logo

Çanakkale Şehidi İdlibli Er Mustafa

“Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.”
Çanakkale Savaşı, dünya savaş tarihine geçen ve onca zorluğa rağmen Türk askerinin istiklal mücadelesi ve vatan topraklarını koruma kuvvet ve inancıyla kazanılmış eşi benzeri görülmemiş bir savaştır. Böyle bir ecdadın torunları olarak ne kadar gurur duysak azdır.
Çanakkale Zaferi’nin 105. yılını kutluyor, vatan ve bayrak için canlarını seve seve veren tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Savaş istatistiklerine göre bir metrekareye 6 bin mermi düşüyordu. Bu oran, dünya savaş tarihinin en yüksek rakamıydı. Savaş alanında, havada çarpışarak yapışan sayısız mermi bulundu. Havada iki merminin çarpışma ihtimali ise 600 milyonda birdi. Osmanlı İmparatorluğu’nun İtilaf Devletleri’ne karşı verdiği bu mücadelenin kazanılma ihtimali milyonda birdi.
İdlibli Mustafa haritada yerini bilmediği Çanakkale’ye geldi. 77. Alay’ın bir askeri olarak cephede en önde savaşarak 27 yaşında şahadet şerbetini içti.
Tarih 23 Şubat 1915’i gösteriyordu. 77. Alay Gelibolu’ya geldi. Alayın 2.Tabur’unda görevli olan İdlibli Mustafa, İstanbul’dan sonra Çanakkale Boğazı’nı gördü. Henüz kimse bilmiyordu; ama o boğaz bir devrin bittiği yer olacaktı.
Çıkarma başlamıştı 57. Alay düşmanı karşılayıp direnmeye başladı. 77. Alay 2. Tabur’da görevli olan İdlibli Mustafa ve arkadaşları artık Selanikli Mustafa Kemal’in emirlerini beklemeye başladı. O emir sonunda geldi ve 77. Alay öğleden sonra düşmanla mücadele etmeye başladı. 77. Alay’ın, 1. Tabur’u ile Kanlısırt, İdlibli Mustafa’nın bağlı olduğu 2. Tabur ise Albayrak Sırtları arasındaki hatta ulaştıklarında saat 18.30 olmuştu. Düşman saldırıları karşısında ilk etapta şoka girmiş olsalar, motivasyonlarını kaybetseler de sonradan toparlandılar. Fakat çok kayıp verdiler. Birçok Mehmetçik şehit oldu. Onlardan biri de İdlibli Mustafa’ydı. 26 yaşında İdlib’de askere yazılmış 27 yaşında Çanakkale’de, Kara Savaşları’nın ilk günü şehit oldu.
Ondan geriye ne bir fotoğraf ne de arkasında bıraktığı bir mektup kaldı. Kayıtlara “Abdülkadir oğlu er Mustafa. Doğum tarihi 1888. Ölüm tarihi 24 Nisan 1915. 6. Kolordu, 77. Alay 2. Tabur’da görevli” bilgileri geçti. Arkadaşlarıyla birlikte Karayörük Deresi’ndeki toplu mezara gömüldü. 77. Alay, savaş boyunca hep ön cephede savaştı. Mustafa gibi İdlib’den gelen onlarca asker vatan savunması uğruna şehit oldu. Selanikli Mustafa Kemal, Çanakkale’de düşmana cepheyi dar etti. Çanakkale geçilemedi. İtilaf Devletleri 20 Aralık 1915’te geri çekildiklerinde o tarih sahnesine bir umut olarak çıkmış Mustafa Kemal Paşa olmuştu.
105 yıl önce İdlibli Mustafa haritada bile yerini bilmediği Çanakkale’ye geldi. Komutanı Selanikli Mustafa Kemal’di. Çanakkale’de, Kara Savaşları’nın başladığı ilk gün komutanından gelen emirle, 77. Alay’ın bir neferi olarak vatan savunması için en önde çarpıştı. O gün şehit oldu. Onlarca Mehmetçikle birlikte gömüldüğünde 27 yaşındaydı. Selanikli Mustafa Kemal, Çanakkale’de düşmana geçit vermedi. Bir umut olup tarih sahnesine çıktıktan sonra Suriye Cephesi’nde de savaştı ve orada bir sınır çekti Türk süngüsüyle. O çizilen sınırla yeni bir ülke kuruldu. O ülkeyi gençlere emanet etti. 2020’de ise Hataylı Mustafa o emaneti yaşatabilmek için Türk ordusunun bir neferi olarak 105 yıl sonra İdlibli Mustafa’nın doğduğu topraklara ayakbastı. 35 arkadaşıyla bir şubat günü şehit oldu.
