logo

Defterlerim Arasındaki Belgeler : II Camiilerimizdeki Levhalar, Kitabeler

Defterlerim Arasındaki Belgeler : II Camiilerimizdeki Levhalar, Kitabeler, EVEREK CAMİİ KEBİR’İN TARİHİ HAKKINDA NOTLAR

Everek Camii Kebir’in bir de güzel minaresi vardır.Everek camilerinin ilk büyük minaresidir ki 1870 yılında Develi Kayseri’ye bağlı 2.derecede bir kaza olunca Murat Usta adlı biri tarafından yapılmıştır.Böyle güzel bir minareyi zaten Zile’li Hacı Bay Ali ile eşi daima arzu etmişlerdir.Âşık Seyrânî böyle anlamlı bir camii ve minareyi öyle önemsemiş ki Halep ‘teki sürgün döneminden Everek’e döner dönmez (1844) bu camiinin tarihini,1870 yılında da minarenin yapılışını manzum iki tarih ile ölümsüzleştirmiştir.
Bu manzum kitabe şöyledir:

Eder sâl-i hüsnâ dâvet-i İslâmı bu ebvapta
Erişti mü’minin tutuldu Cennet-i evtân

Mualla bir minare inşa eyledi bu meydanda
Vere bânisine Allah behşet-i hûr-i gılman

Olup Hacı Ali nâmı eşi daim eder hayrât
Mekânı der-âlide ilâhî gel eyle gufrân

Nezâret eyledi Hacı Ali der karye-i Zile
Kusurunu afv edüp Mevlâ kıla rahmet-i Rahman

Bin iki yüz seksen yedi saline erdi zeman
Şerafet kesb etsin inşallah aman

Murat üstat eder ref’i kâmet-i rânâ
Tevâbi rahmet yâd ile cümle mümin ede ihsan

Bu kitabenin bugünkü anlamı ise şöyledir:“Bu güzel yılda bu kapıda,Müslümanları namaza davet eder.Bütün mü’minler bu Cennet toprağına koştular.Burada çok güzel bir minare eyledi.Allah yaptırana Cennet’in güler yüzlülerinden eylesin.Hacı Ali ve eşi daima hayr eder.Yüce Allah ahrette bütün günahlarını afv etsin.
Hacı Bay Ali Zile Köyü’nden nezaret eyledi.Afv edici Allah kusurlarını asv edip ,O’nu kıymetlendirir.187 yılına gelindiğinde ,inşallah bu şerefi kazanır.Murat usta ,güzel maksadı yüceltmek ister ki bütün Müslümanlar Allah’ın hizmetinde koşanlar hayırla anıp, Allah’a göndereler.”

