logo

Çanakkale Geçilmez

Çanakkale Zaferi’nin 107.yılında 18 Mart’ta törenlerle anıldı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla sonuçlanan Kurtuluş Savaşı’ndan önce Türk milletinin istiklal ve istikbal mücadelesi olan Çanakkale Savaşı’nda, Yarbay Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri dehası sayesinde düşmanların vatan topraklarını işgal etmelerinin önüne geçildi.
Atatürk, Savaşın yönünü değiştiren bir kader adamıdır. “Bir tümen komutanının, üç ayrı yerde, tek başına giriştiği harekâtlarla bir savaşın, hatta bir ulusun kaderini değiştirecek büyüklükte bir zafer kazandırdığı tarihte pek enderdir. “


Bıyığı terlememiş delikanlılar, kınalı kuzular birkaç saniye sonra şehit olacaklarını bile bile siperlerinden çıkarak destan yazdılar. Bizler onları asla unutmayacağız. “Allah yolunda öldürülenlere sakın “ölüler” demeyin. Çünkü onlar diridir, fakat siz farkında değilsiniz.” Vatan için canını seve seve veren tüm şehitlerimizin ruhları şad, mekânları cennet olsun.
Azman Dede’nin Hikâyesi
Azman Dede Balıkesir`de son gördüğümüz Çanakkale gazisi İvrindi’nin Mallıca Köyü’nden 104 yaşında idi. Gençliğinde iki metreyi aşkın boyu, dev görünümüyle insan azmanı sayılmış herkes ona azman demeye başlamış, soyadı kanunu çıkınca da Azman soyadını almıştı. Esas ismi adeta unutulmuştu. Yıllar önce bir yerel araştırma sırasında Mallıca Köyü kahvesinde kendisiyle görüştüm. Kulakları ağır işitiyordu. Köylülerden biri yardımcı oldu. Benim sorduklarımı kulağına bağıra bağıra söyledi. Sorduklarımı cevapladı. Söz Çanakkale`ye geldiğinde o koca ihtiyar sarsıla sarsıla, hıçkırıklar içinde ağlamaya başladı. Kendi zor duyduğu için kan çanağına dönen gözleriyle bize de duyurmak için bağıra bağıra anlatmaya başladı:
-“Bir hücum sırasında bölük erimişti. Yüzbaşı telefonla takviye istedi. Gece yarısı siperleri takviye için istediğimiz askerler geldi. Hepsi askere alınmış gencecik insanlardı. Ama içlerinde daha çocuk denecek yaşta üç-dört asker vardı ki hemen dikkatimizi çekti. Bölüğü düzene soktum. Yüzbaşı gelenlerle tek tek ilgileniyor, karanlıkta el yordamıyla üstlerini başlarını düzeltiyor, sabah yapılacak olan süngü hücumuna hazırlıyordu. Sıra o çocuklara geldiğinde, o cıvıl cıvıl şarkı söyleyerek gelen çocuklar birden çakı gibi oldular. Yüzbaşı sordu; “Yavrum siz kimsiniz?”, içlerinden biri; “Galatasaray Mektebi Sultanisi talebeleriyiz Vatan için ölmeye geldik!..” diye cevap verdi. Gönlüm akıverdi o çocuklara. Bu savaş için çok küçüktüler. Daha süngü tutmasını bile bilmiyorlardı. Onlarla ilgilendim. “Mermi böyle basılır. Tüfek şöyle tutulur. Süngü böyle takılır. Düşmana şöyle saldırılır!..” diye. Onları karşıma alıp bir bir gösterdim. Siperlerin arkasında ay ışığında sabaha kadar talim yaptık. Gün ışımadan biraz dinlensinler diye siperlere girdik. Ortalık hafif aydınlanır gibi olunca hep yaptıkları gibi düşman gemileri gelip siperlerimizi bombalamaya başladılar. Yer gök top sesleriyle inliyordu. Her mermi düştüğünde minare gibi alevler yükseliyor bir gün önce ölenlerin kol, bacak, el, ayak parçaları havaya kalkan toprakla siperlere düşüyordu. Mermiler üzerimizden ıslık çalarak geçiyordu. Siperler toz duman içinde kalmıştı. Bir ara yüzbaşı “Azman yandık!..” diye siperin köşesini işaret etti. O şarkı söyleyerek sipere gelen, sanki çiçek toplarmış gibi neşeli olan o çocuklar siperin bir köşesinde sanki bir yumak gibi birbirine sarılmış tir tir titriyorlardı. Çocuklar harbin gerçeği ile ilk defa karşılaşıyorlardı. Ürkmüşlerdi. Yüzbaşı yandık demekte haklıydı. Muharebede bir ürküntü, panik meydana getirebilirdi. Tam onlara doğru yaklaşırken içlerinden biri avaz avaz bir marş söylemeye başladı!..
Annem beni yetiştirdi bu yerlere yolladı.
Al sancağı teslim etti Allah’a ısmarladı
Boş oturma çalış dedi hizmet eyle vatana
Sütüm sana helal olmaz saldırmazsan düşmana.
Baktım hemen biraz sonra ona bir arkadaşı daha katıldı. Biraz sonra biri daha… Marş bitiyor yeniden başlıyorlar. Bitiyor bir daha söylüyorlar. Avaz avaz!.. Gözleri çakmak çakmak… Hücum anı geldiğinde hepsi süngü takmış, tüfeklerine sımsıkı sarılmış, gözleri yuvalarından fırlamış dişler kenetlenmiş bekliyorlardı. O an geldi. Birden yüzbaşı “Hücum!..” diye bağırdı. Bütün bölük, bütün tabur, bütün alay cephenin her yerinden fırladık. İşte tam o anda, o çocuklar kurulmuş gibi siperlerden fırlayıverdiler. İşte o an. Tam o an bir makinalı yavruları biçiverdi. Hepsi sipere geri düştüler. Kucağıma dökülüverdiler. Onların o gül gibi yüzleri gözümün önünden gitmiyor. Hiç gitmiyor!.. İşte ben ona ağlıyorum, o çocuklara ağlıyorum!..”
Azman dede ağlıyordu. Ben ağlıyordum. Kahvede kim varsa ağlıyordu. Kahveci gözyaşları içinde bize çay getirdi. Eğildi; “Azman dede hep ağlar. Niye ağladığını bugün ilk defa anlattı .” Dedi
*Celal Bayar Üniversitesi Öğrenci Konseyi’nin hazırladığı “Çanakkale” adlı kitapçıktan alınmıştır.

