logo

BEYLİK KOLAY DEĞİLDİR?

Osmanlı Devleti’nde genelde on dokuzuncu asır; bölgesel beyliklerin egemenliği içinde geçer. Çoğunlukla devlet adına vergileri toplama işlemi bu beylerin / Ağaların elinde olduğu için elde ettikleri güçlerle etraflarındaki insanlar üzerinde istedikleri gibi at oynatmışlardır. Çoğunlukla uygulamaları yani halkı yönetmeleri adaletten yoksundur, keyfidir!
Bu beylerden İki aile de Kozanoğulları ile yakın temasta oldukları Develioğullarıdır. Biri Kozan taraflarında diğeri Develi’de uzun zaman bölge yönetimlerinde etkili olmuşlardır. XVIII. asırda Develioğlu Mustafa Bey, aşiret isyanlarında devlet adına nizamı sağlamada önemli rol oynamıştır. Develi esnafı uzun zaman katır ve develerle kervancılık yapmışlardır. Ayrıca ekonomik güçleri zayıf olanlar eşeklerle yazları, yaş meyve ve sebze ile sumak satmak için Gezbel yoluyla ,Saimbeyli, Tufanbeyli ve Feke’ye kadar uzanırlar, bir taraftan bu meyve sebzeleri satarken, Çukurova’ya kadar uzanır; Develi’ye dönerken de nohut, fasulye, mercimek gibi kuru yiyecekler alarak kışlık yiyeceklerini hazırlarlardı.
Genelde derebeyleri birbiri ile aralarındaki ilişkileri dengeli tutmak istemişlerdir. Bu politika her iki tarafın menfaatına idi. Ama zaman zaman bu dengeler bozulmuş, kanlı olaylar olmuştur.
Bunlardan biri çok önemlidir! Develioğlunun, Ayna Kadın adlı dillere destan güzel bir kızı vardır. Kozanoğlu bu güzel kızı oğluyla evermek ister. Develioğlu’na dünürcü gönderir ama Develioğlu damatı beğenmez ama yine de kızının gönlünü almak için düşüncesini öğrenmek ister.Fakat:
-Kala kala dağın ayısına mı kaldım, cevabını alır.
Bu gelişmeler Kozanoğlu’na iletilir. Kozanoğlu güçlü bir Bey’dir. Adamlarına emir verir:
-Bundan sonra Develi’den ne kadar esnaf ve kervan gelir, soyunuz. Direnenleri öldürünüz, der.
Öyle bir an gelir ki, esnaf Çukurova’ inemez olur. Bundan bunalan esnaf Develioğlu’na hallerini anlatır ve bu olaya bir çözüm ister. Develioğlu da aralarında Âşık Seyrânî’nin de olduğu bir heyeti Kozanoğlu’na göndererek olayı tatlıya bağlarlar. Sonunda Develioğlu, Kızı Ayna Kadın’ı Kozanoğlu’nu oğluna verir. Damat da “dağın ayısı” lafını unutmamış olacak ki Ayna Kadın’a der ki:
-Nasılmış? Dağın ayısı seni nasıl alırmış ,gibi laf edince, Ayna Kadın da:
-Tavşan ayının pençesine düşünce, yapacağı ne vardır?
Diye cevap verir. Kozanoğlu yaman bir adam. Uzun bir süre devleti meşgul etmiştir. Sonunda sürgün edilmiştir. Maceralı bir hayat sürmüştür. Onun bu maceralı hayatı âşık Dadaloğlu’nu ve halkı çok meşgul etmiştir.
Bir kış oturmasında Develioğlu Mustafa Amca komşumuzdan şu hikayeyi dinlemiştim: Jandarma Kozanoğlu’nu pusuya düşürür. Bunu fark eden Kozanoğlu atının üzerine kapanır ve mahfuzlar. Dört nala , jandarmadan kaçarken altındaki altın dolu heybe düşür ve altınlar yola saçılır ama Kozanoğlu hiç aldırmaz ve kaçmaya devam eder . Bu sefer de başındaki fesi düşer. Arkasından gelen mermilere aldırmayan Kozanoğlu, jandarmanın şaşkın bakışışları arasında birden atını yıkar ve yerdeki fesini alır ve bir sıçrayışta atına atladığı gibi jandarmanın takibinden kurtulur.
Bu olayın şahidi olan bir yetkili, Kozana sürgün dönüşünde neden bir heybe altununa tenezzül etmezken fesine değer verdiğini sorduğu zaman:
-Altun her zaman bulunur! Ama beyliğimin nişanı olan, onurum olan fesimi düşmanımın elin teslim etmem! der.
Dedik ya gerçek ” Beylik “ kolay değildir.

