logo

ÇİÇEKLERİN DİLİ

Çiçekler biz insanlar için vazgeçilmezlerdendir. Adeta bir dost gibi hem mutlu günümüzde hem de hüzünlü günlerimizde bizi yalnız bırakmazlar. Estetiğin ruhu, güzelliğin ve aşkın sembolü çiçekler, hastaların ilacı, ressamların ilham kaynağı, kadınların parfümü, kiminin gözyaşı, kiminin yaşam sevinci, doğanın eşsiz güzelliği, dekorasyonların vazgeçilmezi ve daha nicesidir.
Birçoğumuz evimizde, balkonumuzda, bahçemizde, pencere kenarında, ofisimizde, Gül, Menekşe, Kaktüs, Küpeli, Begonya, Sardunya, Karanfil gibi rengârenk, yeşil yapraklı ve hoş kokulu çiçekler yetiştiririz. Bazen saksı bitkisi olarak mekânı güzelleştirirken, insanlara pozitif enerji kattıklarını ve huzur verdiklerini görürüz. Pekiyi bizi yalnız bırakmayan bu yetiştirdiğimiz çiçeklerin dilini biliyor muyuz?
Çiçeklerin dili konusunda ilk bilgilerin Anadolu’da olduğuna ilişkin kayıt Lady Mary Wortky Montague adlı İngiliz yazarın eserinde yer almıştır. Kocasının Patişah III. Ahmet zamanında elçi olarak bulunduğu 1716 yılında yazdığı bir mektupla Anadolu’da her çiçeğin bir anlam ifade ettiğini, hatta çiçeklerin renginin bile ayrı anlam taşıdığını söylemiştir.
Lady Montague yazdığı mektupta; “Parmaklarınızı oynatmadan, çiçeklerle tartışabilir, azarlayabilir, dostluk, aşk, nezaket mektupları ve hatta haber bile gönderebilirsiniz.” demiştir. Çiçeklerin taşıdıkları anlamlara ilişkin Fransa’ya da sıçrayan merak, kısa sürede 800 çiçeğin anlamının belirlenmesine ve tüm dünyada ortak bir çiçek dili oluşmasına yol açmıştır. Böylece çiçekler ve renkleri uluslararası bir dil haline gelmiştir.
Anadolu kadınının çiçeğe olan sevgisini ölümsüzleştiren kanıtları bulunmaktadır. Yastık kılıfları, kırlentler ve nakışlardaki çiçek motifleri, el dokusu kumaş ve kilimlerdeki çiçek desenleri çiçeğin toplumdaki yerini gösteren en güzel örneklerden bazılarını oluşturmaktadır. Tüm bunlar günlük yaşantımızda çiçeğin bir anlamı bulunduğunu göstermektedir. Dünyada çiçeği en çok seven ulusların başında gelen Türkler, çiçeklere dil vermede ve her birine bir anlam yüklemede öncü sayılmaktadır.
İnsanlar nasıl dilleri yardımıyla birbirleri ile konuşurlarsa, çiçeklerde renkleri ile kâinatla konuşmaktadır. İnsanlar da çiçeklerin bu özelliğini kullanarak çoğu zaman birbirlerine söylemek istedikleri şeyi çiçekleri ve renklerini kullanarak yapmışlardır.
Yapılan bir araştırmaya göre çiçekler normalde sanılandan çok daha fazla neşeli duyguları ortaya çıkartmaktadır. Hayattan alınan zevkle ilgili duyguları yüceltmekte ve çiçekli ortamda bulunulduğu andan itibaren kişinin davranışlarının çok daha pozitif olmasını sağlamaktadır. Evinde çiçek besleyen insanların daha sevecen ve hoşgörülü olduğu tespit edilmiştir. Çiçekler bu yönüyle insanın kişiliğine olumlu katkı sağlayan bir canlıdır. Araştırma sonucunda, çiçeklerin insan davranışları üzerindeki doğal ve sıhhatli etkisi bilimsel olarak da kanıtlanmıştır.

