logo

Bir Utanç Taplosu: YILDIZ SARAYININ YAĞMALANMASI

  1. 2. Abdulhamid Türk tarihine sosyal açıdan yaklaşımlar çok azdır. Bazı konular hiç ele alınmaz. Özellikle savaş mağlubiyetleri ve isyanlar ile yağmalar ele alınmaz veya gözden ırak tutulur. Mesela Osmanlının son zaferi Kutul-Amare zaferinin uzun süre, İngiltere’nin diplomatik baskısıyla Türk tarihinde yer almaması gibi. Yine kültür ve sosyal tarihimiz açısından “Yıldız Sarayı Yağması”nın derinlemesine incelenmemesi gibi…
    Geçen gün evimizdeki takvime göz atarken 27.04.1909 tarihinde Sultan II.Sultan Abdulhamid’in tahttan indirilişi ve Sultan Reşat’ın tahta çıkışını okumuştum. Hemen akabinde de feci Yıldız Sarayı’nın yağmalanması olayı…
    Bu konu hakkında az da olsa bilgim vardı ve her okuyuşta beni yaralamıştır. Bu feci olayın yıldönümünde bu olayı devlet hayatının önemli bir cilvesi açısından, ibret olması bakımında ele almanın ,acı da olsa iyi olacağını düşündüm. On bin kitabımı ben, Erciyes Üniversitesi’ne bağlı Develi’deki Seyrânî Kampüsü Kültür Sitesi’ndeki Kütüphane’ye bağışladığım için bilgi alacağım kaynaklar sınırlı kaldı.Böyle konularda kaynağım elli eserin üzerinde kitabı olan tarih araştırmacısı Muammer Yılmaz imdadıma yetişti. Önemli özet bilgiler onun bilgileridir.
    31 Mart ayaklanmasının en feci sonuçlarından birisi Yıldız Sarayı’nın yağmalanmasıdır. Hareket ordusu komutanı Mahmut Şevket Paşa daha önce amaçlarının padişah olmadığını belirtmesine rağmen kararını değiştirecek ve orduya Yıldız Sarayı’nı kuşatma emrini verecektir. Bu emri emreden Şevket Turgut Paşa olduğu yetkililerce belirtilmiştir. II.Abdulhamit kuşatma olacağını bildiği halde hiç bir tedbir almamış ve saray muhafızlarına tek bir kurşun dahi atılmaması emrini vermiştir.
    Enver Paşa ve diğer yağmacılar Yıldız’a girdiklerinde sarayın muhasiplerinden Cevher Ağa’ya p-Sultan’ın özel odasını ve mücevherleri sakladığı yeri sormuş ise de Cevher Ağa söylememiş ve katledilmiştir. Diğer muhasip Nadir Ağa söylemiş ve hayatı bağışlanmıştır. Ayrıca kendisine maaş ta bağlanmıştır.
    Yağmacılar mücevherlerin yanı sıra perdeleri, halıları, şamdanları, mangalları da dahil ne görmüşlerse yağmalamışlardı. Aslında yağmacıların asıl hedefi birbiri aleyhine verdikleri jurnalleri ortaya çıkmasın diye alıp yok etmekti.Bu jurnallar sonradan bir albay tarafından iki cilt halinde yayınlanmıştı.İnsan okuyunca o koca koca insanların nasıl küçüldüklerini görünce insan bir tuhaf oluyor.Yağmacılar bu jurnallar yanında kişisel mektupları, marangozhanesi, telgraf malzemeleri yakılıp ,yıkılmıştı.
    En feci yağma ise II.Abdulhamid’in gözü gibi baktığı kütüphanesi’nin yağmasıdır.Nadir ve yazma eserlerin bol olduğu kütüphaneye yağma için geldikleri zaman kütüphanenin kapısının eşiğine yaparak asilere: “İçeri girmek için beni çiğneyin” diyen tanınmış Sabri Kalkandelen kütüphaneyi yağmadan kurtarmış ise de 18 Kasım1909’dakütüphanedeki kitapların tasviyesi,okul kütüphanalerine dağıtılmış ve bir çoğu kapanın elinde kalmıştır.Kalanlar ise Cumhuriyetin ilanından sonra İstanbul kütüphanesine nakledilmiştir.
    İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi 1999 İstanbul depreminde n sonra restorasyona alındı.İşin en feci yönü YÖK Başkanı Prof.Dr.Kemal Gürüz, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Kemal Alemdaroğlu ve Prof Dr. Meral Alpay Üniversite Üniversite Kütüphanesi Müdürü olduğu dönemde, 28 Şubat döneminde kıymetli, binlerce eserin çöpe atıldığı ortaya çıkmıştır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait Atatürk Kütüphane müdürü Ramazan Minder bu kitaplardan bir çoğunu bulmuş,4500 kitabı da satın almış kütüphanesine koymuştur. Nadir kitaplardan 30’u Yazma Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi’ne bağışlandı.
    1924 tarihli Tevhid-i Efkar gazetesi’nde Times kaynaklı verilen “Ecnebilere Kaptırdığımız Millî Bir Define: Abdulhamit’in Kitapları”başlıklı habere göre yamalanan bu kitaplardan el yaması eserler İngiliz Müzesi tarafından satın alınmıştır.288 parçalı eserden oluşan koleksiyon ABD Michien Üniversitesi Kütüphanesi’ ndedir.
    Yıldız Yağması hakkında 17.Nisan.1910 ‘da İkdam Gazetesi’nde yayınlanmış bir raporda yağmaya katılanlar şöyle yayınlanmıştır. Fakat bunlardan çok azı ceza almış çoğu yurt dışına kaçmış, subayların rütbesi sökülmüş çoğu özellikle İttihat ve Terakki mensuplarının cezaları kağıt üzerinde kalmıştır
    Yağmalanan bazı eşyalar şunlardır:
  2. 500 Bin 5’lik banknot,
  3. 25 bin beşi bir yerde Osmanlı altını,
  4. 3.Sultan Abdulhamid’in paytonunun altın kısmı,
  5. Kadınların kollarındaki ve boyunlarındaki mücevherler ile altınlar
  6. Yerdeki kıymetli halılar,perdeler, vazolar vb.
    Bunları yapanlar ise şöyle listelenmiş:
  7. Mahmut Şevket Paşa:Yüzük,altın,
  8. Hüsnü Paşa:Murassa tütün tabakası ve bir gerdanlık,
  9. Erkan-ı Harbiye Nazırı Ali Paşa:Çok sayıda küpe ve ve yüzük,
  10. Hasan İzzet Bey: Halılar, seccadeler, Kıravat iğnesi, murassa taç.
  11. Enver Cemal – Damat İsmail: Kıymetli eşyalar, mobilya, vazolar, pırlantalar,
  12. 6.Cavit Bey: Bol miktarda elmas,
  13. Hüseyin Cahit: Murassa Hokka takımı,2 murassa saat,
  14. Bursa Valisi İsmail Hakkı: 2000 adet altun ile kıymetli bir zümrüt yüzük
  15. Yakup Cemil: Önemli miktarda tahsilat
  16. Geride kalanlar da Hareket Ordusu erleri tarafından yağmalanmıştır.
    Meşhur bir sözdür:.Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste. yağmacıların çoğunun akıbeti perişanlıktır. Çoğuöldürülmüştür. Ahtutmuştur! Tarih bir milletin hafızasıdır, sözü boşuna söylenmemiştir.
    Çağdaş Develi Gazetesi; 29.04.2019

