logo

CAN DOST ÖNER GÜNEY UÇMAĞA VARDI

Develi lisesi’nde iken okul bandosu ve öğretmenlerle beraber (Sol başta)


Öner Güney dolu dolu fakat kısa sayılacak hayatını özetlerken ,”Everek’in Sesi “adlı şiir kitabında şöyle anlatır:”
1945 yılında Kayseri-Develi’de doğdu. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini Develi’de gördü.
1966 yılında A.Ü. İlahiya t Fakültesine girdi. 1970 yılında mezun oldu.
Develi Lisesi’nde 11 ay ücretli öğretmenlik yaptıktan sonra 1971 yılında ataması geldi. 1971-1975 yıllarında öğretmen ve idarecilik, 1975-1985 Bahçelievler Deneme Lisesi’nde öğretmen-idarecilik,1975-1990 İş ve İşçi Bulma Kurumu Genel Müdürlüğü’nde iş Gücü Yetiştirme ve Rehabilitasyon Daire Başkanı ve Eğitim Uzmanı olarak çalıştı.
1990 yılında M.E.B. ÖZEL Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü’nde; 8 yıl daire Başkanı, 5 yıl da Genel Müdür yardımcılığı görevlerinde bulundu. 2003 yılından bu yana Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü görevini yürütmektedir. 30.06.2006 tarihinde Bakan oluru ile Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü uhdesinde kalmak üzere Taşkent Büyükelçiliği Eğitim Eğitim Müşavirliğine 6 aylık vekaleten görevlendirildi.
O9.11.2006 tarihinde yeniden başladı 2008 ‘de emekli oldu. 2 şiir kitabı bulunmaktadır:Gönül Esintileri ve Evereğ’in Sesi.
Eşini 1990 yılında trafik kazasında kaybetti. Biri ortopedi de öğretim üyesi, biri tıbbi Cihazlar Yüksek Okulu Mezunu, biri de Matematik Bilgisayar Fakültesi mezunu, üç oğlu, birisi üçüz dört torunun büyük babasıdır.
Öner mahallemin delikanlılarından biri. Kız kardeşi Gönül kardeşimin eşi idi. Dolayısıyla akraba olmuştuk. Gösterişli vücudu, edebi ve babacanlığı ile dikkati çeken biri olmuştur.

Özellikle lise döneminde okulumuzun spor çalışmalarında voleybolu tercih etmiş ve harika maçlar çıkarmıştı. Baba Ahmet Güney zeki ve çalışkan bir öğretmendi. Annesi Meliha Hanım ise ev hanımıdır. Fakat genç yaşında bir trafik kazasında vefat etmişti.! Önerin acı günleri bu ölümle başlıyordu. Küçük kardeşleri Ülkü, Gönül, Taner ve Emel ile hayat mücadeleleri başlamıştı!
Bir müddet sonra aile Ankara’ya taşınmak durumunda kaldı.
Öner daha orta öğretiminde iken İlahiyat Fakültesi’nde okumayı kafasına koymuştu. Sınavı kazandı ve dört yılda da tamamladı, mezun olduktan kısa bir süre sonra doğup büyüdüğü Develi Lisesi’nde öğretmen -idareci oldu. O karanlık yıllar içerisinde okulu Develi’nin en ciddi okulları arasındaydı. Yürekliydi. Doğruydu ve de çalışkandı. İnandığından şaşmazdı. Hoş görev yaptığı yıllarda hep aynı kalmasını bilmiştir.
Öner her dönemde verimli olmayı bilmiştir. Fakültede okurken öğrenci başkanlığında ihtiyaç sahibi öğrenciler için yemek çıkarmış, dört yıl boyunca bu görevi aksatmadan devam etmişti. Ankara’da Develi Yardımlaşma Derneği başkanlığını da yürütmüştü. Ankara’da okurken Haydar Çağlayan, kendisi ve ben derneğimiz adına bir ara Volkan adlı bir dergi çıkarmayı kafaya koymuştuk. fakat 1968 yılında çıkan öğrenci olayları çalışmamızı engellemişti.!
İri vücudu yanyana çok hassas ve içli bir arkadaşımızdı.Yıllar sonra, ailesine çok düştü. Eşinin ölümünden sonra çok yalnızlık çekti. Hele üç çocuğunu yetiştirmek için çırpıntı. Bu dönemlerinde en büyük destekçisi kayın pederi  Mustafa Asım Köksal hoca olmuştur. Büyük bir vefa ile yazdığı bazı şiirlerde “Efendimsin” dediği hocası ve kayın pederi Mustafa Asım Köksal’ı anmıştır.
Ölümünden dört gün sonra oğlu Prof.Dr.Oğlu Ahmet Güney ,ilk perşembesi’nde olağan üstü bir gayret göstermiş, koca Ali Rıza Özderici Anadolu İmam-Hatip lisesi salonunu dolduran nice baba dostlarını, arkadaşlarını ağırlamada kusur çıkarmamak için diğer kardeşleriyle birlikte ellerinden gelen ilgiyi göstermişlerdir. Sevilen bir dosttu. Mehmet Yavrucu, Osman Kapusuz, Muzaffer Özdamarlar, Suat Köylüoğlu, Mehmet Traş, Prof.Dr.M.Kemal Atik, Sami Köseoğlu ve nice Develi’li kadın ve erkek vb.dostlar bu gecede hiç yalnız bırakmadılar.
Temiz yaşadı, düzgün yaşadı. Allah bilir ya hocanın : Nasıl bilirsiniz ? Sorusuna hep bir ağızdan bütün samimiyetle -İyi biliriz ,demişlerdir. Mekanı Cennet olsun. Tüm Develi’nin başı sağolsun.

