logo

“Cemaat /Tarikat” Fitnesi

Tarikat sözlükte nefsin dünyevî isteklerini önleyerek onu bir üstadın rehberliğinde terbiye ederek Allah’ın rızasını kazanma yolunda gayret etmektir.
Hicri 6. (M.12) yüzyıldan başlayarak çok sayıda tarikat kurulmuş ve bunlar şubelere, kollara ayrılarak bütün İslam dünyasına yayılmış ve günümüze kadar gelmişlerdir. Tarikatta İç temizliğine, gönül rahatlığına ulaşmak, kurtuluşa kavuşmak için Allah’ı çok “zikir” etmek gerekir.
Ünlü mutasavvıf Cüneyd-i Bağdâdî (ö.297/909) “Tarikatı şöyle tanımlar: “Tarikat, insanın her türlü kötü huydan kurtulup güzel bir ahlâka sahip olarak yaşamasıdır.”
İbn Âbidin tarikatı, “Red-di Muhtâr” adlı ünlü eserinde şöyle tanımlar: “Tarîkat, mesafeleri aşıp makamlara yükselmek için girilen bir yoldur. Allah’a giden yolun dışı ve içi vardır. Dışı şeriat içi hakikattir. Şeriatta hakikatte sütte yağ gibidir, sütü çalkalamadan yağı alınamaz. Ama her ikisinin de amacı Allah’a gereği gibi kulluk etmektir”.
Ünlü mutasavvıf Sühreverdî ise “Avârifu’l-Maârif” adlı kitabında tarikatı, dinin kural ve temellerine uygun olarak yaşamayı amaç edinen bir yol olarak tarif eder. Yani günah işlemeye vasıta olan maddi ve manevi güçlerden arınmak ve yerini sevaba vesile olanların alması için çalışmaktır.
Bu tariflerden şu sonucu çıkarıyoruz: Tarikat İnsanın kötülüklerden kalbini koruması için Allah’ı görüyormuş gibi nefsini kontrol altında bulundurması ve ibadet etme alışkanlığını kazanması için girdiği manevi bir yoldur. Bu yolda şeyh – mürit ilişkisi vardır. Şeyh öğretmen, müritse öğrencidir. Öğretmen ilim irfan sahibi, hak ve hakikat ehlidir. Şeriat ilmini, tasavvuf ilmini ve insanları manevî hastalıklardan kurtarmak için psikoloji ilmini bilen bir ruh hekimi ve bir eğitici /mürşittir.
Öğrencisini sürekli bilgi ile görgü ile irfan ile sevgi ile tanıştırır. Hak varlığında yok olmayı öğretir. Böyle bir Müslüman örnek bir mümin olduğu için de toplumda tarikat ehli diye anılır. Onun için bazı insanlar bir tarikata girerek dinini mürşid-i kâmilden öğrenmeye çalışırdı.
Sevgili Okurlar!
Tarihi süreç içinde tasavvuf, tarikat benzeri yapılar bünyesinde olsun, ritüeller çerçevesinde olsun ne yazık ki İslam’ın kabul etmeyeceği tortular oluşmuştur. Günümüzde ise maalesef misyonu çarpıtılmış bir “cemaat /tarikat” fitnesi vardır. Bu yolda hedefe ulaşmak için dinimizin yasakladığı her türlü yola başvuran bir takım gruplarının, cemaatlerin, tarikatların ortaya çıktığını görmekteyiz. Son zamanlarda öyle tarikatlar peyda oldu ki sayıları gün geçtikçe artmakta, gün geçtikçe dejenere oldukları bir bir açığa çıkmaktadır.
Zira bunların başında bulunan şeyhler, hayatlarının her safhasında “ben Allah’ın rızasını nasıl kazanırım? Bu insanlara nasıl ulvi meziyetler kazandırabilirim?” muhasebesini hâkim kılması gerekirken ne yazık ki dünyevi işlere aşırı bulaştıklarını, siyasete ve devlet işlerine girerek bir takım menfaatler içine girdiklerini yakından izlemekteyiz.
Amaçlarına ulaşmak için her şeyi mubah sayabilen şeyhlerin, kendilerini keramet ehli sayan mürşitlerin, villalarda, köşklerde yaşayan efendilerin, cinsellik tutkusuna kapılmış tarikat pirlerinin, nefsani arzularının bir bir ortaya çıkışının sonuçlarını toplum olarak hayretle ve ibretle izlemekteyiz.
Bunlara inanan ve bencil, dar, bozulmuş zihinlerin peşinden giden insanlarsa, her gün tekrarladıkları dualarının ve ibadetlerinin ne kendilerini ne de şeyhlerini ıslah edemediğini göremiyor olmalarıdır. Kendi menfaatleri için başkalarının haklarını gasp edenlerin ibadetlerinin de okudukları ve tekrarladıkları alışıla gelmiş dualarının da kuru bir tekrardan ibaret olduğunu Yüce Kitabımız sık sık hatırlatır.

