logo

BİR YILIN ÖĞRETMENİ : MEHMET YÜCEL HAKK’A YÜRÜDÜ

1573

Bir halk türkümüz şöyle başlar : Ecel gelmiş, can mı gider-Okur felek fermanını. Dün sabah duydum. Develi cumhuriyet dönemi eğitim tarihinin değerli ve çalışkan öğretmen-idarecilerinden Mehmet Yücel Hakk’a yürümüş.
Yunus Emre diliyle Çalap’tan gelip Çalap’a gideceğiz.Tamam da böyle değerlerimiz de bir çırpıda unutulmamalıdır. 25.05.2012 tarihinde bu değerli öğretmenimiz hakkında yine bu sayfada geniş bir yazı yazmıştık.. Büyük bir emekle hazırladığımız bu yazıyı bir vefa olarak ,yeniden yayınlayarak, ruhuna Fatiha göndermek istiyoruz. Sevenlerine de baş sağlığı diliyoruz.

3019
Sindelhöyük Develi’nin dört belediyesinden biridir.
Buraya tamamen Türk aşiretleri gelip yerleşmiştir.
Buraya daha sonraları Aydın taraflarından gelen Menteşoğulları’ndan bazıları da yerleşmiştir.Buraya gelenlerin ailelerinden bazıları da Yozgat’tadır.
Gerek ekonomik,gerekse kültürel açıdan çok gelişmiştir.Burası aynı zamanda modern okulculuğun yayılması aşamasında Kayseri Mutasarrıfı Ahmet Muammer Bey zamanında 1911’lerde ilk okul yapılan beş köyden birisidir.Bu okul sayesinde Sindelhöyük okuma yazma oranı en yüksek yerlerden biri olmuştur.Daha sonra 1933 yılında açılan Develi Ortaokulu,1957 yılında da açılan Develi Lisesi sayesinde yüksek okul mezunu insanların en çok olduğu beldemizdir.
Söz konusu Sindelhöyük’te eğitim olunca bizim kuşak için ilk akla gelen ve Develi Ortaokulu’nda Tarım dersi hocamız Hasan Hodul ile Ahmet Kılıç’tır.Hasan Hodul hem Sindelhöyük’lü gençlerin elinden tutması ve sosyal çalışmaları ile Ahmet Kılıç ise öğretmenliği yanında aktif spor hayatıyla dikkatleri çekmiştir.Fakat bunlar yanında biri daha vardır ki,öğretmenin çok az olduğu bir dönemde Sindelhöyük’ün okumaya meyilli gençlerini elinden geldiğince yetiştirmeye çalışan ve aynı zamanda okul müdürü olan Hasan Suyolcu’dur.
Geçenlerde bir vesile ile “Develili Şahsiyetler” adlı dosyama bir göz atmam gerekti.Bu dosyamdaki belgeleri karıştırırken elime dört sayfalık bir fotokopi geçti.Tarih atmamışım ama elime geçişi uzun zaman önce olduğu belli.Bu, Sindelhöyük’lü emekli öğretmen Mehmet Yücel’e ait.Belli ki Mehmet Yücel emekli olduktan sonra doğumundan emekli oluşuna kadar aile hayatı, eğitim dönemi ve öğretmen olarak görev yaptığı dönemlere ait bazen gerçekçi,bazen duygusal bir anlatımla kaleme aldığı bir hayatın özetini yazmış.İşte bize bu yazıyı kaleme aldıran heyecan da bu otobiyografi olmuştur.
Geliniz köyde adam olmanın ne zor ve ne çetin olduğu ile verimli bir çalışmanın nasıl olduğunu görmek için “bir ömrü” tanımaya çalışalım. Yukarda adlarını verdiğim hocalardan feyizlenen ve ciddi bir eğitimci, çalıştığı süre içerisinde verimli ve örnek bir idareci olan Mehmet Yücel’dir.
Dedesi Çanakkale şehitlerinden Yusuf Efendi’dir.İşte Mehmet Yücel böyle bir dedenin torunudur.. Babası Ahmet Kamil, annesi ise Ümmühani’dir. Bu evliliğin sonucunda :
