logo

ÇEVRE KORUMA HAFTASI

Günümüzün en önemli sorunlarından birisi de ekolojik dengenin bozulması ve bununla bağlantılı olarak çevre kirliliği sorunudur. Bu sorunu gidermek için ne yapmalıyız?
Çevre deyince, havası, suyu, toprağı ve canlılarıyla içinde yaşadığımız doğa aklımıza gelmektedir. Her canlının toprağa, suya ve havaya ihtiyacı vardır. Bunlar olmadan yaşam olmaz. Bunların hepsinin genel adı da doğadır. Doğa başta insanlar olmak üzere tüm canlılara birçok nimetler sunmaktadır.
Allah, tabiatı canlı ve cansız varlıklarıyla birlikte bir düzen ve denge içinde yaratmıştır. Bu düzen, yeryüzündeki canlıların yaşantılarını sürdürebilmesi için en ideali olup, herhangi bir eksikliği ve aksaklığı söz konusu değildir. Kainatta var olan bu düzen ve denge “ekolojik denge” olarak da ifade edilmektedir.
Günümüzde, insanların dinlenme ve piknik yeri olarak kullandıkları yeşil alan, ormanlık, ağaçlık veya park yerlerine, yiyecek ve piknik atıklarını bıraktıklarını çoğumuz görüyoruz veya biliyoruz. Çoğu zaman, bir çikolata gibi bir yiyeceğin ambalajını, sigaranın izmaritini, su içtiğimiz pet şişeleri, çekirdek kabuğunu ya da kendimize göre önemsiz saydığımız bir şeyi yollara atıveririz. Bundan dolayı hesaba çekileceğimiz aklımıza bile gelmez.
Sadece evimizi, sokağımızı temiz tutmakla çevreyi temiz tut¬muş olmayız. Çünkü canlılar yaşayabilmek için havaya, suya ve beslenmeye ihtiyaç duyarlar. Doğal çevrenin hızla kirlenmesi so¬nucu su ve hava kirlenmekte, kirlenen su ve havayla gelişip olgun¬laşan besinleri yiyen canlıların yaşamları da dolayısıyla tehlikeye girmektedir.
Ne yazık ki sanayileşme ve kentlerdeki nüfus yoğunlukları, çevre sorunlarının artmasına sebep olmaktadır. Bütün ülkelerin ortak sorunu haline gelen çevre kirlenmesi, günümüzde insan sağlığını tehdit eder boyutlara ulaşmaktadır. Bu gelişmelerin sonucunda canlı türleri tükenmekte, ormanlar azalmakta, denizler ve akarsular kirlenmektedir.
Ölümlere neden olan solunum yolu hastalıklarının çoğu hava kirliliği sonucunda olmaktadır. Balıklar, çevre kirlenmesinden en çok zarar gören canlıların başında gelmektedir. Sanayi atıkları, spreyler, yakıtlarla ortaya çıkan dumanlar, petrol ve ilaç atıkları, plastik ürünler, suni gübreler ve çöpler, çevre kirlenmesine sebep olan en önemli etkenlerdendir.
Tüm bu etkenlerin sonucunda doğal çevrenin hızla kirlenmesi birçok devletin dikkatini çekmiş ve harekete geçmelerine neden olmuştur. Bunun sonucunda ülkeler 5 Haziran 1972’de Stockholm’de toplanarak ilk Çevre Konferansını yapmışlardır. Toplantı sonrası doğal çevrenin kirlenmesini önleyici önlemler almışlardır. Daha sonra Birleş¬miş Milletler Çevre Konferansı’nda 5 Haziran gününün Çevre Gü¬nü olarak kutlanmasına karar verilmiştir.
Daha temiz, daha düzenli, daha güzel bir çevrede yaşamak ve çevre sorunlarını çözmek amacıyla 1978 yılında da ülkemizde Türkiye Çevre Sorunları Vakfı kurulmuştur. Ardından kurulan Çevre Müsteşarlığı, Haziran ayının ikinci haftasının Çevre Koruma Haftası olarak kutlanmasına karar vermiştir. Tüm bu çevre ile ilgili gelişmeleri günümüzde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yürütmektedir.
Görüldüğü gibi çevre kirlenmesi, doğanın ekolojik dengesini bozmakta, canlıların hayatını tehdit etmektedir. Günümüzde en çok tartışılan sorunların başında gelen çevre kirliliği, biz insanlardan kaynaklanmaktadır. Öyleyse bu sorunun çözülmesi yine biz insanlara düşmektedir.
Havaya, suya, toprağa karışan kimyasal atıklar doğayı etkilemektedir. Bu atıkların çoğalması insan sağlığını bozmaktadır. Üzerinde yaşadığımız yer bizim çevremizdir. Biz doğayı korudukça doğa da bizleri koruyacaktır. Bulunduğumuz yeri kirletmeyelim. Doğal çevrenin güzelliklerini korumak hepimizin görevidir. Bu konuda girişilen çalışma ve çabalara katılalım. Soluduğumuz havanın, içtiğimiz ve kullandığımız suların, bulunduğumuz yerin temiz olmasını istiyorsak çevre kirlenmesine engel olalım. Sağlığımıza uygun bir çevrede yaşamak için doğal çevremizi koruyalım.
Hava, su ve toprak bir bütündür. Birinin kirlenmesi, diğerlerinin de kirlenmesine neden olmaktadır. Kısaca çevre sorunları, sağlımızla yakından ilgili bir konudur. Öyleyse havayı, suyu ve toprağı kirletmemeliyiz.
Çevre temizliği için çaba göstermeliyiz. Hepimiz birer gönüllü çevreci olarak çalışmalıyız. Çevrenin kirlenmesini önlemek için üzerimize düşen görevleri mutlaka yapmalıyız. Lütfen doğamızın kirlenmesine seyirci kalmayalım. Temiz ve sağlıklı bir çevrede yaşamak bütün canlıların hakkıdır. Hepinize temiz bir çevrede, mutlu ve sağlıklı bir yaşam sürmenizi dilerim…

