logo

BİR DEVELİ SEVDALISI : DOST ÖNER GÜNEY

Allah’ım bizlerin senden istediği şudur
Bizlere güç ver çalışıp durmadan hep koştur
Bu dilekten başkasını istemekse boştur
Müslüman Türk’ün geleneği ne kadar hoştur.
Diyen değerli Develi sevdalısı şair-eğitimci Öner Güney’e aittir. Öner Güney uzun yıllar Develi ve Ankara’da şerefiyle görev yapmış bir değerimizdir.
Öner Aşağı Everek Mahallesi’nde uzun yıllar aynı heyecanları ve yaşama biçimini paylaşmışızdır. Bu samimi dostluğumuz Ankara’da yüksek tahsilde de devam etmiş ve ne güzel,ne anlamlı anlamlı günler yaşamışızdır.
Öner ilk tanıştığımız günden beri özü ve sözü doğru, hayatı boyunca hep doğrular üzerinde yaşamaya çalışmıştır. Son derece vatansever ,dini ve milli konularda çok hassasiyeti olan birisidir. Bizim ortaöğretim yıllarımız1960-1967 yılları arasıdır. Develi lisesi belki öğünmek için değil, çok samimi söylüyorum eğitim-öğretim kadrosu bakımından Develi Lisesi’nin en ciddi ,en unutulmaz kadrosudur .Gerek üniversite mezuniyeti, gerek eğitim Enstitüleri o yıllarda Atatürkçü zihniyetle yetişmiş ve haza öğretmen ruhu taşıyan ve çok iyi yetişmiş bir kadro idi. Gerçi 196o’da 27 Mayıs ihtilali’nden sonra açığa çıkan fikir ayrılıkları belki militanlaşmamıştı ama artık insanların beyninde oluşmaya başlamıştı!
Yıl 1966 .Develi Lisesi ilk defa bir münazara yapıyor. O yılların yıldız mekanlarından Seyrânî Sineması.Salon lebalep öğrenci ve öğretmenlerimizle dolu.Jüri, Kaymakam, belediye Başk., Askerlik Şubesi Başkanı,Okul müdürümüz Kadri Bey. Konu:”Türkiye Cumhuriyeti Sosyalizmle mi yoksa Liberalizmle mi Kalkınır? O yıllarda bu konular belki ilk defa böyle ciddi bir konu seviyeli bir biçimde tartışılıyordu!Liberalimle kalkınır tezini savunan ekibin başkanı Öner Güney’di.Sosyalizmle kalkınır tezini savunan ekibin başkanı ise bugün Alarko’nun ceosu Ayhan Yavruzu arkadaşımızdı.Sonuç büyük slogan yarışı altında Liberalizm kazanmıştı.İlk defa. şahsen bir öğrenci olarak fikir heyecanını bu sayede tatmıştık. İlk defa ciddi bir fikir tartışmasını görmüştük. Burada konuya çok iyi bir şekilde hazırlanan Öner’in ciddiyetini, fikri sağlamlığını ve ısrarlılığını görmüştük. Nitekim Ankara İlahiyat Fakültesi’nde okurken öğrenci temsilcisi idi. Burada da çok ciddi bir hizmet vermişti.
Öner’ de görev disiplini hemen belirtelim ki bazen katı idi ,kendi diliyle “Anot”tu.Ama inançlarında samimi idi.Fakat zaman zaman da esnek değildi.Ankara Develiler Yardımlaşma ve Kültür Derneği başkanlığını yapmıştı.!Prensiplerinden kolay kolay, onca uyarıya rağmen taviz vermezdi. Bir şiirinde “Anadolu İnsanı” nı anlatırken şöyle diyor:
Vatanımız dünyamızın bize verilmiş tek incisi
Şehitlerimizin kanıyla sulanmıştır dört bir köşesi Yaşadığımız bu yer dünyanın en hassas bölgesi Gönlü sofrası, açık, sevimli insanların ülkesi
Diyor. Öner bu bakımdan lider bir şahsiyet.Fakat insan biraz da kaderinin insanıdır.1947 doğumlu olan Öner “Efendim“ dediği değerli gönül eri Mustafa Asım Köksal’ın kızı Sema Hanım ile evlendi ve üç çocukları oldu.İyi bir eş ve babaydı.Fakat talihsiz bir kaza onu çok sevdiği eşinden ayırdı..Bu ayrılık öneri çok ama çok sarstı. Fakat çocuklarının hepsi hayatını kurtardı.
O sert gibi gözüken mizacın iki şiir kitabı çıktı:
1.2002.Öner Güney,Gönül Esintileri,Ankara.
2.2O13.Öner Güney,Evereğin Sesi,Develi
Her iki şiir kitabında ki şiirlerin çoğu, aile hayatı, dini ve milli konular başı çekmektedir. Şiirler onun ruh dünyasının açıkça ip uçlarıdır. Hemen belirtelim ki bu şiirler şairlik iddiasından ziyade düşüncelerinin tercümesi gibidir.
Elime aldığım bu şiirleri bir çırpıda okudum. Bazen heyecanlandım, bazen duygulandım. Çeşitli hastalıklarla boğuşan dostuma sağlıklar dilerken ,sanat heyecanın da devan etmesini ve yayınlanmayan şiirlerinin de yayınlanmasını ve bir kitapta toplanmasını diliyorum.

