logo

Defterlerim Arasındaki Belgeler : III Camiilerimizdeki Levhalar, Kitabeler

İnsanımız, camilerimizin fizikî yapısı kadar iç estetiğine de dikkat etmişlerdir. Türk kadın ruhunu yansıtan o birbirinden hünerli ellerin ürünü halılarımız ve kilimlerimiz ibadethanelerimizin en önemli eserleridir. Yine aydınlanması için hediye edilen şamdanlar, Venedik’ten getirtilen kristal lambalar ve altın yazma Kur’an-ı Kerim’ler,devir tespihleri, ve kırk kat kadife arasında, özel, küçük sandıklarda korunan Sakal-ı Şerif ‘ler ibadethanelerimizi adeta birer Türk-İslam Eserleri Müzesi haline getirmiştir. İşte Everek Ulu Camii de böyle şanslı bir ibadetgahımızdır.
Camilerimizin bir güzelliği ise zengin hat sanatlarımızın örneklerinden nadide olanların hediye edilip duvarlara asılmasıdır. Çoğunlukla bu hatların arkasına düşülen önemli notlardır. Bu notlar çoğu zaman sokak, kaza ve şehir kültüründen izler taşıyan veya açıklık getiren, sanatçtılar hakkında bilgi veren belgelerdir. İşte bunlardan bir örnek. Bir örnek Hz.Peygamber aşkı taşıyan kaside. Altı beyitlik bir şiir. Dört adet aynı hattat tarafından yazılmış. Bunlardan ikisi yazılmış ve yaldızlatılmış, çerçeveletilmiş. Ulu Camii’nin mihrabının sağ ve soluna asılmıştır. İlk gördüğümde durum buydu. Daha sonra eski Çarşı Camii içinde bu konuda araştırma yaparken diğer iki kasidenin tahtalı dediğimiz kadınlar kısmında duvarda asılı görmüş ve bunlardan birinin fotoğrafını almış ve arşivimize koymuştum. İşte metnini aşağıda vereceğimiz bu nefis hat ile yazılan kasidenin bir örneği yukarıdaki fotoğraftır. Ancak şimdi bu şiirleri öyle zannediyoruz ki bulamayacaksınız.! Kayıp.
Çünkü…Develi’de ilk Çarşı Camii Venk / Eski Saray bölgesinde esnafın yardımlarıyla yapılmıştır. Bu bölge 1870 yılında Develi Kayseri’ye bağlı bir kaza olunca; Kaza yönetim yeri burasıdır ki bu yüzden buraya “Eski Saray“ denilmiştir. Bu camiinin 1844 tarihli ve Âşık Seyrânî’nin yazdığı dört satırlık kitabe şimdiki son caminin doğu duvarına kaybolmasın diye yapıştırılmıştır…1945…..yılında Süleyman Unutulmaz tarafından meydanda nefis, estetik değeri yüksek, şadırvanlı çok güzel bir yaptırılmış ve fakat küçük geliyor gerekçesiyle yıktırılmış ve değerli dost mimar Develi’li mimar Salim Alp tarafından şimdiki camii …………’de yapılmıştır. Size ibadethanelerimiz hakkında kısa bir bilgi konumuzu zenginletme adına verilmiştir.
Şairi belli değildir. bu kasidenin Şair Nabî’ye ait olması muhtemeldir ama klasik şiirimizde son beyit, şairinin ismini andığı beyittir. Maalesef bu beyit yok. Bu şiirin şairi Develi’li bir şair olması daha muhtemel. Zira şiirde kullanılan dil 19. Asrın dilidir. Bu bakımdan bu şiirin Develi’li Hafız Mehmet’e ait olması daha kuvvetlidir. İsmini ancak tahmini olarak veriyoruz
Şiir şöyle:
Kasidenin orijinal hali.
Nâr-ı hasret yakdı bağrımı ey hâbibi Kibriyâ
Kalmadı bende tahammül cânım sana olsun fedâ
Nâr-ı sûzânınla hâlim pek harâb oldu benim
Çâre –sâz ol derdime çâre sendendir banâ

Hastana hicrân-ı âşkımızı geldim bugün divânınâ
Ey şefi’il mübin beklerim senden şifâ

Hem ta ezelden cürmümün payanı yok ?
Merhem-i şefkât sendedir ey Resûl -ü müçtebâ

Ben garibim yok penâhıma gayrı kime yalvarayım
El açup geldim sana etme etme mahzûn kıl itâ