Share
1.168 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

8+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MEZİYETLİ BİR AĞABEYİMİZ : MAZHAR GÜNGÖR

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi’de ortaokul ve lise bugünkü binalarında, aynı anda eğitim yapıyorlardı. İstiklal mezun olduğum 1959-1960 öğretim yılında , Develi Ortaokulu’na kaydoldum. Orta 1’de ve Lise !’de sınıfta kaldım. Sekiz yıl bu sayılı okulumuzda neler gördüm, neler! Develi Lisesi 15.09. 1957 yılında eğitim ve öğretime başlamıştı. Lisemiz 2.sınıfta bir yönetmelik değişimi ile ”Edebiyat ve Fen bölümleri”ne ayrılmıştı. Yalnız Fen bölümünün açılması için on beş öğrenci gerekiyordu. On dört öğrenci gerekiyordu. Fakat bir öğrenci eksikliği ile fen bölümü açıla...
  • Aşağı Everek’teki Osman Usta’nın “Numune Kıraathanesi”

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Değerli hemşehrim Metin Usta ile bir konuşmamızda babası merhum Osman Usta'yı rahmetle andık. ”Babam 40 yıl İstanbul'da kaldıktan sonra Develi'ye dönmüş, Develi sevdası ağır basmış, bir Develi sevdalısıydı” diye anlattı. Develimizde İz Bırakan merhumu anmak maksadıyla ulaşabildiğim bilgiler ve fotoğraflar nihayetinde bu yazı kaleme aldım. Osman Usta'nın babası Kervancı Süleyman'dır (Hanife'nin Süleyman) olarak da tanınırmış. O yıllarda çevre vilayetlere Develi'de yetişen ürünleri atla götürür, oradakileri de Develi'ye getirir satarmış. Kervan ...
  • DÜNYA KALP GÜNÜ

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Kalp- damar hastalığı gerek dünyada gerekse ülkemiz için tehdit olmaya devam etmektedir. Yaşamı tehdit eden sağlık sorunları arasında ilk sırada yer alan kalp hastalıkları, anne karnından başlayarak her yaş grubunda görülmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kalp hastalığı ömrümüzü kısaltan en önemli nedenlerden birisidir. 2000 yılından bu yana her yıl 29 Eylül günü, “Dünya Kalp Günü” olarak kutlanmaktadır. Burada amaç, ülkemiz ve tüm dünyada en başta gelen ölüm sebebi olan kalp damar hastalıklarına dikkati çekmek, halkın bu şekilde b...
  • DEVELİ MEZARLIKLARI

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi Mezarlıklarını, tarihi Develi köy mezarlıkları da başta olmak üzere (Ayşepınar, Çomaklı, Fraktın, Havadan, İncesu, Köseler, Madazı, Pungu, Soysallı, Sindelhöyük, Zile vs) dahil olmak üzere gezmediğim yer çok azdır. Ama o kadar arzu etmeme rağmen maalesef inceleyemediğim yerler de var. Mesela Karacaören, Kızık, Öksüt, Satı vs gibi. Mezartaşları bir köy tarihi ve bulundukları mekan için çok önemli yazılı belgelerdir. Tıpkı ibadethane olmaları ayrı bir konu ama kitabeli camiler de aynı konuda aydınlatıcı belge sunarlar.! Yeter ki dikkatli ...