logo

BİR AZMİN İNSANI : ASLI AZMAN

Aslı Azman Develi’li bir mimar. Babası Şahin Azman gibi zeki ve verimli bir münevver kızımız. Ana mesleği mimarlık kadar, ticaret ve Develi sosyal hayatını zenginleştirmek adına projeler üreten genç bir münevver. Lider tipli. Ailesini yakinen tanımama rağmen kendisini ilk defa Cihan Çimen dostumun gazetesi’nde tanıdım. Kısa da olsa bir hayli hayatı ve çalışmaları hakkında bilgi almıştım.
O zamanlar Erciyes’te uluslararası bisiklet turnuvası düşünüyordu. Bu sosyal hayatı hakkında bir yazı yazacaktım. Fakat yakalandığım ve iki aya yakın süren ve halen devam eden bir rahatsızlığım sebebiyle bu yazımız maalesef yazılamadı. Ama gelişmeleri basından takip ettim. Bir kaç gün önce de kendisiyle özellikle tanıştım ve bir hayli bilgi aldım. Gördüm ki düşünce dünyası çok dolgun ve farklı biri.
Kendisi 1970 yılı Develi doğumlu. İstanbul Teknik Üniversitesi mezunu, Hem kendi, hem Develi hakkında çok farklı görüşleri olan biri.
Yıllardır, Develi sosyal hayatı hakkında yazı yazarım. En zayıf kaldığım alan: Develi’de kadınlar dünyası’dır. Öne çıkanlar bir elin parmağı kadardır. İşte son zamanlarda ön plana çıkan biri de mimar Aslı Azman olduğunu tespit ettim.
Develi sosyal hayatı hakkında imkanlarının kıtlığına rağmen bir şeyler yapmaya çalışan kişi eski Develi Belediyesi Başkanı Hadi Erdoğan’dır.Daha 1935’lerde Kayak Kulübü,Güreş ve Halk Oyunları Kulüpleri ve Boks takımı kurmuştur. Fakat ne yazık ki ilgi ve teşvik göremediği için bu önemli girişimler zenginleştirilmesi gerekirken yarım kalmıştır.
Develi’de uluslararası çalışma “Âşık Seyrânî Seminer ve Ferstivali” ile başlamıştır! Şimdilerde ise Aslı Azman aynı amaçla Develi’de bir bisiklet turnuvası düzenlemeyi düşünüyor. Böylece Develi ilk defa bir bisiklet turnuvası görecektir.Temel amaç bisikleti insanımıza sevdirmektir. Her Avrupa gezimizde Avrupa insanının taksileri yanında aşağı yukarı her her gencin ve insanın bir de bisikleti var.Bisiklet hem bir hobi ve hem de bir spor. Evlerinde kaldığımız bir Alman öğretmen her sabah erkenden kalkıyor,bisikletine biniyor ve evinin yanındaki parkta uzun bir süre bisiklet sürüyor. Evine geliyor, banyosunu yapıyor.Kahvaltısını yapıyor ve yine bisikleti ile okuluna zevkle gidiyor. Ayrıca her yaya yolu ortasında bisiklet yolu mevcut.
Peki bizde bisikletin yeri nedir? Bir kültür işi olan bu davranış biçimi alışkanlık ve yaşama biçimi ise bizde alışkanlık kazanması için biraz zaman alacağa benzemektedir.İşte bir Develi hanımı bu zinciri kırmak istiyor ve gayret gösteriyor.
Aslı Azman aynı zamanda çiftlik sahibi.İş kadını..Şu anda “Develi Bisiklet ve Doğa Sporları Kulübü Derneği -2017” de çalışıyor. Kendisi bu derneğin kurucusu.
Bir ara eczacılık yaptı ve kurduğu “Aslı Mimarlık”’ta çalıştı. Şimdi de edindiği sosyal deneyimlerini insanlarımızla paylaşmak uğruna görüyoruz ki Çağdaş Develi Gazetesi‘nde haftalık yazılarını yazıyor ve insanı için bu birikimlerini aktarıyor. Bakınız bisikletin, insanımızın görmediği bir inceliği bir yazısında şöyle anlatıyor:
“Şehirlerin Yaşanabilir Olması İçin Yürünebilirlik ve Bisikletli Ulaşım Şart:
