logo

ÇANAKKALE ZAFERİ

Bu hafta, Türk”ün ulusal savaş tarihine altın harflerle yazılan Çanakkale Zaferi’nin 102nci yıldönümünü kutlamanın ve vatanı için canlarını seve seve feda ederek tarih yazan şehitlerimizi ve kahramanlarımızı yâd etmenin onurunu ve gururunu yaşamaktayız. Bu haftanın önemine binaen özet de olsa Çanakkale Zaferi ile ilgili kısa bilgi vermek istiyorum.
Çanakkale Zaferi, satırlara sığmayacak kadar önemli bir mücadelenin destanıdır. Türkün yazdığı öyle bir destandır ki dünyaya ibret olmuş, deniz ve kara savaşlarından birisidir. Türk Milleti’nin, “Çanakkale geçilmez” dedirttiği, bu vatan parçasını canı ve kanı pahasına koruduğu Çanakkale Savaşı, gerçekten bir kahramanlık destanıdır.
Çanakkale Zaferi, dünya literatüründe bir dönüm noktasının yaşandığı, güç dengelerinin tamamen değiştiği, olayların akışı üzerinde Türk Milletinin belirleyici ve aktif bir rol oynadığı, ayrıca Kurtuluş Savaşımızın ilk meşalesinin tutuşturulduğu bir savaştır. Yüce Türk Milletinin Başkomutanı Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kahramanlık ve fedakarlıklarının doruk noktasına ulaştığı prestij ve azmin bir mücadelesidir.
Pekiyi Çanakkale Savaşı niçin yapılmıştır? I. Dünya Savaşı’nın ikinci yılında, müttefikler Çarlık Rusya’sına yardım etmek isteyen İngiltere ve Fransa, Çanakkale Boğazı’nı geçerek Marmara Denizine ve oradan Karadeniz’e geçerek, Osmanlı baskısına son vermek ve bunun sonucunda İstanbul’u almak istiyorlardı. Yunanistan da bu güçlere destek vererek, ordularını İngiliz ve Fransızların emrine verdi. 5 Kasım 1914’te müttefikler Osmanlı Devleti’ne savaş açtılar. Osmanlılar hem onlara hem de Rusya’ya karşı savaş açmak zorunda kaldı.
Çanakkale Boğazından ilerlemek isteyen düşmana karşı Türk milleti büyük bir mücadele verdi. 18 Mart 1915 tarihinde deniz harekâtında hüsrana uğrayan itilaf devletleri bu defa 25 Nisan günü Gelibolu Yarımadasına asker çıkartılar. Çehreleri, renkleri, dilleri ve ırkları değişik, çeşitli milletlerden oluşan ordular, ülkesini savunan Mehmetçiğin üzerine bomba ve kurşun yağdırdılar. Bu süre zarfında yaklaşık 300.000 ‘ni Mehmetçik olmak üzere yarım milyondan fazla insan hayatını kaybetti. Türk milleti ise bu zaferle arka arkaya gelen acı olayların tesiriyle kaybettiği özgüvenini yeniden kazandı.
Çanakkale cephesi I. Dünya Savaşında itilaf devletlerinin saldırısı sonucu açılmış bir cephedir. Kanlı savaşların yapıldığı bu savaşlarda Mehmetçik, olağanüstü bir başarı göstererek on binlerce şehit vermesine rağmen düşmana geçit vermemiştir. Bu nedenle 18 Mart, en güçlü orduların teknik, silah ve donanma üstünlüğüne rağmen azmin, inancın ve eşsiz vatanseverliğin en büyük zaferidir. Dünya tarihi, metrekareye altı bin merminin düştüğü böyle bir savaşı görmemiştir.
Bağımsızlığımızı savunmak, vatan topraklarını korumak için yapılan savaşlar kutsaldır. Çanakkale Savaşı da onlardan birisi olup, Türk tarihinin en önemli savaşıdır. Diğer taraftan Çanakkale en güçlü orduların geçmeye çalıştığı ancak geldikleri gibi gittikleri bir yerdir. Bugün özgür olarak hayatımızı yaşadığımız bu topraklara inanın çok kolay sahip olmadık. Eğer gelecekle ilgili planlar yapabiliyorsak, rahat ve özgür bir şekilde yaşıyorsak kahraman şehitlerimizin geleceklerini bizim için feda ettikleri içindir.
Vatan sevgisi, iman ve inanç ile birleşince, ortaya karşı konulamaz bir azim ve ayrıca gücüne inanılmaz bir asker ordusu çıkmıştır. Ölümden korkmayan bu askerlerin çoğu şehit olmuş ve bugün bağımsız ve özgür yaşamamıza ortam sağlamışlardır. Türk tarihinin en gurur verici savaşlardan birisi olan Çanakkale, bize yoklukla mücadele etmeyi, inanmayı, zorluklara direnmeyi, acı çekmeyi, umudu ve fedakârlığı öğretmiştir.
102nci yıldönümünü kutladığımız bugünlerde, başta bizlere bu büyük zaferin gururunu armağan eden Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun silah arkadaşları olmak üzere hayallerini, umutlarını, heveslerini kalbine gömerek vatanları uğruna hayatlarını feda eden bütün şehitlerimizi bir kez daha rahmetle, saygıyla ve şükranla anıyor, ruhlarınız şad olsun diyoruz. Bu vatan onlara minnettardır. Allah bizlere bir daha böyle bir savaş göstermesin…

