logo

Batıda Radikalizm Dinileştiriliyor Mu?

1566

Müslümanların Batı dünyasına karşı bir tehdit oluşturup oluşturmayacağı konusu dünya gündeminden düşmüyor.
Birkaç kişinin ya da bir örgütün, bir milletin yaptıklarına bakarak bir dine veya bir millete düşman olursan veya cephe oluşturursan bunun adı teröre karşı terör adını almaz mı? Ne yazık ki Batı toplumundaBu anlayış çok büyük boyutlarda olmasa da hızla yayılıyor bu da ırkçılığın, hoşgörüsüzlüğün ve milliyetçiliğin artmasına sebep oluyor.
Bu durum devam ederse Avrupa çok büyük sorunlarla karşı karşıya kalabilir. Avrupa’nın bunun üstesinden ancak ülkeler arasında sıkı işbirliği ile ortak bir göçmen ve mülteci politikalarının hayata geçirilmesiyle gelebilir.
Ayrıca yeni bir istikrarsızlığın merkezi haline gelen Fransa’nın Radikal dinci teröristlerin eylemlerine karşı Müslümanlara yönelik sert eylemlere başvuracağıda söyleniyor. Peki, Fransa sert eylemlere başvurarak bir sonuç alabilecek mi? Bize göre evet demek oldukça zor. Çünkü Fransa’nın geçmişi sömürgeci bir devlet olmakla lekelidir. Cezayir’in 1950’lerde Fransızlara karşı gerçekleştirdiği Kurtuluş Savaşının Cezayirlilerde bıraktığı derin etkiler hala sürüyor. Fransızların Cezayirlilere üstten bakışlarının izleri de nesilden nesle sürüp gidiyor. Ayrıca Fransa’da ne kadar Müslüman göçmen olduğunu söylemek de mümkün değil. Yaklaşık dört milyon göçmenin oluğundan söz ediliyor. Bunun iki buçuk milyonunun Fransa’nın sömürgesi olan Tunus, Cezayir ve Fas’tan geldiği biliniyor. Bunların çoğu da Fransa’nın sömürgesi olduğu dönemde gelmişler. Bugün ikinci ve üçüncü kuşağını veren bu Müslüman Afrikalılara halk dilinde Fransa’da doğan Kuzey Afrikalılar adı veriliyor. Bu Müslüman topluluk, daha çok endüstrinin yoğun olduğu Kuzey Fransa ile Paris ve Marseille’nin banliyölerinde oturuyorlar. Bine yakın dernekleri var. Camilerinin sayısı binin üzerinde. Fransa’daki Müslümanların büyük bölümü Cezayirlidir. Cezayir’in 1830’dan 1962’ye kadar Fransa’nın sömürgesi olması Cezayirlilerde Fransızlara karşı sert tavır alma mücadelesi yıllar önce başlatılmış. Ayrıca bu anlamdatoplumda sosyal marjinal gruplar olarak yaşayanların sayısı gün geçtikçe artıyor. Fransızlar bu durumu kendileri için bir tehlike olarak algılanmaya başladı bile.
1997 yılında Paris’te kaldığım günlerde Cezayirli, Fas ve Tunus kökenli Fransız vatandaşları ile yaptığım araştırmada çoğu gençlerin intikam duygusuyla Fransızları haklarından yoksun bırakacak kadar tedirginettiklerine şahit oldum. Mağribi Arapları olarak halk nezdinde öne çıkan bu insanlarFransızlara karşı intikam alma şiddetini her fırsatta gösteriyorlar.
Bu gençler,dünyalarını sanki etkin bir şekilde Fransızları tedirgin etmek için kullanıyorlar. Sebebini sorduğumda aldığım cevap şöyleydi: “Fransızlar atalarımızı buralara getirip köle olarak en zor ve en iptidai şartlarda yıllarca boğaz tokluğuna çalıştırdılar. Atalarımız sayesinde bu duruma geldiler. Biz de onların acılarını ve korkularını Fransızlara yaşatacağız. Hayatı onlara yaşanmaz kılacağız…” Bu manada Fransa’da yeni bir istikrarsızlığın ortaya çıkacağı görülüyor.

Share
850 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

7+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Farkına Varmadan Yaşadıklarımız

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Ne kadar kıymetliymiş, denizin dalgalarını, gökyüzünün maviliğini izlemek. Ne kadar kıymetliymiş, sevdiklerine sarılabilmek, öpebilmek, onları ziyaret edebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, yağan yağmurda ıslanabilmek, rüzgârın kokusunu çekebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, sokaklarda, caddelerde gezinmek, amaçsızca yürümek. Ne kadar kıymetliymiş, korkmadan, tedirgin olmadan markete, alışverişe, pazara gidebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, kafeye, pastaneye, çay bahçesine oturup, bir çay kahve içebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, öksürebilmek, hapşırab...
  • Dolmuşculara Bir Çift Lafım Var!

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    65.000 Nüfuslu bir ilçede yaşıyoruz. Dolmuşçular bisiklet projesine itiraz ediyormuş ekmek kapılarına engel olur diye. Ben de şunu demek istiyorum dolmuşçuların ekmek kapısına engel oluyor diye özel araç kullanımını mı yasaklayalım ? Yok böyle bir dünya! 65.000 nüfuslu ilçede 30.000 araç var ve trafik sorunu var. Bu sorun gitgide artıyor. Bu sorunu nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz? 65.000 nüfuslu ilçede bisiklet kullanımı ne kadar etkiler ekmek kapısını. Neden alternatif ulaşım aracı hakkı verilmesin insanlara. Sadece dolmuşa bineceksiniz baş...
  • KARA VEYA EFSANE CUMA

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Kara Cuma ismini son yıllarda adını sıklıkla duymaktayız. Kara Cuma, adından da kolayca anlaşılabildiği gibi doğrudan ülkemiz kültürü ile ilgili özel günlerden biri olmadığını söyleyebiliriz. Öyleyse Kara Cuma (Black Friday) nedir? Kara Cuma, ABD'de başlayan ve Şükran Günü ile sıkı bağları bulunan bir gelenektir. Her yıl Kasım ayının dördüncü Perşembe gününde kutlanan Şükran Gününden sonraki Cuma günü, halk çarşı veya meydanlarda bulunan büyük mağazalara giderek alışveriş yapmaktadır. Bazı şirketler bu rutini kâra çevirmek ve daha çok ürün sat...
  • DEVELİ’DE İLK ÖĞRETİM KURUMLARI ve İLK ÖĞRETİM KADROSU-3

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Geçen hafta değerli eğitim tarihçimiz Prof.Dr.Yahya Akyüz'ün yazdığı Kız İlkokulları Tarihi Gelişimi hakkındaki mükemmel bir yazısından faydalanmış ve kısaltılarak sizlere derli toplu bir bilgi vermeye çalışmıştım. ”Eğitim Tarihçimiz” dedim, çünkü birde aynı isim ve soyadını taşıyan A.Ü.DTCF. Yeni Türk Edebiyatı öğretim üyelerinden Prof.Dr.Kenan Akyüz vardır ve benimde hocalarımdandır.” Modern okulculuğa, azınlıklar ile misyonerler bizde daha erken dönemlerde başlamışlardı. Hatta matbaalarıyla beraber ! Öyle ki, modern yetim haneler, iptid...