logo

BİLİM VE TEKNOLOJİ HAFTASI

Çevremize baktığımızda yüzlerce teknolojik ürünle karşı karşıya kaldığımızı, bunların her birinin bir işe yaradığını ve yaşamımızı kolaylaştırdığını görmekteyiz. Televizyon, çamaşır ve bulaşık makineleri, mikrodalga fırın, akıllı cep telefonları, tablet, bilgisayar gibi araçlar her gün yerini daha gelişmiş bir tipine bırakmakta ve biz onları seçmekte zorlanmaktayız.
Bilgi çağını yaşadığımız bu dönemde 1998 yılından bu yana Bilim ve Teknoloji Haftası ile ilgili etkinlikler yapılmaktadır. Her yıl 8 ile 14 Mart tarihleri arasında Bilim ve Teknoloji Haftası kutlanmaktadır. Bilim ve Teknoloji Haftasının kutlanmasındaki amaç, Türkiye’de bilgi toplumu yaratmaktır. Öğrencilerin bilime, bilimsel düşünceye, gelişen teknolojilere ilgilerini çekmek, bilhassa bilgi, beceri ve üretim yeteneklerinin gelişmesine katkıda bulunmaktır. Bu amaçları gerçekleştirirken okullarda hafta süresince bilginin, bilimin insan hayatına katkılarını anlatan konferanslar, film ve slayt gösterileri ve teknolojideki yenilikler tanıtılarak öğrencilerin bilgilenmelerine çalışmaktır.
Bilim sevgisini aşılamak ve insanları bilim üretmeye istekli hale getirmek için bu eğitime çocukluk döneminden itibaren başlanmalıdır. Teknolojinin eğitimde ne kadar önemli olduğu öğrencilere anlatılmalıdır. Dolayısıyla insan yaşamını bu denli etkileyen, ufkunu açan, uygarlığı hızla geliştiren bilim ve teknolojinin önemi üzerinde durulması gerekmektedir.
Bilim, insanın yaşadığı tüm çağlarda hep ön planda yer almıştır. Öyleyse bilim nedir? Bilim, evrenin veya olayların bir bölümünü ele alıp, deneye dayanan yöntemler ve çeşitli metotlardan yararlanarak gerçeğe uygun bilgiler elde etmeye ve yöntemli araştırma süresine denir.
Bilime önem veren milletler, teknoloji alanında ileri giderek daha gelişmekte ve büyümektedir. Bilimsel düşünceyi özümseyip bir hayat tarzı olarak yaşayan toplumlar, üretimde, ticarette, hizmetlerin kalitesinde ve fertlerinin refah seviyesinin artırılmasında rekabet üstünlüğünü elde etmektedir. M. Kemal Atatürk “Hayatta en gerçekçi yol gösterici bilimdir” diyerek insan yaşamında bilimin önemini belirtmektedir. Bu itibarla bilim, bütün insanları ortak bir düşüncede birleştirmektedir.
Artık bilgiler ve haberler, kıtalar arasında bile televizyon, bilgisayar, internet vb. aracılığıyla ışık hızıyla dolaşmaktadır. Çağımızda bilgi alış verişi ve kullanımı çok önemli hâle gelmiştir. Bundan dolayı da bu çağa bilgi çağı, bu çağı yakalayan ve gereklerini yaşayan toplumlara da bilgi toplumu denilmiştir. Uydu teknolojisi, nükleer teknoloji dünyayı küçültmüştür. İletişim teknolojisinin gelişmesi ülkeler, kıtalar arası sınırları yok sayar hale getirmiştir.
Bilim alanlarında elde ettiğimiz bilgilerin, uygulamaya konulmasına ise teknoloji denir. Teknoloji, herhangi bir endüstri dalıyla ilgili tasarım ve yapım yöntemlerini, kullanılan araç, gereç ve aletleri kapsayan bilgiler bütünüdür. Bilimin sonucu olarak ortaya çıkan teknoloji hayatımızı her alanda kolaylaştırmayı başarmıştır. Teknolojik yenilikler, ekonomik, endüstriyel, politik, askeri alanlarda çok yeni uygulamalar getirmiş ve bu yeni teknolojilere sahip ülkeler, diğer ülkeler karşısında büyük üstünlük sağlamışlardır.
Bilimsel incelemeler ve araştırmalar yaparken veya yeni bilgiler elde ederken teknolojiden yararlanmalıyız. Günümüzde, bilgi teknolojisinin üretim faaliyetine sokulmasıyla ürünlerin ekonomik ömrü dolmadan teknolojik ömrü dolmaya başlamıştır. Bilim adamları yeni bir şeyler bulabilmek için sürekli çalıştıkları için teknoloji her yıl devamlı yenilenmiştir.
İnsanoğlunun önüne her gün yeni bir buluşun ürünü sunulmaktadır. Bunları kullanmaya başlayan insanın yaşamı değişip gelişmektedir. Teknolojik buluşların bazılarından bahsetmek gerekirse; Telgraf 1793 yılında Fransız Claude Chappe, telefon ise 1876 yılında Alexander Graham Bell tarafından icat edilmiştir. 1882 yılında Henry W. Seely (ABD) ilk defa elektrikli ütüyü yapmıştır. İlk elektrikli buzdolabı, Karl Linde tarafından 1877′ de geliştirilmiştir. İlk elektrikli süpürge İngiliz Hubert Booth tarafından 1901 yılında, Çamaşır Makinesi 1906′ da Ala Fischer, Hesap Makinesi 1888′ de Wilhelm Schickard, televizyon 1938 yılında Zworykin, cep telefonu ise 1973 yılında Amerikalı Martin Cooper tarafından icat edilmiştir. İlk uydu, 04 Ekim 1957 tarihinde Ruslar tarafından dünya yörüngesine yerleştirilmiştir.
Teknoloji, bilgisayar ve iletişimdeki yeni gelişmeler, eğitim ve öğretim anlayışında da değişme ve gelişme sağlamıştır. Bilgi, evrensel bir kavramdır. Teknolojinin yardımıyla iletişimdeki hızlı gelişmeler bilginin uluslararası akışını ve paylaşımını hızlandırmıştır. İçinde bulunduğumuz bilgi çağında bilgisayar, mültimedya, ses, görüntü ve gelişen internet teknolojileri kavramları, eğitim ve öğretimde yerini almıştır. Bilhassa hızlı bir erişim ve iletişim teknolojisi olan internet ile binlerce bilgiye kolayca ve hızlı bir biçimde ulaşılmış ve yeni bilgiler elde edilmiştir.
Bilim ve teknoloji, hem birbirlerini tamamlamakta hem de biri diğerinin gelişmesine yardım etmektedir. Bilim ve teknoloji birbirleriyle iç içe olan bir dünya’dan ibarettir. Bilim her alanda teknolojiden yararlanmaktadır. Ülkelerin kalkınması, çağı yakalaması, bilgi çağına geçmesi, bilgi toplumu olmasıyla mümkündür. Artık gelişmiş ülkeler, güçlerini bilim ve teknolojiden almaktadır. Bilimsel araştırmalara önem vererek bu alanda büyük harcamalar yapmaktadır.
Doğanın dengesini bozmadan insan ihtiyaçlarını, çevre dostu teknolojilerin üretimde kullanılmasıyla dünyayı yaşanır bir yer olarak korumalıyız ve yeni nesillere bunları aktarmalıyız. Biliyoruz ki bu teknoloji burada kalmayacak ve insanlar yaşadığı sürece teknoloji de ilerleyecektir. Geçmişte bize hayal gibi gelen birçok araç ve ürün hayatımıza girmiş ve yaşamımızı kolaylaştırmıştır.
Sonuç olarak bilgi toplumu haline gelebilmek için gençlerimizi eğitmeliyiz. Onları bilinçlendirerek bilime ve yeni icatlara teşvik etmeliyiz. Bu nedenle bilim ve teknolojiyi her alanda esas alarak insan hayatına yön vermeliyiz.