Daha iyi bağlantılı ve yaşanabilir kentlerin göstergesi olan yürünebilirlik ve bisikletli ulaşım, beraberinde yol güvenliği, azalan trafik yoğunluğu, temiz hava gibi artıları da beraberinde getiriyor. Sağlık Bakanlığının verilerine göre yüzde 71.9 fiziksel olarak aktif olmayan bir nufüs için, motorsuz ulaşım biçimlerinin geliştirilmesi halk sağlığı açısından da çok büyük bir fırsat teşkil ediyor. Mimar Sinan Üniversitesi Öğretim Üyesi Yard. Doç. Kevser Üstündağ’ın “Hormonsuz Yaşam İçin Organik Ulaşım Teorisi” de bedensel ve zihinsel sağlık dışında algıda azalma, trafik kazaları, depresyon, çevresel zarar gibi problemlerin önüne geçilmesi için aktif ulaşımın şart olduğunu savunuyor. Yakın tarihteki düzenlemelerde yayaya ve yeşile ait alanlar azaltılarak şeritler yapıldığını söyleyen Kevser Üstündağ, yeni araç yolları yerine yaya ve bisiklet yollarının oluşturulması önerisinde bulunarak, karma trafik uygulaması ile şehirlerin daha yaşanabilir olabileceğini ekledi.
Bu teoriyi doğrulayan örnekler de EMBARQ Türkiye’den Çiğdem Çörek Öztaş’ın sunduğu Tarihi Yarım Adanın Yayalaştırılması ve EMBARQ Hindistan’dan Sarika Panda anlattığı Gurgaon, Hindistan’daki Raahgri Day çerçevesinde ana sokakların yayalaşmasıydı. İki projenin sonunda da insanların büyük bir çoğunluğunun ulaşım biçimini değiştirerek yürümeyi ve yer yer bisiklete binmeyi tercih ettiği, aynı zamanda bölgedeki ekonomik aktivitelerde bir canlanma olduğunu görüldü. Yapılan anketler, hem esnaf hem de kentliler bu değişimden çok memnun olduğunu gösterdi.
Bisikletlin sadece hobi aracı olmaktan öte ulaşım için kullanılması için güvenli bisiklet yollarının oluşturulması şart. Bu doğrultuda EMBARQ Türkiye’den Ulaştırma Yüksek Mühendisi Tolga Imamoğlu, sunumunda yol güvenliği denetiminin, bisiklete binmeyi teşfik eden bisiklet paylaşım sistemlerinin oluşturulması kadar önemli olduğunu söyledi. Araştırmalar güvenli bisiklet yollarının olmadığı yerlerde bisiklete binmeyi teşvik eden çözümlerin kazaları arttırdığını gösteriyor. Bu sebeple sunumun akabinde İzmir’in bisiklet paylaşım sistemi Bisim’i tanıtan İzulaş’tan Arda Şekercioğlu, güvenli bisiklet yolları konusunda EMBARQ Türkiye’den destek beklediklerini dile getirdi.
Daha çok yürümenin ve bisiklete binmenin, fiziksel ve zihinsel sağlıktan ekonomik dinamizme pek çok yararı beraberinde getirmesi şehirlerin daha yaşanabilir olması için motorsuz ulaşımın şart olduğunu gösteriyor. Hızlı şehirleşmenin pek çok soruna yol açıyor. Fakat oturumlarda ortaya çıkan ortak görüş, bu şehirleşme ivmesini önlemek yerine yapıcı bir şekilde kanalize edebileceğimiz doğrultusunda. Daha yaşanılabilir şehirler için de, uzun vadeyi gözeten bir yönetim modeli, çevre ve ekonomi arasındaki sinerjilerden yararlanılması, kamusal alanların en etkin biçimde kullanıldığı insan odaklı kentsel tasarımlar ve motorsuz ulaşımın teşvik edilmesi gerekecek.
Gördüğünüz gibi 2014 yılında bu konular konuşulmaya başlanmış. Gidişat belli ve durum daha kötüye gidiyor. Kanıt istiyorsanız haftaya size Develi ile ilgili istatiksel veriler vereceğim. Durumun ciddiyetini anlayıp hep birlikte bi rşeyler yapmamız lazım. Bilinçsiz ve duyarsız bir toplum olduk. Sanal bir dünyada yaşadığımız için, etrafımızda neler olup bittiğinin pek farkında değiliz.
Diyeceğim şu: Bisiklet sürerek memleketi kalkındırabiliriz!!”
Aslı Azman Develi için bir kazanç. Çünkü Develi için düşünüyor. Proje üretiyor ve çok azimle bu Peki o böyle çalışıyor da bizim sorumlu kişiler olarak desteğimiz ne kadardır? Mimar, ziraatçı, eczacı, müteşebbis ve yazar Aslı Azman’ı kutluyorum Çalışmalarını destekliyorum.

