logo

BİR KAVUK DEVRİLDİ! MÜNİR ÖZKUL (1925-20189

Türk tiyatro ve sinema dünyamızın dev aktörlerinden Münir Özkul, ardından Aydın Boysan gibi değerli bir yazarımız ve mimarımızı da sürükleyerek terk-i hayat eyledi.Özkul 93,Boysan ise 97 yaşındaydı.Her ne kadar istanbul’daki sanat ve kültür hareketlerini takip etmenin zorluğuna rağmen, her ikisi de yakinen takip ettiğim değerlerimizdi!
Münir Özkul bir paşa torunudur., İstanbul Erkek Lisesi mezunudur. Bir süre İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne ve Edebiyat Fakültesi’nin sanat tarihi bölümüne devam etti.
Özkul dört evlilik yapmıştır.İlk eşi Şadan Hanım’dır.İki çocukları oldu:Ferdi ve Hayriye. Münir Özkul’un ikinci eşi de kendisi gibi ünlü bir oyuncu olan Suna Selen ile yaşadığı evlilikten de kızı Güner Özkul dünyaya geldi.Özkul’un 3. eşi ise Tophaneli Örümcek Yaşar lakabıyla bilinen Yaşar Hanım oldu. Özkul son olarak Umman Özkul ile dünya evine girdi.
Tiyatro hayatı
Sanat hayatına henüz lise öğrencisiyken 1940 yılında Bakırköy Halkevi’nde tiyatro ile başladı. 1948’de Ses Tiyatrosu’nda sahnelenen “Aşk Köprüsü” oyunuyla profesyonel oldu. Daha sonra Muhsin Ertuğrul’un yönetimindeki Küçük Sahne’ye geçti. Bu dönemde John Steinbeck’ten Fareler ve İnsanlar (1951), John Millington Synge’den Babayiğit, George Axelrod’dan Yaz Bekarı (1954), John Patrick’ten Çayhane (1955) gibi oyunlarda oynadı. Daha sonra İstanbul Şehir Tiyatroları’nda (1958-59), Ankara Devlet Tiyatrosu’nda (1959-60) ve Istanbul Aksaray’daki Bulvar Tiyatrosu’nda arkadaşlarıyla kurduğu kendi topluluğunda (1960-62) çalıştı. 1963-67 arasında çeşitli topluluklarla turnelere çıktı; zaman zaman sahneden uzak kaldığı dönemler oldu. Sahne aldığı özel tiyatrolarda Sadri Alışık, Cahit Irgat, Nevin Akkaya ve Şükran Güngör gibi oyuncularla çalıştı.
1978’de yeniden Şehir Tiyatroları’na döndü. 1983-84’te, daha önce kendi topluluğunda (1961) sahneye konan ve büyük ilgi gören, Jean Anouilh’in “Generalin Aşkı” oyunuyla Dormen Tiyatrosu’nda sahneye çıktı. 1980’lerin ortalarında Ferhan Şensoy’un Ortaoyuncular Topluluğuna katıldı, aralarında “İstanbul’u Satıyorum”un da yer aldığı dört oyunda rol aldıktan sonra sahnelere veda etti.
Özkul 1968’de Altan Karındaş topluluğunda oynanan Sadık Şendil’in Kanlı Nigar oyunundaki rolüyle İlhan İskender Armağanı’nı kazandı. Gene bu başarısı üzerine İsmail Dümbüllü, Kel Hasan’dan devraldığı 50 yıllık simgesel kavuğu Özkul’a verdi (Özkul bu kavuğu 1989’da Ferhan Şensoy’a devretti.). Daha önce de oynadığı Haldun Taner’in Sersem Kocanın Kurnaz Karısı (1978) oyunundaki rolüyle Avni Dilligil (1978), Ulvi Uraz (1979), İsmet Küntay (1979) ve İsmail Dümbüllü (1980) ödüllerini kazandı.
Sinema hayatı