Share
790 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

4+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA AVCILAR GÜNÜ

    11 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Merkez Av Komisyonunca, avına izin verilen yaban hayvanı türlerini, doğal denge içerisindeki yapıyı bozmadan, tespit edilen zaman ve miktarlar ile belirlenen esas ve usullerle, canlı veya cansız ele geçirmeye çalışmaya Avcılık, bunu yapan kişiye de Avcı denilmektedir. İnsanoğlu yaratıldığı günden bu yana besin arama ve karnını doyurma zorunluluğunu duymuştur. Mağara dönemi insanları beslenmek, giyecek sağlamak ve kendilerini korumak için avlanmak zorunda kalmışlardır. Bir yandan bitki kökleri toplayıp toprağı işlerken diğer yandan av aletlerind...
  • YAZARLARIMIZIN YAZILARINI OKURKEN

    11 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Çağdaş Develi Gazetesi’ nin yayınlandığı 2003 yılından beri elimizden geldiğince haftalık bir değişik konulu yazı yetiştirmeye çalışırım. Bu yazıların hepsi Develi ile ilgili tarih, sosyal, kültürel, siyasî, edebiyat vb konulardadır. İnşallah, bu yazılar bir plan dahilinde yazılmıştı; kitaplaştırıldığında inanıyorum ki Develi kültürü ve medeniyeti adına değerli çalışmalar olduğunu hepimiz göreceğiz. Zira bu yazıların çoğu tabir yerindeyse iğne ile kuyu kazmak kabilinde yazılmıştır. Çünkü küçük yerlerde bilgi toplamak o kadar zahmetlidir. Fotoğr...
  • İSLÂM ŞUBESİ VE SAADET MEKTEPLERİ-2

    04 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Men’-i Tese’ül Cemiyeti (Dilenmeyi Men Eden Cemiyet) İSLÂM ŞUBESİ VE SAADET MEKTEPLERİ-2 B.İKİNCİ BÖLÜM İstanbul’da bu çalışmalar olurken önce Develi’de Gölemen civarında bir Amerikan Koleji açılması istenilmiş fakat Develi’li aydınlar misyonerlerin İncil günlerinden huylanarak bu fikrin rahmani olmadığını görmüşler ve karşı çıkarak bu kolejin açılmasını engellemişlerdir.Fakat Amerikan misyonerleri bu düşüncelerini Talas’ta gerçekleştirmişlerdir.1870. Amerikan misyonerlerinin Develi’ye gelişleri 1860’lardadır. Develi’de kolej düşünceleri ...
  • DÜNYA FİZYOTERAPİST GÜNÜ

    04 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Fizyoterapist; Fizik tedavi konusunda yüksek öğrenim görmüş, gerekli bilgi ve beceriyi kazanmış sağlık personeli olup, rehabilitasyon ekibinin tabii üyesi ve diğer ifadeyle Fizik Tedavi Uzmanı olarak tanımlanmaktadır. Bu ekipte, fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanı, ilgili branş hekimleri, fizyoterapist, iş-uğraşı terapisti, konuşma terapisti, rehabilitasyon hemşiresi, ortez protez teknikeri, psikolog, sosyal hizmetler uzmanı gibi sağlık personeli de yer almaktadır. Fizyoterapi ya da ülkemizde bilinen adıyla Fizik Tedavi, fizyoterapistler tar...