Ya Resûlalâh kerem kıl bu firak-ı mücrime
Ravzâ-i pâkine geldi hicran ile ağlar sana
Çeşmenin kazaya uğradıktan sonraki hali.
Camii’nin en son eki batı tarafına Develioğlu Ali Rıza Efendi tarafından yaptırılan sanatlı çeşmedir.Bu güzel çeşme bir kamyonun çarpması üzerine sütunları kırılmıştı.Daha sonra kaba bir betonla sütun tabanları tutturulmaya çalışılmıştı.Daha sonra da son restorasyonla bu son derece çirkin görünüme son verilmiş ve bugünkü halini almıştır.
Bu güzel çeşmenin yapılış kitabesi ise şöyledir:”Huzur-u humayûn muhatıplarından ve meclis-itetkikat-ı şeriyye âzây-ı kirâmından Ali Rıza Efendi’nin hayratıdır. 1322 / 1904 “Cami en son milletvekillerimizden Salih n gayretleriyle vakıflarca restore edilmiş,Develi eski Belediye Başkanlarından Recep Özkan’ın çevre düzenlemesiyle bugünkü halini almıştır. Son.

Çağdaş Develi Gazetesi, 16 Haziran 2017, Sayfa 2

Share
1.203 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

6+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sultanahmet Azade Otel’de İstişare ve Yönetim Kurulu Toplantımız

    24 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Pandemi dönemi dernek toplantılarımız koronavirüs kurallarına riayet edilerek az sayıda da olsa devam etti. Bu dönem uzun zamandır yapamadığımız İstişare Kurulu ve Yönetim Kurulu toplantılarımızın birincisini 17.09.2021 tarihinde Mustafa Sümengen Ağabeyimize ait Sultanahmet Azade Otel'de gerçekleştirdik. Yemekli toplantımızı organize eden Kadınlar Komisyonu Başkanımız Hanife Salman Hanım'a, güzel mekânında her zaman bizleri misafir eden Mustafa Sümengen Ağabeyime çok teşekkür ederiz. Yemekli toplantımız tarafımdan yapılan açılış konuşması ile...
  • EKİNOKS

    24 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Dünya, kendi ekseni etrafındaki dönüşünü sürdürürken, bir yandan da güneşin çevresinde dolanır. Dünya, güneş etrafındaki dönüşünü elips şeklindeki bir yörünge üzerinde 365 gün 6 saatte tamamlar. Buna bir yıl denir. Dünya, 939 milyon km'lik yörüngesi üzerinde 108 bin km. hızla hareket eder. Gök bilimi terimlerinden olan “Ekinoks”, yılda iki kez gerçekleşmektedir. Peki, Ekinoks nedir? Ekinoksun ne olduğunu tam olarak anlayabilmemiz için özellikle dünyanın nasıl hareket ettiğini bilmemiz gerekir. Hissetmesek de aslında dünyanın iki farklı hareket...
  • Bırak Söyliyeyim Dilimi Tutma

    16 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Bu 5. eserimi, güzelliklere ait olan Sevgiyi, VECD haline getiren, şiir okumayı özellik ve güzellik bilen herkese ithaf ediyorum. Dülgeroğlu Sabit Şiir;Yücelere tırmanan bir fikrin, düşüncenin, tefekkürün mahsulü, güçlü ifadenin merkezdeki özüdür. Meselenin künhüne inip kısa-veciz bir beyanla kitap çapında ifadesi edebi duygunun ihtimamı, iktidarı, zirvesidir. Edebî anlatım da gerek olmaz beyan'a, Mısralar bin söz eder şiirden anlayana. Korkuttular sindirdiler milleti, Sardılar başına maraz illeti, Modern putçuluğu, şirki zilleti, Bı...
  • SU TASARRUFU GÜNÜ

    16 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Küresel ısınma nedeniyle dünyadaki tatlı su kaynakları da giderek azalmaktadır. Artan insan nüfusu ve kentleşme daha fazla su ihtiyacı yaratmakta ve dünyanın ise bu kadar suyu bulunmamaktadır. Su tasarrufu, herkesin mutlaka bilincinde olması gereken hayati bir mesele haline gelmiştir. Su tasarrufu, kişisel temizlikte, konforumuzda ve ihtiyaçlarımızı karşılama yeterliliğinde herhangi bir azalma olmadan suyu verimli kullanmak, israf etmemektedir. Yani aynı işi daha az su kullanarak yapmaktadır. Meyve, sebze ve bitkilerin yetişmesinde, hayvanlar...