logo

BİLİM KURGU GÜNÜ

Bilim kurgu, edebiyatın hayal gücüyle dolu fakat aynı zamanda bilime dayalı içerikler sunan bir dalıdır. Bilim kurguda zaman-mekân kurgusu, karakterler, temalar ve hikâye çizgisi çoğunlukla bilimsel gerçekler, teoriler ve prensipler üzerine inşa edilmektedir. Bu nedenle fantastik eserlerden ayrılırlar. Bilim ve teknoloji ilerledikçe bilim kurgu edebiyatı da ilerlemektedir.
Dünyadaki bilim hayranları, 2 Ocak tarihini “Bilim Kurgu Günü” olarak kutlamaktadır. Aslında 2 Ocak günü, bilim kurgu yazarı Isaac Asimov’un resmi doğum günü olması nedeniyle seçilmiştir. İlk kez 2012 yılında geniş bir şekilde kutlanmıştır.
Bilim kurgu; Kitap, sanat eserleri, televizyon, film, bilgisayar oyunları, tiyatro eserleri ve diğer kitle iletişim araçlarında bulunmaktadır. Bilim Kurgu bir yandan gelişmeyi ve gelecekteki teknolojileri eleştirirken bir yandan da yeni fikirler ve yeni teknolojiler oluşturmaktadır.
Bilim kurgu ile ilgili olarak yaklaşık iki bin yıl önce, Roma İmparatorluğu döneminde dünyada ilk kez uzay yolculuğu ve gezegenler arası savaş kaleme alınmıştır. Roma İmparatorluğuna bağlı Kommagene Krallığı topraklarında Samsat (Samosata-Adıyaman) bölgesinde hiciv yazarı Lucian (Lukianos veya Lucıanus), “Gerçek Tarih” adlı eserinde bu konuya yer vermiştir.
M.S. 175.yılında yazılan bu eserde Ay’a yapılan yolculuk anlatılmaktadır. 19. Yüzyılın sonlarına doğru Jules Verne, H.G. Wels tarafından bilim kurgunun ilk örnekleri verilmiştir. “Dünya’dan Ay’a” ve “Deniz Altında 20.000 Fersah” gibi eserler nedeniyle Jules Verne, genelde “Bilim kurgunun babası” olarak anılmaktadır.
Türkiye’de bilim kurgu edebiyatının gelişmesi Avrupa’ya göre oldukça geç olmuş ve çok kısıtlı kalmıştır. Türkçeye “Bilim kurgu” kelimesini kazandıran kişi yazar Orhan Duru olmuştur. Orhan Duru,1 Ocak 1973 tarihli Türk Dili ve Edebiyatı dergisinde “Science fiction” kelimesinin Türkçe karşılığı olarak “Bilim Kurgu” ismini önermiştir. Bu isim kabul görerek Türkçemize yerleşmiştir.
1943’ten 2004 yılına kadar yerli yazarların bilim kurgu türünde yayınladığı kitap sayısı sadece 71 adettir. Özellikle son yıllarda bilim kurgu türündeki yerli kitapların, yeni yazarların ve filmlerin sayısında gözle görülür artış yaşanmaktadır.
Bilim kurgu genellikle “katı” ve “yumuşak” olarak iki türe ayrılmaktadır. Katı bilim kurgular, bilimsel gerçeklere ve prensiplere sıkı şekilde uymaktadır. Fizik, astronomi, kimya, astrofizik gibi doğal bilimlere kuvvetli şekilde odaklanmışlardır. Katı bilim kurgular, gerçek bilim insanları tarafından yazılmaktadır ve geleceğe dair kimi zaman isabetli kimi zaman da isabetsiz tahminlerde bulunurlar.
Yumuşak bilim kurgular ise, antropoloji, sosyoloji, psikoloji, politika gibi insan davranışlarını inceleyen bilim dallarına odaklanmaktadır. Yumuşak bilim kurgu izleyicilerin duygusal seviyede bağ kurmasını sağlarken, katı bilim kurgu gerçek bilimsel bulguları kullanarak olayların gerçekten olabileceği hissine yol açmaktadır. Yani ikisini bir arada kullanmak daha iyi bir hikâye anlatımı tekniğidir.
Fantastik eserler, hayali öğelere odaklanan bir kurgu türüdür. Bu durum eserde sihir, doğaüstü olaylar, alternatif dünyalar, süper kahramanlar, canavarlar ve yaratıklar gibi öğeler yer alabilmektedir. Çoğu bilim kurgu eserleri, fantastik öğeler de içermektedir. Bunların arasında hayal edilmiş dünyalar, diğer galaksilerden gelen uydurma varlıklar, gerçek dışı güçler ve benzerleri bulunabilmektedir. Son 150 yılda bilim kurgu devasa boyutlarda bir sanat dalına dönüşmüş, özellikle sinema ve televizyonlarda geniş yer tutar hale gelmiştir.
Sonuç olarak bilim kurgu, olasılıklar, hayal gücü ve keşifle ilgili bir türdür ve popülerliği de bilim ve teknolojide yer alan gelişmelerle birlikte yükselmektedir. Şu bir gerçektir ki, insanoğlu düşlemeyi, merak etmeyi ve araştırmayı sürdürdüğü müddetçe bilim kurgu üretmeyi de sürdürecektir.

