi, VECD haline getiren, şiir okumayı özellik ve güzellik bilen herkese ithaf ediyorum. Dülgeroğlu Sabit Şiir;Yücelere tırmanan bir fikrin, düşüncenin, tefekkürün mahsulü, güçlü ifadenin merkezdeki özüdür. Meselenin künhüne inip kısa-veciz bir beyanla kitap çapında ifadesi edebi duygunun ihtimamı, iktidarı, zirvesidir. Edebî anlatım da gerek olmaz beyan'a, Mısralar bin söz eder şiirden anlayana. Korkuttular sindirdiler milleti, Sardılar başına maraz illeti, Modern putçuluğu, şirki zilleti, Bı...
  • SU TASARRUFU GÜNÜ

    16 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Küresel ısınma nedeniyle dünyadaki tatlı su kaynakları da giderek azalmaktadır. Artan insan nüfusu ve kentleşme daha fazla su ihtiyacı yaratmakta ve dünyanın ise bu kadar suyu bulunmamaktadır. Su tasarrufu, herkesin mutlaka bilincinde olması gereken hayati bir mesele haline gelmiştir. Su tasarrufu, kişisel temizlikte, konforumuzda ve ihtiyaçlarımızı karşılama yeterliliğinde herhangi bir azalma olmadan suyu verimli kullanmak, israf etmemektedir. Yani aynı işi daha az su kullanarak yapmaktadır. Meyve, sebze ve bitkilerin yetişmesinde, hayvanlar...
  • Mısırlı Aile’sinin Gelini Melek Öztürk ve Kızları Bilge ve Banu Öztürk

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Melek Öztürk hanım, merhum Ali Orhan Öztürk’ün eşidir. Özel İdare Memuru Ali Atlas ile Ev Hanımı Safiye Hanım’ın 3. çocukları olarak 2 Ekim 1942’de Sandıklı, Afyon’da dünyaya geldi. İlkokul ve Ortaokulu Sandıklı’da tamamladıktan sonra 1960 yılında İzmir Kız Lisesi’nden mezun oldu. 1966 yılında Ege Üniversitesi, Tıp Fakültesi’nden mezun oldu ve Van’ın Edremit Nahiyesi Sağlık Ocağı’nda göreve başladı. 24 Kasım 1967 Cuma günü Ali Orhan Öztürk Bey ile evlendi. Bu tarihten itibaren 1969 yılına kadar Malatya’da Sağlık Ocağı’nda, 1969 - 1970 yıllarınd...
  • TÜRKİYE SERBEST PARAŞÜTÇÜLER GÜNÜ

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Paraşütle atlama, genellikle hava araçlarından çıkış yapılarak boşlukta ve belirli bir yükseklikte de paraşüt açarak yavaş bir şekilde yere inilen bir aksiyon sporudur. Hava aracından çıkış ve paraşütün açılması arasındaki zaman “serbest düşüş” olarak adlandırılmaktadır. Birinci ve İkinci Dünya Savaşında, malzeme ve asker indirmek, uçakları arıza yapan pilotların yaşamlarını kurtarmak için sık sık kullanılmıştır. Askeri amaçla kullanılan paraşüt zaman içerisinde spor dalı halini almış olup, Türkiye’de de bu spora rağbet görmüştür. Bu spor özel...