logo

31 Ağustos 2018

BİR PİRİNÇ TANESİ İÇİN YORULMAYA DEĞER Mİ?

 

Aşağıdaki yazı uzun gibi görünüyorsa da birkaç kitap okumaya bedel bir yazıdır.
Beş yaşında idim.
Rahmetli babaannem pirinç ayıklıyordu.
Bir tane yere düştü..
Babaannem eğildi, aramaya başladı.
Sağa bakıyor, sola bakıyor, bulmaya çalışıyordu .
Çocukluk işte,
-Aman babaanne dedim.
– Bir pirinç tanesi için bu kadar caba harcamaya, yorulmaya değer mi?
Rahmetli ilk defa sertleşti bana karşı, öfkeyle doğruldu.
-Sen oturduğun yerden ahkâm kesiyorsun, ‘ dedi.
– Hiç pirinç üretilirken gördün mü? İnsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar. Bir pirinç tanesinde kaç insanın göz nuru, alın teri, emeği, çilesi var biliyor musun?’
Utancımdan kıpkırmızı olmuştum.
Aradan yıllar geçti.
Hukuk Fakültesinde öğrenciyim.
Alain’in proposlarini okuyorum..
Birden irkildim.
Babaannemi hatırladım.
Alain, bir insan yerde bir iğne görüp de eğilip almazsa, bütün uygarlığa karşı ihanet etmiş olur diyordu.
İlave ediyordu.
Bir iğnenin üretiminde binlerce insanin alın
teri, göz nuru, el emeği vardır diyordu..
On dokuz yıl evveldi.
Stockholm’e gitmiştim. Bir otele indim.
Geceydi. Sabahleyin, traş olmak i çin
lavaboya gittiğimde, aynanın yanında ilginç bir not gördüm.
‘Lütfen traştan sonra jiletinizi çöpe atmayın,
yanda bir kutu var oraya bırakın, bir tek jiletle dahi olsa, İsveç çelik sanayisine yardımcı olun’ diyordu.
Doğrusu hayretler içinde kaldım.
Çocukluğumdan beri çelik eşya denince akla İsveç çeliği gelir.
Birçok eşya üzerinde’ İsveç çeliğinden yapılmıştır’ diye yazardı.
İşte o ülke, kullanılmış bir tek ufacık
jiletin bile çöpe gitmesini istemiyor, ona sahip çıkıyor,
gelen turistlere rica yollu uyarıda bulunuyordu.
İsviçre’de zaman zaman, belli periyotlarda radyolar, televizyonlar bir haberi duyurur.
‘Şu tarihte, su saatte, adamlarımız gelecek.
Siz lütfen hazırlığınızı yapın.
Okumadığınız, ilgilenmediğiniz, kullanmadığınız ne kadar kitap, dergi, gazete varsa, kâğıt, ambalaj, kutu varsa, velev ki, bir ilaç prospektüsü dahi olsa, kapının önüne koyun. İsviçre’nin kalkınmasına yardımcı olun. Fazla ağaç ziyanına engel olun.’ Japonlar son derece sade, basit, yalın mütevazı yasayan insanlardır.
Evlerini mobilya ile eşya ile dolduranlar Japonlara göre ruhen tekamül edememiş,
hayatın manasını anlayamamış, zavallı kimselerdir..
Böyleleriyle; evini mezat salonuna çevirmiş zavallı, diye eğlenirler.
Bir insanin gösteriş için eşyanın esiri olması ne kadar acıdır.
Vaktiyle Japon ekonomisi darboğazdan geçiyor. İç borçlar, dış borçlar gırtlağı aşıyor.
Zamanın başbakanı meclisi toplar.
Kürsüye çıkar.
Durumu olanca açıklığı ve tehlikeleri ile anlatır ve;
-Şu andan itibaren der,
-Tanrı şahidim olsun ki, Japonların iç ve dış borçları son kuruşuna kadar ödenmeden, pirinçten başka bir şey yemeyeceğim.
-Şu üstümdeki elbiseden başka elbise giymeyeceğim.
Dediklerini yapar, en üstten en alta bir israftan kaçınma kampanyası açılır.
Japonya bütün borçlarını öder. Bu durumun toplumun bütün kesimlerini, tek istisna olmadan
kapsadığını söylemeye gerek yok.
Geçenlerde Japon imparatorunun sarayını gördüm.
Yarabbim, ne kadar sade, ne kadar mütevazı, ne kadar gösterişten uzak…
*Gerekmediği halde elektriği yakmakla, suyu kapamadan boş yere akıtmakta,
gece çamurlu ayakkabılarımızı temizlemeden yatmakla, yemek yediğimiz kapları yıkamadan bırakmakla biz de zalimler sınıfına geçmiyor muyuz?
*Hayat çok ince, akil almaz incelikte ipliklerle örülmüştür.
Her şey o kadar birbirine bağlıdır ki,
İlk okul okuma kitabımızdaki bir sözü hiç unutmadım.
Bir mıh bir nalı kurtarır.
Bir nal bir atı, bir at bir komutanı,
Bir komutan bir orduyu,
Bir ordu bir ülkeyi kurtarır diyordu.
Maddi durumumuz ne olursa olsun,
ister zengin olalım ister fakir, hepimiz çok dikkatli olmak zorundayız.
Burada parayı da, maddiyatı da aşan büyük bir edep ve incelik vardır.
Sanırım verilmesi gereken edilmesi gereken bir mesaj varsa o da budur…
Bu yazıdan dolayı İTÜ’den Ahmet Erdemli’ye teşekkür ederim.
Büyük işleri büyük milletler yapar.
30 Ağustos Zafer bayramınız kutlu olsun.