Share
2.391 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

4+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ahırda Ata Binen, Kapıyı Yüksek Tutar

    24 Haziran 2022 Köşe Yazarları

    Bu güzel söz merhum Hacı Ömer Sabancı'ya ait, bu hafta da deyimlerden ve güzel anlamlı sözlerden bir demet yapalım istedim. Öncelikle Kendini Sev Bir şeyi yanlış hissettiriyorsa yapma. Çünkü üzülürsün. Tam olarak ne demek istiyorsan onu söyle. Dolaylı yollardan anlatmaya çalışma. Yoksa pişmanlık yaşarsın. Herkesi memnun etmeye çalışma. Çünkü başaramazsın. Kendin hakkında kötü konuşma. Çünkü bu sana zarar verir. Enerjini emen negatif insanlarda uzak dur. Çünkü enerjin sana lazım. Kendine iyi davran. Çünkü sana en çok sen lazımsın. Özgüv...
  • DÜNYA MÜZİK GÜNÜ

    24 Haziran 2022 Köşe Yazarları

    Müzik, insanoğlunun varlığı ile birlikte var olduğu düşünülen insan hayatının en vazgeçilmez unsurlarından biridir. İnsanlığın ortak dili olarak kabul edilen müzik, dini, dili, ırkı, yaşam felsefesi farklı olan milyarlarca insanı sonsuz bir evrenin ortak paydasında buluşturan yegâne sanattır. Müzik, hayatımızın önemli bir parçasıdır. Müzik kavramı, sadece bir eğlence aracı ya da keyifli bir boş zaman faaliyeti olarak tanımlanamaz. Müzik, birçok yönü ile hayatımızın önemli bir parçasıdır. Müzik duygularımıza eşlik eden, bazen ruhu dinlendirip ...
  • RUS KÖYLÜSÜ

    17 Haziran 2022 Köşe Yazarları

    Her dilin bir argosu vardır. Şüphesiz Türk dilinde de kendine göre argo vardır. Her yazar da bu kelime hazinesinden yeri geldikçe zaman zaman yararlanır. İlhan Ayverdi, hazırlamış olduğu sözlükte”argo” hakkında şöyle der:” Ortak dilden ayrı olarak ,daha çok kendini gizlemek isteyen belli topluluklar tarafından kullanılan, herkesçe anlaşılmayan, ortak dilde ki kelimelere farklı anlamlar yükleyen ,mecazî anlamların önemli bir yer tuttuğu özel dil.”. İşte “Rus Köylüsü de böyle bir ifadedir! Böyle bir anlatımı ben İstanbul’da çok yaşlı bi hanım ö...
  • Yüreğinden Öpülmemiş Kadınlar Ağ Gelin/Yaşar Adanur

    17 Haziran 2022 Köşe Yazarları

    Yaşanmış üzeri kapatılmaya çalışılmış öyle hüzünlü hikâyeler duyuyorum ki içim parçalanıyor, insanlığımdan utanıyorum. Hepsini yazmak istesem de yüreğim el vermiyor, kalemim utanıyor, yazamıyorum. Ben yazarken parça parça oluyorum ya bunları yaşayanlar nasıl dayanmış onca sene hayret ediyorum.Ah be insanoğlu “Kadınların haklarına riayet ediniz. Onlara şefkat ve sevgi ile muamele ediniz” diyen Hz. Muhammed'in ümmetiyiz. Bunca kadınımız gözyaşı dökerken öldürülüp kara toprağa gömülürken gönüllerin sultanı Peygamber Efendimiz'in yüzüne mahşer gün...