Share
747 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

9+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DEVELİ MEZARLIKLARI

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi Mezarlıklarını, tarihi Develi köy mezarlıkları da başta olmak üzere (Ayşepınar, Çomaklı, Fraktın, Havadan, İncesu, Köseler, Madazı, Pungu, Soysallı, Sindelhöyük, Zile vs) dahil olmak üzere gezmediğim yer çok azdır. Ama o kadar arzu etmeme rağmen maalesef inceleyemediğim yerler de var. Mesela Karacaören, Kızık, Öksüt, Satı vs gibi. Mezartaşları bir köy tarihi ve bulundukları mekan için çok önemli yazılı belgelerdir. Tıpkı ibadethane olmaları ayrı bir konu ama kitabeli camiler de aynı konuda aydınlatıcı belge sunarlar.! Yeter ki dikkatli ...
  • DÜNYA TEMİZLİK GÜNÜ

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Toplum olarak ortak paylaştığımız yaşam alanlarının temiz tutulması bir vatandaşlık görevidir. Toplum içerisinde bulunan toplum bilinci ve sorumluluk duygusu kişinin ilk önce kendisine saygı duyması ile başlar. Yaşamsal alanların korunması, doğaya, yeşile sahip çıkılması ve çevre temizliğinin önemi herkesin ortak sorumluluğudur. Temiz bir çevre, insan sağlığı ve refahı için temel niteliktedir. Çevre Temizliği, günümüzde dünyanın en önemli sorunları arasındadır. Bütün bunların temel amacı, insanları çevre temizliği konusunda bilinçlendirmektedi...
  • DÜNYA AVCILAR GÜNÜ

    11 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Merkez Av Komisyonunca, avına izin verilen yaban hayvanı türlerini, doğal denge içerisindeki yapıyı bozmadan, tespit edilen zaman ve miktarlar ile belirlenen esas ve usullerle, canlı veya cansız ele geçirmeye çalışmaya Avcılık, bunu yapan kişiye de Avcı denilmektedir. İnsanoğlu yaratıldığı günden bu yana besin arama ve karnını doyurma zorunluluğunu duymuştur. Mağara dönemi insanları beslenmek, giyecek sağlamak ve kendilerini korumak için avlanmak zorunda kalmışlardır. Bir yandan bitki kökleri toplayıp toprağı işlerken diğer yandan av aletlerind...
  • YAZARLARIMIZIN YAZILARINI OKURKEN

    11 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Çağdaş Develi Gazetesi’ nin yayınlandığı 2003 yılından beri elimizden geldiğince haftalık bir değişik konulu yazı yetiştirmeye çalışırım. Bu yazıların hepsi Develi ile ilgili tarih, sosyal, kültürel, siyasî, edebiyat vb konulardadır. İnşallah, bu yazılar bir plan dahilinde yazılmıştı; kitaplaştırıldığında inanıyorum ki Develi kültürü ve medeniyeti adına değerli çalışmalar olduğunu hepimiz göreceğiz. Zira bu yazıların çoğu tabir yerindeyse iğne ile kuyu kazmak kabilinde yazılmıştır. Çünkü küçük yerlerde bilgi toplamak o kadar zahmetlidir. Fotoğr...