Daha önceki yazımızda Everek Ulu Camii / Camii Kebir’in bir bütün halinde
tarihini vermeye çalışıyoruz.Bu sebeple yazılı belgelerden faydalanarak doğruları vermeye gayret ediyoruz.Bu sebeple şimdi de yine bir tamir kitabesini vererek konuya bir yeni bilgi ile zenginlik katmak istiyoruz.Bu kitabe camiin içine giriş kapısı üzerindedir ki camiinin son namazgah bölümünün1902 yılında yapılışının belgesidir. Kitabe şöyledir:Besmele, Tarih-i tağmir,Sene:1318 / 1902Bu güzel camiimizin ana mekanları yapıldıktan sonra
Camii yakın bir zamanda ,zamanın Belediye başkanı Bekir Özkan’ın büyük gayretleri ciddi bir restorasyon geçirdi ve bu günkü düzenleme ortaya çıktı.Restorasyon sonrası camiinin hem iç ve hem de dış duvarlarını dikkatlice gözden geçirdim.Bir kitabeye rastlamadım.
Fakat, camii içerisinde ,mihrap yazıları önemlidir.Allah’ın şu sıfatları mevcuttur:Ya Allah,Ya Deyyan,Ya Gufran,Ya Hannan,Ya Kerim,Ya Kuddus, Ya Malik,Ya Mennan,Ya Rahim,Ya Rahman,Ya Subhan, Ya Sultan …
Mihrab ve Esmaü’l Hüsna’dan alınan bu Allah’ın sıfatları aslında Yukarı Develi’deki Hızır İlyas Türbesi mihrabının büyütülmüş kopyasıdır.
Bu hatlar Develi Kız İlkokul müdür ve hat öğretmeni İbrahim Suphi Emekliöz tarafından yazılmıştır.Bu yenilen mihrab ise Hacı Seyitzade İsmail Kapusuz tarafından yaptırılmış ve ayrıca da camiinin aydınlanmasını(çerağcılığını) üstlenmiştir.Bu da gösteriyor ki 1902 yılında son cemaat yeri yapılırken mihrap da ele alınmıştır!
İnsanımız camilerimizin fizikî yapısı kadar iç estetiğine de dikkat etmişlerdir.Türk kadın ruhunu yansıtan o birbirinden hünerli ellerin ürünü halılarımız ve kilimlerimiz ibadethanelerimizin en önemli eserleridir.Yine aydınlanması için hediye edilen şamdanlar,Venedik’ten getirtilen kristal lambalar ve altın yazma Kur’an-ı Kerim’ler,devir tespihleri, ve kırk kat kadife arasında, özel, küçük sandıklarda korunan Sakal-ı Şerif ‘ler ibadethanelerimizi adeta birer Türk-İslam Eserleri Müzesi haline getirmiştir.İşte Everek Ulu Camii de böyle şanslı bir ibadetgahımızdır.
Camilerimizin bir güzelliği ise zengin hat sanatlarımızın örneklerinden nadide olanların hediye edilip duvarlara asılmasıdır.Çoğunlukla bu hatların arkasına düşülen önemli notlardır.Bu notlar çoğu zaman sokak,kaza ve şehir kültüründen izler taşıyan veya açıklık getiren ,sanatçtılar hakkında bilgi veren belgelerdir.İşte bunlardan bir örnek.Bir örnek Hz.Peygamber aşkı taşıyan kaside.Altı beyitlik bir şiir.Dört adet aynı hattat tarafından yazılmış.Bunlardan ikisi yazılmış ve yaldızlatılmış,çerçeveletilmiş. Ulu Camii’nin mihrabının sağ ve soluna asılmıştır. İlk gördüğümde durum buydu.Daha sonra eski Çarşı Camii içinde bu konuda araştırma yaparken diğer iki kasidenin tahtalı dediğimiz kadınlar kısmında duvarda asılı görmüş ve bunlardan birinin fotoğrafını almış ve arşivimize koymuştum.İşte metnini aşağıda vereceğimiz bu nefis hat ile yazılan kasidenin bir örneği yukarıdaki fotoğraftır.Ancak şimdi bu şiirleri öyle zannediyoruz ki bulamayacaksınız.!
Çünkü…Develi’de ilk Çarşı Camii Venk / Eski Saray bölgesinde esnafın yardımlarıyla yapılmıştır.Bu bölge 1870 yılında Develi Kayseri’ye bağlı bir kaza olunca ;Kaza yönetim yeri burasıdır ki bu yüzden buraya “Eski Saray“ denilmiştir.Bu camiinin 1844 tarihli ve Âşık Seyrânî’nin yazdığı dört satırlık kitabe şimdiki son caminin doğu duvarına kaybolmasın diye yapıştırılmıştır…194…..yılında Süleyman Unutulmaz tarafından meydanda nefis ,estetik değeri yüksek ,şadırvanlı çok güzel bir yaptırılmış ve fakat küçük geliyor gerekçesiyle yıktırılmış ve değerli dost mimar Develi’li Salim Alp tarafından şimdiki camii …………’de yaptırılmıştır.Size ibadethanelerimiz hakkında kısa bir bilgi konumuzu zenginletme adına verilmiştir.
Şairi belli değildir bu kasidenin Şair Nabî’ye ait olması çok muhtemeldir ama son beyiti yani şairinin ismini andığı beyit maalesef yok.Bu bakımdan maalesef ismini ancak tahmini olarak veriyoruz.
Şiir şöyle:
Nâr-ı hasret yakdı bağrımı ey hâbibi Kibriyâ
Kalmadı bende tahammül cânım sana olsun fedâ

Nâr-ı sûzânınla hâlim pek harâb oldu benim
Çâre –sâz ol derdime çâre sendendir banâ

Hastana hicrân-ı âşkımızı geldim bugün divânınâ
Ey şefi’il mübin beklerim senden şifâ

Hem ta ezelden cürmümün payanı yok ?
Merhem-i şefkât sendedir ey Resûl -ü müçtebâ

Ben garibim yok penâhıma gayrı kime yalvarayım
El açup geldim sana etme etme mahzûn kıl itâ