Hasan,Yusuf,Fatma ve Nazmiye adlı kardeşler yanında Mehmet Yücel’de ailenin 3.çocuğu olarak 1932 yılında Sindelhöyük’te doğmuştur.
Aile önce 1938 yılında babalarını ve 1945 yılında da o yılların Köyün en yaygın hastalığı olan “Boğmaca” hastalığından kız çocukları Nazmiye’yi kaybetti. Böylece ailenin bütün yükü genç annenin üzerine kaldı. Anne Ümmühani de 1950 yılında apandist patlamasından ve zehirlenmeden öldü.
M.Yücel 1956 yılında evlendi.Bu evlilikten Saadet (1958),Hürriyet (1960),Fazilet (1964),Esin (1973) adlı çocukları oldu.
1960 yılında askere gitti.O yıllarda lise mezunları Yedek Subay olarak görev yapıyorlardı.M.Yücel de Ankara Polatlı okulunda altı ay ders gördükten sonra teğmen olarak Erzincan’a atandı.Bir yıl sonra terhis edildi.Dönüşünde Yukarı Develi İlkokulu öğretmeni olarak atandı.
Öğretmen okulunu kazanmasında en büyük desteği veren ağabeyi Hasan’ı da 1982 yılında kaybetti.Bu değerli ağabeyin ölümü onu çok sarstı.Fakat hayat devam ediyordu.
Daha sonraları Develi köy ve merkezinde görev aldı. Başarılı ve örnek çalışmalarından dolayı 1984 yılında Develi’de yılın öğretmeni seçildi Kabaklı’da başlayan bir görev 11.Ocak 1986 yılında emeklilikle sona erdi. Otuz üç yıllık görev süresince Valilik, Develi Kaymakamlığı ve MEM’nden bir çok takdirname ve teşekkür aldı.
Halen Develi’de görevi başarmanın huzuru içerisinde, onurlu bir biçimde yaşamaktadır.
Bu başardım diyebilen bir hayatın örnek bir de eğitim hayatı da vardır.Hele boğmacadan kıvranan ve her gün 2-3 çocuğun öldüğü bir zamanda ve üstüne üstlük baba şefkatinden uzak bir evladın sıkıntıları atlatması kolay değildir.İşte dört yetim kardeşiyle anne şefkatinin yelpazesinde yetişen M.Yücel annesinin gayretiyle davulcu ile sokak sokak gezerek okul çağına gelen kız-erkek öğrencileri okula kayıt yapan bu satırların da hocası da olan Sakıp Öztürk;’e teslim eder ve Mehmet Yücel Sindelhöyük Köyü İlkokulu’na kaydedilir..1.sınıfı Süleyman Yazıcı öğretmeninde okudu.2,3.3.,4.,sınıfları Sakıp Öztürk’te başarılı bir şekilde tamamladı. 5.sınıfa geçtiğinde Sakıp Bey’in Develi merkezine tayini üzerine okula yeni mezun olarak okula kendisi de Sindelhöyük’lü olan,Pazarören Köy Enstitüsü mezunu,. şair-yazar Hasan Hodul tayin edildi ve 5.sınıfta Yücel’i okutmaya başladı.
Yücel gibi altı yedi arkadaşı 1947 yılında mezun olduklarında bunlardaki cevheri gören H.Hodul Hoca bunları Pazarören Köy Enstitüsü’ne göndermek istedi.O yıllarda Köy Enstitüleri köy çocukları arasından sınavla öğrenci alıyordu.H.Hodul Hoca bu öğrencilerini çalıştırmış ve Develi MEM’nde bir sınava tabii tutturmuştur.Bu öğrencilerin hepsi sınavı kazanmışlardır. Fakat iş bununla bitmiyordu. Bu sefer Enstitü noterden “Yüklenme senedi” istedi.Kul sıkışmazsa Hızır yetişmez,derler ki doğrudur.Aynı sınavı kazanan Şuayıp Kılıç’ın babası her ikisine de kefil olunca rahatladı.
