logo

DEVELİ EĞİTİM TARİHİ ÜZERİNE NOTLAR:3, DEVELİ’DE RUM OKULLARI

1573

Develi Ermeni Okulları hakkında en azından Amerika ve Fransa’da Anadolu Ermenileri üzerine yazılan incelemeler, hatıralar ve değişik eserler ile eğitim tarihimiz ile misyonerler üzerinde yapılan çalışmalardan yeterli bir bilgi gelmektedir. Bu konuda oluşan iki yazımız da elde edebildiğimiz bilgiler ve fotoğraflar ile Develi tarihine not düşmek adına yine bu sütunlarda yayınlamıştık.
Develi’de Doğu Romalı yani Bizanslı olarak bulunan Rumlar önce Yukarı Deverli’de kale içinde 1080 tarihinden sonra da büyük bir kısmı Rumeliye göçürülünce bakiyeleri de Everek tarafına gelmiş ve Ayakostan /Aygösten/Reşadiye köyünü oluşturmuşlar ,19.Asrın başlarına kadar bunu korumuşlardır.Ancak hızla gelişen siyasi ve sosyal olaylar ile daha sonra da mahalle olmuşlardır.Seyrânî’nin “Mahalleler Destanı” meşhurdur.Orada Aygösten Mahallesi hakkında şöyle der:
Aygösten Rumları biraz yolludur
Onlar itaatta eski çulludur
Bazıları ise allı pulludur,
Kadınlar işlerler bahçeyi bağı
Yıllar içerisinde Develi Rum ve Ermenilerinin sosyal hayatları hakkında ilk defa Osman Coşkun’un “İkinci Ergenekon “ adlı hatırat-romanında okumuştuk.Özetle ticari ve sosyal hayatta refah ve rahatlık içerisinde yaşadıkları görülmektedir.Nitekim Develi folklorunda da bir kırık havada şöyle yorumlanır:
“Aygösten’de bir yâr sevdim o da Urum gelini
El bilmezse sen de mi bilmen benim garip halimi”
Türkü devam eder gider.
Uzun süre Develi’de ticaret Ermenilerin elinde olmuştur. Sanatçılar ise Rumlardı.Özellikle tarım alanındaki ve bilhassa şarap üretimindeki ustalıkları her zaman önemini korumuştur.
Rumlar sadece Aygösten mahallesinde değil aynı zamanda Taşçı’ya bağlı köylerde de oturmuşlardır.Nitekim Bağımsız Türk Ortodoks Kilisesi lideri Papa Eftim Efendi,İstiklal Harbini desteleyen çalışmalara başladığında buralarda oturan bu Karamanî / Rumlar hep beraber O’nun yanında yer almışlardır.
Ancak Lozan antlaşmasından sonra 1924 yılında Yunanistan ile yapılan “Nüfus Mübadelesi” ile 1932 yılına kadar Yunanistan’a göçürülmüşler ve Atina’da da “Everek Mahallesi”’ni kurmuşlardır.Buraları milletvekili olarak gezen eski Belediye Başkanlarımızdan Mehmet Özdemir’den buradaki insanlarımızdan bazı bilgiler almıştık.Zaman içerisinde buralardan göçen bir aile çocuğu olan Doç.Dr.dosttan da bir hayli hatırat dinlemiştik.Yıllar içerisinde Zile’den göçenler dahil bir ona yakın fotoğraf ta elde etmiştik.Nitekim zaman zaman göçürüldükleri yılların Develi kültürüyle Türkçe söyledikleri Develi türkülerinden ve halaylarından bazı örnekleri de internet ortamında dinlemiş ve dinlemekteyiz.
Develi merkezindeki Rumlar elimizdeki arşiv bilgilerine göre hiçbir zaman 2000 kişiyi geçememişlerdir. Aygösten’de manastırları ve Ortodoks kiliseleri mevcuttu.Hatta bu binaların gizli geçidinin kapısı bitişiğinde bulunan ve kilise papazının evi iken sonradan Osman Coşkun’a geçen evi yıkılırken, evin bahçesinde çıkmıştı.
Aygösten’deki özellikleri olan sanatlı evlerin yapılış tarihini yıllar önce not ederken, genelde 1881-1905 tarihleri arasında olduğunu tespit etmiştik. İşte modern Rum Eğitim ve öğretim de bu tarihlerde başlamış olmalıdır.İlk önce geleneksel olarak mahalle okulları camiler ve kiliseler yanına yapılmış iken daha sonra misyonerlerin teşvikiyle yarı kaçak, yarı ruhsatlı modern okul binalarına kavuşmuştur.
Yine bu sütunlarda yazdığımız birkaç yazıda belirtmiştik,inşallah tekrara düşmeyiz.Rumlar az sayıda bir nüfusa sahip olduğu için okulları da küçüktür.Bugün Aşağı Everek’teki “Fatih Camii” adıyla anılan eski kilise’nin papazının evi olan fakat daha sonra da Dişçi İbrahim’in evi olarak uzun süre kullanılan ev,yıkıldığında bu küçük, tek sınıflı Rum okulu ortaya çıkmıştı.İşte fotoğraftaki bina bu okuldur.
Yine 1915 yılında çekilen bir fotoğrafta görüldüğü gibi öğretmen ve öğrenciler bir aradadır. Belli ki bu topluluk bir törendedir.Bu konuda elimizdeki tek fotoğraftır.
Rumların nüfusunun çok az olduğunu söylemiştik.Bu azınlıkların ayrıntılı olarak sosyal ve siyasal olarak hayatları hakkında bilgimiz olmadığı için sebebini bilemiyoruz,çok yetimleri var.Nitekim fotoğrafta görülenler idareci ve yetimlerdir.Kurulan bir vakıf tarafından bu yetimhane kurulmuştur.Kaç öğrenci burada barınmıştır,okuldan kimler mezun olmuştur,bilemiyoruz!Bu konuda acaba Rum ve Bağımsız Ortodoks Rum Patrikhanelerinde bu konuda bilgiler var mıdır, araştırılmaya değer!
Bizdeki bilgiler bu kadar.Elimize yeni ve farklı bilgiler geldikçe bu konu zenginleştirilebilir.Ayrıca değerli okuyucularımızdan da değerli eleştiriler gelirse elbette konu daha da ilginçleşecektir.
17.09.2015 Çağdaş Develi Gazetesi

