logo

BODRUM HÂKİMİ TÜRKÜSÜ ve Dr. Halil Atılgan

Tanpınar’ın deyimiyle “Türküler Türk’ün romanıdır.”
Bu bakımdan TRT repertuarında 7500, Alman müzelerinde ise 60.000 türkü, oyun havası ve kaval nağmeleri vardır. Geniş dünya coğrafyasında at koşturan Türkler, feth ettikleri yerlerin coğrafyasında, oraların kültürü ve yaşama biçimlerinden hem etkilenmişler, hem de etkilemişlerdir. Bu sayede de sosyal yapılarına göre zengin nağmelerle türkü üretmişlerdir. Özellikle 19. Asırından başlarından beri çözülmeye başlayan Osmanlı Devleti’nde kaybedilen her vatan toprağı ve evlâd-ı fatihanın ıstırapları için aşağı yukarı türkü yakmışlardır. Estergon Kalesi, Tuna nehri, Manastır, Belgrat vs. kaybedilirken bir taraftan göz yaşı dökülmüş ve bir yandan da göz yaşlarına parelel, türkülerimiz nağmelenmiştir.
Viktor Hügo bir yazısında der ki : ”Haşmetli bir mazi zayıf bir devlete yüktür. Doğrudur. Biz 1912’de 32 milyon nüfusla 1. Cihan Harbi’ne girmiş ve 5.milyon şehit, yaralı, esir ve kayıp vermişizdir. 12 milyon nüfusla vermiş ve yeni bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti’ni kurarken 15.055 şehit vermişizdir. Sadece Kayseri ve kazalarında 645 şehidimiz vardır.
Bu acılı günler içinde üç yıl ekinler biçilememiştir. Anadolu dullar ordusudur. Her namuslu insan yanında yanlış , menfeatperest, fırsatçı insanlar da vardır! Geçim insanlar için yaşama biçimidir. Burada gurbet karşımıza çıkar. “Gesi Bağları”, aslen Develi’nin Zile mahallesine ait, “Ağam İstanbul’u Mesken mi Tuttun”, farklı ırktan ve kültür ortamının insanı olsanız da gönül ferman dinlemiyor Beklenene duyulan özlemi dile getiren “Germir Bağları” adlı Kayseri türkülerimiz unutulmuyor. Ya, namus uğruna dağları mekan tutan efelerimizin maceralarını anlatan türkülerimiz. Ya, Antep, Harput, Kerkük, Malatya, Maraş, Urfa hoyratlarını nasıl unutabiliriz ? Bir de bu türkülerimiz yöre sazları eşliğinde, usta ses sanatçılarımız tarafından okunduğu zaman gönül tellerimiz titremiyor mu?
Merhum Nurettin Çamlıdağ tarafından okunan “Ezo Gelin”,
”Nem alacak felek benim “,Muzaffer Akgün ve Neriman Altındağ tarafından okunan “Yozgat Sürmelisi”, ”Kışlalar doldu boşaldı bugün”, Nezahat Bayram tarafından okunan “Erzurum dağları kar ile boran“ adlı bozlaklar daha nice değerli ses sanatçılarımız tarafından okununca bizleri başka diyarlara götürmez mi ? Ya “Nasıl attın Mefharet attın ipe kendini” diye nakaratı olan ve Bodrum’da görev yaparken kendini ipe atarak intihar eden Mefharet Hanım adına yakılan ağıda ne demeli?
İsterseniz, eliniz önce Mefharet Hanım hakkında değerli THM araştırmacısı Halil Atılgan’ın” Bodrum Hâkimi –Bodrum Türküleri ve Oyunları” adlı eserinden yararlanarak vermeye çalışalım.Meffharet Hanım ‘ın ölümü üzerine yakılan ağıt Yeniköy’ye bağlı Karaova /-Mumcular beldesinden Çelik lakaplı cümbüş çalan, Mustafa Bacaksız’a aittir. Türkü Nazmi Yükselen tarafından plağa okunmuş, büyük bir sükse yapmış ve sanatçıya altın plak kazandırmıştır. Hatta filmi çekilmiştir.
Babası bir dönem İstanbul Müftülüğü de yapan, Vardar Göçmenlerinden Halil İbrahim Efendi, annesi ise Hatice Libas’dır. Nüfus kayıtları Erdek’tedir. Beş çocuğun beşincisidir. Esas ismi Mefharet Fatma Tüzün’dür. Kendisi İzmir’de doğmuştur.
Çalıştığı Tavşanlı ve Bodrumda dürüstlüğü ve mert tavrı, ata binerek köylere teftişe gidişi, giyinişindeki zerafet kendisini halk beyninde efsaneleştirmiştir. Bu arada intihar sebebi üzerinde üç görüş vardır. Bunlardan en yaygını kendinin evlenmek üzere olduğu bir savcının erken yaşta ölümünü kabul edemeyiştir. Bir sağlam urganı iyice yağlayıp, bu iple boğmuştur.
Daha sonra da bu intihar yöre âşığı Çelik’e aittir. Aşağı yukarı tüm müzik kanallarında usta türkücülerimiz tarafından bu türkü okunmuş ve “Bodrum Hakimi” olarak ünlenmiştir.
Bu bilgileri yorucu bir çalışmayla derleyip , kitaplaştıran Dr.Halil Atılgan’a teşekkür ediyoruz.. İsterseniz geliniz ,bu türkünün sözlerine de bir göz atalım. İç Anadolu’da türkülerimizin yaygın bir taşıyıcısı ve yayıcısı Ürgüplü Refik Başaran’ın nağmelerine çok benzemektedir. Özellikle Ürgüp türküsü olan “Cemalim” türküsü nağmesine çok ben- zemektedir.
İsterseniz kitabı birde siz okuyunuz, kararınızı siz veriniz!
Bodrumlular erken biçer ekini
Feleğe kurban mı gittin Bodrum hakimi
Nasıl da Mefaret Hanım ipe kendini
Altın makas gümüş bıçak ile doğradılar tenini
Bodrumun dağları fundalık orman
Hakim hanım yazmadın mı masana ferman
Bodrum kalesi de her gün denize bakar
Hakim Hanım’ın ölümüne herkesler yanar
Şu Bodrumun dağlarında ceylanlar gezer
Kara haber Mefharet Hanım pek tez ulaşır
Bodrumdan geçerken onu görmüşler
Cenazesini duyanlar çarşıya inmişler

