logo

BİR VEFA GECESİ VE BİZİM ASIM DEMİREZEN (2)

Yıl 1961 Orta1. sınıftayız 1.Sınıfta ikinci yılım. 40 kişilik bir sınıf. Birbirinden değerli arkadaşlar. Dığıldığıllardan Hüseyin, Çil Yaşar, Saatçı Yusuf şu anda hatırlaya bildiğim kişiler.
Hepsi rahmetli olan hocalarımız Hayrettin İstanbullu (Fransızca), Kabak Kemal Yalvaç,Gubulu-Mustafa Kanelci (Mat.) Mediha Gökçen (Coğrafya)Öner Özmen (Beden Eğt.) eşi Ümmühan Özmen(Ümmühan), Mehmet Karabulut (Yurttaşlık bil.), Şaban Gürlek (Ticaret), Resim dersimize de yanılmıyorsam Mustafa Gür giriyordu, vs.
İşte size ortaokul kısmından elli yılık bir panaroma. Şüphesiz hocalarımızdan en dikkate değer iki kişi var:Kemal Yalvaç (Kabak) ve Mediha Gökçen (Analık)!Demek ki rahmetli bu sıfatı daha öğretmenliğe başlar başlamaz almış olmalı.
İşte ilginç hikayemizin iki kahramanı Mediha Gökçen ile değerli kardeşimiz ,sınıfımızın en şık ve en kibar öğrencisi Asım Demirezen. Hocamızın yazılıları iki sorudur. Birinci soru bir harita, ikinci soru ise bir metindir.Hepsi kitabidir.Hocanım yazılıları ne erken ne de geç okurdu. Eh öğrenci de hemen okunmasını ister.
Soruların çoğaltılmasını ve yazılıların hemen okunmasını istemek kimin haddine!
Ama gün geldi hocanım not defterini çıkardı öğrencilerin yazılı değerlendirme sonuçlarını okuyor.Zaten öğrenci dilinde 10 numara Allah’ıni9 numara Peygamberimizin,8 numara ise öğretmenin 7 alan ise nadir. Not zihniyeti bu olan bir öğretmenin halini düşünün? Okuma bittikten sonra Asım arkadaşımız ayağa kalktı ve son derece ciddi bir şekilde:
Efendim, ben notuma itiraz ediyordu. Ben 10 bekliyordum fakat notum 6 geldi, dedi. Analığa böyle itiraz etmek?!. Hoca şaşkın, sınıf şaşkın. Herkesin beklediği oldu. Hocanım kükremeye başladı.Bu tarzı kabul etmediğini ve Develi’de tek coğrafya öğretmeni olduğunu söyledi ama ne söyleyiş.
Asım hiç gerilemedi ve aynı sözleri sakince ve kendinden emin bir biçimde yeniden okunup, değerlendirilmesini istedi. Hatta bir adım daha atarak, şayet yeniden değerlendirme olmazsa, idareye müracaat edeceğini söyleyince kıyamet koptu. Asım sessizce yerine oturdu.Görüldü ki ne Asım ne de Hocanım geri adım atmıyordu. Herkes merakla sonucu beklerken, bir ders sonra hocamız Asım’ın kağıdını getirdi. Aman Allah’ım, kağıt kırmızı kalemle çizile çizile “it oynamış yonca tarlasına dönmüş!” Hoca köpürerek yanlışları söylüyor fakat Asım çok mu çok sakin.Hoca yorulup sesini kestikten sonra Asım ayağa kalktı ve dedi ki:
-Anlaşıldı dedi.Bir cevapları ve birde konumuzu içeren kitabımızı karşılaştırmalı olarak okuyalım, diyeceğim ama buna yanaşmayacaksınız. Fakat ben ne yazdığımı biliyorum, Hakkımı arayacağım dedi ve kibarca oturdu.
Konu tabii uzadı.Uzadı ama hocamızın morali sıfır. Asım ise rahat. Analıkla 10 numara mücadelesi veriyor. Sonucu kısaca vereyim:Bu kağıt Kayseri Milli Eğitim Müdürlü’ne gönderildi. Burada yapılan değerlendirmede verilen not:Sekizdi. Yılların öğretmeni olarak esas not on du ama değerlendirmede görevli öğretmenlerimiz meslektaşları Analık’ın da halini düşünerek orta yolu bulmuşlardı.
İşin önemli olan yanı bizim bu değerli kibar, hakkını sonuna kadar savunan arkadaşımızın adaletin olmadığı okulda okunmaz, dediği yayılmıştı. O günden sonra Asım okulda görülmez oldu. Okuldan ayrılmıştı.
Aradan 50 yıl geçmişti.Bir vesile Asım’ın Ankara’da olduğunu öğrendim. Bizim Erdal Akdoğan’dan telefonunu aldıktan sonra aradım. İkimiz de gözyaşına boğulduk.Sözün bittiği yer.
Sol tarafı felçli, eşinin ilgisiyle hayat mücadelesi veriyor. Cümleleri aynı kibarlıkta. Şu anda İstanbul’da. Şimdi nasıl söylemeyeyim:Dostlarınız aklınıza geldiği yerde vefalı davranıp bir kuru telefonu esirgemeyiniz.
Bizim Asım’ın gözyaşları şu fani alemde hepimize bir ibret değil mi?.
Bütün dostlara selam ve muhabbetler.

