logo

ÇOCUK EĞİTİMİNDE AİLENİN ROLÜ

1573

Son zamanlarda özel işlerimizin yoğunluğu sebebiyle, Develi ‘deki sosyal, siyasal ve kültürel gelişmeler hakkında ne oluyor, ne bitiyor, ancak bazı davetiyeler ve gazete haberleri dışında bilgilenemiyorduk. Fakat iki gün önce bir dost telefonuyla ve mahalli basın haberlerinden Develi’deki menfur cinayetleri öğrenince doğrusu şoke olduk.
Tüm Türkiye’de olduğu gibi, 1975-1980 dönemindeki siyasi cinayetlerin dışında Develi bir huzur bölgesi olma özelliğini korumuş bir kazadır.
Her zaman insanlar arasındaki sağlam ilişkiler,dengeli yaşama biçimi, sorumlu davranışlar,coğrafyasının güzelliği, tarihi derinliği ve dolayısıyla kültürel zenginliği ile insanlarındaki eğitim kalitesi her ilgi duyanın dikkatini çekmiş ve bir çok eserin de yazılmasına sebep olmuştur.
Zaman zaman değerli dostlardan gençlerimiz arasındaki uyuşturucu trafiğinin ve adı konmayan fuhşun arttığını dinliyoruz.Bu konuda öyle şeyler biliyoruz ki ,çoğu olayların kahramanları halen hayattadırlar.İki evli kadın komşu erkeklerle ilişkiye girdikleri tespit edilmiş,olay ortaya çıkınca aileler Develi’yi terk etmişlerdi.Develi insanı böyle ahlaksız iki olayı unutmamış ama yılların oluşturduğu örfi hukukla, yaşayan kocaları ile çocuklarını düşünerek olayı uzatmamışlar ve edeplice kapatmışlardı! Zira failler de zaten Develi’yi terk etmişlerdi.Daha yakın bir zamanda torun sahibi birinin bir buçuk yıl evli,çocuk sahibi bir kadınla yasak aşk yaşadığını, günahından temizlenmek (!) için kendini Kabe yollarına attığını bilenlerdeniz.Dileğimiz şudur ki bunlar münferit olay olsun. Bunlar, Develi sosyal hayatında yazılmamış olaylardır ve de hepsi bildiğimiz gerçeklerdir.
Bir diğer sosyal olay ise genç evliler arasında boşanmadır. Bundan birkaç yıl önce bir belediye başkanımız bu konuda şu korkunç bilgiyi vermişti: Kayseri merkezinde yılda 5.500 kişi ,gurbetçilerimizden de 500 kişi olmak üzere 6.000 kişi evlenmektedir.Daha bir yıl geçmeden bu evlenenlerden %70’i boşanma davası açmaktadır.Açılan bu davaların %40’ı da boşanma ile sonuçlanmaktadır. Bu ne demektir? Aile hayatımızın çözülmesidir! Hem de korkunç bir şekilde. Develi de bundan nasibini almıyor mu? Nihayet bunlar sebep- sonuç ilişkisine dayalı olaylardır.Sebepler değiştirilmeden aynı sonuçlar mukadderdir.
Sosyal olaylar çok geniş,çözümler ise zaman ve ciddi tedbirler ister!
Esas ele almak istediğimiz konu ise Develi çocuk dünyasının ve gençliğinin yaşadığı yanlışlıklardır.
Kırk yıl eğitim ve öğretimin içinde bulunan biri olarak çocuk ve gençliğin yetiştirilmesinde eğitimin büyük rolü vardır. Bu konuda insanın yetiştiği coğrafya, okul ve en başta da aile gelir.
Bir gencin yetişmesinde yaşadığı sokağın, mahallenin fiziki şartları ile yakın arkadaş çevresinin büyük rolü vardır.Büyük şair Yahya Kemal “Ezansız semtler “isimli yazısında ezansız bir semtte yaşayan çocuklarda dini hayatın zayıf olacağından bahseder.
Ezanlar mahallenin aynı zamanda saatleridir. Mahallenin sanki senatosudur.Çocuk ta bir yerde bu senatonun parçasıdır.Bizler namaz surelerini ilk defa mahalle hocamız Badaların Mehmet Hoca ile medrese öğretimli Ahmet amcamdan öğrenmişizdir. Büyüklere karşı görevlerimizi bize çoğu yerde komşularımızın nasihatı ve özellikle davranış biçimlerinin sevecenliği ve muhabbetleri öğretmiştir.
Oyun alanları, parklar, meydanlar vb. yerler gençliğin hüner gösterdiği yerlerdir.Biz o meydanlarda ne çocuk oyunları,ne çelik çomak vb. oyunları oynamışız ve arkadaşlarımızla birlik ,beraberliğimizi tesis etmişizdir ki oralarda atılan bu sağlam temeller halen devam etmektedir.İçimizde bize uyum sağlayamayan bir arkadaşımız vardı.Sebebi huzursuz ailesi ve sarhoş babası idi!Nitekim aile kısa zamanda sokağımıza uyum sağlayamayınca Ankara’ya kendilerini zor attılar.
Okulların şüphesiz çocukların eğitiminde büyük rolü vardır.Gençlerimizin vatanını seven milli ,dini değerlerine bağlı,bu değerlerle yaşayan ve sorumluluk sahibi olması için büyük mücadele verdiğini ve böyle planlandığını bilenlerdeniz.Ama böyle ideal duygularla misyon alan okullarımızdan da nice militanlar yetiştiğini görenlerdeniz.Demek ki eğitim alanında da bu konuda nice eksikliklerimizin olduğu bir gerçektir. Zira eğitimin temel unsuru olan öğretmenler,daha yakın zamana kadar kahvehaneye giden öğrencileri takip ederken bugün kendisinin yanlış davranışınıuyaran öğretmelerin,dövüldüklerini,öldürüldüklerini ve bıçaklandığını da görenlerdeniz.Yetkileri budanmış bir öğretmenin öyle sanıldığı gibi eğitimde etkin olacağını sanmak saf dillilik olur.
O halde televizyonun her evde baş misafir olduğu olduğu bir evde,köyden kazalara ve şehirlere göçen ve geldiği yerin kültür ortamına alışamayan,uyum sağlayamayan ve sağlam bir eğitim alamayan aile bütün bu olumsuzluklara rağmen çocuğundan baş sorumludur.Okullar anneler için birer kreş değildir.Annelerin rahat gezmeleri için birer bir vesile değildir.
Hele babalar.Kendisi sigara içenler,alkol alanların,kumar oynayanların çocuklarına bunların kötü bir meziyet olduğunu söylemesi abesle iştigaldir.
Cinayet işleyen, uyuşturucu kullanan,arkadaşlığın dozunu ayarlayamaya kız ve erkek gençleri tanımıyoruz. Adım gibi inanıyoruz ki bu çocukların çoğu ya ayrılmış ya da şefkatsiz aile çocuklarıdır. Hz.Ali bir vesile ile:”Çocuklarınızı geleceğe göre yetiştiriniz.Zira onlar sizin değil gelecek zamanın nesilleri olacaktır”
Bu kolay mıdır?Hızlı bir köyden Develi’ye göçün olduğu,kültürel değerlerin alabora olduğu,oto kontrolün azaldığı ve sosyal dengelerin bozulduğu bir ortamda böyle bir sorumluluğu yüklenmek kolay mıdır? Ama, evlat bizim olduğuna göre bu zoru el birliği ile yenmek zorundayız.
Bu da ayrı bir yazı konusudur.
Çağdaş Develi Gaz.30.07.2015