Annesi Mehmet’ten ayrılmak istemiyordu. Ama ağabeyi Hasan ise kardeşinin okuyup,öğretmen olmasını istiyordu.Annelerinden gizlice Pazarören’e geldiler ve buradaki sınava katıldı.Kazandı ve böylece 1947 yılında diğer Sindelhöyük’lü yedi arkadaşıyla Pazarören Köy Enstitüsü’ne başlamış oldular.Burada Köy Enstitüsü altı yıla ve adı da Mimar Sinan İlköğretim Okulu adını aldı.Buradan 1954 yılında iyi derece ile mezun oldu.Mezun olur olmaz Kabaklı Köyü İlkokulu’na atandı.Böylece mesleğe başlamış oldu.
Burada, iki yıl hizmetten sonra Gaziköy İlkokulu’na müdür olarak atandı. Kısa sürede adını hayırla andığı köy muhtarı Mükremin Bülbül ile omuz omuza verdiler.Kızlarını okula göndermeyen veliler tespit edildi,önce uyarıldılar,konuda ısrarcı olanları mahkemeye verdiler.Bunlardan bazıları para cezası aldı ve hatta bazıları da hapis yattı.Burada dört yıla yakın başarılı bir görev yaptı.
Burada iken askere gitti. Dönüşünde Yukarı Develi İlkokulu’na tayini çıktı.Evi Everek’te kalmak kaydıyla dört yıl Bu okula gidip geldiler.Okul müdürü Yusuf Karpuzoğlu ve öğretmen İbrahim İleri ile beraber kader birliği yaptılar.Bu okul ki Develi’de 1885 yılında Develüzade Ahmet Ağa’nın konağında açılan ve daha sonra da müstakil binasına kavuşan modern eğitime başlayan ilk İlkokul’dur.
Develi eğitim tarihinde Dumlupınar İlkokulu’ndan sonra 1911’lerde Mutasarrıf Ahmet Muammer Bey zamanında açılan ve ilk adı Merkez Nümune Erkek İlkokulu üçüncü modern okuldu.Bu okul 1966 yılında okula çürük raporu verilince bu okul yıkılmış ve öğrencileri Seyrânî İlkokulu’na nakledilmiştir.İşte Mehmet Yücel bu okula tayin edildi.Okul müdürü Hasan Suyolcu, öğretmenler ise yılların öğretmeni Ömer Develioğlu,Fevziye Yalvaç,Mehmet Çimen,Ziya Alpaslanve Mazhar Tuncer öğretmenlerle beraber çalıştı.
Okul yıkılınca kendisi Seyrânî İlkokulu’na öğretmen olarak nakledildi.Burada öğretmen olarak çalışırken, üzerinde emeği olan Hasan Hodul’un isteği üzerine köy öğretmenlerinin mutemetliğini üstlendi ve bu görevi 1970 yılına kadar devam ettirdi.Aynı yıl okul müdürü emektar hocalarımızdan Hasan Suyolcu emekli olunca vekaleten okul müdürlüğüne bakmaya başladı daha sonra da müdür olarak atandı.İdarecilik Allah vergisi bir iş olduğunu yakinen bilenlerdeniz.İşte Yücel sosyal çevresinin genişliği,yakın diyalogları ve azami derecede imkanları kullanmaya başlayarak,okulu yenilemeye koyuldu. Saray Halı Müdürü Fahrettin Arar’ın desteğini alarak okula kömürlü kalorifere kavuşturdu. Kaymakamlıkla anlaşarak kaidesini kendi yaptırarak Atatürk Büstü’nü bu kaide üzerine yerleştirdi.Okula dört derslik kazandırdı.Yetmedi.İki sefer okulun çatısını yeniletti.
Seve seve görev yaptığı bu okulda 1984 yılın öğretmeni seçildi.Ne güzel ve ne anlamlı bir mükafat.Nihayet her başlangıcın bir de bitişi vardır. Nihayet eğitimde nice güzelliklere imza atan M.Yücel de sonunda,otuz üç yıllık hizmetten sonra 11.01.1986 yılında emekli oldu.
Şimdilerde ise her emekli memura söylenen bir iyi niyet cümlesi:Emekliliğin tadını çıkarıyor.
Başardım,diyebilmek ne güzel bir şey.Sağlıklı uzun bir ömür,sevgili hocam.
Çağdaş Develi Gazetesi, 21.05.2012