Tarihin en kanlı savaşlarından birisi olan Çanakkale Savaşları’nda Suriye’den gelip vatan savunmasına katılanlardan bin 600 kişi Çanakkale şehitliğinde yatıyor. Bu şehitlerin 121’i İdlib kentinden. Osmanlı ordusunda çeşitli cephelerde savaşıp şehit olan İdliblilerin toplam sayısı ise 321. İdlibli şehitleri Anadolu’nun dört bir yanından gelerek birlikte can verdikleri silah arkadaşları ile birlikte Gelibolu Yarımadası’nda yan yana yatıyor. İdliblilerin mezarlarının bulunduğu şehitliklerin isimlerinden bazıları şöyle: “Ağadere, Soğanlıdere, Kocadere, Hastahane, Karayörük Deresi, Çataldere, Akbay Şehitliği”
Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum
Mustafa Kemal, Arıburnu komutanı olarak tüyleri diken diken eden o meşhur emrini verdi: “Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!”
Savaşın şiddetine bir de Mustafa Kemal’in şu sözleri Çanakkale ruhunun adeta özetiydi : “ Siperler arasında mesafe 8 metre, yani ölüm muhakkak… Birinci siperdekiler, hiçbiri kurtulmamacasına kâmilen düşüyor. İkincidekiler onların yerine geçiyor. Fakat ne kadar gıpta edilecek bir itidal ve tevekkülle biliyor musunuz? Öleni görüyor, 3 dakikaya kadar öleceğini biliyor, hiç ufak bir korku ve endişe göstermiyor, sarsılmak yok. Okuma bilenlerin ellerinde Kur’an-ı Kerim, cennete gitmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler Kelime-i Şehadet getirerek yürüyorlar. Bu, Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren şayan-ı hayret ve tebrik bir misaldi. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Savaşları’nı kazandıran bu yüksek ruhtur.”
ÇANAKKALE NEDEN GEÇİLEMEDİ?
*”Birinci Dünya Harbi’nde bu kadar insanın ölmesinin, harbin ağır masraflara mal olmasının, 5 bin ticaret ve savaş gemisinin batmasının başlıca nedeni, Türkler tarafından bir gece önce atılan ve incecik bir çelik halat ucunda sallanan 26 adet mayındır” diyerek savaşın kazanılmasında Nusret gemisinin önemi Winston Churchill’ın 1930 yılında bir dergiye verdiği demeçte tekrar vurgulandı.
*1915’te Tıbbiye’ye kaydolan birinci sınıf öğrencilerinin tamamı Çanakkale’de şehit düştüğü için, Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane 1921 yılında mezun veremedi.
*Savaşta şehit düşen askerlerin yaş aralığı 15-42 idi.
*Türk tarafının toplam zayiatı 251 bin 309, İtilaf Devletleri’nin ise zayiatı 252 bin 446 idi. Bu sayılara şehit, yaralı, esir/kayıp sayısı dahil.
*Şehit düşen 2 bin 500 askerin göğsünden, içinde kesilmiş saç tutamları olan oyalı mendiller çıktı. Belli ki eşinin, nişanlısının, sevdiğinin veya çocuğunun saçlarıydı bunlar… Göğsünde o mendilleri taşıyarak çarpışan ve şehit düşen askerlerimiz yine göğüslerinde oyalı mendilleriyle defnedildiler.
*Edremitli Seyit Onbaşı, topun ağzına mermi süren vincin arıza yapması sonucu üç tane 275 kiloluk mermiyi tek başına arka arkaya kaldırarak ateşledi. O mermiler üçüncü atışta İngilizlerin “Ocean” zırhlısını batırdı.
*Arıburnu çıkarması sırasında büyük kahramanlık gösteren 57. Alay, en büyük kaybı verdi. O günden beri Türk ordusunda 57. Alay yoktur… 57. Alay, dünyada en fazla madalyaya sahip olmasıyla, dünyanın en kahraman alayı olarak nitelendirilir.
*Üzerinde güneş batmayan imparatorluk’ olarak tanımlanan İngiltere İmparatorluğu donanması, 200 yıl sonra ilk yenilgisini Çanakkale Deniz Muharebesi’nde aldı. “Asla batırılamaz” anlamına gelen “IRRESISTABLE” adlı gemileri, bizim Nusret gemisinin döşediği mayınlarla ilk batan gemilerinden oldu.
*7 Mart gece yarısı Nusret gemisi, düşman devriye gemilerini atlatıp Erenköy mevkiinde 26 mayını teker teker ve sessizce suya bırakarak, savaşın kaderini değiştirdi. O karanlık gecede Boğaz’ı gözetleyen düşmanlar Nusret’i görmedi. Geminin vatansever komutanı Yüzbaşı Hakkı’nın hasta kalbi bu heyecanı kaldıramadı ve Türk milletine zaferi getiren görevi tamamlamanın huzuruyla şehit oldu.