Share
1.655 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

10+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DEVELİ’Lİ ESİRLER

    03 Nisan 2020 Köşe Yazarları

    Develi’nin, son Osmanlı devrinin bütün savaşlarında şerefle görev almış,çok da şehit vermiştir!Bu konuda yavaş yavaş hatırı sayılır,savaş hatıraları, esaret hayatları ve cephe mektupları yayınlanmaya başladı. Savaşın bir yüzü şehitlerimiz ise diğer yüzü de esirlerdir. Bizim Develi’de bildiğimiz kadarıyla Peygamberimiz aguşuna koşan şehitlerimiz kadar, Develi’li esirlerimiz de vardır. Bu esirlerimiz içerisinde öyleleri vardır ki , esaretten kurtulduktan sonra da bu sefer İstiklal Harbi’ne koşmuşlardır! Bu kısa yazımızda bahsetmeye çalışaca...
  • Panik Yapmadan Hayata Tutunalım

    03 Nisan 2020 Köşe Yazarları

    Tarih boyunca çok büyük salgınlar oldu. Salgınlar aniden ortaya çıkıp, hızla yayıldı ve bir süre sonra inişe geçerek bitti. Ancak arkasında bıraktığı ölümlerin dışında ülkelerin ekonomik ve sosyal yapılarında çok büyük tahribatlar yaptı. Bu yaşadığımız durum dünyanın son asırlarda yaşadığı en büyük buhran. Buna dikkat ederek aldığımız önlemleri öncelik sırasına göre artırmamız lazım. Salgın geçtiğinde tutunacağımız bir hayatın olması gerekiyor. 1- Sanki gökyüzünde Azrail var ve dışarı çakan herkesi öldürüyor gibi bir havaya girildi. Böyle bir...
  • EN TEHLİKELİ VİRÜS VE SALGINLAR

    03 Nisan 2020 Köşe Yazarları

    Son yıllarda yaşanan salgın hastalıklar binlerce insanın hayatını kaybetmesine ve on binlerce insanında hastalığa yakalanmasına neden olmuştur. 2019 yılının sonlarında Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan korona virüs (Covid-19), Türkiye'de de yayılmaya başladı. Son yılların en büyük virüs salgınlarından biri olan korona virüs ile ilgili henüz bir ilaç ve aşı geliştirilmedi. Ancak, dünyadaki bilim insanları ve doktorlar, korona virüsle ilgili çalışmalarını sürdürmektedir. Son zamanların en büyük virüs salgınlarından biri olan Korona virüsün h...
  • 1 NİSAN ŞAKASI NEDİR?

    27 Mart 2020 Köşe Yazarları

    Her yıl 1 Nisan tarihinde sevdiklerimize, tanıdıklarımıza çeşitli şakalar yapar ya da şakalarına maruz kalırız. Hemen hepimiz hayatında en az bir kere yaptığı ya da en az bire maruz kaldığı Nisan şakaları akıllarımızda yer etmiştir. Genellikle yapılan kişiye olmayan bir şeyi inandırmak amacıyla bu sert şakalar yapılmaktadır. Her yıl dünyanın birçok ülkesinde insanlar, 1 Nisan günü yüzlerce komik ya da tuhaf şakaların kurbanı olmakta ve bu şakalara yakınlarını kurban etmektedir. Üstelik bu 1 Nisan geleneği yüzyıllardır devam etmektedir. Peki, 1 ...