Ya Resûlalâh kerem kıl bu firak-ı mücrime
Ravzâ-i pâkine geldi hicran ile ağlar sana
Camii’nin en son eki batı tarafına Develioğlu AliRıza Efendi tarafından yaptırılan sanatlı çeşmedir.Bu güzel çeşme bir kamyonun çarpması üzerine sütunları kırılmıştı.
Daha sonra kaba bir betonla ayaktab tutulmaya çalışılmıştı.Daha sonra da son restorasyonla bu son derece çirkin görünüme son verilmiş ve bugünkü halini almıştır.
Bu güzel çeşmenin kitabesi ise şöyledir:Huzur-u humayûn muhatıplarından ve meclis-itetkikat-ı şeriyye âzây-ı kirâmından Rıza Efendi’nin hayratıdır. 1322 / 1904
Cami en son milletvekillerimizden Salih Kapusuz’un gayretleriyle vakıflarca restore edilmiş, Develi eski Belediye Başkanlarından Recep Özkan’ın çevre düzenlemesiyle bugünkü halini almıştır.

Resimli alan için :

Çağdaş Develi Gazetesi, 09 Haziran 2017, Sayfa 2

Share
880 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

9+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Farkına Varmadan Yaşadıklarımız

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Ne kadar kıymetliymiş, denizin dalgalarını, gökyüzünün maviliğini izlemek. Ne kadar kıymetliymiş, sevdiklerine sarılabilmek, öpebilmek, onları ziyaret edebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, yağan yağmurda ıslanabilmek, rüzgârın kokusunu çekebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, sokaklarda, caddelerde gezinmek, amaçsızca yürümek. Ne kadar kıymetliymiş, korkmadan, tedirgin olmadan markete, alışverişe, pazara gidebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, kafeye, pastaneye, çay bahçesine oturup, bir çay kahve içebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, öksürebilmek, hapşırab...
  • Dolmuşculara Bir Çift Lafım Var!

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    65.000 Nüfuslu bir ilçede yaşıyoruz. Dolmuşçular bisiklet projesine itiraz ediyormuş ekmek kapılarına engel olur diye. Ben de şunu demek istiyorum dolmuşçuların ekmek kapısına engel oluyor diye özel araç kullanımını mı yasaklayalım ? Yok böyle bir dünya! 65.000 nüfuslu ilçede 30.000 araç var ve trafik sorunu var. Bu sorun gitgide artıyor. Bu sorunu nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz? 65.000 nüfuslu ilçede bisiklet kullanımı ne kadar etkiler ekmek kapısını. Neden alternatif ulaşım aracı hakkı verilmesin insanlara. Sadece dolmuşa bineceksiniz baş...
  • KARA VEYA EFSANE CUMA

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Kara Cuma ismini son yıllarda adını sıklıkla duymaktayız. Kara Cuma, adından da kolayca anlaşılabildiği gibi doğrudan ülkemiz kültürü ile ilgili özel günlerden biri olmadığını söyleyebiliriz. Öyleyse Kara Cuma (Black Friday) nedir? Kara Cuma, ABD'de başlayan ve Şükran Günü ile sıkı bağları bulunan bir gelenektir. Her yıl Kasım ayının dördüncü Perşembe gününde kutlanan Şükran Gününden sonraki Cuma günü, halk çarşı veya meydanlarda bulunan büyük mağazalara giderek alışveriş yapmaktadır. Bazı şirketler bu rutini kâra çevirmek ve daha çok ürün sat...
  • DEVELİ’DE İLK ÖĞRETİM KURUMLARI ve İLK ÖĞRETİM KADROSU-3

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Geçen hafta değerli eğitim tarihçimiz Prof.Dr.Yahya Akyüz'ün yazdığı Kız İlkokulları Tarihi Gelişimi hakkındaki mükemmel bir yazısından faydalanmış ve kısaltılarak sizlere derli toplu bir bilgi vermeye çalışmıştım. ”Eğitim Tarihçimiz” dedim, çünkü birde aynı isim ve soyadını taşıyan A.Ü.DTCF. Yeni Türk Edebiyatı öğretim üyelerinden Prof.Dr.Kenan Akyüz vardır ve benimde hocalarımdandır.” Modern okulculuğa, azınlıklar ile misyonerler bizde daha erken dönemlerde başlamışlardı. Hatta matbaalarıyla beraber ! Öyle ki, modern yetim haneler, iptid...