Share
230 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

5+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Alaattin Özdemir Namı Diğer Alaattin Ağa (Keş Alaattin)

    27 Mayıs 2022 Köşe Yazarları

    1960'lı yıllardan beri tanıdığım Alaattin Ağabey'i ben bir kabadayıdan ziyade fakir fukara dostu adam gibi bir adam olarak tanırım. Keş Alaattin diye yazmadı kalemim ona olan sevgi ve saygımdan, ama yiğit lakabıyla anılır. Rahmetli Ahmet İslamoğlu hocam Alaattin Ağabey'in işletmeciliğini yaptığı Belediye Gazinosu'nun önünden geçerken ayağa kalkıp saygısını gösterdiğine tanık oldum. Büyüklerine saygılı küçüklerine sevgi dolu bir insandı. Ahmet Hocam da bir bayram sabahı vaazında yılda bir kez bayram namazına gelen de dağıtılan bu ikramdan seva...
  • DÜNYA HAMBURGER GÜNÜ

    27 Mayıs 2022 Köşe Yazarları

    Başta ABD olmak üzere, dünyanın dört bir yanında bilinen bir hazır yemek (fast food) sandviçi olan Hamburger, birçok farklı çeşitte yapılabilen ve oldukça popüler olan bir yiyecektir. Hamburger, herkes için vazgeçilmeyecek lezzetlerden birisidir. ”Hamburger Günü” her sene 28 Mayıs günü kutlanmaktadır. Hamburger, adını Almanya'daki Hamburg kentine borçlu olsa da, bugün dünya çapında bilinen ve sevilen bir yiyecektir. Hamburgerin sözlük anlamı “Hamburglu” dur. Hamburger, ilk olarak bir Türk boyu olan Orta Asyalı Tatar toplumundan çıkmıştır. Tat...
  • CIRTLIK

    27 Mayıs 2022 Köşe Yazarları

    Develi'de faydalı, zehirli ve faydalı vs.otlar hakkında bilgi sahibi değiliz. Veya biz bilgi sahibi değiliz. Bu konuda yazılı bir bilgimiz de yoktur. Bir ara K.Maraş'tayız. Orada dost bir biyolog arkadaşın elinden çıkma K.Maraş'taki ot ve bitki eşitleri ile değişik türleri üzerinde çok değişik bir dergi yazısı okumuş ve çok da hoşuma gitmişti. Develi'ye geldiğimde Tarım İl Müdüdürlüğü'ne uğramış ve varsa kaç çeşit nebatat var onları öğrenmeye çalışmıştım. 1OO çeşit'i biraz aşkın bitkinin listelendiğini görmüştüm. Halbuki K.Maraş'da Dr.arkadaş'...
  • Develili Kabadayılar ve Âlemin Adamları

    20 Mayıs 2022 Köşe Yazarları

    https://www.cagdasdeveli.com.tr/e-gazete/cagdas-develi-gazetesi-e-gazete/cagdas-develi-gazetesi-20-mayis-2022-sayfa-7.html...