logo

BİR HİKAYEM VAR

1.Dünya Savaşı 35 milyon insanın ölümüne sebep olmuştu.

Osmanlı Devleti 9 cephede ülkesini koruma adına 5 milyon askerini cepheye sürmüştü. Bu askerlerin büyük çoğunluğu tifo, veba, açlık, soğuktan donma vb. yanında esaret belası gibi çeşitli sebeplerin yanında çoğu da şehit olmuştu.
Söz konusu vatan müdafası söz konusu olduğunda gerisi teferruattır olduğu gerçeğinden hareketle bu ordudan geride kalanlar, 8.5 milyon insanın içinden çıkıp yine yedi düvele karşı İstiklal Savaşı vermiş ve nice şehitler pahasına Türkiye Cumhuriyeti Devleti doğmuştur. Tabii Baş Komutan Mustafa Kemal ve komutasındaki komutanlar ve Kuvva-i Milliyeciler ile İstiklâli bir namus ve onur meselesi yapan Yüce Türk milleti sayesinde !
Develi insanı da bu savaşlarda kahramanca ve şerefle görevini yapmış ve nice canlar şehit düşmüştür. Bir Çanakkale Savaşı’nda 201 şehit vermiştir. Bir Haçın Savaşı’nda 130’a yakın şehit ! Galiçya’dan Yemen’e kadar savaş cephelerinde , sayısız şehitler ordusu ve nice ocaklar kimsesizlikten tütmez olmuştur. Zaman zaman belirtirim: Her canlının olduğu gibi, ülkelerin de bir kaderi vardır ve o kaderi yaşar.
Ülkelerin kaderini üzerinde yaşadığı insanların beyin gücü belirler. İsterseniz buna, her alanda kendini gösteren üretimi belirler, diyelim. Üretimi belirler de su uyur düşman uyumaz misali düşman da başına bela olacak bu üretimlerden korkar ve engellemek için elinden gelen her tedbiri alır. Bu da devletler arası bir güç meselesidir.
Fransızlar ,Atatürk’ün Hatay’ın Türkiye’ye kavuşturulmasındaki ciddiyetini anlayınca ,tehditkâr bir tavır almıştı. Bunu gören Atatürk’ün şu sözü meşhurdur: Bana çizmemi giydirmesinler, tehdidi karşısında Fransızlar seslerini çıkaramamışlardı! Yalnız devletlerin tehdidi de gerçeklere dayanmalıdır. Aksi ise devletleri çok küçültür ve alay konusu olur ki tarih bunları hiç affetmez. Nitekim yazılan nice önemli tarihî hatıralar ve siyasi gerçekler bunun ibretli olayları ile doludur!
Güç deyince aklıma bir hikayem var, onu sizlerle paylaşmak isterim.
Bir zamanlar doğup büyüdüğüm Develi’de, özellikle Ramazan ayında Erciyes Dağı’ndan içi saman dolu çuvallar içerisinde kar getirir ve satarak harçlığını çıkartan bir Adil Ağa vardı. Fakir ama temiz ahlaklı bir adamcağızdı. Bir tane oğlu vardı. Kendisi şofördü. Babasının adıyla anılır ve kendisine “Adil’in Mustafa “ derlerdi.
Bir kış mevsiminde ısınmak üzere evlerinde kurulu İskemle altında otururken, Adil Ağa’nın muzipliği tutar ,gelini göstererek oğlu Mustafa ‘ya der ki:
-Avradınla bir güreş tutsan ,O’nu yıkar mısın?
Mustafa sağlıklı biri. İri yarı.
-Bana avradım nasıl dayanır baba, der.
Fakat zayıf, gösterişsiz duran eşi Şerif,kocasına meydan okur:
-Hiç belli olmaz. Bu er meydanında belli olur der, ortalığı kızıştırır. Adil Ağa gelininin bu meydan okumadan çok memnun olur:
-Eh !Haydin , meydana çıkın bakayım da mim babayiğitmiş göreyim, der.
Mustafa bir eşine bakar ki hanımı Şerif tandırdan kalmış, kendine meydan okumakta .Mustafa acıyarak eşine bir bakmış ve daha eşine yaklaşır yaklaşmaz hanımı bir paça kasnak oyunu ile Mustafa’yı kaldırdığı gibi Kayınbabasının oturduğu iskemle’nin üstüne fırlatmış atmış.
Adil Ağa da şaşırmış buna koca oğlu bir çuval gibi yerde. Kırılan İskemleye aldırmadan ,kahkaha ile gülüyor, oğlu Mustafa’nın haline gülüyormuş. Şaşkınlığını atan Mustafa gerekçelerini sayıp döküyor:
-Valla ayağınım kaydı. Ben hiç beklemiyordum vs…Sayıp döküyor ama kim dinler !Eşi Şerif heykel gibi dimdik eşi Mustafa’nın haline gülüyor .Fakat Mustafa ise yerde kalkamıyor. Adil Ağa ise sigarasını yakmış, ağızlığına takmış , tüttürüyor!
Pazar yerindeyim, sebze satıyorum. Mustafa Abi’ye bu olayı anlatınca , şöyle bir sağa sola baktıktan sonra:
-Aman Yeğenim kimse duymasın .Valla o külüstür avrat beni bir savurdu, babamın kucağına attı, bizim herifliği bitirdi! Bir gidişi vardı ki görmeliydiniz.
Devletler arası münasebetler dengeler üzerine kuruludur.Bu dengeler bozulduğunda bizim Adil’in Mustafa’nın haline döner.Allah korusun !