Çiçek, sevgili için aşk, anne için şefkat, dost için güven ve hatırlanmadır. Adı, rengi, kokusu nasıl olursa olsun, her çiçek aynı dilde yazılmış bir mektup gibidir. Kelimelerin kifayetsiz kaldığı durumlarda bu yüzden hep ona ihtiyaç duyulmaktadır. Kırılan gönüller ancak arada o varsa yumuşamaktadır. Unutulan vaatler ancak araya o konulursa affedilmektedir. Çünkü çiçekler paylaşmanın sembolüdür.
Aslında her mevsimin kendine has çiçeği olduğu gibi her durumun da kendine has bir çiçeği vardır. Bazen özür dilemenin, bazen teşekkür etmenin bazen de tebrik etmenin en güzel ve en ince yolu çiçek göndermektedir. Kişiye özel olarak seçilen bu çiçeklerin güzellikleri aslında anlamlarında gizlidir. Kırmızı güllerin aşkı ve tutkuyu temsil ettiğini herkes bilir. Pekiyi ya diğerleri? Bunlardan birkaç tanesini belirtmek gerekirse;
Beyaz Gül masumiyeti, Beyaz Açelya özgüveni, Papatya temiz kalp ve saflığı, Pembe Gül arkadaşlığı, Kırmızı Karanfil sevgiyi, Beyaz Karanfil temizliği, Sarı Lale gerginliği, Manolya saygınlığı, Kaktüs aşkın zorluklarına katlanmayı, Orkide güzelliği ve kişiye özel oluşunu temsil ettiğine inanılmaktadır. Diğer taraftan Yasemin çekiciliği, Mimoza alınganlığı, Lilyum güveni, Gelincik hasretliği, Sarı Karanfil hüzünlümüzü, Pembe Glayör zarafeti, Sarı Glayör kıskançlığı, Zambak çekiciliği ve nazikliği, Beyaz Krizantem sadakati, Menekşe alçak gönüllüğü, Sardunya rahatlığı ve dostluğu, Beyaz Leylak hoş ve namuslu kişiliği, Hanımeli bağlılığı, Gül Goncası genç ve güzelliği, ifade etmektedir.
Çiçek dediğimiz bu hoş görünüşlü, renk renk, biçim biçim canlı varlıklar doğanın en güzel süslerinden biridir. Her canlı gibi onlar da boyunları koparılınca ölürler, tohumlarından yeni bitkiler üreyemez olur. Bu da doğa için, bahçelerimiz için bir kayıptır. Onun için, çiçeğe zevkle bakmalıyız ve büyütmeliyiz. Gerekmedikçe koparmamalıyız. Bir şairimizin dediği gibi ”Çiçek dalında güzeldir”.

Share
1.425 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

6+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İŞYERİNİN DEVRİ HALİNDE İŞ SÖZLEŞMELERİNİN DURUMU

    26 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    İşçi işveren ilişkisinin önemli ölçüde korunması, geçerli ya da haklı bir neden olmaksızın sona erdirilememesi ve işçinin gelirinde sürekliliğin sağlanması modern iş hukukunun en temel gayelerinden birini oluşturur. İş hukukunun bu temel gayesini tehlikeye sokan en önemli nedenlerden biri işyerinin devir yoluyla bir işverenden başka bir işverene geçmesidir. İşyeri devri başta satım sözleşmesi olmak üzere, işyerinin kiralanması, intifa hakkının kurulması vb. yollarla devretme, işverenin ölümü, işyerinin özelleştirilmesi ya da devletleştirilmesi,...
  • REKABET NEDEN ÖNEMLİDİR?

    26 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Rekabet, yaşantımızda sık kullanılan kelimelerden birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Hem sosyal medyada hem de gündelik yaşantıda kullanılan rekabet kelimesi uzun yıllardan beri dilimizdedir. Rekabet, üstünlük sağlama amacı ile rakiplere karşı yürütülen yarışma etkinliklerinin bütünüdür. Bu terim işletmecilik, iktisat, çevrebilim, spor ve sanat dallarını da içeren alanlarda sıkça kullanılmaktadır. Rekabet iki ya da daha çok güç, kuruluş, işletme, sistem, birey ya da grup arasında yer alabilmektedir. Diğer bir ifadeyle rekabet, hırs, başarma...
  • Gurbette Yıllar 2

    26 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Gurbette Yıllar 2 (Birfâni Tornacı Ömer) İlçemiz Bakırdağı Mahallesi sakinlerinden ve “Birfâni Tornacı Ömer” mahlasıyla bilinen Ömer Develioğlu’nun ikinci şiir kitabı olan “Gurbette Yıllar 2” şiir kitabı Develi Belediyesi Kültür Yayınları arasında çıktı. Başkanımız Mehmet Cabbar’a, Kültür Müdürü Ali Orhan’a ve emeği geçenlere teşekkür ederim. Kitabın Önsözünden: Köklü bir edebiyat gelenek ve birikimimiz içerisinde şiirin ayrı bir yeri vardır. Millet olarak da şiire ayrı bir önem vermişizdir. Derviş Osman, Âşık Seyrani, Ali Celalettin, A...
  • Süphan Dağı Efsanesi

    19 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Doğu’nun uzun kış gecelerinde nenemi dinlemeye bayılırdım.  Siyabend ile Hace’nin hikâyesi, Süphan Dağı’nda geçiyordu. Zozan (yayla) nenem anlatırken bende gözümün önünde Süphan Dağı olayını yeniden yaşıyordum. Nasıl unuturum Siyabend’in parmak ısırtan kahramanlığını? Ve göz yaşartan hikâyesini. Süphan Dağı eteklerinde yaşayan bir yiğittir. Yoksul bir köylüdür. Zayıf ve cılız delikanlıdır. Bu nedenle ona Kürtçede “ipin gölgesi”anlamına gelen Siyabend adı verilir. Annesi, babası, kardeşi yoktur. Amcasının sürülerine çobanlık yapar. Her gün S...