Share
1.113 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

8+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Vakıf İnsan Amcam “M.Taki Cebeci’nin” Anısına

    24 Ocak 2020 Köşe Yazarları

    Vakıflar vardır, mahlûkat yaşadığı sürece onlara hizmet ederler. İnsanlar vardır, insanlığın yararına yaptıkları eserlerden dolayı öldükten sonra bile amel defterleri kapanmaz; İnsanlar fani, eserleri kalıcıdır. Merhum Öğretmen Amcam M. Taki Cebeci de vakıf insanlarından biriydi. Ömrünün son yıllarında gözlerinde fer, dizlerinde derman kalmadığı halde Ankara ve İstanbul'da hayırsever hemşehrilerinden yetimlere, muhtaçlara, yoksul öğrencilere eğitim ve öğretimlerine devam etmeleri için yardım toplardı. Ramazan ayı gelmeden gönüllere hitap eden ...
  • ANITKABİR BARIŞ ORMANI

    24 Ocak 2020 Köşe Yazarları

    Anıtkabir, toplam 750 bin metrekaredir. Bunun 120 bin metrekarelik bölümü Anıt Bloğu 'dur. Geriye kalan 630 bin metrekarelik bölümü ise, on binlerce ağaçtan oluşan Barış Ormanı'dır. Barış Ormanı, Anıtkabir'in tepesinde bulunan ve bu önemli kabri saran bir ağaçlık alandır. Doğu ve Batı Parkı olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. Anıtkabir inşaatı devam ederken, toprak kaymasını önlemek ve çevresinde yeşil bir kuşak oluşturmak amacıyla ağaçlandırma çalışmaları yapılmıştır. Yani aslında Anıtkabir, dünyanın en önemli kabrini çepeçevre sarıp sarma...
  • DEVELİ’DE BİR HİZMET ERİ : MUSTAFA AKDOĞAN

    17 Ocak 2020 Köşe Yazarları

    “ Hiçbir sır,sonsuza kadar sır olarak saklı kalmayacaktır.” Bizde aile hatıraları pek yazılmaz. Bu bakımdan çevresine yardımı dokunan ve faydası olan nice aileler vardır ki nerdeyse unutulmuşlar dünyasındadır . Fakat gün gelir, bir vefalı el, hiç hatırda yokken öyle bilgiler erbabının önüne kor ki yazmak kaçınılmaz görür. Gerçek hizmet erlerinden öyleleri vardır ki adamın yok olduğu günlerde ortaya çıkar, hizmetlerini yaparlar ve fakat birden kendileri ortadan kaybolurlar. Bunun çok örnekleri vardır. Alkışlanmayı beklemezler ve görevleri son...
  • Sultan Sazlığı Milli Parkı (Kuş Cenneti)

    17 Ocak 2020 Köşe Yazarları

    Sultan Sazlığı: Kayseri ilimizin 70 km güneyinde, Develi İlçesi'ne 35 Km, Yahyalı İlçesine 24 Km, Yeşilhisar İlçesine 18 Km uzaklıktadır. Denizden seviyesinde ortalama yüksekliği 1074 metredir. Ev sahipliği yaptığı 300 civarında kuş türü ve 400'e yakın bitki türü ile doğayı gözlemlemek isteyenler için adeta bir cennettir. Aralarında turna, flamingo ve dikkuyruğunda olduğu kuşlardan kimi yaşam alanı olarak, kimi durup dinlenmek için, kimi de yavrularını dünyaya getirmek için bu güzel sulak alanı tercih ediyor. Sazlıklar arasında kayıkla gezilebi...