Share
917 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

9+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sultanahmet Azade Otel’de İstişare ve Yönetim Kurulu Toplantımız

    24 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Pandemi dönemi dernek toplantılarımız koronavirüs kurallarına riayet edilerek az sayıda da olsa devam etti. Bu dönem uzun zamandır yapamadığımız İstişare Kurulu ve Yönetim Kurulu toplantılarımızın birincisini 17.09.2021 tarihinde Mustafa Sümengen Ağabeyimize ait Sultanahmet Azade Otel'de gerçekleştirdik. Yemekli toplantımızı organize eden Kadınlar Komisyonu Başkanımız Hanife Salman Hanım'a, güzel mekânında her zaman bizleri misafir eden Mustafa Sümengen Ağabeyime çok teşekkür ederiz. Yemekli toplantımız tarafımdan yapılan açılış konuşması ile...
  • EKİNOKS

    24 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Dünya, kendi ekseni etrafındaki dönüşünü sürdürürken, bir yandan da güneşin çevresinde dolanır. Dünya, güneş etrafındaki dönüşünü elips şeklindeki bir yörünge üzerinde 365 gün 6 saatte tamamlar. Buna bir yıl denir. Dünya, 939 milyon km'lik yörüngesi üzerinde 108 bin km. hızla hareket eder. Gök bilimi terimlerinden olan “Ekinoks”, yılda iki kez gerçekleşmektedir. Peki, Ekinoks nedir? Ekinoksun ne olduğunu tam olarak anlayabilmemiz için özellikle dünyanın nasıl hareket ettiğini bilmemiz gerekir. Hissetmesek de aslında dünyanın iki farklı hareket...
  • Bırak Söyliyeyim Dilimi Tutma

    16 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Bu 5. eserimi, güzelliklere ait olan Sevgiyi, VECD haline getiren, şiir okumayı özellik ve güzellik bilen herkese ithaf ediyorum. Dülgeroğlu Sabit Şiir;Yücelere tırmanan bir fikrin, düşüncenin, tefekkürün mahsulü, güçlü ifadenin merkezdeki özüdür. Meselenin künhüne inip kısa-veciz bir beyanla kitap çapında ifadesi edebi duygunun ihtimamı, iktidarı, zirvesidir. Edebî anlatım da gerek olmaz beyan'a, Mısralar bin söz eder şiirden anlayana. Korkuttular sindirdiler milleti, Sardılar başına maraz illeti, Modern putçuluğu, şirki zilleti, Bı...
  • SU TASARRUFU GÜNÜ

    16 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Küresel ısınma nedeniyle dünyadaki tatlı su kaynakları da giderek azalmaktadır. Artan insan nüfusu ve kentleşme daha fazla su ihtiyacı yaratmakta ve dünyanın ise bu kadar suyu bulunmamaktadır. Su tasarrufu, herkesin mutlaka bilincinde olması gereken hayati bir mesele haline gelmiştir. Su tasarrufu, kişisel temizlikte, konforumuzda ve ihtiyaçlarımızı karşılama yeterliliğinde herhangi bir azalma olmadan suyu verimli kullanmak, israf etmemektedir. Yani aynı işi daha az su kullanarak yapmaktadır. Meyve, sebze ve bitkilerin yetişmesinde, hayvanlar...