Share
4.113 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

4+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ABBASZADE İBRAHİM EFENDİ (1899-1963 )

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Abbaslar ailesinin atası Abbas Dede’dir. Aile de hep dedenin adıyla anıla gelmiştir. Aile Halep Türkmenlerinden üç değişik aile birlikte 18.asrın ortalarında Develi’ye gelip önce Kopçu köyü’ne yerleşmişler, kısa bir süre sonra Develi’ye ad vermiş olan Dev Ali (Seyyit Emir Ali) türbesinin etrafına yerleşmişlerdir. Yukarı Develi’de yerleşmişler ve kurdukları mahalleye de Kopçulu Mahahallesi adı verilmiştir. İlk nüfus sayımı olan 1821 tarihinde de mahalle sakinleri Kopçulu adıyla kayda girmiştir! Abbaszade İbrahim de diğer bütün aile ferleri ...
  • Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci’nin Takdim Yazısı

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci'nin Takdim Yazısı Değerli Hemşehrilerim, İnsanlar genellikle maddi kazanç uğraşısı verirler, bunun için çalışırlar, bunun için çabalarlar. Neden, çünkü daha iyi bir gelecek, daha mutlu bir hayat sürmek için. Maddesel olarak bir yere gelmiş bireyler asli görevlerinden artan zamanlarda da topluma hizmette yer almalı, ülkeye ve insana hizmete omuz vermelidirler. Bu hizmetin karşılığı da manevi kazançtır, manevi kazancın getirdiği haz ve mutluluktur. Bu haz ve...
  • DÜNYA TÜKENMEZ KALEM GÜNÜ

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Günümüzde kalem basit ve kolay bir yazma aracı olarak bilinmektedir. Kalemin tarihi çok eski çağlara dayanmaktadır. Özellikle sanayi devriminin ardından sanayinin de gelişmesiyle birlikte kalemin de bu gelişme ile paralel bir gelişme gösterdiğini görmekteyiz. İnsanlar asırlar boyunca mürekkebe batırılan tüylü kalemleri kullandılar. Ancak bu çok zahmetli bir olaydı. Çünkü sürekli sızıntı yapma problemi vardı. Ve ayrıca mürekkep sayfada çok yavaş bir şekilde kuruyordu. Modern zamanın yazım araçlarından bir olan “Tükenmez Kalem” icat edilip seri...
  • Gönül Sadakası

    03 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Okuyucu tarafından zaman zaman dersler çıkarılacak, kıssadan hisse alınacak metinler geliyor. Neşe ve sevinçler paylaştıkça çoğalır. Üzüntü ve kederler paylaştıkça azalır. İşe öyle dostlar ararız bazen. Bizimle üzülüp, bizimle sevinecek dostlar. Ama her şeyden önemlisi öncelikle bizim kendimizin omuz dayanacak bir dost olmamızdır. Bir hanımefendi anlatıyor: Biraz fasulye ve biraz pilav alarak bakır bir tepsiye koydum. Üzerine patlıcan, salatalık ve bir kaç tane kayısı ekledim... Tam dışarı çıkacaktım ki babam sordu: - “Nereye gidiyorsun kızı...