logo

Beklediğim Paket Geldi

Sayın Orhan Bey, Kitabınızı, dergi ve gazeteleri bugün aldım. Beklediğim paket geldi.
Teşekkür ederim.
Beni bayram çocukları gibi sevindirdiniz.
Dağdaki evimdeyim. Benden başka koskoca dağda kimse yok. Dışarıda yağmur yağıyor, kasvetli bir hava var, her tarafı sisle kaplı, sobayı yaktım, arkama uzandım, kitabınızı elime aldım, önce sayfaları arasında bir dolaştım. Evdeki kasvetli hava dağıldı, sanki pencerelerden daha fazla ışık gelmeye başladı. Üşüyen bacaklarım ve kollarım yavaş yavaş ısındı. ‘Gerçekler teferruatta saklıdır.’ derler, gerçekten de hiç üşenmemiş en küçük teferruatına kadar, çocukluğumun Develi’sini anlatmışsınız. Beni aldınız çocukluğuma götürdünüz. Kitabınızı okudukça içim ısındı, rahatladım.
Kitap yazmak güçlü ve yılmaz bir ruha sahip insanların, yaşamak ve kendini sonsuza kadar yaşatmak için yaptığı en cesur eylemlerden biri. Bunu hemen hemen herkes yapmak ister ama başaramaz. Ben nice kitapsız profesörler gördüm. Siz zor olanı başarmışsınız ve eserinizle övünebilirsiniz çok güzel olmuş. İnsanın sadece gözüne ve kulağına hitap etmemiş, direk kalbine hitap etmişsiniz. İsabetli olmuş.
Kitabınız beni gerçekten duygulandırdı. Memleketi ziyaret etmiş gibi oldum. Gözümde memleketimin taşı toprağı tütmeye başladı. Ebedi istiraahtgahlarına çekilmiş çocukluğumun karanlıklarında kalmış insanları bir bir gün yüzüne çıktılar. Hatıralarım canlandı. Bir nebze de olsa gençleştiğimi hissettim. Üstümdeki ölü topraklarını silkeleyip bir kenara attım. Yenilendim. İçimi ferahlattığınız için size teşekkür ederim, Orhan Bey.
Yazdığınız kitabın sizden sonraki nesile sizin düşüncelerinizi ve duygularınızı taşıyacağını biliyor olmak bile bir kitap yazmaya çalışmak için geçerli bir nedendir, ama kitap yazmak öyle her babayiğidin harcı değil. Sanırım bir insanı ölümsüz kılan yegâne şeydir kitap yazmak. O yüzden zordur ve herkese nasip olmaz. Talihsiz bir unsurdur kitap, zira her zaman hak ettiği değeri bulamaz. Kadir bilmezin biri gelip açar orta yerinden sizin aylarca emek verdiğiniz sayfaları, arkasına önüne bakar ve o ilk görüşte aşk dediğimiz elektriksel karşılaşma vuku bulmazsa usulca yerine koyup uzaklaşır. Unutulup kalır tozlu raflarda sizin el bebek, gül bebek büyüttüğünüz satırlar. Bazen de tam tersi olur. İşte o umuttur yazdıran kitabı. Adım gibi biliyorum, kitabınız elden ele dolaşacak, nesilden nesile kültür aktarımında büyük katkısı olacak.
Düşünmeyi seven ve paylaşım ruhu olan herkesin profesyonel olarak olmasa da mutlaka en az bir kez en azından hatıralarını yazmayı denemesi gerekir, başarmak kolay olmasa da. Genelde zordur. Bazı insanlar bu işe çocukluktan merak sarar. sonraları çok farklı mesleklerle haşır neşir olmuşlarsa da içlerinde ukte olarak kalma ihtimali yüksektir. Kişinin hayal gücünü, muhakeme yeteneğini, düşüneceklerini ve yargılarını aynı potada eritebilecek bir aktivitedir. En güzeli ise hayal gücünüzün sizi alıp götürebildiği her yeri ifade etme imkânınız vardır.
Siz kitabınızda hiç üşenmeden araştırmış, Develi tarihinin tozlu sayfaları arasında kaybolup gitmiş, unutulmuş küçük olayları, sıradan yaşantısı olan insanları bulup gün yüzüne çıkarmışınız. Abartmadan, bir tarihçi titizliğiyle gerçekleri, herkesin anlayabileceği sade bir dille ve zevkle okuyabileceği biçimde anlatmışsınız ve bununla da yetinmemiş, araştırmış bulmuş resimlerini yayınlamışınız. Bunun ne denli emek isteyen bir iş olduğunu biliyorum. Emeğinizi esirgememişsiniz. Ellerinize sağlık.
Her şeyi okumuşsunuz, hem de çok fazla okumuşsunuz, insanları büyük bir ihtiyatla gözlemlemişsiniz ve tüm bunları müthiş bir üslup ile metinlere aktarmışsınız. Bu işin temel gerekliliğidir. Siz gerekeni yapmışsınız. Tebrikler. Birçok insan bakar fakat göremez, hisseder ama dile getiremez. Siz yaşadığınız yılları çok güzel dillendirmişsiniz ve bize sade bir dille aktarmışsınız, kitabınızı zevkle okudum, duygulandım. Teşekkürler.
Diğer insanların üşenip anlatamayacağı şeyleri siz büyük bir arzuyla ve bilinçlilikle değerlendirmiş, görüp, fark etmişsiniz ve tüm bunları kitabınızda anlamlandırmışsınız. Kitap eski Develi’de insanların nasıl yaşadığını merak eden yeni nesillere ışık tutacak.
Sıradan insanların küçük hikâyelerini sıkılmadan, her satırını merakla ve keyifle okudum. Gençlere tavsiyemdir. Okusunlar.
İsmail Samur (Emekli Öğretmen)
Antalya’da İkamet Eden Emekli Öğretmen İsmail Samur Hocama Develi’de İz bırakanlar kitabımı dergiler ve gazete gönderdim. Hocam Develi sevdasından ve gençlik yıllarını, iz bırakan insanları yazmam nedeniyle çok etkilenmiş yazısı beni yüreklendirdi. İkincisini düşündüğüm, yazamadıklarımı yazacağım kitabım üzerine çalışmama motive etti.
Bir sevdadır yazmak. Teşekkürler değerli Hocam.

