logo

BU BİR TİYATRO MU? YOKSA KONTROLLÜ DARBE MİYDİ?

 

Bu darbe teşebbüsünün daha büyük etabı gelecekmiş. 15 Temmuz Darbeye kalkışma bir tiyatroymuş. Vatan sevdalısı bir arkadaşım şöyle cevap verdi.
Asıl tiyatro provasını halk yaptı, bir daha darbeye teşebbüs ederlerse misli ile görecekler. Tiyatro olduğunu, kontrollü darbe iddia edenler 251 insanımızı, 2193 kahraman gazi vatan evladını görmüyor. F-16’ların, taarruz helikopterlerinin, tankların Özel Harekât Merkezini, Emniyet Müdürlüğünü, Gazi TBMM’yi ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin bombalamasını duymuyor. Cumhurbaşkanımıza yapılan suikast teşebbüsünü, Halkına ateş açan asker üniforması giymiş vatan hainlerini tanımıyor.
Bugüne kadar hiçbir darbe girişiminde polise, askere, güvenlik güçlerine, sivil vatandaşlara ateş açılmadı. Türk askeri hiçbir zaman kendi halkına silah doğrultmadı.
Her şeyi hesap ettiler fakat halkı unuttular. Gazi M. Kemal ATATÜRK’ün söylediği veciz söz gibi “Mevzu bahis olan vatan ise, gerisi teferruattır” bugünler için söylenmiş. Türk Halkı birlik, beraberlik ve dayanışma mesajı vererek meydanlara indi. Çanakkale ruhu selalarla tekrar dirildi.
Türk Halkı, gündüz işte gece meydanlarda demokrasiye, vatanına, bayrağına ve devletine sahip çıktı. Kur’an-ı Kerimler okundu, dualar edildi, bu kanlı kalkışma telin edildi. Vatan için ölümü göze alan insanlar oldukça bu tür girişimler sonuçsuz kalacaktır. Onların bir hesabı varsa, yaratanın da bir hesabı vardır.
“Biz bir kere harbe tutuştuk mu, atlarımızın ayağının altındaki nalları düşünürüz de ölümü bir an bile hatırımıza getirmeyiz” diyen ecdadın torunlarıyız. Mazisi şanla şerefle dolu milletimiz “İkinci İstiklal Mücadelesi’nden bir kez daha galip çıktı ve destan yazdı.
Dost bildiğimiz Dünya ülkelerinden bir kaçı dışında diğerleri bu darbenin izlerini görmek istemedi. Kuru bir kınama dışında bir şey yapmayıp, utanmadan iyilerin kaybettiğini, kötülerin kazandığını söylediler.
Halkımızı, askerimizi, emniyet kuvvetlerimizi şehit eden vatan hainleri, hak ettikleri cezaya çarptırılmalıdır.
15 Temmuz 2016 kıyamı bu topraklarda bin yıllık direnişimizin zaferidir. Allah bir daha bu millete böyle bir tablo göstermesin.
Haçlı Seferi; Haç’la ile Hilal’in, Batı’yla Doğu’nun, İman İnkar’ın savaşı (Cemil Meriç)
(15 Temmuz 2016 tarihindeki hain darbe kalkışmasının sonrasında yazdığım bir makalemin başka bir versiyonu) 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Gününün 3. yıldönümü dolayısıyla bir kez daha paylaşıyorum.

Share
1.404 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

7+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bırak Söyliyeyim Dilimi Tutma

    16 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Bu 5. eserimi, güzelliklere ait olan Sevgiyi, VECD haline getiren, şiir okumayı özellik ve güzellik bilen herkese ithaf ediyorum. Dülgeroğlu Sabit Şiir;Yücelere tırmanan bir fikrin, düşüncenin, tefekkürün mahsulü, güçlü ifadenin merkezdeki özüdür. Meselenin künhüne inip kısa-veciz bir beyanla kitap çapında ifadesi edebi duygunun ihtimamı, iktidarı, zirvesidir. Edebî anlatım da gerek olmaz beyan'a, Mısralar bin söz eder şiirden anlayana. Korkuttular sindirdiler milleti, Sardılar başına maraz illeti, Modern putçuluğu, şirki zilleti, Bı...
  • SU TASARRUFU GÜNÜ

    16 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Küresel ısınma nedeniyle dünyadaki tatlı su kaynakları da giderek azalmaktadır. Artan insan nüfusu ve kentleşme daha fazla su ihtiyacı yaratmakta ve dünyanın ise bu kadar suyu bulunmamaktadır. Su tasarrufu, herkesin mutlaka bilincinde olması gereken hayati bir mesele haline gelmiştir. Su tasarrufu, kişisel temizlikte, konforumuzda ve ihtiyaçlarımızı karşılama yeterliliğinde herhangi bir azalma olmadan suyu verimli kullanmak, israf etmemektedir. Yani aynı işi daha az su kullanarak yapmaktadır. Meyve, sebze ve bitkilerin yetişmesinde, hayvanlar...
  • Mısırlı Aile’sinin Gelini Melek Öztürk ve Kızları Bilge ve Banu Öztürk

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Melek Öztürk hanım, merhum Ali Orhan Öztürk’ün eşidir. Özel İdare Memuru Ali Atlas ile Ev Hanımı Safiye Hanım’ın 3. çocukları olarak 2 Ekim 1942’de Sandıklı, Afyon’da dünyaya geldi. İlkokul ve Ortaokulu Sandıklı’da tamamladıktan sonra 1960 yılında İzmir Kız Lisesi’nden mezun oldu. 1966 yılında Ege Üniversitesi, Tıp Fakültesi’nden mezun oldu ve Van’ın Edremit Nahiyesi Sağlık Ocağı’nda göreve başladı. 24 Kasım 1967 Cuma günü Ali Orhan Öztürk Bey ile evlendi. Bu tarihten itibaren 1969 yılına kadar Malatya’da Sağlık Ocağı’nda, 1969 - 1970 yıllarınd...
  • TÜRKİYE SERBEST PARAŞÜTÇÜLER GÜNÜ

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Paraşütle atlama, genellikle hava araçlarından çıkış yapılarak boşlukta ve belirli bir yükseklikte de paraşüt açarak yavaş bir şekilde yere inilen bir aksiyon sporudur. Hava aracından çıkış ve paraşütün açılması arasındaki zaman “serbest düşüş” olarak adlandırılmaktadır. Birinci ve İkinci Dünya Savaşında, malzeme ve asker indirmek, uçakları arıza yapan pilotların yaşamlarını kurtarmak için sık sık kullanılmıştır. Askeri amaçla kullanılan paraşüt zaman içerisinde spor dalı halini almış olup, Türkiye’de de bu spora rağbet görmüştür. Bu spor özel...