Özkul 1950’lerden itibaren sinemada da rol almaya başlamıştır. İlk dönem filmlerinden dikkat çekenleri Edi ile Büdü, Balıkçı Güzeli ve Kalbimin Şarkısı’dır. 1965’ten sonra sinemadaki karakter rolleriyle övgü toplayan Özkul, özellikle 1970’li yıllarda, kalabalık kadrolu ve genellikle Ertem Eğilmez’in yönettiği filmlerde önemli roller aldı. En bilinen rollerinden biri onunla özdeşleşen Hababam Sınıfı serisindeki Özel Çamlıca Lisesi’nin tatlı sert müdür yardımcısı Kel Mahmut tiplemesi oldu. Özkul’un kadrosunda yer aldığı bu dönemde çekilen kalabalık kadrolu aile filmlerinden bazıları Mavi Boncuk, Bizim Aile, Aile Şerefi, Gülen Gözler, Neşeli Günler, Gırgıriye ve Görgüsüzler olarak sayılabilir. Bu filmlerin büyük kısmında Adile Naşit’le beraber, Türk sinemasının unutulmaz ikililerinden birini oluşturmuştur. 1980 sonrası ise dönemin akımı olan video için çekilen pek çok filmde rol almıştır.
Kariyeri boyunca 200’den fazla filmde rol alan Özkul, Sev Kardeşim filmindeki oyunuyla 1972 Altın Portakal Film Festivali’nde “en iyi erkek oyuncu” ödülünü kazandı. “Bizim Aile” filminde canlandirdigi “Yaşar Usta” rolüyle de 1977 Azerbaycan Film Festivali’nde özel ödül kazandı. “Süt Kardeşler” filminde yönetmen yardımcılığı da yapmıştır.
Tarık Buğra’nın romanından televizyona aktarılan ve Naşit Özcan’ın yaşam öyküsünden bir kesiti canlandıran “İbiş’in Rüyası”nda canlandırdığı İbiş karakteri de unutulmazlar arasındadır.
Televizyon dizilerinin yaygınlaşmaya başladığı 90’lı yıllarda dizi oyunculuğundan uzak dursa da Uzaylı Zekiye, Ana Kuzusu ve Şaban ile Şirin gibi dizilerde rol aldı. Son olarak 2000’li yılların başında, Hamdi Alkan’ın canlandırdığı “Yarmagül” karakterinin dedesini oynadığı Reyting Hamdi televizyon programında kamera karşısına geçti.
1980’de yapılan bir jübileyle 40’ıncı sanat yılı, 1996 yılında da Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen gecede 55’inci sanat yılı kutlandı. 1998 yılında Kültür Bakanlığı tarafından Münir Özkul’a “devlet sanatçısı” ünvânı verildi.
MÜNİR ÖZKUL FİLMLERİ
İlk filmi 1950 yılında çevirdiği “Üçüncü Selimin Gözdes”,son filmi ise 1996 yılında çevirdiği “Ay,Işığında Saklıdır.”
ALDIĞI ÖDÜLLER
Özkul 1972 yılında almaya başladığı ödüller şunlardır:1972-9. Altın Portakal Film Festivali, En İyi Erkek Karakter Oyuncu Ödülü,1991-Dümbüllü Ödülü,1997-Altın Kelebek Ödülleri Onur Ödülü,1999-Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü “Muhsin Ertuğrul Tiyatro Emek Ödülü”,2004-37. Sinema Yazarları Derneği Ödülleri Onur Ödülü,2006-Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali Onur Ödülü,2014-18. Afife Tiyatro Ödülleri, Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü,2015-T.C. Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü
Hakettiği sanat değerini kısmen görebilen Münir Özkul keşke tiyatro ve sinema dünyası hakkında bildikletrini ve hatıralarını aktarabilseydi.Ne değerli bir bilgiler demeti olacaktı
Ruhu şad olsun.

Share
1.434 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

5+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Aşkın Aşık’ı Bir Şair SEYRANİ Prof. Dr. M. Kemal Atik

    05 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Everekli Aşık Seyrani ile ilgili bu güzel esere emek verip gün ışığına çıkaran değerli ilahiyatçı araştırmacı yazar Prof. Dr. Kemal Atik Ağabeyimi kutluyorum. Kabrinin yerinin belli olmadığı Develimiz'de 38.si düzenlenecek şenliklerle, festivallerle, seminerlerle ve 3. Uluslararası Türk Kültürü Kongreleriyle ve hayatı ve şiirleri üzerine yayımladığı kitaplarla ona vefasını gösteren Develi Belediye Başkanı Mehmet Cabbar kardeşimi, kültür müdürü Ali Orhan'ı, katkı sunanları ve emeği geçenleri canı gönülden tebrik ediyorum. İthaf: Bu mütevazı ç...
  • KÖPEK GİBİ ÇALIŞMA GÜNÜ

    05 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Her yıl 5 Ağustos'ta, “Köpek Gibi Çalışma Günü” kutlanmaktadır. Köpekler hayatlarının çoğunu miskinlik yaparak geçirirler. Neden bu günün ismini köpek gibi çalışmak diye koyulduğu çoğumuzu şaşırtabilir. Ama enteresan tarafı köpek gibi çalışmak çok çalışmak anlamına gelmektedir. Bu Gün de, maksimum kabiliyetinizi kullanarak olabildiğince uzun süre çalışmanız demektir. Köpek gibi çalışmak, bir şeyi gerçekleştirmek için varını yoğunu ortaya koyarak çaba sarf etmektir. Türk Dil Kurumuna göre “Çalışmak”, bir şeyi ortaya koymak, oluşturmak, yapmak i...
  • Merhum Mehmet Özdemir ve Milli Mücadele’de Develi

    28 Temmuz 2022 Köşe Yazarları

    Milli Mücadele'de Develi konusunu araştırırken merhum Develi Belediye Başkanı Mehmet Özdemir'in "Milli Mücadele'de Develi" isimli kitabını görmüş lakin kitabı edinememiştim... Kurban Bayramında M. Orhan Cebeci Amcayı babam, (Emekli Öğretmen Hakkı Kalkan) arayarak konuyu iletti... Sağ olsun kendi kütüphanesinden okumam için kitabı Orhan Amca kitabı bana gönderdi. 1973'te Cumhuriyetin 50. Yılı kutlamaları münasebeti ile Mehmet Özdemir'den kitabın yazılması talep edilmiş ve kitap 50. Yıl kutlamalarına yetişmiş... Okuduğum nüsha muhtemelen ilk ...
  • DÜNYA KAPLAN GÜNÜ

    28 Temmuz 2022 Köşe Yazarları

    Kaplan (Pantheratigris), kedigiller (Felidae) familyasından etçil bir memeli hayvan türü ve büyük kediler ailesinin dört üyesinden birisidir. Panthera cinsinin en büyük kedisidir. Doğadaki en büyük kedi türü olmasının yanı sıra kaplanlar, yaban hayatın da simgesi haline gelmiş vakur canlılardır. En bilindik ve popüler kaplan çeşidi ise Bengal kaplanlarıdır. Turuncu- Kahverengi renge sahip kürkünün üzerindeki koyu dikey çizgileri ile kolayca tanınabilir. Genellikle geyik ve yaban domuzu gibi toynaklıları avlayan süper avcılardır. Kaplanlar su t...