Çağdaş Develi Gazetesi, 13 Aralık 2019, Sayfa 7

Share
1.353 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

9+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • O BİZİM ERCİYESİMİZDİ

    07 Ağustos 2020 Köşe Yazarları

    Kuruluşundan bugüne Derneğimizin Hafızası adlı yayına hazırladığım kitabımızda Başkanımız merhum Zeki Sevimay'a ait bölümünü kızı Devrim Hanım'dan yazmasını rica ettim. Ulusal medyada uzun müddet gazetecilik yapan değerli hemşehrim ailesi ile ilgili yazısını fotoğraflarla ölümsüzleştirdi. Buraya aldığım o yazıdan çok küçük bir bölüm. Tamamı ileride kitabımızda yayınlanacak. Devrim Hanım'a ilgi ve alakasından dolayı çok teşekkür ediyor, Başkanımızı saygıyla ve rahmetle anıyorum. Devrim Hanım Sevgili Babası Zeki Sevimay'ı anlatıyor: Gazeteci ...
  • DÜNYA DENİZ FENERİ GÜNÜ

    07 Ağustos 2020 Köşe Yazarları

    Deniz Feneri, denizlerde karanlıklardan dolayı tehlike oluşturabilecek durumlarda adalarda, kayalarda veya kara parçalarında inşa edilen ve görüş mesafesinin düştüğü gecelerde veya sisli havalarda gemilere yol gösteren bir tür kuledir. Kulenin tepesindeki cam odada yanıp sönen güçlü ve uzun mesafeli bir ışık kaynağı bulunmaktadır. Bu kuleler, denizcileri kayalıklardan, büyük resiflerden ve gözle görülmeyen tehlikelere karşı uyarmak için inşa edilmiştir. İlk deniz feneri M.Ö. 7 yy. da, Çanakkale Boğazının Asya yakasında yer alan ve bugünkü adıy...
  • DEVELİ’DE KEYF VEREN MESİRE ALANLARI

    07 Ağustos 2020 Köşe Yazarları

    Keşişin Havuzu Mesire alanları bir bölge insanlarının boş zamanlarını değerlendirdikleri, birlik ve beraberlik tesisi için toplu yemek yedikleri, eğlendikleri hülasa kendilerine zaman ayırdıkları insanları dillendiren yeşili ve suyu bol olan yerlerdir. Eğlenmek bir kültür işidir. Zevk işidir. Develi bu konuda bazı köyleriyle beraber zengin mesire yerlerine sahiptir.Develi’nin bir zamanlar adı:Yeşil Everek’ti.Bir zamanlar çeşitli ceviz ağaçları dolu idi ve XVI.Asır Develi ticarî hayatının en çok vergi getiren neması ceviz öşürüdür. Önce Fenes...
  • DÜNYA LAZANYA GÜNÜ

    03 Ağustos 2020 Köşe Yazarları

    İster bayram ve tatiller olsun, ister tüm dünyada merakla beklenen günler olsun neredeyse kutlanmayan bir gün bile yok gibidir. Dünyada hemen her ülkede resmi ve dini bayramlar ile önemli günler bulunmaktadır. Bu önemli günler kültürlere göre farklı şekilde kutlanmakta ya da anılmaktadır. Bu önemli günlerin yanında dünyanın çeşitli ülkelerinde farklı ve çeşitli günlerde kutlanmaktadır. İşte bu kutlanan günlerden birisi de Lazanya Günüdür. Lazanya, İtalyan mutfağında makarnalar arasında yer alan özel ve leziz bir yemek türüdür. Lazanya, geniş, ...