Çağdaş Develi Gazetesi 01.04.2021

Share
1.348 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

7+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İstanbul Develi’yi Sevenler Derneğinden Develi ve Yöresi Derneği’ne Derneğimizin Tarihçesi

    13 Mayıs 2021 Köşe Yazarları

    Derneğimiz 1950'li yıllarda İstanbul Aksaray'da Akdemir Apartmanı'nda Merhum Dr. Ali Akdemir, Av. Hayrettin Bıçakçı, Nuri Kalem, Mustafa Elbaşı, Hacı Mahmut İzzet Özilhan, Av. Mustafa Süllüoğlu, Fevzi Özdemir ve Muharrem Topuz Beyler tarafından “Develililer ve Develi'yi Sevenler Derneği” adıyla kuruluyor. Doktor Ali Akdemir Bey'in muayenehanesinde hizmete başlıyor. Derneğimiz üyelerine sağlık konusunda yardımcı olan Dr. Ali Bey'in üyelerden muayene ücreti almadığını o günleri yaşayan ağabeyim merhum Nevzat Cebeci'den dinlemiştim. Çünkü, 1957 yı...
  • DÜNYA ÇİFTÇİLER GÜNÜ

    13 Mayıs 2021 Köşe Yazarları

    Ülkemiz farklı coğrafi ve iklim koşullarında her çeşit ürünün üretilmesine imkân veren önemli bir tarım ülkesidir. Çiftçi, yiyecek ya da hammadde elde etmek için hayvan yetiştiren ve tarımla uğraşan kişidir. Çiftçilerimiz, çok önemli olan gıda sağlama görevinin yanı sıra çevreye, ekonomiye ve topluma yarar sağlayan çok sayıda görevi yerine getirmektedir. Kısa adı İFAB olan “Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu”, 14 Mayıs 1946 tarihinde kurulmuştur. Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu, çiftçilik mesleğinin önemine dikkat çekmek ve ...
  • İstanbul Develi ve Yöresi Derneği’nde Başkan Mehmet PAPAK Dönemi : (28.11.2015 -11.11.2017)

    07 Mayıs 2021 Köşe Yazarları

    Başkan: Mehmet Papak, Başkan Yardımcıları: M. Orhan Cebeci, Mustafa Ağca, Mehmet Beşparmak, Genel Sekreter: Av. Mustafa Tırtır, Mali Sekreter, Nuri Gürcan, Üyelikler: Mustafa Karaca, Prof. Dr. Cavit Avcı, , Seyit Halit Subay, Denetim Kurulu: Cemal Karakaya, Cüneyt Büyükkılıç, Feridun Özkul'dan oluştu. Bu dönemde tüzük değişikliği yapılarak Yönetim Kurulu üyeleri sayısı 9 kişiden 11 kişiye çıkarıldı. Develi Diyarı Dergimiz'in İmtiyaz Sahibi Mehmet Papak, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Av. Mustafa Tırtır olmasına, Develi Diyarı dergimizin 12. sayısı...
  • KAN BAĞIŞI NEDEN ÖNEMLİDİR

    07 Mayıs 2021 Köşe Yazarları

    Kan, hayat sıvısıdır. Kan dokudur ve en temel yaşam kaynağıdır. Hücrelerden oluşmaktadır. Kan vücutta oksijeni, besin maddelerini, hormonları, vitaminleri ve antikorları dokulara taşıyan ve oluşan karbondioksit ve atık maddelerini vücuttan uzaklaştıran yaşamsal sıvıdır. Vücutta birçok sistemin doğrudan kan ile bir bağı vardır. Çünkü vücut içinde gerekli mineraller, vitaminler, atıklar, elementler kan yoluyla taşınmaktadır. Bir canlıda, kan akışının durması demek, hayatın sona ermesi anlamına gelmektedir. Kan, kalpte temizlenir ve vücuda gönder...