Çağdaş Develi Gazetesi, 17 Nisan 2020, Sayfa 7

Share
9.327 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

9+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Gevher Nesibe Sultan Surlardan Sızan Aşk

    19 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    İlk romanı “Anılarda Son Ermeni” ile yakaladığı büyük başarıyı sonraki eserlerinde de devam ettiren Abdullah Ayata, yalnız Kayseri'nin değil, bütün Türkiye'nin beğenerek okuduğu önemli yazarlarımız arasına girmiştir. Bu romandan sonra Ayata Anılarda Son Ermeni'nin yazarı diye anılacaktır. Müthiş doğa tasvirleri, usta dil işçiliği ilmek ilmek dokunan bir Abdullah Ayata romanından bahsediyorum. Elime aldığımda bırakamadan okuduğum Gevher Nesibe Sultanın hayat hikâyesini konu alan romanda, usta yazarlara mahsus bir üslup, ne anlattığı değil, nası...
  • DÜNYA TUVALET GÜNÜ

    19 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Tuvalet, insanlık tarihinin en önemli ihtiyaçları arasında yer almaktadır. Yeri geldiğinde yemek içmek kadar önemli olan tuvalet ya da Hela, insan boşaltım sistemi artıkları olan dışkı ve idrarın boşaltılması ve uzaklaştırılması amacıyla tasarlanmış sabit düzenekler ile bunların yerleştirildiği kapalı mekândır. Tuvalet sözcüğü dilimize Fransızcadan girmiştir. Kelimenin aslı Fransızca “Toilette” olup, temizlik anlamına gelmektedir. Tuvalet kelimesinin dilimizdeki diğer isimlendirmeleri ise, abdesthane, ayakyolu, kenef, yüznumara (00), memişhane...
  • Develimizin İlk Diplomalı Diş Hekimi: Dr. Lütfü AVCI

    13 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Kuruluşundan bugüne derneğimizin faaliyetlerini ve tarihçesini, "Derneğimizin hafızasını" yazmayı planladığımda değerli Yönetim Kurulumuz,hemşehrilerim beni destekleyerek yüreklendirdi. Derneğin Başkanları ile ilgili fotoğraflar ve bilgiler edindim. Başkanların yakınlarıyla tek tek görüştüm. Kitabımız son aşamaya geldi. Değerli hocam Cavit Avcı’dan ağabeyi merhum Başkanımız Lütfü Avcı’yı anlatmasını rica ettim. Beni kırmayıp bu güzel yazıyı kaleme aldı. Bu vesile ile Avcı Ailesi’nden ahirete intikal edenleri rahmetle anıyor, hayatta olanlara sa...
  • Beyazdan Yeşile Bisiklet Turizmi ile ilgili Konferans

    13 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Develi Bisiklet ve Doğa Sporları Kulübü Derneği’nin 4 Kasım 2020 Çarşamba günü Kayseri Erciyes Mirada Otel’de düzenlemiş olduğu “Beyazdan Yeşile” Bisiklet Turizmi ile ilgili konferansa; Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Develi Belediyesi, Spor A.Ş., Erciyes A.Ş., Karayolları Genel Müdürlüğü, ORAN Kalkınma Ajansı; Middle Earth ve Eon Turizm; Enverçevko Ulusal & Eurovelo ve Grandprix Koordinatörleri, Develi Bisiklet ve Doğa Sporları Klubü Derneği üyeleri ve Abdullah Gül Üniversitesi’nden akademisyen ve öğrenciler katıldı. Bisiklet ve D...