logo

ÇOCUK DENGE BİSİKLETİ

Altı yaşa kadar çocuklar normal donanıma sahip bir bisiklete binebilecek gelişime erişemezler.
Bunun ilk nedeni kolaylıkla hızlandıracakları bisikletleri durdurmak için gerekli fren hareketini sağlayacak el kaslarının gelişmemiş olmasıdır. Göbekten, ayak frenli bisikletler bu sınırlılığı bir ölçüde kırsa bile en iyimser yaklaşımlar bile dört beş yaşın öncesine gidemez. Normal donanımlı bisikletlerin bir başka engeli ağırlıklarının çocuk için çok fazla olmasıdır.
Çocuk denge bisikletleri normal donanımı iki teker, bir gidon ve seleye kadar azaltarak çocukların önündeki engelleri tümüyle kaldırıyor. Artık iki yaşına kadar yürüme becerisini iyice geliştiren her çocuk denge bisikletini de kullanabilir.
Çocuklar denge bisikletini ayakları ile iterek hareketlendirip, yine ayaklarıyla yavaşlatıp durdurabiliyorlar. Boylarına göre ayarlanabilen sele ile ayakları yere yetişebiliyor.
Böylece küçük, kısa denge oyunları kısa sürede iki teker üzerinde uzun yol almaya, bisiklet kullanmaya doğru gelişiveriyor.
İkinci yaşın tamamlanmasıyla birlikte çocuk gelişim görevlerinin başında kasların güçlenmesi ve denetiminin artması gelir. Artık çocuklar koşma, merdiven çıkma, inme, pedal gibi hareketleri yapabilirler. Bu yönde gelişimleri desteklenmelidir. Tam da bu noktada çocuk bisikletleri bir oyuncak ya da bisiklet kullanmayı öğrenme aracı değil ama daha öte genel gelişime hizmet eden birer öğretici olarak görülebilir.
Bu yaş çocuklarının öne çıkan bir başka gelişim görevleri ben merkezciliğin giderek azalması, özgüven gelişimi ve sosyal becerilerinin artmasıdır.
Bu çocuklarda özgüven gelişimi için bisiklet eşsiz bir araçtır. Denge bisikleti ile çocuğun benlik algısı ve beden kontrolü gelişecek, koordinasyon yeteneği artacak ve kasları güçlenecektir.

Share
5.486 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

3+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA KAPLUMBAĞA GÜNÜ

    24 Mayıs 2024 Köşe Yazarları

    Kaplumbağalar, yaklaşık 220 milyon yıldır dünyada varlıklarını sürdüren en eski sürüngen canlı gruplarından biridir. Yeryüzünün her yerinde hemen hemen her türlü iklimde yaşarlar. Onlar doğal yaşam alanlarımızın önemli bir parçasıdır ve korunmaları gerekmektedir. Her yıl 23 Mayıs’ta kutlanan “Dünya Kaplumbağa Günü” dünya genelindeki tüm kaplumbağa türlerine dikkat çekmek, onların ve yaşam alanlarının korunması için farkındalık oluşturmaktır. Dünya Kaplumbağa Günü ile yeryüzünde bulunan yaklaşık 300 kaplumbağa türünün korunması ve yaşam alanl...
  • MİLLİ MÜCADELE’DE DEVELİ Mehmet ÖZDEMİR

    24 Mayıs 2024 Köşe Yazarları

    “Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmasa, değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.” M. Kemal Atatürk ATATÜRK'ün Dilinden Kuvay-i Milliye: Ümitlerini kaybedenler, Kuvay-i Milliye'nin neye yarayacağını neye yarayacağını sorarlar. Mustafa Kemal şu cevabı verir. ”Kuvayi milliye namuslu bir insanın yastığının altındaki tabancaya benzer. Namusunu kurtarması için herhangi bir ümidi kalmadığı zaman hiç olmazsa intihara yarar.” Sunuş: Sayın Mehmet Özdemir tarafından, Cumhuriyetimizin 50'nci kuruluş yılı...
  • UĞUR BÖCEĞİ NEDEN UĞURLUDUR

    17 Mayıs 2024 Köşe Yazarları

    Halk arasında uçuç böceği ve gelin böceği adlarıyla da tanınan, genellikle kırmızı üstüne siyah benekli kanat örtüleri cilalanmış gibi pırıl parıldayan sevimli ve güzel olan uğur böceğinin, böcek dünyasında çok ayrıcalıklı bir yeri vardır. Dış görünümü hem renk hem şekil olarak mükemmeldir. Küçük bedenleri, parlak renkleri ve benekli kanatlarıyla dikkati çekerler. Varlığı insana mutluluk duygusu verir. En önemli özelliği ise uğur getirdiğine, üzerine konan insanın dileklerini gerçekleştireceğine inanılmasıdır. Uğur Böceği adını nasıl almıştı...
  • BENİM GÜZEL MEMLEKETİM 5. Bölüm Develi’nin Damak Tatları ve Bahar

    17 Mayıs 2024 Köşe Yazarları

    BENİM GÜZEL MEMLEKETİM 5. Bölüm Develi'nin Damak Tatları ve Bahar Gençliğimdeki baharları hatırlıyorum. Tüm doğa dirilir, tazelenir, etrafa mutluluk saçılırdı!... Baharın geldiğini çiçeklerin açmasından, ibibiklerin gelmesinden ve kuşların cıvıldamalarından anlardık. Güneş havayı ısıtmaya başlar, capcanlı bir doğa içinde mutlu mesut yaşar giderdik. Develi'de Bahar : Körkuyu'daki bağımızda kendine has bir kokusu olan bir has gülümüz vardı, gül şurubu yapardık. Nasıl özlüyorum hepsini, içim acıya acıya. Oysa hiç sevmezdim eski güzel günler ...