Şu şiir onundur.
Canım Sultanım dediği merhum eşine şöyle sesleniyor:
İlk defa kahve sunarken görmüştüm seni
o anda gönülden feth ettin inan beni
Kavuşana kadar unutamam sevgini
Allah’ım pür nur etsin yattığın kabrini

Garip garip olaylar çoğaldı dünyada
Çocukların erecek er geç murad
Halıkım beraber et bizleri imanda
Cennette olalım hepimiz bir arada.
İnanıyoruz ki Leyla ile Mecnun misali beraberlerdir.
Çağdaş Develi Gazetesi 15.11.2018

Share
2.067 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

1+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Darülaceze’de “Dünya Kayserililer Günü” Kutlandı

    14 Şubat 2020 Köşe Yazarları

    İstanbul’un en eski Kamu Yararı Derneği, Kayder İstanbul Şubesi Başkanı Gökhan Çetinsaya’nın öncülüğünde Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’ın, Diriliş Postası Gazetesi’nin ve Darülaceze Başkanlığı’nın katkılarıyla “Dünya Kayserililer Günü” etkinliğinin 2.si 08.02.2020 tarihinde Cumartesi günü saat 14.00’te Darülaceze Darülfünun salonunda gerçekleştirildi. Programa hava muhalefeti nedeniyle Kayseri milletvekili Av. Mehmet Özhaseki, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ve diğer Kayseri milletvekilleri, il...
  • TÜRK HAVA KURUMU KURULUŞ GÜNÜ

    14 Şubat 2020 Köşe Yazarları

    Bir havacılık eğitim kurumu olan Türk Hava Kurumu (THK), 16 Şubat 1925 tarihinde, yüce önderimiz Atatürk'ün “İstikbal Göklerdedir” öngörüsüyle kurulmuştur. THK, önce 16 Şubat 1925'de “Türk Tayyare Cemiyeti” adıyla kurulmuş, 24 Mayıs 1935 tarihinde yapılan 6. Kongresinde ise “Türk Hava Kurumu” adını almıştır. Türk Hava Kurumu, Türkiye'nin sivil havacılık alanındaki en eski ve köklü kuruluşudur. Ankara'nın Etimesgut ve Eskişehir'in İnönü ilçelerinde iki önemli merkezi bulunmaktadır. THK, havadan yangın söndürme, hava ambulans, hava taksi, sivil ...
  • DEVELİ’DE BİR SES,BİR NEFES : MUSTAFA AKDOĞAN

    14 Şubat 2020 Köşe Yazarları

    Erciyes Dağı’nın eteklerinde kurulan ve İç Anadolumuzun şirin bir ilçesi olan Develimiz; nice yıllar ilmî-fikir ve devlet adamları Çanakkkale Cehenneminde 200’ün üzerinde şehidi ile de tarihimize damgasını vurmuştur. Develi’den geçen güzel insanlarından birisi de hayatının baharında (1914-1955 ) aramızdan ayrılan; hem terzi, hem tüccar, hem gazeteci, udî, DP’nin kurucu başkanı Mustafa Akdoğan’dır. Daha çok DP kurucu başkanı ve Develi’de ilk özel gazeteyi çıkararak gündemi tutan Mustafa Akdoğan’ın Arap harfleri ile yazdığı mektupları, dilek...
  • Gurban Olduğum

    07 Şubat 2020 Köşe Yazarları

    On beşten altmış beşe ahret mektebi, Her zaman hak doğru söyledi dili, Dünya onun için demir leblebi, Zar ahu zarına gurban olduğum. Yanardağ nedir ki onun adı var, Seyrani patlarsa bu cihan yanar, Gerçeği söyleme sana sürgün var, Yoluna yönüne gurban olduğum. Padişah da bu şakşaka özenmiş, Sırmalara kaftanlara bezenmiş, De Seyrani de, beni beni öv demiş, Sazına sözüne gurban olduğum. Midesi de kesesi de dolmamış, Sıratı müstakimden ayrılmamış, Yokluğun önünde selam durmamış, İzzet onuruna gurban olduğum. Ateşten gömleği...