Share
2.402 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

8+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DEVELİ MEZARLIKLARI

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi Mezarlıklarını, tarihi Develi köy mezarlıkları da başta olmak üzere (Ayşepınar, Çomaklı, Fraktın, Havadan, İncesu, Köseler, Madazı, Pungu, Soysallı, Sindelhöyük, Zile vs) dahil olmak üzere gezmediğim yer çok azdır. Ama o kadar arzu etmeme rağmen maalesef inceleyemediğim yerler de var. Mesela Karacaören, Kızık, Öksüt, Satı vs gibi. Mezartaşları bir köy tarihi ve bulundukları mekan için çok önemli yazılı belgelerdir. Tıpkı ibadethane olmaları ayrı bir konu ama kitabeli camiler de aynı konuda aydınlatıcı belge sunarlar.! Yeter ki dikkatli ...
  • DÜNYA TEMİZLİK GÜNÜ

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Toplum olarak ortak paylaştığımız yaşam alanlarının temiz tutulması bir vatandaşlık görevidir. Toplum içerisinde bulunan toplum bilinci ve sorumluluk duygusu kişinin ilk önce kendisine saygı duyması ile başlar. Yaşamsal alanların korunması, doğaya, yeşile sahip çıkılması ve çevre temizliğinin önemi herkesin ortak sorumluluğudur. Temiz bir çevre, insan sağlığı ve refahı için temel niteliktedir. Çevre Temizliği, günümüzde dünyanın en önemli sorunları arasındadır. Bütün bunların temel amacı, insanları çevre temizliği konusunda bilinçlendirmektedi...
  • DÜNYA AVCILAR GÜNÜ

    11 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Merkez Av Komisyonunca, avına izin verilen yaban hayvanı türlerini, doğal denge içerisindeki yapıyı bozmadan, tespit edilen zaman ve miktarlar ile belirlenen esas ve usullerle, canlı veya cansız ele geçirmeye çalışmaya Avcılık, bunu yapan kişiye de Avcı denilmektedir. İnsanoğlu yaratıldığı günden bu yana besin arama ve karnını doyurma zorunluluğunu duymuştur. Mağara dönemi insanları beslenmek, giyecek sağlamak ve kendilerini korumak için avlanmak zorunda kalmışlardır. Bir yandan bitki kökleri toplayıp toprağı işlerken diğer yandan av aletlerind...
  • YAZARLARIMIZIN YAZILARINI OKURKEN

    11 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Çağdaş Develi Gazetesi’ nin yayınlandığı 2003 yılından beri elimizden geldiğince haftalık bir değişik konulu yazı yetiştirmeye çalışırım. Bu yazıların hepsi Develi ile ilgili tarih, sosyal, kültürel, siyasî, edebiyat vb konulardadır. İnşallah, bu yazılar bir plan dahilinde yazılmıştı; kitaplaştırıldığında inanıyorum ki Develi kültürü ve medeniyeti adına değerli çalışmalar olduğunu hepimiz göreceğiz. Zira bu yazıların çoğu tabir yerindeyse iğne ile kuyu kazmak kabilinde yazılmıştır. Çünkü küçük yerlerde bilgi toplamak o kadar zahmetlidir. Fotoğr...