Share
4.938 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

3+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Duayen Manifaturacı Muharrem Özkul Amca

    23 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Duayen Manifaturacı Muharrem Özkul Amca: 1928 yılında Develi'de dünyaya geldi. Ailesi askere geç gitsin diye iki yaş küçük yazdırmış. Babası Selamlardan Ömer Özkul'dur. Muharrem Amca'nın babası ikinci evliliğini yapıyor ve annesi evden ayrılıyor. Daha sonra Muharrem Amca büyük babası Yusuf'un yanında kız kardeşi ile birlikte yaşantılarına devam ediyorlar. Muharrem Amca'nın eğitim hayatı başlıyor. Bolu Orman Mühendisliği'ni kazanıyor ama babası beraber çalışacağız diyor ve göndermiyor. Askerlik çağı gelince Bitlis'te üç yıl askerlik görevini if...
  • DÜNYA KUCAKLAŞMA (SARILMA) GÜNÜ

    23 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Hayatın koşturmacası içerinde bazen kendimizi bazen de sevdiklerimizi ihmal ettiğimiz zamanlar olmaktadır. Özellikle son aylarda korona virüs nedeniyle yakınlarımızla, dostlarımızla mecburen görüşememekteyiz. Ayrıca soğuk, karlı ve kasvetli kış günlerinde insanların motivasyonları doğal olarak düşmektedir. İnsanların sıcak ve sevgi dolu bir kucaklaşması insana kendini iyi hissettirir. Bu günlerde manevi ruhu biraz yükseltmek için 21 Ocak tarihinde, “Dünya Sarılma veya Kucaklaşma Günü” kutlanmaktadır. Dünya Sarılma Günü, bir neden aramadan, her...
  • DÜNYA HİJYEN GÜNÜ

    15 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü hijyen olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde temizlik önlemleri anlamında kullanılan hijyen, aslında Yunan Tanrıçası Hygeia adlı tanrıçadan gelmektedir. Hygeia, Yunan ve Roma mitolojisinde geçmekte olup, tıp tanrısı Asklepios'un kızıdır. Sağlık ve temizlik tanrıçasıdır. İnsanlar, Bergama'daki Asclepius Tapınağı gibi tapınaklarda babası Asclepius'tan ve Hygeia'dan sağlık dilemişlerdir. Dünyanın ilk Hijyen Günü, Avrupa Hijyen Konseyi ve Türk ...
  • STATİK ELEKTRİK GÜNÜ

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Mutlaka hepimizin başına elektrik çarpması defalarca gelmiştir. Hiç beklemediğimiz birisine ya da bir yere dokunduğumuzda bir anda elektrik çarpması hissi yaşarız. Günlük hayatımızda biriyle tokalaştığımızda, arabadan inip kapı kolunu tuttuğumuzda, bir yüzeye dokunduğumuzda veya parkta plastik kaydıraktan kaymış bir çocuğa dokunduğumuzda ortaya çıkan karıncalanma hissi, statik elektriğin etkisinden kaynaklanmaktadır. Hatta aradaki akım geçişi sırasında oluşan kıvılcım gözle görülebilir ve çıtırtı şeklinde ses duyabiliriz. Bu akım geçici bazı k...