Share
1.793 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

6+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Mısırlı Aile’sinin Gelini Melek Öztürk ve Kızları Bilge ve Banu Öztürk

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Melek Öztürk hanım, merhum Ali Orhan Öztürk’ün eşidir. Özel İdare Memuru Ali Atlas ile Ev Hanımı Safiye Hanım’ın 3. çocukları olarak 2 Ekim 1942’de Sandıklı, Afyon’da dünyaya geldi. İlkokul ve Ortaokulu Sandıklı’da tamamladıktan sonra 1960 yılında İzmir Kız Lisesi’nden mezun oldu. 1966 yılında Ege Üniversitesi, Tıp Fakültesi’nden mezun oldu ve Van’ın Edremit Nahiyesi Sağlık Ocağı’nda göreve başladı. 24 Kasım 1967 Cuma günü Ali Orhan Öztürk Bey ile evlendi. Bu tarihten itibaren 1969 yılına kadar Malatya’da Sağlık Ocağı’nda, 1969 - 1970 yıllarınd...
  • TÜRKİYE SERBEST PARAŞÜTÇÜLER GÜNÜ

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Paraşütle atlama, genellikle hava araçlarından çıkış yapılarak boşlukta ve belirli bir yükseklikte de paraşüt açarak yavaş bir şekilde yere inilen bir aksiyon sporudur. Hava aracından çıkış ve paraşütün açılması arasındaki zaman “serbest düşüş” olarak adlandırılmaktadır. Birinci ve İkinci Dünya Savaşında, malzeme ve asker indirmek, uçakları arıza yapan pilotların yaşamlarını kurtarmak için sık sık kullanılmıştır. Askeri amaçla kullanılan paraşüt zaman içerisinde spor dalı halini almış olup, Türkiye’de de bu spora rağbet görmüştür. Bu spor özel...
  • Sıla-i Rahim – 2

    05 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    İstanbul'dan Develi'ye bir gönül köprüsü kurmuştuk. Şenliklerle, açılışlarla ve ziyaretlerle bu yıllarca devam etti. Elbette bu iki haftaya sığmayacak kadar değerli büyüklerimiz, arkadaşlarımız ve dostlarımız vardı. Özür dileyerek belirtmem gerekir ki pandemi ve zaman dolayısıyla hepsinin ziyaret etmek mümkün olmadı. Değerli hocamız Ömer Kaliber ile aynı mekânlarda birkaç kez karşılaşıp sohbet etmemize rağmen bir fotoğrafımız olmadı. Yıllar sonra karşılaştığımız arkadaşlarımızla hasret giderdik. Kaymakamlık ve Belediye personeline, beni kucak...
  • DÜNYA GÖKDELEN GÜNÜ

    05 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Gökdelenler, arazinin pahalı olduğu şehirlerde görülen çok yüksek yapılardır. Genellikle metal iskelet üzerine beton dökülerek inşa edilmekte olup, büro ve apartman (daire) olarak kullanılmaktadır. Gökdelen ayrıca gemicilikte geminin uzun direğine verilen isimdir. Bugünlerde en az 40 veya daha fazla kattan oluşan binalar, gökdelen olarak ifade edilmektedir. Gökdelenlerin ağırlık taşıyan sistemleri diğer yapılara göre büyük farklılıklar göstermektedir. 4 kata kadar yapılar sadece duvarlardan destek alabilirler. Ancak gökdelenler çelik iskeletle...