Çağdaş Develi Gaz.26.03.2020

Share
760 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

2+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 1 NİSAN ŞAKASI NEDİR?

    27 Mart 2020 Köşe Yazarları

    Her yıl 1 Nisan tarihinde sevdiklerimize, tanıdıklarımıza çeşitli şakalar yapar ya da şakalarına maruz kalırız. Hemen hepimiz hayatında en az bir kere yaptığı ya da en az bire maruz kaldığı Nisan şakaları akıllarımızda yer etmiştir. Genellikle yapılan kişiye olmayan bir şeyi inandırmak amacıyla bu sert şakalar yapılmaktadır. Her yıl dünyanın birçok ülkesinde insanlar, 1 Nisan günü yüzlerce komik ya da tuhaf şakaların kurbanı olmakta ve bu şakalara yakınlarını kurban etmektedir. Üstelik bu 1 Nisan geleneği yüzyıllardır devam etmektedir. Peki, 1 ...
  • BİR HİKAYEM VAR

    27 Mart 2020 Köşe Yazarları

    1.Dünya Savaşı 35 milyon insanın ölümüne sebep olmuştu. Osmanlı Devleti 9 cephede ülkesini koruma adına 5 milyon askerini cepheye sürmüştü. Bu askerlerin büyük çoğunluğu tifo, veba, açlık, soğuktan donma vb. yanında esaret belası gibi çeşitli sebeplerin yanında çoğu da şehit olmuştu. Söz konusu vatan müdafası söz konusu olduğunda gerisi teferruattır olduğu gerçeğinden hareketle bu ordudan geride kalanlar, 8.5 milyon insanın içinden çıkıp yine yedi düvele karşı İstiklal Savaşı vermiş ve nice şehitler pahasına Türkiye Cumhuriyeti Devleti doğm...
  • DÜNYA MUTLULUK GÜNÜ

    19 Mart 2020 Köşe Yazarları

    Mutluluk, bütün özlemlere, bütün isteklere eksizsiz bir biçimde ve sürekli olarak erişilmekten duyulan kıvançtır. Mutluluk, insanın hiçbir sıkıntı ve kederinin olmaması durumudur. Mutlu olan insan, çevresine ışık saçar ve yaydığı pozitif enerji ile hayatımıza anlam ve güzellik kazandırır. İnsanlığın var olma sebeplerinden biri olarak görülen mutluluk, her insana göre değişen bir tanıma sahiptir. 20 Mart 2012 tarihinde Birleşmiş Milletler, dünya üzerindeki insanların mutluluk fikrini hatırlamaları ve kutlamaları için 20 Mart tarihini, “Dünya Mu...
  • YENİ KORONAVİRÜS SALGINI NEREYE GİDECEK? / 2

    19 Mart 2020 Köşe Yazarları

    YENİ KORONAVİRÜS SALGINI NEREYE GİDECEK? / 2 Virüsler, Bakteriler ve Yaşamımıza Etkileri (Prof. Dr. Paşa GÖKTAŞ)   Yeni Koronavirüs Riskine Karşı #14 KURAL   1-Ellerinizi sık sık su ve sabun ile en az 20 saniye boyunca ovarak yıkayın. 2- Soğuk algınlığı belirtileri gösteren kişilerle aranıza en az 3-4 adım mesafe koyun. 3- Bulunduğunuz ortamları sık sık havalandırın. 4- Kıyafetlerinizi 60-90 derece normal deterjanla yıkayın. 5- Ateş, öksürük, nefes darlığı gibi şikâyetleriniz varsa, maske takarak bir sağlık kuruluşuna b...