Share
1.080 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

3+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Duayen Manifaturacı Muharrem Özkul Amca

    23 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Duayen Manifaturacı Muharrem Özkul Amca: 1928 yılında Develi'de dünyaya geldi. Ailesi askere geç gitsin diye iki yaş küçük yazdırmış. Babası Selamlardan Ömer Özkul'dur. Muharrem Amca'nın babası ikinci evliliğini yapıyor ve annesi evden ayrılıyor. Daha sonra Muharrem Amca büyük babası Yusuf'un yanında kız kardeşi ile birlikte yaşantılarına devam ediyorlar. Muharrem Amca'nın eğitim hayatı başlıyor. Bolu Orman Mühendisliği'ni kazanıyor ama babası beraber çalışacağız diyor ve göndermiyor. Askerlik çağı gelince Bitlis'te üç yıl askerlik görevini if...
  • DÜNYA KUCAKLAŞMA (SARILMA) GÜNÜ

    23 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Hayatın koşturmacası içerinde bazen kendimizi bazen de sevdiklerimizi ihmal ettiğimiz zamanlar olmaktadır. Özellikle son aylarda korona virüs nedeniyle yakınlarımızla, dostlarımızla mecburen görüşememekteyiz. Ayrıca soğuk, karlı ve kasvetli kış günlerinde insanların motivasyonları doğal olarak düşmektedir. İnsanların sıcak ve sevgi dolu bir kucaklaşması insana kendini iyi hissettirir. Bu günlerde manevi ruhu biraz yükseltmek için 21 Ocak tarihinde, “Dünya Sarılma veya Kucaklaşma Günü” kutlanmaktadır. Dünya Sarılma Günü, bir neden aramadan, her...
  • DÜNYA HİJYEN GÜNÜ

    15 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü hijyen olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde temizlik önlemleri anlamında kullanılan hijyen, aslında Yunan Tanrıçası Hygeia adlı tanrıçadan gelmektedir. Hygeia, Yunan ve Roma mitolojisinde geçmekte olup, tıp tanrısı Asklepios'un kızıdır. Sağlık ve temizlik tanrıçasıdır. İnsanlar, Bergama'daki Asclepius Tapınağı gibi tapınaklarda babası Asclepius'tan ve Hygeia'dan sağlık dilemişlerdir. Dünyanın ilk Hijyen Günü, Avrupa Hijyen Konseyi ve Türk ...
  • STATİK ELEKTRİK GÜNÜ

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Mutlaka hepimizin başına elektrik çarpması defalarca gelmiştir. Hiç beklemediğimiz birisine ya da bir yere dokunduğumuzda bir anda elektrik çarpması hissi yaşarız. Günlük hayatımızda biriyle tokalaştığımızda, arabadan inip kapı kolunu tuttuğumuzda, bir yüzeye dokunduğumuzda veya parkta plastik kaydıraktan kaymış bir çocuğa dokunduğumuzda ortaya çıkan karıncalanma hissi, statik elektriğin etkisinden kaynaklanmaktadır. Hatta aradaki akım geçişi sırasında oluşan kıvılcım gözle görülebilir ve çıtırtı şeklinde ses duyabiliriz. Bu akım geçici bazı k...