logo

Bir Devleti İtibarlı Kılan

Bir devleti itibarlı kılan halkını adil yasalarla yönetmesi, güçlünün zayıfı baskı altına almasına meydan vermemesi, insanları özgür ve emin kılması, halkına her halükarda eşit davranmasıdır.
İşte o zaman Bilge Kağan’ın da söylediği gibi: “ Böyle kazanılmış, tanzim edilmiş ülkeyi kim bozabilir, kim yıkabilir”?
Bu bağlamda devletten beklenen gerçekçi olması, gerçeği beslemesi, halkına gerçeği, doğruyu söylemesi, gerçeği göstermesidir. Aksi halde halkını aldatmış ve kandırmış olur. Devletin asıl meselesi sadece sosyal, ekonomik ve siyasi problemleri çözmek olmamalıdır.
Aynı zamanda bütün insanların birliğinin sağlanması, bütünlüğünün koruması için de gayret sarf etmelidir. Bu durum etnik kimliği çok olan ülkeler için daha da önemlidir. Böyle bir ülkede insanların kültür, inanç, örf-adet ve geleneklerinin ortak noktalarını bularak onları dini hoşgörü ortamında kaynaştırmak da devletin görevidir. Bir devlet, kendi halkının bir kısmının değerlerini, inançlarını siyasi gücü kullanarak dışlayıcı baskısı altında yaşatmaya kalkışılırsa işte o zaman değerler çatışması ortaya çıkar, siyasi kutuplaşmalar, tefrikalar kendini gösterir, yeni başka inanç ve akidelerin ortaya çıkmasını tırmandırır. Bu da toplumsal entegrasyonu ve millet olma şuurunu geciktirir.
Hiç kuşkusuz bir ülkenin kalkınması için bu hoş görü ortamının da çok önemli bir yerinin olduğu bilinen bir gerçektir.
Dünya medeniyetlerinin oluşmasında, halkların milli kültürlerinin olgunlaşması ve gelişmesinde hoş görüye dayanan bir yaşam biçimini hayata geçiren toplumların geleceği de uzun ömürlü olacaktır. Aksi halde toplumun gerilmesine, halkın, bozulmasına, mezhep, tarikat ve cemaat gibi bölünmelerin çoğalmasına kapı aralar. İşte o zaman toplumda kavgalar, darbeler, çatışmalar alır başını gider.
Bugün egemen sınıfların, emperyalist devletlerin gücü altında ezilen ve onların zulümleri altında yaşamaya mahkûm edilen halklara baktığımızda gerçek ortaya çıkıyor. O da: Birliği ve beraberliği bozulan, kutuplaşma dâhil, pek çok ayrılıkları bünyesinde barındıran toplumlar kaygı ve dehşet saçan ihtilaflarla karşı karşıya gelmişlerdir.
Ülkemizde bir yandan yeni yeni cemaatler ve tarikatlar çoğalırken bir yandan da dünyevileşme artıyor.
Bu da emperyalist devletlerin ekmeğine yağ sürüyor. Toplum ve milletin çözülmesini, bölünüp parçalanmasını, insanlar arasında var olan sevgi ve sevincin ıstıraba çevrilmesini, ülkelerin kana bulanmasını, bireysel ve toplumsal bağların koparılmasını gerçekleştirmek için şeytani güçlerini kullanan şer odaklarının isteği de zaten bu değil mi?

Share
896 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

9+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Duayen Manifaturacı Muharrem Özkul Amca

    23 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Duayen Manifaturacı Muharrem Özkul Amca: 1928 yılında Develi'de dünyaya geldi. Ailesi askere geç gitsin diye iki yaş küçük yazdırmış. Babası Selamlardan Ömer Özkul'dur. Muharrem Amca'nın babası ikinci evliliğini yapıyor ve annesi evden ayrılıyor. Daha sonra Muharrem Amca büyük babası Yusuf'un yanında kız kardeşi ile birlikte yaşantılarına devam ediyorlar. Muharrem Amca'nın eğitim hayatı başlıyor. Bolu Orman Mühendisliği'ni kazanıyor ama babası beraber çalışacağız diyor ve göndermiyor. Askerlik çağı gelince Bitlis'te üç yıl askerlik görevini if...
  • DÜNYA KUCAKLAŞMA (SARILMA) GÜNÜ

    23 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Hayatın koşturmacası içerinde bazen kendimizi bazen de sevdiklerimizi ihmal ettiğimiz zamanlar olmaktadır. Özellikle son aylarda korona virüs nedeniyle yakınlarımızla, dostlarımızla mecburen görüşememekteyiz. Ayrıca soğuk, karlı ve kasvetli kış günlerinde insanların motivasyonları doğal olarak düşmektedir. İnsanların sıcak ve sevgi dolu bir kucaklaşması insana kendini iyi hissettirir. Bu günlerde manevi ruhu biraz yükseltmek için 21 Ocak tarihinde, “Dünya Sarılma veya Kucaklaşma Günü” kutlanmaktadır. Dünya Sarılma Günü, bir neden aramadan, her...
  • DÜNYA HİJYEN GÜNÜ

    15 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü hijyen olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde temizlik önlemleri anlamında kullanılan hijyen, aslında Yunan Tanrıçası Hygeia adlı tanrıçadan gelmektedir. Hygeia, Yunan ve Roma mitolojisinde geçmekte olup, tıp tanrısı Asklepios'un kızıdır. Sağlık ve temizlik tanrıçasıdır. İnsanlar, Bergama'daki Asclepius Tapınağı gibi tapınaklarda babası Asclepius'tan ve Hygeia'dan sağlık dilemişlerdir. Dünyanın ilk Hijyen Günü, Avrupa Hijyen Konseyi ve Türk ...
  • STATİK ELEKTRİK GÜNÜ

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Mutlaka hepimizin başına elektrik çarpması defalarca gelmiştir. Hiç beklemediğimiz birisine ya da bir yere dokunduğumuzda bir anda elektrik çarpması hissi yaşarız. Günlük hayatımızda biriyle tokalaştığımızda, arabadan inip kapı kolunu tuttuğumuzda, bir yüzeye dokunduğumuzda veya parkta plastik kaydıraktan kaymış bir çocuğa dokunduğumuzda ortaya çıkan karıncalanma hissi, statik elektriğin etkisinden kaynaklanmaktadır. Hatta aradaki akım geçişi sırasında oluşan kıvılcım gözle görülebilir ve çıtırtı şeklinde ses duyabiliriz. Bu akım geçici bazı k...