Share
962 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

6+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İŞYERİNİN DEVRİ HALİNDE İŞ SÖZLEŞMELERİNİN DURUMU

    26 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    İşçi işveren ilişkisinin önemli ölçüde korunması, geçerli ya da haklı bir neden olmaksızın sona erdirilememesi ve işçinin gelirinde sürekliliğin sağlanması modern iş hukukunun en temel gayelerinden birini oluşturur. İş hukukunun bu temel gayesini tehlikeye sokan en önemli nedenlerden biri işyerinin devir yoluyla bir işverenden başka bir işverene geçmesidir. İşyeri devri başta satım sözleşmesi olmak üzere, işyerinin kiralanması, intifa hakkının kurulması vb. yollarla devretme, işverenin ölümü, işyerinin özelleştirilmesi ya da devletleştirilmesi,...
  • REKABET NEDEN ÖNEMLİDİR?

    26 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Rekabet, yaşantımızda sık kullanılan kelimelerden birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Hem sosyal medyada hem de gündelik yaşantıda kullanılan rekabet kelimesi uzun yıllardan beri dilimizdedir. Rekabet, üstünlük sağlama amacı ile rakiplere karşı yürütülen yarışma etkinliklerinin bütünüdür. Bu terim işletmecilik, iktisat, çevrebilim, spor ve sanat dallarını da içeren alanlarda sıkça kullanılmaktadır. Rekabet iki ya da daha çok güç, kuruluş, işletme, sistem, birey ya da grup arasında yer alabilmektedir. Diğer bir ifadeyle rekabet, hırs, başarma...
  • Gurbette Yıllar 2

    26 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Gurbette Yıllar 2 (Birfâni Tornacı Ömer) İlçemiz Bakırdağı Mahallesi sakinlerinden ve “Birfâni Tornacı Ömer” mahlasıyla bilinen Ömer Develioğlu’nun ikinci şiir kitabı olan “Gurbette Yıllar 2” şiir kitabı Develi Belediyesi Kültür Yayınları arasında çıktı. Başkanımız Mehmet Cabbar’a, Kültür Müdürü Ali Orhan’a ve emeği geçenlere teşekkür ederim. Kitabın Önsözünden: Köklü bir edebiyat gelenek ve birikimimiz içerisinde şiirin ayrı bir yeri vardır. Millet olarak da şiire ayrı bir önem vermişizdir. Derviş Osman, Âşık Seyrani, Ali Celalettin, A...
  • Süphan Dağı Efsanesi

    19 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Doğu’nun uzun kış gecelerinde nenemi dinlemeye bayılırdım.  Siyabend ile Hace’nin hikâyesi, Süphan Dağı’nda geçiyordu. Zozan (yayla) nenem anlatırken bende gözümün önünde Süphan Dağı olayını yeniden yaşıyordum. Nasıl unuturum Siyabend’in parmak ısırtan kahramanlığını? Ve göz yaşartan hikâyesini. Süphan Dağı eteklerinde yaşayan bir yiğittir. Yoksul bir köylüdür. Zayıf ve cılız delikanlıdır. Bu nedenle ona Kürtçede “ipin gölgesi”anlamına gelen Siyabend adı verilir. Annesi, babası, kardeşi yoktur. Amcasının sürülerine çobanlık yapar. Her gün S...