Share
1.256 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

3+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İŞYERİNİN DEVRİ HALİNDE İŞ SÖZLEŞMELERİNİN DURUMU

    26 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    İşçi işveren ilişkisinin önemli ölçüde korunması, geçerli ya da haklı bir neden olmaksızın sona erdirilememesi ve işçinin gelirinde sürekliliğin sağlanması modern iş hukukunun en temel gayelerinden birini oluşturur. İş hukukunun bu temel gayesini tehlikeye sokan en önemli nedenlerden biri işyerinin devir yoluyla bir işverenden başka bir işverene geçmesidir. İşyeri devri başta satım sözleşmesi olmak üzere, işyerinin kiralanması, intifa hakkının kurulması vb. yollarla devretme, işverenin ölümü, işyerinin özelleştirilmesi ya da devletleştirilmesi,...
  • REKABET NEDEN ÖNEMLİDİR?

    26 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Rekabet, yaşantımızda sık kullanılan kelimelerden birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Hem sosyal medyada hem de gündelik yaşantıda kullanılan rekabet kelimesi uzun yıllardan beri dilimizdedir. Rekabet, üstünlük sağlama amacı ile rakiplere karşı yürütülen yarışma etkinliklerinin bütünüdür. Bu terim işletmecilik, iktisat, çevrebilim, spor ve sanat dallarını da içeren alanlarda sıkça kullanılmaktadır. Rekabet iki ya da daha çok güç, kuruluş, işletme, sistem, birey ya da grup arasında yer alabilmektedir. Diğer bir ifadeyle rekabet, hırs, başarma...
  • Gurbette Yıllar 2

    26 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Gurbette Yıllar 2 (Birfâni Tornacı Ömer) İlçemiz Bakırdağı Mahallesi sakinlerinden ve “Birfâni Tornacı Ömer” mahlasıyla bilinen Ömer Develioğlu’nun ikinci şiir kitabı olan “Gurbette Yıllar 2” şiir kitabı Develi Belediyesi Kültür Yayınları arasında çıktı. Başkanımız Mehmet Cabbar’a, Kültür Müdürü Ali Orhan’a ve emeği geçenlere teşekkür ederim. Kitabın Önsözünden: Köklü bir edebiyat gelenek ve birikimimiz içerisinde şiirin ayrı bir yeri vardır. Millet olarak da şiire ayrı bir önem vermişizdir. Derviş Osman, Âşık Seyrani, Ali Celalettin, A...
  • Süphan Dağı Efsanesi

    19 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Doğu’nun uzun kış gecelerinde nenemi dinlemeye bayılırdım.  Siyabend ile Hace’nin hikâyesi, Süphan Dağı’nda geçiyordu. Zozan (yayla) nenem anlatırken bende gözümün önünde Süphan Dağı olayını yeniden yaşıyordum. Nasıl unuturum Siyabend’in parmak ısırtan kahramanlığını? Ve göz yaşartan hikâyesini. Süphan Dağı eteklerinde yaşayan bir yiğittir. Yoksul bir köylüdür. Zayıf ve cılız delikanlıdır. Bu nedenle ona Kürtçede “ipin gölgesi”anlamına gelen Siyabend adı verilir. Annesi, babası, kardeşi yoktur. Amcasının sürülerine çobanlık yapar. Her gün S...